Anahtar kelimeler: Filo Limanı Davadavacı Kusuruyla İştigal Mahrumiyeti Hasara Onarımı Açmak Fiilden

T.C.
İSTANBUL1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİESAS NO
: ████████ EsasKARAR NO
: ████████DAVA
: Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)DAVA TARİHİ
: █████/2025KARAR TARİHİ
: █████/2026Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:DAVA/Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirketi uzun süreli araç kiralama işi ile iştigal etmekte olan filo şirketi olduğunu, müvekkili, şirkete ait ...plakalı araç 26.03.2024 günü ... ili ... ilçesi ... Limanı içerisinde ... içinde park halinde iken karıştığı kaza neticesinde hasar almış ve bu nedenle onarımı sağlandığını, söz konusu kazada müvekkile ait ...plakalı araçta oluşan hasara ... plakalı araç sürücüsü ... kendi kusuruyla sebebiyet vermiş olduğunu, bu nedenle hasar bedeli, değer kaybı ve hak mahrumiyeti bedelinin (kazanç kaybı) ... plakalı araç sürücüsü ... ve araç maliki ...'dan tazmini için tazminat davası açmak hasıl olduğunu, tüm bu sebeplerle davalıların 3. şahıslarda hak ve alacakları ile haczi kabil malları mevcut olup iş bu alacağın niteliği ve miktarı, alacağın rehin veya ipotek ile teminat altına alınmamış olması ve muaccel hale gelmiş olması hususları birlikte nazara alındığında ihtiyati haciz talebimizin kabulü ile; dava sonucunda hüküm altına alınacak olası alacağın tahsilini sağlamak amacıyla; davalının alacağa yetecek tutarda taşınır ve taşınmaz mallarına, tazminatlarına ve üçüncü şahıslardaki hak ve alacakları ile mallarına ihtiyati haciz konulmasına, davanın kabulü ile; şimdilik 45.816,14-TL hasar bedelinin, şimdilik 100,00-TL araç mahrumiyet bedelinin (kazanç kaybı, HMK 107 uyarınca belirsiz alacak davası) ve şimdilik 100,00-TL değer kaybı tazminat bedelinin (HMK 107 uyarınca belirsiz alacak davası) 26.03.2024 kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, yargılama giderleri, harç ve vekalet ücretinin karşı taraflara tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.SAVUNMA/Davalılar adına dava dilekçesi ve ekleri ile duruşma gün ve saatini bildirir tensip zaptının usule uygun tebliğ edildiği ancak cevap dilekçesi sunulmadığı anlaşılmıştır.DELİLLER VE GEREKÇE/Dava, haksız fiilden kaynaklanan tazminat davasıdır.Dava konusu uyuşmazlığın davacıya ait ...plakalı aracın 26.03.2024 günü ... ili ... ilçesi ... Limanı içerisinde ... Liman içinde park halindeyken davalı ...'e ait davalı ...'in kullanımında olan ... plakalı aracın çarpması nedeniyle davalılardan araç mahrumiyet bedeli, hasar bedeli ve değer kaybı tazminatı talep edip edemeyeceği talep edebiliyorsa miktarının tespitine ilişkin olduğu anlaşılmıştır.Mahkememiz █████/2026 tarihli duruşma ara kararı ile dosyanın bir trafik bilirkişisi, bir makine mühendisi bilirkişisinden oluşacak bilirkişi heyetine tevdii edilerek, davaya dayanak teşkil eden trafik kazasına karışan araç sürücülerinin kusur oranlarının ne olduğu, davacının aracında meydana gelen hasar nazara alındığında aracın olağan tamir süresi dikkate alınmak suretiyle davacının aracı kullanma hakkından yoksun kalması nedeniyle meydana gelen zarar, hasar bedeli tazminatı ve davacı aracında meydana gelen değer kaybı zararı (aracın olay tarihindeki hasarsız 2.el piyasa rayiç değer ile onarımı yapıldıktan sonraki 2.el piyasa rayiç değeri arasındaki fark) hususunda rapor alınmasına karar verilmiştir. Trafik bilirkişisi ... ve makine mühendisi ...'ndan alınan █████/2026 tarihli bilirkişi raporunda özetle;... plakalı çekici ve arkasında yarı römork takılı bulunan sürücü ...'ın maddi hasar ile neticelenen dava konusu trafik kazasında e 100 (yüzde yüz) oranında asli derecede kusurlu, park halinde bulunan... plakalı kamyonet sürücüsü ...'ın maddi hasarı ile neticelenen dava konusu trafik kazasında kusursuz olduğu kanaatine varıldığı, dava konusu kaza ve hasar durumunun uyumlu olduğu, dava konusu araçta orijinal parça kullanımı ile KDV ve işçilik dahil (iskontosuz) gerçek zararın 49.541,86 TL hasar meydana gelmiş olduğu, bu kapsamda talebe bağlılık ilkesi gereği 45.816,14 TL hasar bedelinin kaza itibariyle piyasa rayiçlerine uygun ve kadri marufunda bulunduğu, dava konusu aracın kaza tarihinde Değer Kaybı hesaplamasına esas ; ” Sol Arka Çamurluk ( Onarım/Boya) Bagaj Kapağı ( Değişim/Boya), hasarının bulunduğunun görüldüğü, Yargıtay'ın istikrar bulmuş olan kararları ile Anayasa Mahkemesinin 09.10.2020 tarihli iptal kararı doğrultusunda aracın modeli, markası, özellikleri, hasarı, yapılan onarım işlemleri, olay tarihindeki yaşı, davacı tarafın iddiaları, davalının savunmaları ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirilerek aracın kaza öncesi hasarsız ikinci el piyasa rayiç değeri ile kaza meydana geldikten ve tamir edildikten sonraki ikinci el piyasa rayiç değeri arasındaki farka göre değer kaybı zararının belirlenmesi, kararına göre kaza tarihi itibariyle reel piyasada ; dava konusu aracın 2. El piyasa rayiç değerinin ekonomik dalgalanma ve istikrarsızlığın 2. El piyasa rayiçlerinde yaratmış olduğu etkilerin dikkate alınması ile 710.000,00 TL civarında olacağı, kazadan sonraki onarılmış hali ile piyasa rayiç değerinin ( Modeli, markası, özellikleri, hasarı, yapılan onarım işlemleri, olay tarihindeki yaşı, km bilgisi (Araç kaza tarihinde 31.657 km de ) vb. etkenler baz alınmıştır.) yaklaşık 675.000,00 TL civarında olacağı, bu kapsamda Değer Kaybının 710.000,00 TL - 675.000,00 TL = 35.000,00 TL civarında olacağı, Nihai taktirin Sn. Mahkemeye ait olduğunu, bu kapsamda aracın onarımda olduğu süre içerisinde kullanılamayacak olmasından kaynaklı kaza tarihi itibariyle makul onarım süresi 7 (yedi) iş günü x 1.500,00 TL (Muadil Araç kiralama bedeli günlük) DMR Kiralama, Kar Otomotiv, Garenta, vb.ortalamasıdır.) 10.500,00 TL araçtan mahrum kalma / ikame araç bedeli oluşacağı, bu kapsamda Nihai taktiri ve Hukuki değerlendirmesi Sn. Mahkemede olmak üzere aracın Ekonomik ömrünün 10 (on) yıl olarak kabul edilmesi ile; dava konusu Aracın Yıpranma Payı Değeri Yıllık > Aracın Maliyet Değeri / Aracın Ömrü söz konusu aracın günlük olarak 7 (yedi) iş günü onarımda olduğu süre için amortisman payının yaklaşık %5 civarında olacağı, bu kapsamda ikame olarak kullanılacak aracın yakıtının davacı tarafından doldurulacağı dikkate alındığında hesaplaması yapılmış olan amortisman payının Yargıtay içtihatları gereği dikkate alınması ve değerlendirilmesi sonucunda davacının 10.500,000 x %5 =525,00 TL, 10.500,00 TL - 525,00 TL = 9.975,00 TL araçtan mahrum kalma tazminatı ikame araç bedeli oluşacağı tespit edilmiştir.Davacı vekili █████/2026 tarihli dava değeri artırım dilekçesi ile fazlaya dair haklarımızı saklı tutarak KDV DAHİL 45.816,14-TL hasar bedeli, 9.975,00-TL araç mahrumiyet bedeli (Kazanç kaybı), 35.000,00-TL araç değer kaybı bedeli olmak üzere davalılardan müştereken ve müteselsilen kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.Tüm dosya kapsamında yapılan değerlendirmede, davacıya ait ... plakalı aracın 26.03.2024 günü ... ili ... ilçesi ... Limanı içerisinde .... Liman içinde park halindeyken davalı ...'e ait davalı ...'in kullanımında olan ...plakalı aracın çarpması nedeniyle taraflar arasında düzenlenen maddi hasarlı trafik kaza tespit tutanağı ile kusur bilirkişi raporu dikkate alındığında Sürücü ... sevk ve idaresindeki ...plakalı çekici ve arkasında bağlı bulunan yarı römork ile ile seyri sırasında yola gereken dikkatini vermediği, mevcut sürati ile olay mahalli liman içerisine yaklaştığı, aracının teknik yapısını dikkate almadan uzun araç olması nedeni ile sağa dönüşe geçtiği sırada, mahal şartları yeterli şekilde kontrol etmediği, sağa dönüş yaptığında aracın arka tarafı ile karşı yön yol bölümüne geçtiği ve liman içerisinde normal park halinde bulunan kamyonetin sol arka bagaj ve tampon kısmına çarptığı, dikkat ve özen yükümlüğüne aykırı hareket ettiği, KTK m. 84/f uyarınca doğrultu değiştirme ve manevraları yanlış yapma kuralını ihlal ettiğinden olayda asli derecede kusurlu olduğu; davacının sürücüsü tarafından liman içerisinde normal yolun sağında park ettiği, taşıt trafiği engellemediğinden dolayı olayda atfı kabil kusuru olmadığından davalı araç sürücüsünün iş bu kaza kapsamında tam ve asli kusurlu olduğu anlaşılmıştır.Haksız fiil, bir kimsenin hukuka aykırı ve kusurlu bir davranışla diğer bir kimseye zarar vermesidir. Bu tanıma göre haksız fiilinin unsurları; fiil (davranış), zarar, kusur, fiil ile zarar arasında illiyet bağı ve hukuka aykırılıktır. Bir fiilin tazminat borcu doğurabilmesi için en önemli unsur zarardır. Haksız fiilden kaynaklanan tazminat davalarında kural olarak gerçek zarar ilkesi geçerli olup, zararın kanıtlanması davacı tarafa, hükmedilecek tazminatın miktarının belirlenmesi ise hakime aittir. Türk Borçlar Kanunu'nun 49 ve devamı maddelerine göre, kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür. Zarar verici fiili yasaklayan bir hukuk kuralı bulunmasa bile, ahlaka aykırı bir fiille başkasına kasten zarar veren de, bu zararı gidermekle yükümlüdür.Zarar gören, zararını ve zarar verenin kusurunu ispat yükü altındadır. Uğranılan zararın miktarı tam olarak ispat edilemiyorsa hâkim, olayların olağan akışını ve zarar görenin aldığı önlemleri göz önünde tutarak, zararın miktarını hakkaniyete uygun olarak belirler. KTK 85/1 maddesi gereğince bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, motorlu aracın bir teşebbüsün unvanı veya işletme adı altında veya bu teşebbüs tarafından kesilen biletle işletilmesi halinde, motorlu aracın işleteni ve bağlı olduğu teşebbüsün sahibi, doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olurlar. Bilindiği üzere; sürücünün trafik kazasının oluşmasında kusurlu bulunması durumunda zarar gören 6098 Sayılı TBK'nun 49.maddesi gereğince sürücüye, 2918 Sayılı Kanunun 85. maddesi gereğince motorlu araç işletenine ve motorlu aracın zorunlu trafik sigortacısına karşı dava açabilir.6098 Sayılı TBK'nun 50/1.fıkrası gereğince zarar gören zararını ve zarar verenin kusurunu ispat yükü altındadır. Dava, trafik kazası nedeni ile açılan tazminat davası olup, KTK.nın 88.maddesi gereğince “Bir motorlu aracın katıldığı bir kazada, bir üçüncü kişinin uğradığı zarardan dolayı, birden fazla kişi tazminatla yükümlü bulunuyorsa, bunlar müteselsil olarak sorumlu tutulur.” Yani kaza sonucu araç sürücüsü, işleten ve sigorta şirketi ve varsa başka sorumlular müteselsilen sorumludur. Müteselsil sorumluluk "dış ilişkide" TBK 61.maddesinde; “Birden çok kişi birlikte bir zarara sebebiyet verdikleri veya aynı zarardan çeşitli sebeplerden dolayı sorumlu oldukları takdirde, haklarında müteselsil sorumluluğa ilişkin hükümler uygulanır.” şeklinde düzenlenmiştir. Buna göre, araç işletenin sorumluluğunun dayanağı 2918 sayılı KTK.nın 85.maddesi, sigorta şirketinin sorumluluğu aynı kanunun 91.maddesi ve sürücünün sorumluluğu ise ise TBK'nın 49.maddesidir ve aralarındaki ilişki; aynı zarardan çeşitli nedenlerden dolayı sorumlu olma halidir. Zarar gören, zarar miktarının tamamının veya bir kısmının ifasını, dilerse borçluların tamamından, dilerse yalnız birinden isteyebilecektir.Türk Borçlar Kanunu'nun 49. maddesi gereğince kasten veya taksirle başkasına zarar veren bu zararı gidermekle yükümlüdür. Gerçek zarar, zarar gören şeyin eski hale getirilebilmesi için gereken onarım ve işçilik giderlerini kapsar. Davalı sigorta şirketi gerçek zarardan sorumlu olup araç hiç tamir edilmemiş olsaydı dahi zarar gören kişinin gerçek zararına göre tazminat miktarı hesaplanması gerekmektedir. Zira, zarar görenin çıkma ve eşdeğer parçalarla aracı tamir etmesi beklenemeyeceği gibi gerçek zarar ancak aracın onarımında tamamen orijinal parçalar kullanılmak suretiyle karşılanır. Hasar bedeli tespit edilirken davalı sigorta şirketiyle servis arasında yapılan anlaşma vb nedenlerle yedek parça ve işçilik bedellerinin değerinde indirim uygulanması da doğru değildir. (Yargıtay 17 HDB'nın 15.12.2011 tarih ... E. ... K., 28.03.2016 tarih ...E....K., 04.04.2016 tarih ... E.... K., 17.03.2014 tarih... E.... K. Sayılı ilamları )Yargıtay 17. HD ... Esas ... Karar sayılı ilamında da "... Mahkemece, hasar konularında uzman bilirkişi(makine mühendisi) veya bilirkişi kurulundan, tüm dosya kapsamına göre; davacı tarafça sunulan faturadaki hasar onarım bedellerinin denetlenmesini sağlamak amacıyla, fatura edilen hasarların kazayla uyumlu olup olmadığı, hasar onarım bedellerinin piyasa rayiç değerleriyle uyumlu olup olmadığı konusunda ayrıntılı, gerekçeli, denetime elverişli bir rapor alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken," ibaresi uyarınca alınan bilirkişi raporunda hasar bedelinde iskonto uygulanmaması, hesaplamanın orijinal parça fiyatı üzerinden yapılması, hesaba KDV'nin dahil edilmesi ve davacının gerçek zararı üzerinden yapılan hesaplama ve incelemede dava konusu kaza ve hasar durumunun uyumlu olduğu gerçek zararın 49.541,86 TL hasar oluştuğunun tespit edildiği; taleple bağlılık ilkesi gereği 45.816,14 TL hasar bedelinin kazatarihi itibariyle piyasa rayiçlerine uygun ve kadri maruf olduğu anlaşılmakla hasar bedeli olan 45.816,14 TL'nin █████/2024 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine karar vermek gerekmiştir. Zira davalıların kaza tarihi itibariyle sorumluluğu bulunmaktadır.Dava konusu aracın kaza tarihinde değer kaybı hesaplamasına esas sol arka çamurluk ( onarım/boya); bagaj kapağı ( değişim/boya) hasarının bulunduğu anlaşılmakla davacının aracında meydana gelen değer kaybı yönünden, kazalı aracın modeli, markası, özellikleri, hasarı, yapılan onarım işlemleri, kilometresi, kullanım amacı, kullanım süresi, hasarın giderilmesinde kullanılan parçaların niteliği (orijinal olup olmadığı), tramer kayıtlarına göre araçta meydana gelen hasarlar irdelenerek, emsal satışlar da araştırılmak suretiyle, aracın kaza tarihindeki 2. el rayiç değeri ile kazadan sonra onarılmış haldeki 2. el rayiç değeri arasındaki farkın ortaya konularak değer kaybı bedeli hesaplandığı anlaşılmakla bilirkişi raporunda tespit edilen 35.000,00 TL değer kaybının iş bu kaza kapsamında meydana geldiği anlaşılmıştır. Bu nedenle değer kaybı bedeli olan 35.000,00 TL'nin █████/2024 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine karar vermek gerekmiştir.Araç mahrumiyet bedeli yapılan incelemede,Yargıtay 17. HD ...Esas ...Karar sayılı kararında belirtildiği üzere; “davacının mahrumiyet zararının, aracın makul tamir süresi ile aynı vasıftaki aracın kiralanması için gerekli bedelin ne kadar olduğu belirlendikten sonra, davacının aracını kullanamadığı döneme ilişkin olarak bakım giderleri, amortisman vs. tasarruf ettiği miktarlar da düşülmek suretiyle hesaplanması” gerekmekte olup dava konusu araçta meydana gelmiş olan hasar boyutu ile doğru orantılı olarak aracın Yargıtay içtihatları gereği ilgili servis / onarım atölyelerinin iş yükü ile doğru orantılı olarak makul onarım süresinin yaklaşık 7 (Yedi) iş günü olacağı için amortisman payının yaklaşık % 5 civarında olacağı, ikame olarak kullanılacak aracın yakıtının davacı tarafından doldurulacağı dikkate alındığında hesaplaması yapılmış olan amortisman payının Yargıtay içtihatları gereği dikkate alınması ve değerlendirilmesi sonucunda davacının 10.500,000 x % 5 =525,00 TL olmak üzere 10.500,00 TL – 525,00 TL = 9.975,00 TL araçtan mahrum kalma tazminatı/ ikame araç bedeli oluşacağı anlaşılmıştır. Bu nedenle araç mahrumiyet bedeli olan 9.975,00 TL'nin █████/2024 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine karar vermek gerekmiştir.Davalıların süresi içerisinde cevap dilekçesi sunmadığı ve delil ibraz etmediği; 13.05.2026 tarihli celsede beyanı alınan davalı ...'ın beyanında " Kaza anında tutanak tuttuk, davacı taraf aracının kaza görmesi nedeniyle benden 17.000,00 TL istedi, 15.000,00 TL'ye anlaştık, kaza yerinde bulunan ... isimli birisine 15.000,00 TL'yi verdim, kendisi bana aracı yaptıracağım dedi, buna ilişkin bana tutanak ve belgeleri vermelerini istedim ancak vermediler, bana aracı sigorta şirketi aracılığıyla yaptırırsak aracın değeri düşecek dediler, hem paramı aldılar hem beni dava ettiler, neticeten davanın reddine karar verilmesini talep ederiz" dediği ancak iş bu tazminat kalemleri yönünden ödeme yapıldığına dair belge - delil ibraz edilemediği anlaşılmakla kısmi ödemeye ilişkin savunması dikkate alınmayarak aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.HÜKÜM
: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;Davacının davasının kabulüne,1-Hasar bedeli olan 45.816,14 TL'nin █████/2024 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,2-Araç mahrumiyet bedeli olan 9.975,00 TL'nin █████/2024 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,3-Değer kaybı bedeli olan 35.000,00 TL'nin █████/2024 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,4-Karar tarihinde yürürlükte bulunan harçlar tarifesi gereğince hükmolunan kısım üzerinden hesaplanan 6.201,94 TL nispi karar harcından peşin yatırılan 785,85 TL harç ve 764,65 TL tamamlama harcından mahsubu ile noksan 4.651,44 TL harcın davalılardan tahsili ile hazineye irad kaydına,5-Davacı vekili lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan avukatlık asgari ücret tarifesi gereğince hükmolunan kısım üzerinden hesaplanan 45.000,00 TL vekalet ücretinin davalılardan tahsili ile davacı tarafa verilmesine,6-Davacı tarafından yatırılan 17.104,50 TL yargılama gideri ile 785,85 TL peşin harç, 764,65 TL tamamlama harcı ve 615,40 TL başvurma harcı toplamı 19.270,40 TL'nin davalılardan tahsili ile davacı tarafa verilmesine,7-Taraflarca yatırılan ve bakiye kalan gider avansının kararın kesinleşmesi halinde kendilerine iadesine,8-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu m.18/A gereğince Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 4.600,00 TL arabuluculuk ücretinin davalılardan alınarak hazineye gelir kaydına, tahsilat ve gereği için Mahkeme Yazı İşleri Müdürlüğünce ilgili vergi dairesine müzekkere yazılmasına,Dair tarafların yüzüne karşı HMK'nun 341/1 vd. maddeleri uyarınca gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize ya da mahkememize gönderilmek üzere başka yer mahkemesine istinaf dilekçesi sunulmak ve istinaf başvurma ve karar harcı ile istinaf gider avansı yatırılmak suretiyle, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi İlgili Hukuk Dairesince incelenmesi için tarafların istinaf kanun yoluna başvuru hakkı açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup anlatıldı.█████/2026Katip Hakim¸e-imzalıdır ¸e-imzalıdır