Anahtar kelimeler: Bam Sinai Sınai İstemli Fikri Başkan Katip Haklar Layihalar Tecavüzün

T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 20. HUKUK DAİRESİ

T.C.
ANKARA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
20. HUKUK DAİRESİ
ESAS NO
: ████████
KARAR NO
: ████████
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
K A R A R
BAŞKAN
: ... ...
ÜYE
: ... ...
ÜYE
: ... ...
KATİP
: ... ...
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ
: ANKARA 3. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ
: █████/2023
NUMARASI
: ████████ E. - ████████ K.
DAVANIN KONUSU
: Marka (Tecavüzün Tespiti İstemli)
Taraflar arasında görülen davada Ankara 3. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesince verilen █████/2023 tarih ve ████████ E. - ████████ K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davalı tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ
: Davacı vekili, müvekkilinin T/00983, ██████████, ███████████, ███████████, ██████████, ███████████ ve ██████████ sayılı markaların sahibi olduğunu, dünyada en çok bilinen markalardan biri olmasının yanı sıra küresel moda dünyasında söz sahibi bir lifestyle markası olarak tanındığını, davalıya ait işletmede müvekkilinin marka haklarına tecavüz teşkil eden taklit nitelikteki ürünlerin satışa sunulduğunu ileri sürerek, müvekkilinin marka haklarına tecavüz teşkil eden satışa sunulan veya ticari amaçla elde bulundurulan taklit nitelikteki ürünlerin muhafaza altına alınmasını, davalının eylemlerinin 6769 sayılı SMK'nın 29 ve 149/1-a hükümleri uyarınca müvekkilinin marka haklarına tecavüz teşkil ettiğinin tespitini, SMK'nın 149/1-c hükmü uyarınca vekil edenin marka haklarına yönelik ihlalin durdurulmasını, SMK'nın 149/1-d hükmü uyarınca vekil edenin marka haklarına tecavüz teşkil eden taklit nitelikteki ürünlere el konulmasını talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkiline ait mağazadan alınan ve davacı tarafça dava dilekçesinde sunulan ürünün yalnız fotoğrafı incelendiğinde bile, markaya ait ürünlerle arasında çok bariz farklar olduğunun görüldüğünü, ürünün üzerinde davacı firmanın ürünlerinde kullandığı bir baskının yer almasının tek başına marka hakkına tecavüzün varlığına delil olmayacağını savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
: Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, dilekçe ekinde görseline yer verilen ve işyerinden önceden alındığı belirtilen ürün örneğinin bir adet sweatshirt olduğu, ön yüzünde beyaz renklerle "..." ibaresinin markasal olarak kullanıldığı, fiş slibinde "..." isminin bulunduğunun tespit edildiği, davalının adresinde yapılan delil tespiti işlemi neticesinde ibraz edilen bilirkişi raporunda, tespite konu iş yerinin kıyafet satan bir mağaza olduğunun, girişte sağ tarafta “...” markalı tshirt (2 adet) ve mağazanın iç kısmında “...” markalı sıfır yaka sweatshirt (toplam 11 adet) ve “...” markalı muhtelif renklerde kapüşonlu sweatshirt (10 adet) bulunduğunun, tespite konu ürünlerin mağazada askılarda ve/veya katlanmış olarak stantlarda ticari alanda bulunduğunun ve ürünlerin ticari işleme konu edildiği/satışa sunulduğunun, tespite konu ürünlerin herhangi bir yerinde ürünlerin orijinalliğini işaret eden veya geçmişini sorgulamaya yarayan hologram, bandrol, QR kodu veya güvenlik şeridi bulunmadığının, orijinal ürünlerle dikiş, kesim vb unsurlar bakımından da farklılık olduğunun, bu sebeple ürünlerin orijinal olmadıklarının tespit edildiği, davalının markasal kullanımı ile davacı adına tescilli markanın benzerlik düzeyi ile mal ve hizmetlerin benzerlik düzeyi beraber değerlendirilince ilişkilendirilme ihtimali dahil karışıtırılma ihtimalinin var olduğu, davacı adına ██████████, ███████████, ██████████ sayıları ile tescilli markalarının eşya listesinde bilirkişi tarafından incelenen “sıfır yaka sweatshirt”, “kapüşonlu sweatshirt” ve “t-shirt” malları ile aynı veya aynı tür malların yer aldığı, tespite konu ürünler üzerinde kullanılan işaretlerin davacı adına ██████████ numarasıyla tescilli markası ile benzer olduğu, ███████████ sayısı ile tescilli, ██████████ sayısı ile tescilli markalarının aynısı/ayırt edilemeyecek derecede benzeri olduğu, tüketicilerin aynı/ayırt edilemeyecek derecede benzer veya benzer markalar karşısında iltibas yaşamasının kaçınılmaz olduğu, davalının tespite konu ürünler üzerindeki kullanımının markasal kullanım olduğu ve bu markasal kullanım ile marka sahibi arasında idari veya ekonomik anlamda bir bağlılığın/ilişkinin bulunduğu yönünde bir izlenimin oluşabileceği, davalının iş yerinde tespit edilen “sıfır yaka sweatshirt” (toplam 11 adet), “kapüşonlu sweatshirt” (10 adet) ve “t-shirt” (2 adet) ürünleri ile davacı vekilinin sunduğu 1 adet t-shirt üzerinde kullanılmış olan “...” ve “...” markalarının davacı adına ██████████ “...”, ██████████ “... ...”, ███████████ “...”, ██████████ “...” tescilli markalarından doğan hakları ihlal ettiği gerekçesi ile davanın kabulüne, davalıya ait iş yerinde tespit edilen "sıfır yaka sweatshirt" (toplam 11 adet), "kapüşonlu sweatshirt" (10 adet) ve "t-shirt" (2 adet) ürünleri ile davacı vekilinin dosyaya sunduğu "t-shirt" (1 adet) üzerindeki "..." ve "..." ibareli markasal kullanımların, davacıya ait ██████████, ██████████, ██████████ sayılı markaları hakkına tecavüz oluşturduğunun tespitine, davalı yanın marka hakkına tecavüz eylemlerinin durdurulmasına, davalının marka hakkına tecavüz oluşturduğu tespit edilen "sıfır yaka sweatshirt" (toplam 11 adet), "kapüşonlu sweatshirt" (10 adet) ve "t-shirt" (2 adet) ürünlere el konulmasına, dosyaya kazandırılan █████/2023 havale tarihli bilirkişi raporunun kararın icrası aşamasında dikkate alınmasına karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
: Davalı şirket vekili istinaf başvuru dilekçesinde, müvekkilinin mağazasından satın alındığı iddia edilen ürüne dayanarak, satın alınan ürünün üzerindeki yazı sebebiyle marka hakkına tecavüz fiilinin oluştuğu iddiasının doğru olmadığını, müvekkiline ait mağazadan alınan ve davacı tarafça dava dilekçesinde sunulan ürünün yalnız fotoğrafı incelendiğinde bile, markaya ait ürünlerle arasında çok bariz farklar olduğunun aşikar olduğunu, ürünün üzerinde, davacı firmanın ürünlerinde kullandığı bir baskının yer almasının tek başına marka hakkına tecavüzün varlığına delil olmadığını, müvekkilinin mağazasından alındığı iddia edilen bahsi geçen ürünlerle davacı firmanın ürünlerinin halk tarafından karıştırılma ihtimali bulunmadığını, bilirkişi raporunun hükme esas alınamayacağını ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
GEREKÇE
: Dava, marka hakkına tecavüzün tespiti istemine ilişkindir.
İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, dosya kapsamında bulunan delillere ve davalının dava konusu ürünleri iş yerinde bulundurduğu yönündeki kabulüne göre, davalının ticari amaçla elinde bulundurduğu ürünlerin üzerinde bulunan markalar ile davacının tescilli markalarının kapsamlarının ve ibarelerinin benzer olduğu, tüketicilerin benzer markalar karşısında iltibas yaşayacağı, davacının tescilli markalarından doğan haklarının ihlal edildiği, davalının satışa arz ettiği/bulundurduğu ürünlerin orijinalliğine ya da lisanslı olduğuna dair herhangi bir ispat aracı sunmadığı anlaşılmakla, davalı vekilinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir.
HÜKÜM
: Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere;
1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,
2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 732,00-TL maktu istinaf karar ve ilam harcından, davalı tarafından istinaf başvurusunda yatırılan 427,60-TL istinaf karar ve ilam harcının mahsubu ile bakiye 304,40-TL'nin davalıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına,
3-İstinaf aşamasında davalı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davalı uhdesinde bırakılmasına,
4-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile █████/2026 tarihinde HMK 361. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere karar verildi.
GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH
: █████/2026
Başkan
...
Üye
...
Üye
...
Katip
...

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!