Anahtar kelimeler: Emlakta Zorda Didimyenihisar Villa Kanser Gabin Ağabeyinin Ağabeyi Tanıştığını Kaldıklarını

MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi
SAYISI
: █████████ E., ████████ K.İLK DERECE MAHKEMESİ
: Didim(Yenihisar) 1. Asliye Hukuk MahkemesiSAYISI
: 2019/8 E., ████████ K.Dava, hile ve gabin hukuki nedenlerine dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.Davacı, dava konusu 14 49... parsel sayılı taşınmazı yatırım amaçlı satın aldığını, sonrasında ailesinin yardımı ile taşınmaza villa yaptırdığını, 2014 yılında babasının kanser olduğunu, ağabeyinin de işlerinin kötüye gittiğini, taşınmaz üzerinde ... lehine tesis edilmiş ipotek bulunduğunu, ağabeyi ve vekili olan ...’nın ... Emlakta çalışan ... ve ... ... (savcılık aşamasında adının ... olduğunu öğrendiğini) aracılığıyla davalı Şirket yetkilisi ... ile tanıştığını, maddi açıdan zorda oldukları için değeri çok daha yüksek olsa da 650.000,00 TL’ye taşınmazın satışı konusunda anlaşmak zorunda kaldıklarını, anlaşmaya göre 350.000,00 TL tutarlı ipoteğin kaldırılacağı ve 300.000,00 TL ödeme yapılacağını, ağabeyinin emlakçıya güvendiğini, ...’da iş yapan davalı Şirketi tanımadığını, satış bedeli tahsil edilmeden taşınmazın devredildiğini, ...’ın bankada buluşmak üzere ... ile sözleştiğini ancak bankaya gelmediğini, telefonlara da cevap vermediğini, aracılarla görüşüldüğünü, alıcılar huzurunda ... ile görüşme yapıldığını, hesap numarası istenildiğini, ağabeyi villada kaldığı için bir aylık kira sözleşmesi ve tahliye taahhütnamesi yapıldığını, eve gelen ağabeyinin kilidin değiştiğini ve paranın da ödenmediğini gördüğünü ileri sürerek tapu kaydının iptali ile adına tesciline karar verilmesini istemiş; davacı vekili 23.05.2018 tarihli celsede, tapu iptal ve tescil olmazsa ödenmeyen 300.000,00 TL’nin faizi ile tahsiline karar verilmesini istemiş, 22.04.2019 tarihli dilekçesi ile bu taleplerini yinelemiştir.Davalı vekili; dava konusu taşınmazın 450.000,00 TL bedelle satışı konusunda anlaşıldığını, işlemlerin Didim’de bulunan emlakçı vasıtası ile yapıldığını, ...’da faaliyet gösterdiklerinden müzayaka halini bilmelerinin mümkün olmadığını, savcılık şikayetinin 10.10.2014 tarihinde yapıldığını, bir yıllık hak düşürücü sürenin geçtiğini, öncesinde tarafları tanımadığını, 4 parça taşınmaz satılarak dava konusu taşınmazın alındığını, kredi kullanıldığını, kıymet takdiri yaptırıldığını, emlakçıların da davacı ile işbirliği içerisinde olduğunu, ipotek borcu için bankaya toplam 369.600,00 TL ödendiğini, diğer yapılan ödemeler ve harcamalarla bedelin toplam 450.000,00 TL olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur.İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarihi ve sayısı belirtilen kararı ile; tapuda devir yapılmasına rağmen davacının taşınmaz bedelinin ödeneceğine yönelik davalıya inandığı, davalı tarafça davacının hileyle kandırıldığı, davacının tapuda devirden daha sonra hileyi öğrendiği, davanın hak düşürücü süre içerisinde açıldığı, satıştan sonra satıcının, alıcı şirketin yetkili temsilcisi olup alıcı olarak satışta bulunan ... tarafından ödeme yapılacağı yolunda ikna edilerek bankaya yönlendirildiği ancak böyle bir ödemenin olmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş, kararın davalı vekili tarafından istinafı üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; İlk Derece Mahkemesince verilen kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından duruşma istemli temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 10.03.2026 Salı günü duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir.Belli edilen günde temyiz eden davalı vekili Avukat ... ve temyiz edilen davacı vekili Avukat ... geldiler, davetiye tebliğine rağmen başka gelen olmadı. Yokluklarında duruşmaya başlandı. Gelen vekillerin sözlü açıklamaları dinlendi, duruşmanın bittiği bildirildi. Temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:-K A R A R-Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama kuralları ve kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmediğinden temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, 04.11.2025 tarihinde yürürlüğe giren Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca gelen temyiz edilen davacı vekili için 40.000,00 TL duruşma vekalet ücretinin temyiz eden davalıdan alınmasına, Aşağıda yazılı 38.340,19 TL bakiye onama harcının temyiz eden davalıdan alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 10.03.2026 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.