Anahtar kelimeler: Esaskarar Çalışırken Yapmaya Erdirildiğini Sekizinci İstifa Rekabetten Ayrıldığı Katip İşten

T.C. ... 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: ████████ Esas - ████████

TÜRK MİLLETİ ADINA YARGILAMA YAPMAYA VE HÜKÜM VERMEYE YETKİLİ
T.C.
...
ASLİYE SEKİZİNCİ TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO
: ████████ Esas
KARAR NO
: ████████
HAKİM
: ......
KATİP
: ......
DAVACI
: .....
VEKİLİ
: Av. ....
DAVALI
: .....
DAVA
: Tazminat (Haksız Rekabetten Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ
: █████/2025
KARAR TARİHİ
: █████/2025
GEREKÇELİ KARAR TARİHİ
: █████/2025
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Rekabetten Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalı ....'ın, müvekkili şirketten █████/2024 tarihinden, işten ayrıldığı █████/2025 tarihine kadar .... olarak belirsiz süreli iş sözleşmesi kapsamında çalıştığını, davalı ...'ın müvekkili şirkette çalışırken istifa etmek suretiyle haksız bir şekilde iş sözleşmesinin sona erdirildiğini, davalının iş sözleşmesini haksız olarak feshetmesinin hemen akabinde müvekkili şirketin uzun yıllarca bayiliğini yapmış olduğu Otokar markasının, müvekkili şirketten sonra bayiliğini almış olan dava dışı şirket bünyesinde işe başladığını, davalının bu davranışının Dürüstlük Kuralı'na aykırı olduğunu, aynı zamanda Rekabet Etmeme Yükümlülüğü'nün ihlali anlamına geldiğini, taraflar arasında akdedilen Hizmet Sözleşmesi’nde (“İş Sözleşmesi”) yer alan Rekabet Etmeme Yükümlülüğü'ne aykırı olarak davalının müvekkili şirkete daha önce bayiliğini yapmış olduğu markanın yetkili bayisi olan dava dışı şirket firmada çalışmaya başladığını, davalı işçinin; müvekkil şirketin müşteri portföyü, ticari bilgileri, fiyat politikaları ve sözleşme metinlerine vakıf olması nedeniyle müvekkili şirket'in ticari sırları, müşteri çevresi ve iş stratejilerinin ciddi risk altında olduğunu, davalının rakip firmada çalışmaya başlamasıyla müvekkil şirkete ait söz konusu bilgileri kullanmasının kaçınılmaz hale geldiğini, davalının müvekkili şirket ile arasındaki sözleşmede yer alan rekabet etme yasağına aykırı davranması sebebiyle müvekkili şirketin uğradığı zararı tazmin etme yükümlülüğünün bulunduğunu, davalının müvekkili şirkete rakip olan firma bünyesinde istihdam edilmek üzere iş sözleşmesinin sonra erdiğini, hizmet sözleşmesinde ve kanuni düzenlemelerde yer alan rekabet etmeme yükümlülüğüne açıkça aykırı olduğunu, aynı zamanda İş Sözleşmesi Hükümlerine, Kanuni düzenlemelere ticari hayatın olağan akışına, iyi niyet ve dürüstlük kurallarına aykırı olduğunu, bu bağlamda davalının haksız rekabete aykırı iş ve eylemleri nedeni ile müvekkili şirketin zararının tazmini gerektiğini, belirterek, davalının, davacı şirketle arasındaki iş akdinde yer alan rekabet etmeme yükümlülüğüne aykırı davranışları nedeni ile müvekkili şirketin uğramış olduğu zararın, fazlaya ilişkin dava ve talep haklarını saklı tutarak, şimdilik 1.000 TL’sinin davalıdan alınarak ticari avans faizi ile birlikte davacıya ödenmesini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalıya yüklenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Usul ekonomisi gereği davalıya tebligat çıkarılmamıştır.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
:
Dava, TBK'nun 227. Maddesi uyarınca açılan tazminat talebine ilişkindir.
Yenimahalle Vergi Dairesi Müdürlüğünün █████/2025 tarihli yazı cevabına göre davalı Volkan Yıldırım'ın işletme hesabı esasına göre defter tuttuğu, 2. Sınıf tüccar (esnaf) olduğu belirtilmiştir.
Tüm dosya kapsamına göre;
6335 sayılı Kanun'un 2. maddesi ile değişik 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 5. maddesi uyarınca ticari davalar Asliye Ticaret Mahkemeleri'nce görülerek karara bağlanır. Diğer taraftan aynı düzenleme gereğince, Asliye Ticaret Mahkemeleri ile diğer Hukuk Mahkemeleri arasındaki ilişki, iş bölümü ilişkisi değil, görev ilişkisidir. 6100 Sayılı HMK. 2. maddesi uyarınca; değer ve miktarına bakılmaksızın mal varlığı haklarına ilişkin davalarda görevli mahkeme, aksine bir düzenleme bulunmadıkça Asliye Hukuk Mahkemesi'dir. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 4. maddesine göre, bir davanın ticari dava sayılması için ya uyuşmazlık konusu işin taraflarının her ikisi yönünden ticari işletmesiyle ilgili olması ya da tarafların tacir olup olmadıklarına veya işin tarafların ticari işletmesiyle ilgili olup olmamasına bakılmaksızın Türk Ticaret Kanunu veya diğer kanunlarda o davaya Asliye Ticaret Mahkemesi'nin bakacağı yönünde düzenleme bulunması gerekir. Diğer taraftan, “ticari iş” ve “ticari dava” birbirinden farklı kavramlar olup 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 19/2. maddesi uyarınca, taraflardan biri için ticari iş sayılan bir işin diğeri için de ticari iş sayılması, davanın niteliğini ticari hale getirmez.
Somut olayda uyuşmazlık itirazın iptali talebine ilişkin olup, dava; konusu itibariyle mutlak ticari dava niteliğinde olmayıp, davalının da tacir sıfatının bulunmadığı anlaşılmaktadır (Benzer şekilde .... K). Bu durumda, eldeki davada uyuşmazlığın her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili olduğundan söz edilemeyecek olup açıklanan hukuki ve maddi vakıalar karşısında; görev kurallarının kamu düzenine ilişkin olduğu ve yargılamanın her aşamasında re'sen gözetilmesi gerektiği, eldeki davada Asliye Hukuk Mahkemesi'nin görevli olduğu anlaşıldığından HMK'nun 114/1-c maddesine göre, görevsizlik nedeniyle HMK'nun 115/2. maddesi gereğince dava şartı yokluğundan davanın usulden reddine dair karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM
: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1- Davanın 6100 sayılı HMK'nun 114/1-c maddesi ve 115. maddesi gereğince dava şartı doksanlığı nedeniyle usulden REDDİNE,
2- Mahkememizin GÖREVSİZLİĞİNE,
3- 6100 sayılı HMK.nun 20/1 maddesi gereğince taraflardan birinin süresi içinde kanun yoluna başvurulmayarak kesinleşmiş ise kararın kesinleştiği tarihten; kanun yoluna başvurulmuşsa bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde kararı veren mahkememize başvurarak, dava dosyasının görevli ya da yetkili mahkemeye gönderilmesini talep etmesi halinde dosyanın görevli ve yetkili ... NÖBETÇİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİNE GÖNDERİLMESİNE,
4- 6100 sayılı HMK.nun 20/1 maddesi gereğince taraflardan birinin, bu karar verildiği anda kesin ise bu tarihten, süresi içinde kanun yoluna başvurulmayarak kesinleşmiş ise kararın kesinleştiği tarihten; kanun yoluna başvurulmuşsa bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde kararı veren mahkememize başvurarak, dava dosyasının görevli ya da yetkili mahkemeye gönderilmesini talep etmediği takdirde, mahkememizce DAVANIN AÇILMAMIŞ SAYILMASINA karar verileceğinin ihtarına, (ihtarat yapılamadı)
5- 6100 sayılı HMK.nun 331/2 maddesi gereğince görevsizlik kararından sonra davaya bir başka mahkemede devam edilmesi hâlinde, yargılama giderlerine o mahkemece hükmedilmesine,
6- 6100 sayılı HMK.nun 331/2 maddesi gereğince görevsizlik kararından sonra davaya bir başka mahkemede devam edilmemiş ise, talep halinde mahkememizce verilecek ek kararla dosya üzerinden bu durumun tespiti ile davacının yargılama giderlerini ödemeye mahkûm edilmesine,
Dair, dosya üzerinde gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde ... Bölge Adliye Mahkemesine istinaf kanun yolu açık olmak üzere karar verildi. █████/2025
Katip ....
¸e-imzalıdır.
Hakim ....
¸e-imzalıdır.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!