Anahtar kelimeler: Nçnin Gecekondu Pafta İnşa Mlik Gayrimenkulün Müracaatında Kişiye Mahallesi Kısmında

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi
SAYISI
: ████████ E., ████████ K.Bölge Adliye Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar, davalı vekilince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:I. DAVADavacı vekili; İstanbul, ..., ..... Mahallesi, 229 pafta, 16 43... parsel nolu 6.032 m² yüzölçümlü gayrimenkulün 146,84 m²'lik kısmında gecekondu inşa eden dava dışı N.Ç.nin ilgili mevzuat uyarınca yasal süresi içinde imar af müracaatında bulunduğunu, 2981 sayılı İmar ve Gecekondu Mevzuatına Aykırı Yapılara Uygulanacak Bazı İşlemler ve 6785 sayılı İmar Kanununun Bir Maddesinin Değiştirilmesi Hakkında Kanun (2981 sayılı Kanun) gereğince adı geçen kişiye 20.02.1985 tarihinde tapu tahsis belgesi verildiğini, toplam 367.104,00 TL (Eski Türk Lirası) tapu tahsis bedelinin N.Ç. tarafından 1985-1988 yılları arasında, yasal süresi içinde ve taksitler halinde eksiksiz olarak ödendiğini, söz konusu 146,84 m²'lik yerin ilerleyen yıllardaki imar uygulamaları ve şuyulandırma çalışmaları sonucu toplam 207,15 m² yüzölçümlü İstanbul İli, ..... İlçesi, ..... Mahallesi 2 46... ada 11 parsel olarak yeni numara aldığını, N.Ç.nin vefatından sonra mirasçılarının .... Büyükşehir Belediyesi Gecekondu Mesken Müdürlüğüne müracaat ederek, gayrimenkulün tapusunun verilmesini talep ettiklerini ancak olumlu bir cevap alamadıklarını, bilahare 146,84 m²'sine tekabül eden ███████████ kısmı için 3290 sayılı Kanun ile Bazı Maddeleri Değiştirilen ve Bazı Maddeler Eklenen 2981 sayılı Kanunun Uygulanmasına Dair Yönetmeliği'nin (Uygulama Yönetmeliği) 25. maddesine göre tapuya dönüştürülmesi için satış ihalesi yapılacağının bildirildiğini, N.Ç. mirasçıları ile müvekkili şirket arasında ..... Noterliğinin 30.11.2012 tarihli Düzenleme Şeklinde Satış Vaadi ve Kat Karşılığı İnşaat Sözleşmesinin akdedildiğini ve davacının varisler adına ihaleye katılarak ihale bedeli olan 345.000,00 TL'yi davalıya ödemek zorunda kaldığını, bu ödemeden sonra 146,84 m²'lik kısım için hak sahipleri adına tapu alabildiklerini, taşınmazın geriye kalan 60.29 m²'sinin de davalıdan satın alınarak inşaata başlandığını, 30.11.2012 tarihli muvafakatname ve devirname başlıklı belge gereğince, varislerine ödenecek olan bu paranın, parayı ödeyecek olan müvekkili şirkete ait olacağını, bu konudaki mükerreren yapılan/yapılacak olan ödemenin iadesi için açılacak dava hakkını müvekkili şirkete devir ve temlik etiklerini, müvekkili şirketin kendisinden haksızca tahsil edilen 345.000,00 TL'yi davalıya ödememiş olsaydı mezkur parasını inşaat sektöründe, Dolar, Euro, altın gibi yatırım araçlarında kullanabileceğini ileri sürerek; dava konusu 345.000,00 TL tutarındaki ödemenin ödeme tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsilini ve avans faizi ile karşılanamayan munzam zararlarının tespiti ile fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla, 5.000,00 TL munzam zararın dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiş; ön inceleme duruşmasında munzam zarara ilişkin talebini dava konusu olmaktan çıkarmış, davayı sadece denkleştirici adalete göre bedel iadesine hasretmiş, 03.02.2022 tarihli dilekçesi ile 345.000,00 TL olan talebini 734.828,00 TL'ye artırmıştır.II. CEVAPDavalı vekili; dava konusu taşınmazın N.Ç. varisleri adına kayıtlı olduğunu, davacının dava hakkının bulunmadığını, mükerrer ödeme yapıldığı iddiasından kaynaklanan alacağın sebepsiz zenginleşme hükümlerine dayalı olduğunu ve dava konusu 345.000,00 TL'nin 27.12.2013 tarihinde ödenmiş olup bu tarihten itibaren 6 yıl geçmekle zamanaşımı süresinin dolduğunu, tapu tahsis belgesi verilmesi aşamasında arsa bedellerinin yeminli teknik bürolarca beyan edilen bedel üzerinden alındığını, gerçek bedeli yansıtmadığını, 2981 sayılı Kanunun Bazı Maddelerinin Değiştirilmesi ve Bu Kanuna Bazı Maddeler Eklenmesi Hakkında Kanunun (3290 sayılı Kanun) 10. maddesinin (b) bendinde "arsa bedellerinin tespitinde hak sahiplerinin beyan edeceği değer esas alınır. Ancak belediye ve valiliklerce gerekli görüldüğü taktirde 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'na göre bedel tespit edilir. Beyan edilen bedel tespit edilen bedelin 2/3'ünden az değilse beyan edilen bedel, şayet beyan edilen bedel, tespit edilen bedelin 2/3'ünden az ise tespit edilen bedel esas alınır" hükmünün düzenlendiğini, bu kapsamda tapu tahsis belgesine istinaden ödenen bedeller dikkate alınarak değer tespiti yapıldığını, yeni arsa bedelinin belirlendiğini ve bedelin ödenmesiyle taşınmazın adlarına tescil edildiğini, dava dışı varislerin kendi rızalarıyla ödeme yaptığını, ödenen bedelin geri istenemeyeceğini savunarak, davanın reddini istemiştir.III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIİlk Derece Mahkemesinin 05.04.2022 tarihli kararıyla; dava konusu taşınmazın 146,84 m²'lik alanı için dava dışı N.Ç. lehine tapu tahsis belgesi düzenlendiği, belirlenen bedelin davacı vekilinin sunmuş olduğu dekontlardan anlaşılacağı üzere 12 taksit halinde ödendiği, taşınmazın mülkiyetinin devrine yönelik davalıya yapılan talebin kabul edilmeyerek taşınmazın bedeli karşılığında hak sahibi olan N.Ç. mirasçılarına mülkiyetinin devredildiği, taşınmaz üzerinde bina yapılması amacıyla mirasçıların anlaştığı şirket olan davacının bedeli üstlendiği, mükerrer ödemeyle ilgili açılacak davada talep edilecek alacakların davacı şirkete temlik edildiği, bu hususun 30.11.2012 tarihli muvafakatname ve devirname başlıklı ve mirasçıların imzasının bulunduğu belgeden anlaşıldığı, dava konusu taşınmazın bilirkişi raporuna göre tapu tahsis belgesinde bahsedilen yer olduğu, yerin konut alanı içerisinde kaldığı, imar uygulamasının yapıldığı ve taşınmazın bilgilerinin 100 50... parsel olarak değiştiği, tapu tahsis belgesinde belirtilen yerin de bu parsel içerisinde kaldığı, davalı Belediyenin de bu tapu ve tahsis belgesine istinaden 207,15 m² alanlı taşınmazın ███████████ hissesinin 345.000,00 TL bedelle Uygulama Yönetmeliği'nin 25. maddesine göre N.Ç. varisleri adına tapusunun verilmesini uygun gördüğü, ancak bedel tapu tahsisi belgesine istinaden daha önceden ödendiğinden taşınmazın mülkiyetinin bedelsiz devri gerekirken ikinci kez bedel tahsil edilerek mülkiyetinin mirasçılara devredildiği, davacının ikinci kez tahsil edilen bedeli geri isteyebileceği, mirasçılar ile davalı arasında tapu tahsis belgesi ve tapuda yapılan resmi satış ile sözleşme ilişkisi kurulmuş olup 10 yıllık zamanaşımı süresinin dolmadığı, davacının 345.000,00 TL bedeli mükerrer olarak ödemek zorunda kaldığı, ödenen bedelin denkleştirici adalet ilkesi gereği dava tarihi itibarıyla güncel bedelini 734.828,00 TL olarak tespit eden bilirkişi hesabının uygun olduğu gerekçesiyle; davanın kabulü ile 734.828,00 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiz ile beraber davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.IV. İSTİNAFBölge Adliye Mahkemesinin 09.05.2023 tarihli kararıyla; temlik eden mirasçılar ile davalı ... arasında taşınmazın satışına dair hukuken geçerli bir sözleşme ilişkisi bulunduğundan uyuşmazlıkta 10 yıllık zamanaşımı süresinin uygulanması gerektiği, dava konusu 345.000,00 TL tutarındaki ödeme 27.12.2013 tarihinde yapılmış olup dava tarihi itibarıyla sözleşmelere uygulanan 10 yıllık zamanaşımı süresinin dolmadığı, davacı taraf dava konusu taşınmazın tapu tahsis bedelinin N.Ç. tarafından 1985-1988 yılları arasında, yasal süresi içinde ve taksitler halinde eksiksiz olarak Milli Emlaka (Hazineye) ödendiğini beyan etmiş ise de, yapılan yazışmalardan Milli Emlaka böyle bir ödemenin yapılmadığı, ibraz edilen ödeme belgelerinden de söz konusu ödemelerin İstanbul Büyükşehir Belediyesine tahsis açıklaması ile gerçekleştirildiğinin anlaşıldığı, 06.09.2021 tarihli bilirkişi raporunda "3290 sayılı İmar Affı Kanunu'nun 10. maddesi (b) bendi kapsamında uyuşmazlık ele alınmış, taşınmazın tapu tahsis belgesinin verildiği 20.02.1985 tarihindeki değeri 4.000 ETL/m2, tapu tahsil belgesi için beyan edilen arsa değeri ise 2.500 ETL/m² olup sonuç itibariyle beyan edilen değer hesaplanan (4.000 ETL) bedelin 2/3'ünden azdır." denilmekle, yeniden tespit edilen bedel esas alınmak suretiyle ihalenin/satışın gerçekleştirilmesinde mevzuata aykırılık bulunmadığı, dolayısıyla mükerrer olarak tahsil edilmiş bir bedel olmadığı, buna göre İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde davanın kabulüne karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı bulunduğu gerekçesiyle; davalının istinaf talebinin kabulüyle İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, yeniden davanın reddine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.V. TEMYİZ1.Dairece verilen 03.12.2024 tarihli ilamla; 2981 sayılı Kanuna 3290 sayılı Kanun ile eklenen Geçici 4. maddede; "2981 sayılı Kanuna göre işlemini tamamlayarak arsa taksitlerini ödemeye başlamış olanlar için 18. maddenin (b) bendi hükümleri uygulanmaz. Taksitlendirilen veya tamamı ödenen arsa bedeli esas alınır." hükmünün yer aldığı, dosyanın incelenmesinden; dava dışı N.Ç. adına 20.02.1985 tarihli tapu tahsis belgesine bağlanan arsa ile ilgili borçlarının tamamının ödenmesinden sonra davalı Belediyeye başvurarak tapu tahsis belgesinin tapuya dönüştürülmesinin istenildiği, bunun üzerine davalı ... tarafından 2981 sayılı Kanunun 18/b maddesi uyarınca işlem tesis edildiğinin anlaşıldığı, Geçici 4. madde hükmü uyarınca; kanunda yapılan değişiklikten önce taksitlendirilen arsa bedelinin N.Ç. tarafından ödendiği, bu nedenle 3290 sayılı Kanunun 10. maddesi ile değiştirilen 2981 sayılı Kanunun 18/b maddesi uyarınca yeniden tespit edilen arsa bedellerinin dava dışı N.Ç. varisleri hakkında uygulama olanağının bulunmadığı, kaldı ki varislerin taşınmazın adlarına tescili talebini, takdir edilen fiyat farkının ödenmesi koşuluna bağlayan 11.12.2013 Encümen kararının dayanağı olarak gösterilen Uygulama Yönetmeliğinin 25. maddesinde de; "Islah imar planı hazırlanıp onaylandıktan ve Kanunun 10. madde (c) bendi gereğince, kesin parselasyon durumu belirlenip tapuya tescil edildikten sonra, durum, belediye veya valilikçe gecekondu sahiplerine duyurulur. Gecekondu sahibi tapu tahsis belgesi ile birlikte, arsa tahsis eden kuruluşa müracaat ederek satınalma işlemini sonuçlandırır ve tapu idaresinden tapusunu alır. Islah imar planına göre kesinleşip satışı yapılacak arsa alanı, tapu tahsis belgesinde yazılı alandan farklı ise, gecekondu sahibine, satış sırasında mahsup veya ilave borç tahakkuk ettirilir." hükmünün yer aldığı, davalı tarafından tahsisten geriye kalan hissenin satışının 210.000,00 TL bedelle ayrıca yapıldığının da anlaşıldığı, Bölge Adliye Mahkemesince; somut olayda, dava dışı N.Ç.'nin imar affı müracaatında bulunduğu tarih itibarıyla üzerinde gecekondu inşa ettiği taşınmazın davalı ... adına tapuda kayıtlı olması nedeniyle, 2981 sayılı Kanun'un 9/b ve 10/a maddeleri uyarınca işlem yapılarak, arsa tahsis bedeline ilişkin ödemelerin yetkili kuruluşa tam ve geçerli olarak yapıldığı, dolayısıyla davalı Belediyenin 11.12.2013 tarihli Encümen kararı ile talep ettiği arsa tahsis bedelinin mükerrer ödeme teşkil ettiği gözetilerek uyuşmazlığın esası hakkında bir karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle; Bölge Adliye Mahkemesinin kararının davacı yararına bozulmasına karar verilmiştir.2.Bozmaya uyan Bölge Adliye Mahkemesinin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davacı tarafça mükerrer olarak ödediği arsa tahsis bedelinin, denkleştirici adalet ilkesine göre dava tarihi itibarıyla ulaştığı güncel değer olan 734.828,00 TL'nin davalıdan tahsili gerektiği gerekçesiyle; davanın kabulüne, 734.828,00 TL'nin dava tarihinden itibaren hesaplanacak yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine karar verilmiş; karara karşı, süresi içince davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.VI. TEMYİZA. Temyiz SebepleriDavalı vekili; taşınmaz için belirlenen fark bedeli 345.000,00 TL'nin 27.12.2013 tarihinde müvekkili Belediye hesabına yatırıldığını ve taşınmazın 06.03.2014 tarihinde tapu tahsis belgesi sahibinin mirasçıları adına tescil edildiğini, sebepsiz zenginleşme hükümlerine dayalı davanın 2 yıllık zamanaşımı süresinin sona erdiğini, gerek 2981 sayılı Kanunun 18. maddesinde gerekse 3290 sayılı Kanunun 10. maddesinin (b) bendinde; "arsa bedellerinin tespitinde hak sahiplerinin beyan edeceği değer esas alınır. Ancak belediye ve valiliklerce gerekli görüldüğü taktirde 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'na göre bedel tespit edilir. Beyan edilen bedel, tespit edilen bedelin 2/3'ünden az değilse beyan edilen bedel, şayet beyan edilen bedel, tespit edilen bedelin 2/3'ünden az ise tespit edilen bedel esas alınır." hükmüne yer verildiğini, tapu tahsis belgesi sahibi tarafından beyan edilen bedelin taksitlendirme yapılarak ödenmiş olmasının, düşük bedelle beyan edilen taşınmazlar için yeniden bedel tespit edilmesi gereğini ortadan kaldırmayacağını, aksi halde hakkaniyetsiz ve adaletsiz bir sonucun ortaya çıkacağını, 06.09.2021 tarihli bilirkişi raporunun sonuç kısmında "tapu tahsis belgesi için beyan edilen değerin hesaplanan ve takdir olunan bedelin 2/3'ünden azdır." tespiti yapılmış olmakla bu tespitin savunmalarını doğruladığını, davalı tarafından tahsisten geriye kalan hissenin satışı için 210.000,00 TL ödenmiş olmasının eksik gösterilen arsa bedelinin tamamlandığı anlamına gelmediğini, davacı tarafın 2981 sayılı Kanunun 18. maddesinin kendilerine uygulanamayacağı iddiasının dayanaksız olduğunu, taşınmazın yeni bedelinin tespiti ile eksik bedelin tahsiline ilişkin idari işlemin iptal edilmediğini, tapu tahsis belgesi maliklerinin kendi rızaları ile ödeme yapmaları nedeniyle ödenen bedelin iadesinin talep edilemeyeceğini, davacının talep artırım ve bu miktara faiz işletilmesine ilişkin talebinin yerinde olmadığını, en fazla ödenen bedele ödeme tarihinden itibaren faiz işletilebileceğini ifade ederek; kararın bozulmasını talep etmiştir.B. Değerlendirme ve GerekçeUyuşmazlık, 2981 sayılı Kanun gereği bedeli ödendikten sonra tapu tahsis belgesi verilen arsanın, tapuya dönüştürülmesi sırasında davalı tarafından tahsil edildiği ileri sürülen mükerrer ödemenin iadesi istemine ilişkindir.Bölge Adliye Mahkemesince; uyulan bozma ilamı doğrultusunda inceleme yapılarak karar verildiği, bozmanın kapsamı dışında kalarak kesinleşmiş yönlerin incelenmesinin artık mümkün olmadığı, mükerrer olarak ödenen 345.000,00 TL bedelin denkleştirici adalet ilkesi gereği dava tarihi itibarıyla güncel bedelini 734.828,00 TL olarak tespit eden bilirkişi raporunun denetime elverişli olduğu anlaşılmakla, davalı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile usul ve yasaya uygun bulunan kararın onanmasına karar verilmiştir.VII. KARARAçıklanan sebeplerle;Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370/1 maddesi uyarınca ONANMASINA,Aşağıda yazılı bakiye temyiz karar harcının temyiz edene yükletilmesine,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,18.12.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.