Anahtar kelimeler: Onarıldığı Onarımlara Davadavacı Gününü Onay Akabinde Servis Akdedildiğini Evrakların Onaylanmasının

T.C.

İSTANBUL
1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO
: ████████ Esas
KARAR NO
: ████████
DAVA
: İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ
: █████/2025
KARAR TARİHİ
: █████/2026
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:
DAVA/Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili ... Şirketi ile davalı borçlu arasında 02.10.2023 anlaşmalı yetkili servis sözleşmesi akdedildiğini, bu sözleşme kapsamında sigortalıların araçları için hasar dosyaları açıldığı, bu dosyalar kapsamında araçlar müvekkili şirket tarafından onarıldığı ve sigortalılara teslim edildiğini, taraflar arasındaki sözleşmenin 4.2.3 maddesi uyarınca onarımlara ilişkin ödemeler dosyada bulunması gereken tüm evrakların tamamlanması ve onaylanmasının akabinde onay gününü takip eden ilk ödeme gününde müvekkilinin hesabına yatırılacak olup, bu süre hiçbir şekilde fatura tarihinden itibaren 30 (otuz) günü aşmayacak olduğunu, ancak bu maddeye uyulmadığı ve ödemeler yapılmadığı, müvekkili, 03.06.2025 tarihli bildirim yazısı ile sekiz hasar dosyası ödemesinin yapılması talep ettiğini, bildirim yazısı KEP üzerinden 03.06.2025 tarihinde tebliğ olduğu, fakat ödeme yapılmadığını, ayrıca davalı şirketin kötü yönetim, sigortacılık mevzuatına aykırı işlemler ve mali bünye zafiyeti nedeniyle Sigortacılık ve Özel Emeklilik Düzenleme ve Denetleme Kurumu'nun ...tarih ve ... sayılı kararı ile davalı ...'ün “tüm branşlarda yeni sigorta sözleşmesi akdetme ve temdit yetkisinin” durdurulmasına karar verildiğini, tüm bunlar dikkate alındığında ödemelerin sağlanması amacıyla davalı aleyhine ... 23. İcra Müdürlüğünün... Esas sayılı dosyası icra takibi başlatıldığını, davalının borca itiraz ettiğini ve takibin durduğunu, davalı, 20.06.2025 tarihinde müvekkili şirkete ödeme emrine konu iki hasar dosyası için ödeme yaptığını, müvekkil şirketi akdin gereği olan edimlerini yerine getirmiş olup, davalı bu edimlerden faydalandığı halde üzerine düşen yükümlülükleri yerine getirmemiş, aksine ilk etapta borcunu inkar etmiş, borç kapsamında sekiz dosyanın altısını ödemiş olduğunu, bu altı dosya için toplam ödeme 787.142,79 TL olduğunu, bu ödemeler için icra dairesine %2,27'den 17.907,50 TL haricen tahsil harcı ödenmiş olduğunu, takipteki alacak miktarı 1.182.161,29 TL olduğundan yapılan kısmi ödemeler mahsup edildiğinde 395.018,5 TL bakiye asıl alacak ve 17.907,50 TL haricen tahsil harcıyla birlikte toplam 412.926,00 TL alacak için borçlunun haksız itirazının iptali ve icra inkar tazminatı ile sorumlu tutulması için mahkemenizde dava açma zorunluluğu doğduğunu, bu nedenle fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla ve yukarıda belirtilen nedenlerle davalının; borca ve ferilerine itirazının iptaline, takibin devamına, davalının borca haksız itirazı nedeniyle asıl alacağın %20 oranında inkâr tazminatına, arabuluculuk safhasında avukatla temsil edildiğinden arabuluculuk vekalet ücretinin de davalıdan tahsiline, yargılama giderleriyle ücreti vekâletin de davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMA/ Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; nitekim ilamsız icra takibine itiraz üzerine açılan “îtirazın iptali” davasında, yalnızca “itirazın iptali” istenebileceğini, ayrıca, kısmen veya tamamen “alacağın tahsili” istenemeyeceğini, bir başka anlatımla, aynı davada hem “itirazın iptali” ve hem “alacağın tahsili” bir arada olmaz ve mahkemece de istek gibi karar verilemeyeceğini, kaldı ki icra takip tutarının tamamı için değil de, bir bölümü için harç yatırılmışsa, bu durum kısmi dava olarak nitelenemeyeceğini, Mahkeme “itirazın iptaline” karar verecekse, eksik harcın tamamlatılması gerekmekte olduğunu, müvekkil sigorta şirketi, davacıya olan borcunun tamamını ödemiş olup davacının iddia ettiği yönde ... 36. İcra Dairesi ...E. sayılı dosyasında itirazlarının iptaline ve icra takibinin devamına karar verilmesi davacının sebepsiz zenginleşmesine sebebiyet verececeğini, sebepsiz zenginleşmeye yönelik iyi niyetten uzak olan işbu davanın reddi gerektiğini, SDDK’nın 09.04.2025 tarihli kararı uyarınca müvekkil sigorta şirketinin temdit yetkisi kaldırıldığını, SEDDK kararı kapsamında ödemeler kamu otoritesi tarafından SEDDK’nın izin verdiği ölçüde yürütülmekte olup müvekkilİ şirketin ödemeler konusunda karar alma yetkisi bulunmadığını, bu durumda müvekkili sigorta şirketini, davacıya yapılan ödemesinde yaşanan gecikme kapsamında sorumlu tutmak hakkaniyete aykırılık teşkil edeceğini, kabul anlamına gelmemek kaydıyla sayın mahkemenizce müvekkil şirketin sorumlu olduğuna yönelik hüküm kurulacaksa dahi müvekkil şirketin mevcut durumu göz ardı edilmemesi gerektiğini, son zamanlarda müvekkil şirket uhdesinde yaşanan birtakım olaylardan ötürü ilgili ödemelerin/ hesap işlemlerinin denetimi SEDDK onayına bağlanmış olup davayı kabul anlamına gelmemek kaydıyla müvekkili şirket tarafından herhangi bir ödeme yapılacak olsa dahi kurum onayı olmadan ödemelerin gerçekleştirilmesinin mümkün olmadığından müvekkil şirketin işbu davanın açılmasına sebebiyet vermediği izahtan vareste olduğunu, Davacının işbu itirazın iptali davası açmasında hukuki bir yarar bulunmadığını, ... 23. İcra Dairesi ... E. sayılı dosyadaki icra takibine konu müvekkil sigorta şirketi nezdinde ... numaralı hasar dosyalarında yer alan faturalara dair davacıya ödeme yapıldığını, müvekkili sigorta şirketinin davacıya ödemesi gereken herhangi bir borcu veya sorumluluğu bulunmadığını, işbu davadan dolayı müvekkili şirketin faiz sorumluluğu bulunmadığını, tüm bu nedenlerle; haksız ve kötü niyetli olarak açılmış bulunan İtirazın iptali davasının reddine, takibin haksız ve kötü niyetli olan alacaklı hakkında takip konusu alacağın %20’sinden az olmamak üzere tazminata mahkûm edilmesine, davacı yanın ihtiyadi haciz talebinin reddine, yargılama giderleri, ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER VE GEREKÇE/
Dava, İİK m.67 kapsamında itirazın iptali davasıdır.
Dava konusu uyuşmazlığın, taraflar arasındaki 02.10.2023 anlaşmalı yetkili servis sözleşmesi kapsamında davacının ... 23. İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyası kapsamında talep edilen 8 adet hasarlı araca dair tamir tutarları yönünden neticeten 412.926,00 TL davalıdan alacaklı olup olmadığı alacaklı ise miktarının tespitine ilişkin olduğu anlaşılmıştır.
Mahkememiz █████/2025 tarihli duruşma ara kararı ile dosyanın mali müşavir bilirkişi ve otomotiv hususunda uzman bilirkişiye tevdi ile davacının takibe konu kalemler yönünden davalının sigortalısı olduğu araçlarının onarımına ilişkin iş emirleri, sigortalı taahhüt belgeleri, teslim, ibra ve temlik belgeleri ve taraf ticari defterleri üzerinde inceleme yapılarak takip kapsamında davacının davalıdan alacaklı olup olmadığının tespiti için bilirkişi rapor alınmasına karar verilmiştir.
Bu kapsamda mali müşavir bilirkişi ... ve makine mühendisi ...'ndan alınan █████/2026 tarihli bilirkişi raporunda özetle; sonuç olarak ... nolu hasar dosyasına ait 28.03.2025 tarihli, ... nolu 26.921,34 TL'lik ... adına düzenlenen fatura ve ... no.lu hasar dosyasına ait 04.04.2025 tarihli, ... no.lu 284.688,08 TL'lik ... adına düzenlenen 2 adet fatura toplamı 311.609,42 TL + İcra takibine konu edilen 8 adet faturanın işlemiş faizi: 83.367,71 TL = 394.977,13 TL davalının borçlu olduğu tespit edilmiştir.
Tüm dosya kapsamında yapılan değerlendirmede, taraflar arasında 02.10.2023 tarihli ...Servis Anlaşması imzalandığı, sözleşme süresinin 1 yıl olarak kararlaştırıldığı; davalının şirket, davacının servis olarak yer aldığı sözleşmenin konusunun davacının, davalı ile sigortalısı arasında düzenlenen Motorlu Kara Taşıtları Kasko Sigortası kapsamında teminat altına alınan aracın hasarlanması durumunda aracın onarım işlemini üstleneceği, davalının da sözleşme çerçevesinde davacıya ilgili hizmet ile ilgili onarım bedelini ödeyeceğinin kararlaştırıldığı anlaşılmıştır. Sözleşmenin 10. Maddesi uyarınca tebliğlerin genel evrak servisine iletilmek suretiyle de tebliğ edilmiş sayılacağı anlaşılmıştır.
Davacı tarafından sözleşmeye dayalı olarak yapılan onarımlar kapsamında davalının fatura bedellerinin ödenmemesinden kaynaklı ... 23. İcra Müdürlüğünün...Esas sayılı dosyasında davalı aleyhine takip başlattığı; davalı tarafından borca ve ferilerine itiraz edilmesi nedeniyle iş bu davanın açıldığı anlaşılmıştır. Davalı tarafından iş bu sözleşme ve faturalar kapsamında davacı tarafından verilen hizmetin inkar edilmediği, yalnızca ödemelerin SDDK kararıyla gerçekleştiğinden geç ödendiği yönünde savunma ileri sürdüğü anlaşılmıştır.
Taraf ticari defterleri üzerinde inceleme yapılmasına karar verildiği; mahkememiz ihtaratlı ara kararı uyarınca davacı tarafından HMK m.222 uyarınca defter inceleme gününde ticari defterlerin ibraz edildiği; davalı tarafın ticari defterlerin tamamını ibraz etmediği, 15.12.2025 tarihli davalı vekili beyan dilekçesinde özetle muavin kayıtlarını dosyaya ibraz ettikleri anlaşılmakla davalı tarafın ticari defter inceleme gün ve saatinde ticari defter ibrazından kaçındığı anlaşılmıştır. Davacı taraf ticari defterlerinin HMK m.222 usule uygun tutulduğu ve davacı lehine delil oluşturduğu anlaşılmıştır. Dosya kapsamında alınan bilirkişi raporunda tespitler dikkate alındığında davacının iş bu davaya konu talebinin davalı tarafından icra dosyasına yapılan ödemeler neticesinde 2 adet faturadan kaynaklanan 311.609,42 TL'lik borç tutarına ilişkin olduğu, iş bu faturaların ... nolu 284.688,08 TL ... adına yapılan onarım ile; ... nolu 26.921,34 TL ...adına yapılan onarıma ilişkin iş bu faturaların davalı cari hesap muavininde kayıtlı olduğu tespit edilmiştir. Davacının ticari defterlerinde kayıtlı olan iş bu faturalar yönünden davalının cari hesabında da iş bu fatura bedellerinin kayıtlı olduğu, iş bu faturalara ilişkin servis iş formlarının sunulduğu anlaşılmıştır.
Yargıtay (kapatılan) 19. HD ... Esas... Karar sayılı ilamında"...Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 28.03.2012 tarih ve...Esas, ... Karar sayılı ilamında da belirtildiği üzere; 6100 sayılı HMK'nın 219. (1086 sayılı HUMK’nın 326.) maddesine göre her iki taraf kendi ellerindeki vesikaları (belgeleri) mahkemeye ibraz etmek zorundadır. Bir davada ispat yükü kendisine ait olan tarafın, başka delillerle birlikte karşı tarafın ticari defterlerine de dayandığı, diğer anlatımla, delillerini karşı tarafın ticari defterlerine hasretmediği, dolayısıyla da, uyuşmazlığa 6100 sayılı HMK'nın 222/5. (6762 sayılı TTK’nın 83/2.) maddesindeki özel hükmün uygulanamayacağı durumlarda; karşı tarafın kendi defterlerini mahkemeye ibraz etmesi ya da bundan kaçınmasına bağlanması gereken hukuksal sonuçlar, HMK'nın m. 220 (HUMK'nın 330.) maddesindeki genel düzenlemelere tabidir. HMK'nın 220. (HUMK'nın 332.) maddesi, bir tarafın, mahkemece kendisine verilen süre içerisinde ilgili belgeyi ibraz etmemesi halinde, mahkemenin, o tarafın maksadını gözeterek, diğer tarafın o belgeye ilişkin açıklamasını kabul edebileceğini öngörmektedir. Önemle vurgulanmalıdır ki; HMK'nın 220. (HUMK'nın 332.) maddesindeki bu hüküm, taraflardan birinin delillerini salt karşı tarafın ticari defterlerine hasretmediği hallerde, ticari defterlerin mahkemeye sunulması bakımından da uygulanır. Diğer anlatımla, belirtilen bu durumda ticari defterler de, HMK m. 220. madde (HUMK'nın 330 ve sonraki maddeleri) anlamında “vesika” niteliğindedir. Öte yandan, ticari defterlerin ispat kuvvetini düzenleyen HMK'nın 222. (6762 sayılı TTK'nın 82.) maddesindeki hüküm, “I Kati delil” şeklindeki kenar başlığı ile birlikte değerlendirildiğinde ve aynı Kanun’un 1474. maddesi uyarınca kenar başlıklarının metne dahil bulunduğu da gözetildiğinde; ticari işlerden dolayı tacirler arasında çıkan uyuşmazlıklarda ticari defterlerin (maddede gösterilen koşulların mevcut olması kaydıyla), kesin delil niteliğinde bulunduğunu öngörmektedir. 6762 sayılı TTK'nın 69. vd. (6102 sayılı TTK'nın 64.) maddeleri uyarınca da defterlerini yöntemince tasdik ettirmeyen tacirin bu gibi defterleri lehine delil olamaz. Ancak kanuna uygun olarak veya olmayarak tutulmuş olan ticari defterlerin münderecatı, sahibi ve halefleri aleyhinde delil sayılır. (HMK. m. 222/4, 6762 sayılı TTK'nın 84,85) dikkate alındığında davacı tarafından tanzim edilen faturalar kapsamında davalı tarafından kabul edilmesi nedeniyle fatura bedellerinin kadri maruf olup olmadığında dair değerlendirilme yapılamaması önem arz etmemektedir. Davalı tarafında bu yönde savunması bulunmamaktadır. Davalı taraf ödeme gecikmelerinin SDDK kaynaklı olduğundan bahisle savunmada bulunulmuş ise sözleşmenin 4.2.3 maddesi uyarınca onarımlara ilişkin ödemelerin tüm evrakların tamamlanması ve onaylanması akabinde onay gününü takip eden gün ödeneceği; fatura tarihinden itibaren 30 günü aşmayacağı kararlaştırılmakla iş bu madde uyarınca basiretli tacir olarak ödeme yapması gerektiği açıktır.Davacı tarafından keşide edilen ihtarnamede bu hususta davaya konu fatura bedellerinin ödenmesi talep edildiğinden salt temerrüd halinde bahsedilemeyeceğinden 10. Maddenin 1. Fıkra 1. Cümle uyarınca takip öncesi davacının davalıya gönderdiği e mail yazışmalarında davalının 03.06.2025 tarihinde iş bu takibe konu fatura bedellerinin ödenmesinin ihtarın tebliğini takip eden ilk iş günü ödenmesinin talep edildiği bu durumda yukarıda izah olunan 10. Madde uyarınca davalının ihtarname kapsamında 05.06.2025 tarihinde temerrüde düştüğü anlaşılmıştır. Davacının takip kapsamında 26.921,34 TL asıl alacak ve 284.688,08 TL asıl alacak talep edebileceği; takibin 10.06.2025 tarihinde başlatıldığı anlaşılmakla 05.06.2025 - 10.06.2025 arası avans faizi talep edebileceği anlaşılmakla (Faiz = Alacak Tutarı × (Yıllık Faiz Oranı / 100) × (Gün Sayısı / 365) uyarınca 26.921,34 TL asıl alacak yönünden 159,50 TL işlemiş faiz; 284.688,08 TL asıl alacak yönünden 1.686,68 TL işlemiş faiz talep edebileceği anlaşılmıştır. Bu nedenle davacının davasının kısmen kabulüne, davalının ... 23. İcra Müdürlüğünün... Esas sayılı dosyasında itirazın 26.921,34 TL asıl alacak ve 159,50 TL işlemiş faiz ile 284.688,08 TL asıl alacak ve 1.686,68 TL işlemiş faiz üzerinden iptaline, takibin işbu miktar üzerinden takip talepnamesindeki şartlarla aynen devamına karar vermek gerekmiştir. Davalı taraf cari hesap muavin kayıtlarında yer alan iş bu fatura bedellerinin likit olduğundan toplam miktar üzerinden 313.455,60 TL'nin %20'si olan 62.691,12 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar vermek gerekmiştir.
Davacı her ne kadar kısmi ödemeye ilişkin 17.907,50 TL tahsil harcının da davalı tarafından iş bu dosya kapsamında ödenmesini talep etmiş ise de, davanın itirazın iptali davası olduğu, itirazın iptali davası; icra takibine sıkı sıkıya bağlı, itiraz üzerine duran icra takibinin devam edebilmesini sağlayan ve takip hukuku içinde olmakla birlikte, maddi hukuk ilişkisinin incelenerek uyuşmazlığı kesin hükümle sonuçlandıran bir dava olup; davanın takibe bağlılığı alacağın miktarı bakımından söz konusu olduğu gibi, alacağın kaynağı bakımından da geçerli olduğundan takip talebinde yer almayan 17.907,50 TL tahsil harcının dahil edilerek itirazın iptaline karar verilemeyeceğinden iş bu kalem yönünden de fazlaya ilişkin talebin reddine karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM
: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
Davacının davasının KISMEN KABULÜNE,
1-Davalının ... 23. İcra Müdürlüğünün ...Esas sayılı dosyasında itirazın 26.921,34 TL asıl alacak ve 159,50 TL işlemiş faiz ile 284.688,08 TL asıl alacak ve 1.686,68 TL işlemiş faiz üzerinden iptaline, takibin işbu miktar üzerinden takip talepnamesindeki şartlarla aynen devamına,
2-Alacak likit olduğundan 313.455,60 TL'nin %20'si olan 62.691,12 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
3-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi gereğince hesaplanan 21.412,15 TL karar harcının, peşin yatırılan 1.140,94 TL harçtan mahsubu ile noksan kalan 20.271,21 TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,
4-Davacı lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince kabul edilen miktar üzerinden hesaplanan 50.152,90 TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
5-Davalı lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince reddedilen miktar üzerinden hesaplanan 45.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine,
6-Davacı tarafından yapılan toplam 13.410,00 TL yargılama giderinden davanın kabul red miktar ve oranı göz önüne alınarak hesaplanan 10.179,64 TL yargılama giderinin ve 1.140,94 TL peşin harç ve 615,40 TL başvurma harcı toplamı 11.935,98 TL'nin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
7-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu m.18/A gereğince Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 4.600,00 TL arabuluculuk ücretinin davanın kabul ret oranına göre hesaplanması sonrası 3.491,89 TL'nin davalıdan, 1.108,11 TL'nin davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına, tahsilat ve gereği için Mahkeme Yazı İşleri Müdürlüğünce ilgili vergi dairesine müzekkere yazılmasına,
8-Taraflarca yatırılan bakiye gider avansının kararın kesinleşmesi halinde yatırana iadesine,
Dair taraf vekillerinin yüzüne karşı HMK'nun 341/1 vd. maddeleri uyarınca gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize ya da mahkememize gönderilmek üzere başka yer mahkemesine istinaf dilekçesi sunulmak ve istinaf başvurma ve karar harcı ile istinaf gider avansı yatırılmak suretiyle, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi İlgili Hukuk Dairesince incelenmesi için tarafların istinaf kanun yoluna başvuru hakkı açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup anlatıldı. █████/2026
KATİP
¸e-imzalıdır
HAKİM
¸e-imzalıdır

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!