Anahtar kelimeler: Hazırda Murislerinin Murisleri Erzurum Bilahare Yıllardan Muris Beri Sureti Hali
1. Hukuk Dairesi         █████████ E.  ,  █████████ K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi

SAYISI
: ████████ E., ████████ K.
İLK DERECE MAHKEMESİ
: ... Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI
: ███████ E., ███████ K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacılar dava dilekçesinde; ... Asliye Hukuk Mahkemesinin 16.03.1971 tarih, ███████ Esas, 1971/8 Karar sayılı kararı ile murislerinin uzun yıllardan beri zilyetliğinde olan taşınmazın muris ... ... adına tespit ve tesciline karar verildiğini, bu karara istinaden de murisleri adına tapu kaydı oluşturulduğunu, bilahare taşınmazın satış sureti ile kendilerine intikal ettiğini, hali hazırda taşınmazın 08.11.19 84... sıra numaralı tapu kaydının kapsamında kaldığını, buna karşın kadastro tespiti sırasında kamu orta malı-mera vasfı ile sınırlandırıldığını ileri sürerek 09.09.1998 tarihli kadastro işleminin yok hükmünde sayılarak iptaline, Ağrı ili, ... ilçesi, ... Mahallesi 1 66... parsel sayılı taşınmazın adlarına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı Hazine vekili davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kısmen kabulüne, Ağrı ili, ... ilçesi, ... Mahallesi 1 66... parsel sayılı taşınmazın Hazine adına kayıtlı 2/3 payına ilişkin tapu kaydının iptali ile 1/3 payının davacı ..., 1/3 payının ise davacı ... adına tapuya kayıt ve tesciline, geriye kalan 1/3 payın davalı Hazine üzerinde ipkasına karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Hazine vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; iddianın ileri sürülüşüne göre dava kadastro öncesi nedene dayalı tapu iptali ve tescil isteğine ilişkin olup çekişmeli taşınmazın kadastro tespiti 26.01.1999 tarihinde kesinleşmiş, eldeki dava ise 01.09.2020 tarihinde açılmıştır. Buna göre, çekişmeli taşınmazın kadastro tespitinin kesinleştiği tarih ile dava tarihi arasında 10 yıllık hak düşürücü sürenin geçtiği, İlk Derece Mahkemesince davanın hak düşürücü süre nedeni ile reddine karar verilmesi gerekirken işin esasına girilerek yazılı şekilde karar verilmiş olmasının isabetsiz olduğu, bu husus yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, davalı Hazine vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesince verilen hükmün kaldırılarak davanın hak düşürücü süre nedeniyle usulden reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacılar vekili temyiz dilekçesinde; yok hükmünde olan işlemlerin hak düşürücü süreye tabi olmadığını, mükerrer kadastronun söz konusu olduğunu bu durumda hak düşürücü sürenin uygulanmayacağını, 16.03.1971 tarihli Mahkeme kararıyla tespit ve tescil kararı verildiğini ve tapulama işleminin yapıldığını 1998 yılında yapılan kadastronun mükerrer kadastro olduğunu öne sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir.
B.Değerlendirme ve Gerekçe
Dava, kadastro öncesi nedene dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.
Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Kadastro sonucunda Ağrı ili, ... ilçesi, ... Mahallesi çalışma alanında bulunan 1 66... parsel sayılı 18.785, 92... yüz ölçümündeki taşınmaz ... ve ...'in kullanımında olmakla beraber 3402 sayılı Kanun'un 16/B maddesi uyarınca zilyetlikle kazanım koşullarının oluşmadığı belirtilip 26.01.1999 tarihinde kamu orta malı-mera vasfı ile sınırlandırılarak özel siciline kaydedilmiştir.
Hemen belirtilmelidir ki, dava konusu taşınmazın kadastro tespitinin kesinleştiği 26.01.1999 tarihi ile eldeki davanın açıldığı 01.09.2020 tarihi arasında 3402 sayılı Kanun′un 12/3. maddesinde belirlenen on yıllık hak düşürücü sürenin geçtiği açıktır. Hak düşürücü süre dava şartı olduğundan yargılamanın her aşamasında re’sen gözetilmelidir.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre verilen karar usul ve kanuna uygun olup davacılar vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeple;
Davacılar vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA,
Alınması gereken harç peşin alındığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
26.11.2025 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!