Anahtar kelimeler: İplikleri İpliklerle Halılarda Üreterek Suni Zamandır Sektörde Ürettiği Saha Alanda

T.C.

GAZİANTEP
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
11. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO
: ..
KARAR NO
: ..
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
BAŞKAN
: ..
ÜYE
: ..
ÜYE
:..
KATİP
:..
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ
: GAZİANTEP 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
KARAR TARİHİ
: ..
NUMARASI
: ..
DAVACI
: ..
VEKİLİ
: AV. ..
DAVALI
: ..
VEKİLİ
: AV...
DAVA
: TAZMİNAT
İSTİNAF KARARININ
KARAR TARİHİ
: ..
YAZIM TARİHİ
: ..
İlk derece mahkemesince verilen karara karşı davacı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dosya incelendi, gereği düşünüldü;
DAVA
: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, müvekkili şirketin .. saha üretimi yaptığını, sektörde uzun zamandır yer aldığını, uluslararası alanda da iş yaptığını, davalı ile aralarındaki ticari ilişkinin .. yılında başladığını, davalının davacının ürettiği halılarda kullanılan iplikleri üreterek satışını yaptığını, müvekkilinin davalıdan satın aldığı ipliklerle suni halı dokuduğunu, tüm maliyet hesapları ve fiyatlamaların euro para birimi üzerinden gerçekleştiğini, müvekkilinin yurtiçinde satış yaptığı müşterilerinden satın aldıkları halıların deforme olduğu, iplerin koptuğu, yer yer parçalanmaların olduğu, bazı iplerin olduğu alanların güçsüz olduğuna dair şikayetler aldıklarını.. Sulh Hukuk Mahkemesi ..Asliye Ticaret Mahkemesi.. Değişik İş, . ... Asliye Ticaret Mahkemesi.. Değişik İş sayılı dosyalarından delil tespiti yaptırdıklarını, aldırılan bilirkişi raporlarıyla halılardaki deformasyon ve bozulmanın sebebinin dokumadan kaynaklı olmadığı, dokumada kullanılan ipliklerin bileşenlerinin yeterince sağlam ve dayanıklı malzemeden üretilmemiş olmasından kaynaklandığının tespit edildiğini, davalıya hitaben keşide edilen ... Noterliğinin .. tarihli ihtarnamesi ile zararlarının tazmininin istenildiğini, davalının davacıya sattığı ipliklerin gizli ayıplı olduğunu, davalının ağır kusurlu olduğunu, yapılan arabuluculuk başvurusu sonucunda da anlaşma sağlanamadığını ileri sürerek davalının davacıya daha önce satışını yaparak bedelini tahsil ettiği ayıplı iplerin bedellerinden, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik .. Euro tenzili ile bu tutarın .. ihtar tarihinden itibaren 3095 SK 4/A maddesine göre hesaplanacak faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, davacının gizli ayıp nedeniyle uğradığı zararların şimdilik .. Euro kısmının son parti mal teslimi olan .. tarihinden itibaren 3095 sayılı Kanun'un 4/A maddesine göre işleyecek faizi ile ve ayrıca müvekkilinin uğradığı TL bazlı (tespit, ihtar vb.) zararların ise şimdilik .. TL'lık kısmının . tarihinden itibaren ticari işlerde temerrüt/ avans faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP
: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle, davacının yapmış olduğu halı sahalar için yanlış ürün seçmiş olması ve yanlış ürünler ile halısaha yapmış olması nedeniyle oluşan hatalardan davacının sorumlu olduğunu, davacının halıyı daha ucuza mal etme adına garantisi olmayan bir ürün satın aldığını, satılan ürün ile alakalı müvekkilin garanti vermemiş olması nedeniyle varsa iddia edilen zarardan müvekkilinin sorumlu tutulamayacağını savunarak davanın reddini istemiştir.
KARAR
: Mahkemece, toplanan deliller ve aldırılan bilirkişi raporuna göre taraflar arasında teklif formu
başlıklı sipariş sözleşmesinin olduğu, bu formda açıkça garanti verilmediğinin yazılı
olduğu, bu teklif formu haricinde taraflar arasında ayrıca bir sözleşme bulunmadığı,
dava konusu ipliklerin test aşamasını tamamlamadığı bilgisine davacı şirketin haiz
olduğu, davalı şirketçe garantili ve tanımlı sentetik çim ipliklerin satışı da mevcutken
davacının garantili ve tanımlı ipliklerden almayarak ısrarla dava konusu tanımsız ve
garantisiz malı talep ettiği, aldırılan bilirkişi raporuyla teknik yönden malların ayıplı olup olmadığının
belirlenebilmesinin malın tanımlı olmamasından dolayı mümkün bulunmadığını, sektörel uygulama gereği davacı
taraf ipliğin kullanıcısı ve halı saha uygulayıcısı olarak, ipliğin halı saha üretiminde kullanıma
elverişli olup olmadığı, iplikten beklenilen faydanın sağlanıp sağlanamayacağı, testleri geçip
geçmeyeceği tespitini yapabileceği, .. tarihi itibarıyla teslimi yapılmış/garanti verilmemiş yaklaşık 20 ton iplik için deneme/test imkanı bulunduğu, bu bakımdan davalı
tarafça garanti verilmemiş, teknik parametreleri test edilmemiş, taraflar arasında mutabık
kalınmış, ipliğin kalite değerlerine ilişkin bir standart ve performans kriterleri
belirtilmediğinden, ipliklerde ayıp olup olmadığı yönünde değerlendirme yapılamayacağı,
sektörel uygulama gereği davalı tarafa kusur atfedilemeyeceğinin belirtildiği, davacı tarafın satın aldığı ürünlerin ayıplı olduğu iddiasını ispat edemediği, davalı
şirketçe satılan daha üstün özellikli iplikler varken davacı şirketin daha düşük
özelliklere haiz ve test aşamasında olan iplikleri satın alıp halı sahalarda kullandığı ve 3
yıl boyunca mal almaya devam ettiği, satış öncesinde davacının satılan ürünlerin üretime uygun olmayabileceği konusunda uyarılmasına rağmen sipariş vererek üründen beklenilen faydayı sağlayamayacağını kabul ederek ürün satın almış olduğu bu nedenle davalının ayıptan sorumlu tutulamayacağı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF NEDENLERİ
: Karara karşı davacı vekili istinaf isteminde bulunmuştur.
Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle, değişik iş dosyalarında aldırılan raporlar ile mahkemece aldırılan raporlar arasındaki çelişkiler bulunduğunu, hükme esas alınan rapora karşı somut, detaylı ve ciddi itirazların yeterince değerlendirilmediğini, bu kapsamda, hukuki dinlenilme hakkının ihlal edildiğini, raporun teknik olmaktan öte hukuki bir mütalaa niteliğinde olduğunu, bilirkişi heyetinin görev sınırlarını aşarak bildirdiği hukuki görüşlerin, hükme esas alınmasının usul ve yasaya aykırı olduğunu, maldaki ayıp nedeniyle sorumlu olup olmadığının ayrıca ve açıkça değerlendirilmediğini, sadece garanti verilmediğinin ifade edildiğini, bu durumun, malın ayıplı olması nedeniyle satıcının sorumluluğunu kaldırıp kaldırmadığı üzerinde durulmadığını, gizli ayıbın süresinde bildirildiğini belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılması talebiyle istinaf kanun yoluna başvurmuştur.
İNCELEME VE GEREKÇE
: İstinaf kanun yolu başvurusuna konu edilen karar hakkında inceleme; 6100 sayılı HMK'nın 355. maddesi uyarınca, istinafa gelen tarafın sıfatı ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılmış, kamu düzenine aykırılık olup olmadığı resen gözetilmiş, ayrıca HMK'nın 357. maddesindeki "İlk Derece Mahkemesinde ileri sürülmeyen iddia ve savunma istinafta dinlenemez ve istinafta yeni delillere dayanılamaz." kuralı nazara alınmıştır.
Dava, davacının davalıdan satın almış olduğu ipliklerin ayıplı olması nedeniyle ayıp oranında bedelde indirim ve uğranılan zararın tazmini istemine ilişkindir.
.. Asliye Ticaret Mahkemesinin .. Karar sayılı ilamıyla, davanın reddine karar verilmiştir.
Karara karşı davacı vekili istinaf kanun yolu başvurusunda bulunmuştur.
Dairemizce yapılan inceleme sonucunda; mahkemece, yargılamanın HMK'da düzenlenen usul kurallarına uygun olarak yapılmış olmasına, kamu düzenine aykırılık hallerinin bulunmamasına, dosya kapsamındaki bilgi, belge ve toplanan deliller değerlendirilip yasal düzenlemelere uygun isabetli, yeterli gerekçeyle karar verilmiş olmasına, ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkeme kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırılık olmamasına ve özellikle davalı
şirketçe satılan daha üstün özellikli iplikler varken davacı şirketin daha düşük
özelliklere haiz ve test aşamasında olan iplikleri satın alıp halı sahalarda kullandığının ve 3
yıl boyunca mal almaya devam ettiğinin, satış öncesinde davacının satılan ürünlerin üretime uygun olmayabileceği konusunda uyarılmasına rağmen sipariş vererek üründen beklenilen faydayı sağlayamayacağını kabul ederek ürün satın almış olduğunun anlaşılmış olmasına, TBK'nın 223. maddesi uyarınca satılanda olağan bir gözden geçirmeyle ortaya çıkarılamayacak bir ayıp bulunması hâlinde, durumun hemen satıcıya bildirilmesi gerektiği, somut olayda davacının, iddia edilen ayıbı davalı satıcıya hemen bildirdiğini ispat edemediğinin anlaşılmış olmasına göre davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM
: Yukarıda Açıklanan Nedenlerle;
1-Davacı vekilinin vaki istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.(1) maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,
2-Alınması gereken 732,00 TL istinaf harcından peşin alınan 615,40 TL harcın mahsubu ile bakiye 116,60 TL harcın davacıdan tahsili ile hazineye irad kaydına,
3-Davacı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
4-HMK'nın 333. maddesi uyarınca artan gider avansının talep halinde iadesine,
5-İstinaf yargılaması duruşmalı yapılmadığından vekalet ücreti tayinine yer olmadığına,
6-HMK'nın 359/4. maddesi uyarınca işbu kararın Dairemizce taraflara tebliğine,
Dair, HMK'nın 353/1-b-2. maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan tetkikat sonucunda HMK'nın 361/1. maddesi gereğince kararın tebliği tarihinden itibaren iki haftalık süre içerisinde kararı veren Bölge Adliye Mahkemesi ya da buraya gönderilmek üzere temyiz edenin bulunduğu yer Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesi veya İlk Derece Mahkemesine verilecek dilekçe ile Yargıtay temyiz yasa yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verilmiştir. █████/2026
Başkan
¸e-imzalıdır
Üye *
¸e-imzalıdır
Üye
¸e-imzalıdır
Katip
¸e-imzalıdır
NOT
: BU BELGE ELEKTRONİK İMZA İLE İMZALANMIŞ OLUP AYRICA ISLAK İMZA UYGULANMAYACAKTIR. "5070 Sayılı Yasanın 5. ve 22. maddeleri gereğince elektronik imza ile oluşturulan belgeler elle atılan ıslak imza ile aynı hukuki sonucu doğurur."

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!