Anahtar kelimeler: Ödememiş Davadavacı Doğmuştur Tamirat Ekstresinde Davalıborçlu Ştine Yedek Tamir Davalıborçludan

T.C.

İSTANBUL
1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO
: ████████ Esas
KARAR NO
: ████████
DAVA
: İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ
: █████/2025
KARAR TARİHİ
: █████/2026
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:
DAVA/Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, müvekkilimiz ile davalı-borçlu şirket arasında araçlarının tamir ve bakım hizmetlerinden kaynaklı bir ticari ilişki doğmuştur. davalı-borçlu şirket ... Ltd. Şti.’ne ait ... plakalı aracının ve ... plakalı aracının muhtelif yedek parça ve tamirat işlemlerine yönelik hizmet verilmiş olup işbu hizmetlerden kaynaklı olarak müvekkilimizin davalı-borçludan 286.325,64 TL alacağı bulunduğu; davalı-borçlu, müvekkil şirketten almış olduğu tamir işçilik bedelleri ve malzemelerin bedelini ödememiş olup işbu ödenmeyen bedel müvekkilin cari hesap ekstresinde ödenmeyen borç miktarı olarak 268.466,40 TL olarak tespit edildiği neticeten ... 31. İcra Müdürlüğü’nün ...E. sayılı dosyasına yapılan itirazın iptaline, takibin devamına, asıl alacak miktarı üzerinden % 40’dan az olmamak üzere icra inkâr tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ticari faiz ve ücreti vekâletin karşı tarafa yüklenmesine karar verilmesini talep ettiği anlaşılmıştır.
SAVUNMA/Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle, ... 1. Asliye Ticaret Mahkemesi... Esas sayılı dosyasında konkordato talep edildiği; davacının taleplerini kabul etmemekle zamanaşımı itirazının bulunduğu; müvekkil ile aralarında ticari ilişki bulunmadığı; neticeten haksız ve mesnetsiz davanın reddine, vekalet ücreti ve yargılama giderlerinin davacı tarafa tahmiline karar verilmesini talep ettiği anlaşılmıştır.
DELİLLER VE GEREKÇE/
Dava, İİK m.67 kapsamında itirazın iptali davasıdır.
Dava konusu uyuşmazlığın, davacının ... 31. İcra Müdürlüğü’nün ... E. sayılı dosyası kapsamında davalıdan alacaklı olup olmadığı; alacaklı ise alacaklı olduğu miktarın tespitine ilişkin olduğu anlaşılmıştır.
Mahkememizin █████/2025 tarihli celse ara kararı uyarınca 6100 sayılı HMK m.222/1 gereği 2024 ve 2025 yılı taraf ticari defter ve belgeleri üzerinde inceleme yapılacağından, taraflara m. 220/1 kapsamında ticari defterlerini bilirkişiye yerinde inceleme yetkisi verilerek ibraz etmelerinin istenilmesine, kabul edilebilir bir mazereti olmadan defterlerini inceleme günü ibraz etmeyen tarafın m.222/3 kapsamında defterlerini ibrazdan kaçındığının ve defterlerini ibraz eden tarafın defter kayıtlarının m.222/2'de öngörülen şartları taşıması halinde ibraz edilen defter kayıtlarının ibraz eden taraf lehine delil olarak kabul edileceğinin ihtarına karar verildiği; 02.04.2026 tarihli bilirkişi raporunda özetle, davacı/alacaklı “...” araç tamir ve bakım hizmetleri sektöründe çalışmakta olup müşterilerinin araçlarının tamirlerini, ekipman ve diğer ihtiyaçlarını karşılamaktadır. Davalı/borçlu “... Ltd. Şti”.nin araçlarının tamir ve bakım hizmetlerinden kaynaklı aralarında bir ticari ilişki doğmuştur. Davacı/alacaklının sunduğu cari hesap ekstresine göre; Davalı/borçlu ... Şti.'nin 31.12.2025 tarihli cari hesap ekstresinde 292.000,80 TL borçlu olduğu görülmüştür. Davacının/alacaklının yasal defterinden teyit edilmiştir. Dava konusu alacağı doğuran 17.12.2024 tarih, ... nolu 195.986,40 TL” lik fatura ve 15.01.2025 tarih, ... nolu 72.480,00 TL'lik faturalar davalının yasal defterinden incelenerek kayıtlı olduğu teyit edilmiştir. Sonuç olarak; Dava konusu tutarın bu 2 adet faturanın bakiyesinden kaynaklanmış olduğu ve davacının 31.12.2025 tarihi itibariyle 268.466,40 TL alacaklı olduğu görülmüştür. BA/BS formlarına göre değerlendirme davalı şirket ... Sanayi Ticaret Ltd. Şti'nin ... Defterdarlığı ... Vergi Dairesi Müdürlüğü'nden alınan “Karşılaştırmalı Alış-Satış Analizi formuna”göre ;2024 yılında Ba formundaki beyanına göre; Davacı/alacaklı ...'dan “Alınan Mal ve hizmetlerin toplam bedeli (KDV hariç) : 868.059,00 TL” olarak beyan edilmiş ve davalı firma ile mutabık olduğu görülmüştür. Sonuç olarak; davacı/alacaklı ... ile davalı/borçlu şirket ...Ltd. Şti.2024 yılında Ba/BS formunda beyan ettikleri “Mal Alış/satış tutarlarında”karşılıklı olarak mutabakat sağladıkları" tespit edilmiştir.
Tüm dosya kapsamında yapılan değerlendirmede, davacı tarafından davalı aleyhine ... 31. Müdürlüğü'nün ...Esas sayılı takip dosyasında 195.986,40 TL asıl alacak ve 14.406,59 TL işlemiş faiz ve 72.480,00 TL asıl alacak ve 3.812,65 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 286.325,64 TL üzerinden takip başlatıldığı; davalının borca ve ferilerine itiraz etmesi üzerine iş bu davanın açıldığı anlaşılmıştır. Takibe dayanak belgeler dikkate alındığında 195.986,40 TL asıl alacağın ...plakalı araca, 72.480,00 TL asıl alacağın ise... plakalı araca ilişkin olduğu anlaşılmıştır.
Davacı iş bu faturalardan kaynaklı alacak talebine ilişkin davacının ticari ilişki varlığını, davalının kabul etmediği ve davacıdan ticari hizmet almadığı savunması yönünden taraf ticari defterleri üzerinde yapılan incelemede dava konusu alacağı doğuran 17.12.2024 tarih, ... nolu 195.986,40 TL fatura ve 15.01.2025 tarih, ... nolu 72.480,00 TL faturaların davalının yasal defterinden incelenerek kayıtlı olduğu; davacının 31.12.2025 tarihi itibariyle 268.466,40 TL alacaklı olduğu; ba- bs formlarında tarafların mutabık oldukları anlaşılmıştır.
Davalı her ne kadar haklarında konkordato kararı verilmesinden bahisle ...1. Asliye Ticaret Mahkemesi ...Esas sayılı dosyasında konkordato talep edildiği yönünden yapılan itiraz dikkate alındığında uyap sisteminde yapılan incelemede konkordato tasdiki talepli davanın 20.05.2025 tarihinde açıldığı; davaya konu takibin ise 14.04.2025 tarihinde başlatıldığı bu nedenle takip başlatılmasına engel teşkil etmeyeceği anlaşılmıştır.
Yargıtay (kapatılan) 19. HD ... Esas...Karar sayılı ilamında"...Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 28.03.2012 tarih ve ... Esas, ...Karar sayılı ilamında da belirtildiği üzere; 6100 sayılı HMK'nın 219. (1086 sayılı HUMK’nın 326.) maddesine göre her iki taraf kendi ellerindeki vesikaları (belgeleri) mahkemeye ibraz etmek zorundadır. Bir davada ispat yükü kendisine ait olan tarafın, başka delillerle birlikte karşı tarafın ticari defterlerine de dayandığı, diğer anlatımla, delillerini karşı tarafın ticari defterlerine hasretmediği, dolayısıyla da, uyuşmazlığa 6100 sayılı HMK'nın 222/5. (6762 sayılı TTK’nın 83/2.) maddesindeki özel hükmün uygulanamayacağı durumlarda; karşı tarafın kendi defterlerini mahkemeye ibraz etmesi ya da bundan kaçınmasına bağlanması gereken hukuksal sonuçlar, HMK'nın m. 220 (HUMK'nın 330.) maddesindeki genel düzenlemelere tabidir. HMK'nın 220. (HUMK'nın 332.) maddesi, bir tarafın, mahkemece kendisine verilen süre içerisinde ilgili belgeyi ibraz etmemesi halinde, mahkemenin, o tarafın maksadını gözeterek, diğer tarafın o belgeye ilişkin açıklamasını kabul edebileceğini öngörmektedir. Önemle vurgulanmalıdır ki; HMK'nın 220. (HUMK'nın 332.) maddesindeki bu hüküm, taraflardan birinin delillerini salt karşı tarafın ticari defterlerine hasretmediği hallerde, ticari defterlerin mahkemeye sunulması bakımından da uygulanır. Diğer anlatımla, belirtilen bu durumda ticari defterler de, HMK m. 220. madde (HUMK'nın 330 ve sonraki maddeleri) anlamında “vesika” niteliğindedir. Öte yandan, ticari defterlerin ispat kuvvetini düzenleyen HMK'nın 222. (6762 sayılı TTK'nın 82.) maddesindeki hüküm, “I Kati delil” şeklindeki kenar başlığı ile birlikte değerlendirildiğinde ve aynı Kanun’un 1474. maddesi uyarınca kenar başlıklarının metne dahil bulunduğu da gözetildiğinde; ticari işlerden dolayı tacirler arasında çıkan uyuşmazlıklarda ticari defterlerin (maddede gösterilen koşulların mevcut olması kaydıyla), kesin delil niteliğinde bulunduğunu öngörmektedir. 6762 sayılı TTK'nın 69. vd. (6102 sayılı TTK'nın 64.) maddeleri uyarınca da defterlerini yöntemince tasdik ettirmeyen tacirin bu gibi defterleri lehine delil olamaz. Ancak kanuna uygun olarak veya olmayarak tutulmuş olan ticari defterlerin münderecatı, sahibi ve halefleri aleyhinde delil sayılır. (HMK. m. 222/4, 6762 sayılı TTK'nın 84,85)
Öte yandan, YİBBGK'nın 27.06.2003 tarih ve ... E., ... K. sayılı ilamında açıklandığı üzere; Bir faturayı alan kişi aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde faturanın içerdiği bilgilere itiraz etme hakkına sahiptir. Aksi taktirde faturanın içeriğini kabul etmiş sayılır. (Dava tarihinde yürürlükte olan 6762 sayılı TTK md. 23/2). Bu hüküm, fatura içeriğinden kabul edilen hususlara ilişkin olarak, faturayı düzenleyenin lehine; adına fatura düzenlenenin aleyhine bir karine getirmektedir. Bu karine, faturanın ispat gücüne yönelik bir düzenlemeyi ortaya koymaktadır. Diğer anlatımla, fatura, düzenleyen aleyhine delil olduğu gibi, kendisi faturayı düzenlemediği halde tebliğinden itibaren sekiz gün içinde itiraz etmeyen aleyhine de delil olabilecektir. Faturanın adına tanzim edilen aleyhine ispat vasıtası olması, yani, faturayı alan kişinin fatura kendinden sadır olmamakla birlikte aleyhine delil teşkil etmesi TTK'nın 23. maddesinin 2. fıkrasında düzenlenen ve yukarıda ayrıntısı açıklanan bu karineden kaynaklanmaktadır. Buna göre; fatura düzenleyen tacirin anılan karineden yararlanabilmesi için fatura tanzim edenle, adına fatura tanzim edilen arasında akdi ilişki bulunması, faturanın akdin ifasıyla ilgili olarak düzenlenmesi gerekir. Fatura sözleşmenin kurulması safhasıyla ilgili olmayıp ifasına ilişkin olduğundan öncelikle temel bir borç ilişkisinin bulunması gerekir. TTK'nın 23. maddesinin 2 ve 3. fıkrasındaki karine aksi ispat edilebilen adi bir karinedir. İkinci fıkra gereği sekiz gün içinde faturaya itiraz edilmesi durumunda fatura münderecatının doğru olduğunu faturayı düzenleyen tacirin ispat etmesi gerekir. Taraflar arasında bu tür bir sözleşme ilişkisi yoksa, düzenlenen belge fatura değildir. Bu belge, belki icap olarak kabul edilebilir ki, buna itiraz edilmemesi, anılan 23/2. madde hükmü anlamında sonuç doğurmaz. Öte yandan, sadece faturanın tebliğ edilmiş olması akdi ilişkinin varlığını ispatlamaz. Karşı tarafın akdi ilişkiyi inkâr etmesi halinde tacir, öncelikle akdi ilişkiyi başkaca delillerle ispatlamalıdır. Akdi ilişkinin ispatlanamaması halinde faturanın anılan fonksiyonundan yararlanma imkanı yoktur. Faturanın ispat aracı olması, ancak niteliği gereği faturaya geçirilmesi gereken bilgiler (olağan içerik) hakkında geçerlidir. Sözleşmenin ifa safhasıyla ilgili olarak düzenlenen faturanın şekli ve kapsamının ne olması gerektiği konusunda, Türk Ticaret Kanunu'nda özel bir hüküm bulunmamakta, anılan yasanın 23. maddesinde neyi ifade ettiği açıklanmaksızın faturanın münderecatından söz edilmektedir. Faturanın zorunlu içeriği ve şekil şartlarına ilişkin ayrıntılı düzenleme Vergi Usul Kanunu'nda yer almaktadır. Faturanın olağan içeriği, akdin ifası ile ilgili hususlarla sınırlıdır (VUK.m.230). Dolayısıyla, faturanın içeriği, faturanın bu temel niteliğine uygun olmadığı taktirde, sekiz günlük itiraz süresinin geçirilmesi bu hususları yazılı delil haline getirmez. Faturaya itiraz, faturanın teslim alındığı tarihten itibaren sekiz gün içinde yapılmalıdır. İtirazın sekiz gün içinde karşı tarafa varması şart değildir. Sekiz günlük süre, hak düşürücü süre veya zamanaşımı süresi değildir. Sadece ispat yükünün yer değiştirmesi açısından önem taşır. Sekiz günlük süre içinde itiraz edildiği taktirde, fatura içeriğinin sözleşmeye uygun olduğunu ispat külfeti faturayı veren tarafa ait iken, sekiz günlük sürenin geçmesinden sonra itiraz edilmesi halinde, fatura içeriğinin sözleşmeye uygun olmadığını ispat külfeti faturayı alan tarafa ait olur. Faturayı alan her türlü delille bu külfeti yerine getirebilir. (Geniş bilgi için Bkz: Prof. Dr. Sami Karahan, Ticari İşletme Hukuku, 23. Baskı, Eylül 2012, Konya; Sh 111 vd.) Faturanın karşı tarafa usulüne uygun tebliğ edildiğini kanıtlama yükümlülüğü faturayı gönderen tarafta olup, faturayı gönderenin bu hususu kanıtlaması halinde, bu kez, TTK'nın 23/2. maddesinde yazılı 8 günlük yasal süre içerisinde faturaya itiraz ve iade ettiğini kanıtlama yükümlülüğü ise, karşı tarafa aittir. TTK'nın 23/2. maddesi uyarınca tebliğe rağmen faturayı süresinde itiraz ve iade etmeyerek, ticari defterlerine borç kaydeden tacir, fatura münderecatını aynen kabul etmiş ve faturayı gönderen taraf, faturaya dayalı bu alacağının varlığını HMK'nın 222. maddesi (TTK'nın 84. ve 85. maddeleri) uyarınca ispatlamış olur.
Faturaların tebliğ edildiğinin ve 8 günlük itiraz süresi içerisinde itiraza uğramadığının tespiti halinde, fatura içeriklerini taraflar arasındaki hukuki ilişkiye uygun olduğunun davacı tarafça kanıtlanmış olduğunun kabulü gerekli olup; bunun aksinin yani faturaların içeriğinin sözleşmeye uygun olmadığının kanıt yükünün bu kez davalıya geçtiği kabul edilmelidir. Faturaların tebliğ edildiğinin davacı tarafça kanıtlanamaması ya da kanıtlanıp da iade edildiğinin davalı tarafça kanıtlanması halinde davalı tarafça davacının hizmet vermediği savunulduğuna göre, faturaya konu hizmetin verildiğinin davacı tarafça kanıtlanması; davalının faturaları tebliğ alıp süresinden sonra iade etmesi halinde de faturanın davalı tarafça gönderilmesi şeklindeki icabı davalının (faturayı defterine kaydetmemek ve sözleşme ilişkisini inkâr etmek suretiyle), kabul etmemesi halinde hizmetin verildiğini davacının kanıtlaması gerekeceği gözetilmelidir." dikkate alındığında davacının takip kapsamında talep edilen faturalar yönünden faturaların tebliğ edildiğinin ve 8 günlük itiraz süresi içerisinde itiraza uğramadığı, davalının ticari defterlerinde kayıtlı olan ve vergi dairesine bildirilen fatura içeriklerini taraflar arasındaki hukuki ilişkiye uygun olduğunun davacı tarafça kanıtlanmış olduğu; aksinin yani faturalar kapsamında davacının hizmet vermediği savunmasını davalının ispatlayamadığı anlaşılmıştır. Bu nedenle davacının takibe dayanak 195.986,40 TL ve 72.480,00 TL fatura bedellerini talep edebileceği anlaşılmakla davacının davasının kısmen kabulüne,Davalının ... 31. Müdürlüğü'nün ...Esas sayılı takip dosyasında itirazının 195.986,40 TL ve 72.480,00 TL asıl alacak üzerinden iptaline, takibin iş bu miktar üzerinden takip talepnamesindeki şartlarla aynen devamına, karar vermek gerekmiştir.
Davacının takip kapsamında her iki fatura yönünden işlemiş faiz talep etmiş ise de davalının takip öncesi temerrüde düşürülmediği için işlemiş faiz talep edemeyeceği anlaşılmıştır. Davalının ticari defterlerinde kayıtlı olan ve vergi müdürlüğüne bildirilen fatura bedelleri likit olduğundan 195.986,40 TL ve 72.480,00 TL asıl alacak toplamı 268.466,40 TL'nin %20 olan 53.693,28 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM
: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
Davacının davasının kısmen kabulüne,
1-Davalının ... 31. Müdürlüğü'nün ...Esas sayılı takip dosyasında itirazının 195.986,40 TL ve 72.480,00 TL asıl alacak üzerinden iptaline, takibin iş bu miktar üzerinden takip talepnamesindeki şartlarla aynen devamına, fazlaya ilişkin talebin reddine
2-Alacak likit olduğundan 268.466,40 TL'nin %20 olan 53.693,28 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine
3-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi gereğince hesaplanan 18.338,93 TL karar harcının, peşin yatırılan 3.458,10 TL harçtan mahsubu ile noksan kalan 14.880,83 TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,
4-Davacı lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince kabul edilen miktar üzerinden hesaplanan 45.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
5-Davalı lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince reddedilen miktar üzerinden hesaplanan 17.859,24 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine,
6-Davacı tarafından yapılan toplam 6.135,00 TL yargılama giderinden davanın kabul red miktar ve oranı göz önüne alınarak hesaplanan 5.752,33 TL yargılama giderinin ve 3.458,10 TL peşin harç ve 615,40 TL başvurma harcı toplamı 9.825,83 TL'nin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
7-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu m.18/A gereğince Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 4.600,00 TL arabuluculuk ücretinin davanın kabul ret oranına göre hesaplanması sonrası 4.313,08 TL'nin davalıdan, 286,92 TL'nin davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına, tahsilat ve gereği için Mahkeme Yazı İşleri Müdürlüğünce ilgili vergi dairesine müzekkere yazılmasına,
8-Taraflarca yatırılan bakiye gider avansının kararın kesinleşmesi halinde yatırana iadesine,
Dair davacı vekilinin yüzüne karşı HMK'nun 341/1 vd. maddeleri uyarınca gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize ya da mahkememize gönderilmek üzere başka yer mahkemesine istinaf dilekçesi sunulmak ve istinaf başvurma ve karar harcı ile istinaf gider avansı yatırılmak suretiyle, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi İlgili Hukuk Dairesince incelenmesi için tarafların istinaf kanun yoluna başvuru hakkı açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup anlatıldı. █████/2026
Katip Hakim
¸e-imzalıdır ¸e-imzalıdır

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!