Anahtar kelimeler: Bilinirliğe Özetledavacı Yazma Satımdan Güvenilirliğe Sektöründe Nakliye Esaskarar Pazarlama Ferilerine

T.C. ANKARA 14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: ████████ Esas - ███████

T.C.
ANKARA
14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO
: ████████ Esas
KARAR NO
: ███████
DAVA
: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ
: █████/2025
KARAR TARİHİ
: █████/2026
KARAR YAZMA TARİHİ
:12.02.2026
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:
DAVA DİLEKÇESİ
: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;Davacı müvekkilin inşaat- emlak- otomobil- petrol- nakliye- pazarlama - sanayi sektöründe belli bir bilinirliğe ve güvenilirliğe sahip olduğunu, Müvekkil ile davalı/ borçlu arasındaki ticari ilişkiye dayanan cari hesap alacaklarının ödenmemesi nedeniyle ... ..... .... E. Numaralı dosyası ile ilamsız icra takibi başlatıldığını, söz konusu takibe, borca ve tüm fer'ilerine süresi içinde davalı tarafından 06.08.2024 tarihinde itiraz edilmiş ve iş bu itiraz sonucu takip icra müdürlüğü tarafından durdurulduğunu, Öncelikle başlatılan takipte istenen asıl alacağın tamamen yasal ve hukuka uygun olduğunu, borçlunun bu
nedenle yapmış olduğu itirazın kabul edilebilmesi mümkün olmadığını, söz konusu faturaya; noter aracılığıyla veya iadeli taahhütlü mektup ya da telgrafla itiraz etmeyen davalı/borçlu tarafın, TTK'nın 21/2.md. hükmü gereğince fatura ve içeriğini kabul etmiş sayılması gerektiğini, takibe ve davaya konu faturanın ERM2024000000043 seri numaralı 21.05.2024 tarihli olduğunu, faturanın içeriğine usule uygun şekilde itiraz etmeyip faturaya ilişkin başlatılan ız ederek takibin durdurulmasına sebebiyet veren davalı/borçlunun, takibi sürüncemede bırakarak müvekkilin alacağına kavuşmasını geciktirme niyetinde olduğu alenen ortada olduğunu, İİK md:█████ "Bu davada borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse borçlu; takibinde haksız ve kötü niyetli görülürse alacaklı; diğer tarafın talebi üzerine iki tarafın durumuna, davanın ve hükmolunan şeyin tahammülüne göre, ret veya hükmolunan meblağın yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere, uygun bir tazminatla mahküm edilir." hükmü gereğince davalının bu kötü niyeti karşısında icra inkâr tazminatı da talep etme zorunluluğu doğduğunu, Huzurdaki davaya konu alacağa ilişkin olarak tarafların Türk Ticaret Kanunu hükümleri gereği ticari faaliyet ifa etmekte olduklarının açık olduğunu, bu yüzden faiz takdirinin ve borcun ifası gibi durumların tamamen Ticaret Kanunu hükümlerine göre belirlenmesi gerektiğini, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu 10. Maddesine göre; ticari bir borcun faizi, vadenin bitiminden ve belli bir vade yoksa ihtar gününden itibaren işlemeye başlayacağını, ayrıca avans faizi istenebilmesi için borç! ile ilgili olmasının yeterli olduğunu, uyuşmazlık konusunda her iki tarafın da tacir olduğu göz önünde bulundurulursa avans faizi evleviyetle istenebileceğini, Yukarıda arz ve izah edilen nedenler ve Mahkemenizce re'sen dikkate alınacak sair nedenler doğrultusunda fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydıyla; haksız ve mesnetsiz itirazın iptalini, takibin 120.000,00 TL anapara, faizi ve ferileri ile kaldığı yerden devamını, asıl alacağın %20'sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin de davalı/borçlu taraf üzerinde bırakılmasını Talep ve dava etmiştir.
Davalı tarafından dosyaya cevap verilmemiştir.
DAVANIN NİTELİĞİ VE UYUŞMAZLIK
:Davanın, taraflar arasındaki ticari hizmet satım ilişkisi kapsamında davacının davalıya hizmeti karşılığı kesmiş olduğu faturalardan ve cari hesaptan kaynaklı alacağın tahsili için başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkin olduğu görüldü. Mahkememiz yetkisine itiraz edilmemiştir.
Taraflar arasındaki uyuşmazlığın; davalı tarafından davaya cevap verilmediğinden dava dilekçesindeki tüm hususlar uyuşmazlık konusu olmakla birlikte, özellikle davacının takibe konu ettiği fatura karşılığı malları teslim edip etmediği, hizmetin yerine getirilip getirilmediği, davacının takibe konu alacağının olup olmadığı, alacak varsa miktarı, davalının takibe itirazda haklı olup olmadığı, icra inkar tazminatı şartlarının oluşup oluşmadığı, faizin başlangıcı ve oranına ilişkin olduğu tespit edilmiştir.
DELİLLER
:Ankara 5. Genel İcra Müdürlüğüne yazılan müzekkereye cevap verildiği ilgili icra dosyasının uyap sistemi üzerinden gönderildiği, █████/2023 tarihinde ödeme emrinin borçluya tebliği üzerine, davalı borçlu vekili tarafından takibe itiraz ettiği, itirazın ve davanın süresinde olduğu anlaşıldı.Tarafların mayıs 2025 ayına ait davalı BA/davacı BS formlarının ilgili vergi dairelerinden dosyamız arasına alındığı anlaşıldı. Akabinde espit edilen uyuşmazlıklar konusunda rapor düzenlenmesi için dosyanın SMMM bilirkişiden rapor alındığı ve dosya arasına alındığı anlaşıldı.
BİLİRKİŞİ RAPORU
: SMMM Bilirkişi.... ..... raporu ile; Davacı tarafın, 2024 yılı ticari defteri incelenmiş olup firmanın E-Defter mükellefi olduğu defter beratlarının süresi içinde GİB sistemine yüklendiği, defterlerin bu yönü ile TTK ve VUK hükümlerine aykırı bir hususu bulunmadığı, Davalı tarafından, 05.04.2024 tarihinde 20.000,00 TL ödeme yapıldığı, davacı tarafından 21.05.2024 tarihinde düzenlenen faturanın “ CAT 262 D3 Mini Loder Çalışma Bedeli” açıklaması KDV Dâhi 120.000,00 TL bedel ile düzenlendiği, Davaya konu ödeme emrinde asıl alacak 120.000,00 TL olarak belirtilmiş ise de 05.04.2024 tarihli ödemeden kaynaklı bakiye bedelin 100.000,00 TL olduğu, Davalıya ait defter ve belgeler üzerinde inceleme yapılamamış olmakla birlikte takip konusu faturanınBA/BS analiz listelerinde bulunduğu, Ödeme emrinde alacağa yasal faiz talebinde bulunulduğu, takip konusu faturada vadenin 21.05.2024 olarak belirtildiği, Fatura tarihindeki bakiye tutara, vade tarihi ile takip tarihi (21.05.2024-05.08.2024) arasındaki işlemiş yasal faiz tutarının 4.545,20 TL olduğu, Faiz ve tazminat talebinin Sayın Mahkemenin takdirinde olduğu kanaatine varmıştır.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
:
Davadaki talep, davacı alacağının tahsili için başlatılan icra takibine yönelik itirazın iptali istemine ilişkindir.
Davacı vekili tarafından dava konusu fatura suretİ ve kira sözleşmesi dosyamız kapsamına sunulmuştur.
Davalı vekilinin ön inceleme duruşması sonrası dosyaya sunduğu faturaya dayanak makina kiralama sözleşmesi ve davacı alacağının dayanağı olan fatura içeriği incelendiğinde, davacıya ait iş makinesinin davalı tarafın iş makinesinin OPERATÖRSÜZ ÇALIŞMA BEDELİNİN davalıdan tahsilinin talep edildiği anlaşılmıştır.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun Sulh hukuk mahkemelerinin görevi başlıklı 4/1-a maddesi "Sulh hukuk mahkemeleri, dava konusunun değer veya tutarına bakılmaksızın, kiralanan taşınmazların, 9/6/1932 tarihli ve 2004 sayılı İcra ve İflas Kanununa göre ilamsız icra yoluyla tahliyesine ilişkin hükümler ayrık olmak üzere, kira ilişkisinden doğan alacak davaları da dâhil olmak üzere tüm uyuşmazlıkları konu alan davalar ile bu davalara karşı açılan davaları," hükmünü içermektedir.
6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun Kira sözleşmesi başlıklı 299/1. maddesi "Kira sözleşmesi, kiraya verenin bir şeyin kullanılmasını veya kullanmayla birlikte ondan yararlanılmasını kiracıya bırakmayı, kiracının da buna karşılık kararlaştırılan kira bedelini ödemeyi üstlendiği sözleşmedir." hükmünü, Kira süresi başlıklı 300/1. maddesi "Kira sözleşmesi, belirli ve belirli olmayan bir süre için yapılabilir." hükmünü içermektedir.
Davacı alacığının operatörsüz olarak çalıştırılmak üzere davacıya ait iş makinesinin davalı tarafından çalıştırılma bedelinin davalıdan talep edilmesi nedeni ile alacağın dayanağının hizmet ilişkisinden değil, operatörsüz iş makinesi kiralama ilişkisinden kaynaklandığı, HMK'nin 4/1-a maddesi uyarınca kira ilişkisinden doğan davalara bakma görevinin Sulh Hukuk Mahkemesine ait olduğu, tarafların tacir ve davanın ticari nitelikte olmasının görev hususunu değiştirmeyeceği, bu hali ile açılan davada Sulh Hukuk Mahkemesinin görevli olduğu anlaşıldığından davanın usulden reddi ile mahkememizin görevsizliğine karar vermek gerekmiş, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
H Ü K Ü M
: Yukarıda Açıklanan Gerekçelerle;
1-) HMK'nin 114/1-c, 115/2. maddeleri uyarınca DAVANIN USULDEN REDDİ ile MAHKEMEMİZİN GÖREVSİZLİĞİNE,
2-) Davaya bakmakla yetkili ve görevli mahkemenin... SULH HUKUK MAHKEMESİ OLDUĞUNA,
3-) Kararın kanun yoluna başvurulmaksızın kesinleşmesi halinde kararın kesinleştiği tarihten, kanun yoluna başvurulmuşsa bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren iki haftalık süre içinde yetkili ve görevli mahkemeye göndermeyi talep etmeleri halinde dosyanın... SULH HUKUK MAHKEMESİNE GÖNDERİLMESİNE,
4-) (a) HMK'nin 331/2. maddesi uyarınca yargılama giderlerinin yetkili ve görevli mahkeme tarafından hüküm altına alınmasına,
(b) Süresi içinde başvuru yapılmaması halinde HMK'nin 20/1-son cümlesi uyarınca davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesine ve yargılama giderlerinin verilecek ek kararda hüküm altına alınmasına
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı ve davalı vekilinin yokluğunda taraflara tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde... Bölge Adliye Mahkemesine istinaf başvuru yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. █████/2026

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!