Anahtar kelimeler: Cye Konuyla Anlaşamadıkları Sakarya Özetini Yargısal Esaskarar Anlaştıkları İçerir Bunlardan

T.C. SAKARYA ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2024/... Esas - 2026/...

T.C.
SAKARYA
ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO
: 2024/...
KARAR NO
: 2026/...
HAKİM
:
KATİP
:
DAVACI
:
VEKİLİ
:
DAVALI
:
VEKİLİ
:
DAVA
: İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ
: █████/2024
KARAR TARİHİ
: █████/2026
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH
: █████/2026
Mahkememizde görülmekte bulunan İtirazın İptali Davasının yapılan açık yargılamasının sonunda, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu md. 297/1(c)'ye uygun şekilde, tarafların iddia ve savunmalarının özetini, anlaştıkları ve anlaşamadıkları hususları, çekişmeli vakıalar hakkında toplanan delilleri, konuyla ilgili mevzuat hükümleri ve yargısal içtihatlar, sabit görülen vakıalarla bunlardan çıkarılan sonuç ve hukuki sebepleri içerir şekilde hüküm verilerek,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:
I-) Tarafların İddia ve Savunmalarının Özeti
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekilinin dijital baskı işiyle uğraştığını ve müşterilerden gelen sipariş üzerine üretim yaptığını, davalı için üretmiş olduğu ve satımı hususunda anlaşmış olduğu mallar karşılığında █████/2023 tarihli 16.800,00 TL'lik fatura keserek davalıya ilettiğini, davalı tarafça faturaya karşı yapılan itirazda borcu doğuran olaya itiraz edilmediğini yalnızca taraflar arasındaki alışverişe konu ürünlerin teslim alınmadığının beyan edildiğini, davalının işbu fatura bedellerini süresinde ödememesi üzerine davalı aleyhine Sakarya .. İcra Dairesi 2024/... Esas sayılı dosyası ile icra takibine başlandığını, davalı tarafça icra takibine haksız olarak itiraz edildiğini, davalının itirazında haksız olduğunu, açıklanan nedenlerle davalının banka hesapları ile adına kayıtlı menkul ve gayrimenkul mallar ve 3. Kişilerdeki hak ve alacaklarının ihtiyaten haczini, davalı yanın icra dosyasına yaptığı haksız ve kötü niyetli itirazının iptali ile takibin devamını, haksız ve kötü niyetli olarak takibe itiraz eden davalı aleyhine %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı şirketin usulüne uygun tebligata rağmen cevap dilekçesi sunmadığı anlaşılmıştır.
Davalı vekili tarafından UYAP üzerinden Sakarya .. İcra Müdürlüğü'ne ibraz edilen █████/2024 tarihli itiraz dilekçesi ile özetle; Müvekkilinin takip alacaklısına her hangi bir borcu bulunmadığından borcun tamamına ve tüm ferilerine itiraz ettiklerini, takibe konu fatura müvekkil, tarafından alacaklıya Sakarya 6.Noterliğinin █████/2023 Tarih,21994 Yevmiye numaralı ihtarnamesi ile iade edildiğini ve fatura içeriğine de itiraz edildiğini belirtmiştir.
II-) Dava Türü ve Tarafların Anlaştıkları - Anlaşamadıkları Hususlar
Dava; Faturaya dayalı açık hesap alacağına ilişkin başlatılan icra takibine yönelik itirazın iptali davasıdır.
Uyuşmazlık; Taraflar arasında akdi ilişki olup olmadığı, takip tarihi itibariyle davacının davalıdan alacağı olup olmadığına ilişkindir.
III-) Çekişmeli Vakıalar Hakkında Toplanan Deliller
Sakarya Defterdarlığı, Ali Fuat Cebesoy Vergi Dairesi Müdürlüğünden celp edilen bilgi ve belgeler incelenmiştir.
Tarafların ticari defter ve kayıtları üzerinde inceleme yapıp rapor sunan Mali bilirkişi Ubeydullah Birer tarafından hazırlanan █████/2025 tarihli raporda sonuç olarak; "...Davalı şirket, davacı tarafından kesilen ve takibe konu olan faturayı (█████/2023 tarihli, 16.800,00 TL KDV hariç), █████/2023 tarihli, 21994 Yevmiye numaralı ihtarname ile alacaklıya (davacıyı) iade ettiğini belirtmiştir. Davalı şirket dava konusu faturaya itiraz etmiş ve yevmiye defterine kaydetmemiştir. Davalı ticari defter kayıtlarında davacı şirkete borçlu olduğunu gösteren bir kayıt yoktur. Dolayısı ile davalı şirket yevmiye defteri kayıtlarına göre davacı şirkete bir borcu yoktur. Davalı şirkte ticari defterleri kendi lehine delil oluşturmaktadır. Davacı şirket dava konusu 2023 yılı satış faturasını, davalı şirketten alacaklı olduğunu gösteren 20.10.2023 tarih ve 105 numaralı yevmiye kaydı ile yevmiye defterine kaydetmiştir. Bu duruma göre davacı şirket 20.10.2023 tarihi itibariyle davalı şirketten 20.160,00-TL alacaklıdır. Davacı şirket 31.12.2023 tarihli 2023 yılı kapanış kayıtlarında 120-Alıcılar Hesabını davalı şirket lehine kapatmış ve 2024 yılı ticari defterlerinde yeniden açmamıştır. Davalı şirket cevaplarında da görüleceği üzere; davalı şirket davacı şirkettin kestiği faturaya itiraz etmiş ve herhangi bir ödemede yapmamıştır. Davacı şirket tarafından davalı şirketten olan alacağın 2023 yılı dönem sonu kapanışlarında kapatılması ancak 2024 yılında tekrar açılmaması muhasebe kayıtlarını tutan SMMM ile davacı şirketin ticari ilişkilerini takip eden yetkili arasında ki uyumsuzluğu /iletişimsizliği, dolayısı ile muhasebe kayıtlarında eksikliği göstermektedir. Netice itibariyle davacı şirket 2024 yılı ticari defterlerine göre davalı şirketten alacaklı görünmemektedir. Davacı şirket ticari defterleri kendi lehine delil oluşturmamaktadır. Davacı şirket 2023 yılında kestiği satış faturasını aynı yıl, kapanış kayıtlarında kapatmış ve 2024 yılında açmamıştır. 2025 yılında kendisi lehine, davalı şirketten alacaklı olduğunu gösteren düzeltme açıklamalı 01.07.2025 tarih ve 503 numaralı yevmiye kaydı davalı ile tekrar kaydetmiş ve davalı şirketten 01.07.2025 tarihi itibariyle 20.160,00-TL alacaklı hale gelmiştir. Dava takip itibariyle davacı ve davalı şirket ticari defter muhasebe kayıtlarına göre alacak/borç ilişkisi görülmemektedir..." şeklinde rapor düzenlenmiştir.
IV-) Konuyla İlgili Mevzuat Hükümleri Ve Yargısal İçtihatlar
2004 sayılı İcra İflas Kanunu'nun (2004 sayılı Kanun) 67 nci maddesi; "Takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir.
(Değişik
: 9/███████-3494/1 md.) Bu davada borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse borçlu; takibinde haksız ve kötü niyetli görülürse alacaklı; diğer tarafın talebi üzerine iki tarafın durumuna, davanın ve hükmolunan şeyin tahammülüne göre, red veya hükmolunan meblağın yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere, uygun bir tazminatla mahkum edilir." şeklindedir.
6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 21/2. Maddesinde bir faturayı alan kimse aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde münderecatı hakkında bir itirazda bulunmamışsa münderecatını kabul etmiş sayılacağı, buna göre fatura tek başına alacağın varlığını kanıtlamaz ise de ticari defterlere kaydedilmiş olması malın teslim alındığı ve içeriğinin kabul edildiğine karine teşkil eder. Yine aynı madde uyarınca, faturanın içeriğine kanunda öngörülen süre içerisinde itiraz edilebilir.
4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun “ispat yükü” başlıklı 6. maddesinde, kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her biri, hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlü tutulmuştur.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun “ispat yükü” başlıklı 190. maddesinin 1. fıkrasında yukarıdaki düzenlemeye paralel olarak ispat yükünün kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa ait olacağı belirtilmiştir. Yine anılı maddenin 2. fıkrasında kanuni bir karineye dayanan tarafın, sadece karinenin temelini oluşturan vakıaya ilişkin ispat yükü altında olduğu belirtilmiş; kanunda öngörülen istisnalar dışında, karşı tarafın kanuni karinenin aksini ispat edebileceği kabul edilmiştir.
Kanuni karine, belli bir vakıadan, belli olmayan diğer bir vakıa için kanun tarafından çıkarılan sonuçtur. Kanuni karineler de adi kanuni karine ve kesin kanuni karine olarak ikiye ayrılmaktadır. Adi kanuni karineler aksi ispat edilebilen karineler iken, kesin kanuni karinenin varlığı hâlinde karşı taraf bunun aksini ispat edemez (K., Baki: Medeni Usul Hukuku Ders Kitabı, Ocak 2021, S. 244 vd.). Karinenin varlığı hâlinde, karineye dayanan taraf sadece karinenin temelini ispatla yükümlüdür. Kesin kanunî karineler dışında, karşı taraf karinenin aksini ispat edebilir. Karine söz konusu olduğunda, karşı ispat faaliyetinden değil, karine ile kabul edilen durumun aksini ispat etmek gerekir. (Bakınız: Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 02.03.2021 Tarih 2017/(19)11-926 Esas ████████ K. Sayılı ilamı)
6102 sayılı TTK'nın 21. maddesinin 2 ve 3. fıkrasındaki karine aksi ispat edilebilen adi bir karinedir. Faturaya itiraz, faturanın teslim alındığı tarihten itibaren sekiz gün içinde yapılmalıdır. İtirazın sekiz gün içinde karşı tarafa varması şart değildir. Sekiz günlük süre, hak düşürücü süre veya zamanaşımı süresi değildir. Sadece ispat yükünün yer değiştirmesi açısından önem taşır. Sekiz günlük süre içinde itiraz edildiği taktirde, fatura içeriğinin sözleşmeye uygun olduğunu ispat külfeti faturayı veren tarafa ait iken, sekiz günlük sürenin geçmesinden sonra itiraz edilmemesi halinde, fatura içeriğinin sözleşmeye uygun olmadığını ispat külfeti faturayı alan tarafa ait olur. Faturayı alan her türlü delille bu külfeti yerine getirebilir (Bakınız Yargıtay 15. Hukuk Dairesi 11.11.2020 T. █████████ E. █████████ K. Sayılı ilamı).
V-) Sabit Görülen Vakıalar, Bunlardan Çıkarılan Sonuç ve Hukuki Sebepler
Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; davacının, davalıdan fatura alacağının tahsili için başlattığı icra takibinin davalının itirazı ile durduğu, itirazın iptali için iş bu davanın ikame edildiği, davalının davaya cevap vermediği, davalının icra dairesine yaptığı itirazında ise davacıya borcu bulunmadığını belirttiği anlaşılmıştır.
Hem delil olarak dayanılması hem de tarafların tacir olmaları nedeni ile HMK 222 ve TTK 83. Maddeler kapsamında tarafların ticari defterlerinin incelenmesine karar verildiği, tarafların ibraz edilen ticari defterlerinin açılış tasdiklerinin süresinde yapıldığı, davacının ticari defterlerinde, dava konusu 2023 yılı satış faturasını, davalı şirketten alacaklı olduğunu gösteren 20.10.2023 tarih ve 105 numaralı yevmiye kaydı ile yevmiye defterine kaydedildiği, 2023 yılında kestiği satış faturasını aynı yıl, kapanış kayıtlarında kapattığı ve 2024 yılında açmadığı, 2025 yılında kendisi lehine, davalı şirketten alacaklı olduğunu gösteren düzeltme açıklamalı 01.07.2025 tarih ve 503 numaralı yevmiye kaydı davalı ile tekrar kaydettiği; davalı şirketin dava konusu faturaya itiraz ettiği ve yevmiye defterine kaydetmediği alınan bilirkişi raporu ile anlaşılmıştır.
Tüm bu açıklanan nedenlerle ve dosya kapsamına göre; davacı tarafından davalıya karşı fatura alacağının tahsili için icra takibi başlatılmış, takibe itiraz üzerine eldeki dava açılmış ise de; davacı alacaklı olduğunu usulüne uygun ve kesin delillerle ispat edemediğinden sübuta ermeyen davanın reddine karar verilerek aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM
: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davacının davasının REDDİNE,
2-Yürürlükte Bulunan Yargı Harçları Tarifesi gereğince alınması gereken 304,40-TL eksik harcın davacıdan alınarak Hazineye İrad Kaydına,
3-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T göre hesaplanan 21.870,83-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
4-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
5-Kullanılmayan gider avansının bulunması halinde kararın kesinleşmesinden sonra HMK’nun 333. maddesi uyarınca resen yatırana İADESİNE,
6-Arabuluculuk sarf ücreti olan3.600,00-TL'nin davacıdan alınarak Hazineye İrat kaydına,
Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı, davalı yönünden Miktar itibari ile KESİN, davacı yönünden gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2(iki) hafta içerisinde mahkememize veya mahkememize gönderilmek üzere başka bir yer mahkemesine verilecek dilekçe ile Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. █████/2026
Katip
e-imza
Hakim
e-imza

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!