Anahtar kelimeler: Otomotiv Onüçüncü Akaryakıt Taşımacılık Turizm İstasyonunda Emrinin Süreci Sanayi Piyasası
Danıştay 13. Daire Başkanlığı         ███████ E.  ,  ████████ K.
"İçtihat Metni"

T.C.

D A N I Ş T A Y
ONÜÇÜNCÜ DAİRE
Esas No
:███████
Karar No
:████████
TEMYİZ EDEN (DAVACI)
: ... Turizm Akaryakıt Taşımacılık Otomotiv
İnşaat Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti.
VEKİLİ
: Av. ...
KARŞI TARAF (DAVALI)
: ... Vergi Dairesi Müdürlüğü
İSTEMİN KONUSU
: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ
:
Dava konusu istem
: Enerji Piyasası Düzenleme Kurulu'nun (Kurul) ... tarih ve ... sayılı kararıyla verilen 1.000.000,00-TL idari para cezasının tahsili amacıyla düzenlenen ... tarih ve ... takip numaralı ödeme emrinin iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti
: ... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; davacı şirket hakkında yürütülen soruşturma neticesinde akaryakıt istasyonunda tespit edilen hususlar nedeniyle kaçakçılık kapsamında 1.000.000,00-TL idari para cezası uygulanmasına karar verildiği, idari para cezasının iptali istemiyle ... İdare Mahkemesinde açılan davanın ... tarih ve E:..., K:... sayılı karar ile reddedildiği, ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla istinaf isteminin reddine karar verildiği, temyiz incelemesinin ise halen Danıştay Onüçüncü Dairesinin █████████ sayılı esasına kayıtlı dosyada devam ettiği, davacı şirket tarafından idari para cezasının ödenmemesi üzerine idari para cezasının 6183 sayılı Kanun uyarınca tahsili için ödeme emri düzenlendiği;
Maddi olaya ilişkin 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet nedeniyle şirket yetkilisi hakkında yürütülen adli soruşturma neticesinde, ... Cumhuriyet Başsavcılığının ... tarih ve Soruşturma No:..., K:... sayılı kararında, ''(...) davacı şirketin iş yerinde yapılan arama ve kazı çalışmalarında menşei belli olmayan 13.010 kg motorin ve düzenekle müdahale edilen iki adet yazarkasanın bulunduğu, bulunan motorin hakkında TÜBİTAK MAM'dan alınan █████/2013 tarihli raporda; motorinin ulusal marker seviyesinin geçerli olduğu, EPDK tarafından yayınlanan teknik düzenlemelere ve TS EN 590 standartlarında verilen sınır değerlere uygun olduğunun belirtildiği; Cumhuriyet Başsavcılığınca 5607 sayılı Kanun'un 3/10. maddesi kapsamında yapılan soruşturmada, ulusal marker içermeyen akaryakıtın suç kapsamında olacağı, şüpheliler tarafından işletilen tesiste bulunan akaryakıtın menşei belli olmadığı ancak ulusal marker içerdiği, dolayısıyla tespit edilen akaryakıtın ülkeye yasal yollardan girdiği, şüphelilerin eyleminin suç oluşturmadığı, yazarkasalara müdahale edildiği anlaşıldığından gerçekleşen vergi kaybının Maliye tarafından değerlendirilmesi gerektiği (...)'' gerekçesiyle kovuşturmaya yer olmadığına karar verildiği;
Dosyadaki bilgi ve belgeler ile mevzuat hükümleri birlikte değerlendirildiğinde, 5015 sayılı Petrol Piyasası Kanunu'nun 19/5. maddesinde, kaçakçılık kapsamında verilen idari para cezalarına karşı yargı yoluna başvurulmasının tahsil işlemlerini durdurmayacağı düzenlemesi kapsamında davaya konu ödeme emrinin dayanağı olan idari para cezası kaçakçılık kapsamında tahakkuk ettirildiğinden idari para cezasına karşı açılan davanın kesinleşmesi beklenilmeden ödeme emri düzenlenebileceği görülmekle birlikte idari para cezasına konu fiilin 5607 sayılı Kanun bakımından cezalandırılacak bir fiil olmadığının ... Cumhuriyet Başsavcılığının ... tarih ve Soruşturma No:..., K:... sayılı kararı ile sabit olduğu, bu kapsamda, olaya 5015 sayılı Kanun'un 19/5 maddesinin uygulanmasının mümkün olmadığı, ayrıca idari para cezasına karşı Ankara İdare Mahkemesi nezdinde açılan davanın henüz kesinleşmediği göz önünde bulundurulduğunda, ortada henüz kesinleşmiş bir kurum alacağından söz edilemeyeceğinden, kaçakçılık kapsamına girmeyen ve kesinleşmeyen idari para cezasının tahsiline yönelik tesis edilen ödeme emri işleminde hukuka uygunluk bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Belirtilen gerekçelerle hukuka aykırı bulunan dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti
: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince, Dairemizin █████/2024 tarih ve E:█████████, K:█████████ sayılı bozma kararına uyularak verilen kararda; bayilik lisansı sahibi şirkete ait akaryakıt istasyonunda █████/2013 tarihinde yapılan denetimde, vaziyet planı harici gizli düzenek bulunduğu (notebooka bağlı aparat ve tankta bulunan proba kelepçe takmak) tespit edildiğinden bahisle 5015 sayılı Kanun'un 19. maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendinin (2) numaralı alt bendi gereğince 1.000.000,00-TL idari para cezası verilmesine dair ... tarih ve ... sayılı Kurul kararının alındığı, anılan Kurul kararının davacı şirkete tebliğ edildiği, tebliğ tarihini izleyen 30 gün içerisinde söz konusu idari para cezasının ödenmemesi üzerine 6183 sayılı Kanun hükümleri gereğince idari para cezasının tahsili amacıyla şirket adına dava konusu ödeme emrinin düzenlendiği, söz konusu ödeme emrinin iptali talebiyle bakılan davanın açıldığı;
Her ne kadar İdare Mahkemesince "ödeme emrinin düzenlendiği tarihte söz konusu idari para cezasına karşı açılan ve devam etmekte olan bir davanın bulunduğu, tespit edilen fiillerin de kaçakçılık kapsamında olmadığı, bu kapsamda, henüz kesinleşmeyen, başka bir ifadeyle takip ve tahsil edilebilecek aşamaya gelmeyen kamu alacağının tahsili amacıyla düzenlenen dava konusu ödeme emrinde hukuka uygunluk bulunmadığı" gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline karar verilmişse de, dava konusu ödeme emrinin dayanağı idari para cezasına ilişkin Kurul kararının, 5607 sayılı Kanun'un 3. maddesinde ifade edilen, "vaziyet planı harici gizli tank ve düzenek bulundurulduğu"nun tespit edildiğinden bahisle tesis edildiği, 5015 sayılı Kanun'un dava konusu işlem tarihi itibarıyla yürürlükte bulunan 19. maddesinin beşinci fıkrasında ise, bu Kanun'un kaçakçılık çerçevesinde verilen idari para cezalarına karşı yargı yoluna başvurulmasının tahsil işlemlerini durdurmayacağının açık bir şekilde kurala bağlandığı;
Bu itibarla, dava konusu ödeme emrinin dayanağı olan idari para cezasına karşı yargı yoluna başvurulmasının tahsil işlemlerini durdurmayacağı anlaşıldığından, dava konusu işlemin iptaline dair İdare Mahkemesi kararında bu yönüyle hukuki isabet görülmediği sonucuna varılmıştır.
Belirtilen gerekçelerle, davalı idarenin istinaf başvurusunun kabulüne, İdare Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve 2577 sayılı Kanun'un 45. maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca esastan incelenen davanın reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
: Davacı tarafından, davalı idarece soruşturma aşamasının usulüne uygun şekilde yürütülmediği, şirket yetkilisi hakkında dava konusu olayla ilgili olarak Başsavcılık tarafından kovuşturma yapılmasına yer olmadığına karar verildiği, şirketlerinin iş yerinde kiracı olduğu ve tankın iş yeri kiralandığında orada bulunduğu, iş yerinde bulunan tank ve pompaların tamamının vaziyet planında yer aldığı ve gizli düzenek niteliğinde olmadığı, idari para cezasına konu eylemle hiçbir ilgilerinin bulunmadığı, idari para cezası miktarının fahiş olduğu belirtilerek temyize konu kararın hukuka aykırı olduğu ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI
: Davalı idare tarafından, temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararının usul ve yasaya uygun olduğu belirtilerek istemin reddi gerektiği savunulmuştur.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'NIN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
:
Bölge İdare Mahkemesi kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür. Anılan Kanun'un 50. maddesinin 4. fıkrasında, "Danıştayın bozma kararına uyulduğu takdirde, bu kararın temyiz incelemesi, bozma kararına uygunlukla sınırlı olarak yapılır." hükmü bulunmaktadır.
Aktarılan kurallar göz önünde bulundurulduğunda, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri, Dairemizin bozma kararındaki esaslara uyularak verilen temyize konu kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU
:
Açıklanan nedenlerle;
1. Davacının temyiz isteminin reddine,
2. Dava konusu işlemin iptaline ilişkin İdare Mahkemesi kararına yönelik istinaf başvurusunun kabulü, İdare Mahkemesi kararının kaldırılması ve davanın reddi yolundaki ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı temyize konu kararında, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde sayılan bozma nedenlerinden hiçbirisi bulunmadığından, anılan kararın ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,
4. Posta giderleri avansından artan tutarın davacıya iadesine,
5. 2577 sayılı Kanun'un 50. maddesi uyarınca, bu kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın ... İdare Mahkemesine gönderilmesine, █████/2025 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!