Anahtar kelimeler: Teşrinievvel Sahife Geldisine Yoklama Cilt Tapulama Kayda Sıfatı Antalya Oğlu

MAHKEMESİ : Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi
SAYISI
: ████████ E., █████████ K.İLK DERECE MAHKEMESİ
: Antalya 2. Asliye Hukuk MahkemesiSAYISI
: ████████ E., ███████ K.Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:I. DAVADavacılar vekili dava dilekçesinde; Antalya ili ... ilçesi ... Mahallesinde eski 1163 parsel (yeni 204 84... parsel) sayılı taşınmazın ilk tapu kaydına göre Teşrinievvel yoklama 309 tarih ve 324,325 sıra nolu tapu kaydı geldisine dayanılarak 1938 tarihinde cilt 90, sahife 38, sıra No 53'de malik sıfatı ile ... oğlu ... ...'a tapulama tespiti yapılarak kesinleştiğini, kayda göre malik silsilesi belli olmasına rağmen tapuda Maliye Hazinesinin malik gösterilmesinin hatalı olduğunu ve yasal olmadığını ileri sürerek 1/2 hisse maliki olarak gösterilen davalı ... adına kayıtlı tapu kaydının iptali ile davacılar adına miras hisseleri oranında tapuya tesciline karar verilmesini talep etmiştir.II. CEVAPDavalı Hazine vekili davanın reddini savunmuştur.III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIİlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davanın aktif husumet yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verilmiştir.IV. İSTİNAFİlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; çekişmeli 1163 parsel sayılı taşınmazın 04.06.1956 tarihinde kesinleşen tapulama sonucunda tapu kaydına dayalı olarak eşit payla ... ... ve ... adına tespit ve tescil edildiği, Antalya 1. Sulh Hukuk Mahkemesinin █████████ Esas, ████████ Karar sayılı ilamına göre son mirasçısının Devlet olduğu belirlendiğinden ...'ye ait 1/2 payın Hazineye intikal ettirildiği, davacıların 1937 tarihli ferağ senetlerine dayanarak ...'ye ait payın murisleri tarafından ... mirasçılarından satın alındığı iddiasıyla Hazineye geçen ...'ye ait payın tapu kaydının iptali ve adlarına tescili istemiyle eldeki davayı açtığı, tapulama tarihi dikkate alındığında davacıların 1937 yılındaki satışlara dayalı iddiasının tespit öncesi nedene dayalı olarak kabul edilmesi gerektiği, çekişmeli taşınmazın incelenen tapu kayıtları ve tespit tutanaklarına göre kadastro tespitinin 04.06.1956 tarihinde kesinleştiği, davanın açıldığı 24.04.2013 günü itibariyle de 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun 12/3. maddesinde düzenlenen 10 yıllık hak düşürücü sürenin geçmiş olduğu, bu gerekçe ile davanın reddine karar verilmesi gerekirken davacıların talebine yanlış anlam verilerek ... mirasçısı olduklarını ispat edemedikleri gerekçesiyle reddine karar verilmesi isabetsiz ise de bu husus yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, davacı vekilinin istinaf başvurusunun bu nedenle kabulü ile hükmün HMK'nın 353/b-2 maddesi uyarınca kaldırılmasına ve açıklanan gerekçe ile davanın reddine karar verilmiştir.V. TEMYİZA. Temyiz SebepleriDavacılar vekili temyiz dilekçesinde; muristen intikalen gelen payları bulunduğunu, hak düşürücü süre nedeniyle davanın reddine karar verilmesinin isabetsiz olduğunu belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.B.Değerlendirme ve GerekçeDava, kadastro öncesi nedene dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.Kadastro sonucunda Antalya ili, ... ilçesi, ... Mahallesi çalışma alanındaki eski 1163 parsel ( yeni 204 84... parsel) sayılı taşınmazın 1/2 hissesi ..., 1/2 hissesi ise ... ... adına tespit ve 04.06.1956 tarihinde tescil edilmiştir. Antalya 1. Sulh Hukuk Mahkemesinin 13.03.20 08... /1166 Esas, ████████ Karar sayılı kararıyla ...'nin mirasçısı belli olmadığından mirasçısının Devlet olduğuna karar verilmiş, 19.11.2009 tarihinde taşınmazın 1/2 hissesi Hazine adına tescil edilmiştir.Hemen belirtilmelidir ki, dava konusu taşınmazın kadastro tespitinin kesinleştiği 04.06.1956 tarihi ile eldeki davanın açıldığı 24.04.2013 tarihi arasında 3402 sayılı Kanun′un 12/3. maddesinde belirlenen on yıllık hak düşürücü sürenin geçtiği açıktır. Hak düşürücü süre dava şartı olduğundan yargılamanın her aşamasında re’sen gözetilmelidir.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacılar vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.VI. KARARAçıklanan sebeple;Davacılar vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA,Alınması gereken harç peşin alındığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,26.11.2025 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.