Anahtar kelimeler: Davalıbirleşen Geçmeyen Davacısı Atfıyla Kalması Kesinlik Nihai İzmir Birleşen Sınırını
9. Hukuk Dairesi         █████████ E.  ,  █████████ K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi

SAYISI
: ████████ E., █████████ K.
İLK DERECE MAHKEMESİ
: İzmir 10. İş Mahkemesi
SAYISI
: ████████ E., ████████ K.
MAHKEMESİ
: İzmir 8. İş Mahkemesi
SAYISI
: ████████ E., ████████ K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı asıl ve birleşen davada davalı-birleşen dava davacısı vekilince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda gereği düşünüldü:
Miktar veya değeri temyiz kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 362. maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen miktarın kesinlik sınırının altında kalması hâlinde anılan Kanun’un 366. maddesi atfıyla aynı Kanun’un 352/1-(b) hükmü uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir.
Dosya içeriğine göre; birleşen davada davanın reddine karar verilmiş olup temyize konu edilen miktar Bölge Adliye Mahkemesinin karar tarihi dikkate alındığında, 04.06.2025 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7550 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 20. maddesi ile değiştirilen 6100 sayılı Kanun'un ek madde 1/2 hükmü uyarınca; birleşen dava dava tarihi itibarıyla kesinlik sınırı olan 238,730,00 TL'nin altında kaldığı anlaşılmakla; davalı-birleşen dava davacısı vekilinin birleşen davaya yönelik temyiz isteğinin miktardan reddine karar vermek gerekmiştir.
Asıl davaya ilişkin olarak gerekli şartları taşıdığı anlaşılan davalı-birleşen dava davacısı vekilinin temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
1. Davacı-birleşen dava davacısı vekili asıl dava dilekçesinde; müvekkilinin davalı Şirket nezdinde 14.07.2006- 10.04.2023 tarihleri arasında çalıştığını, iş sözleşmesini prim ve fazla çalışma alacaklarının ödenmemesi sebepleriyle haklı nedenle feshettiğini ileri sürerek kıdem tazminatı ve prim ücreti alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
2. Davalı-birleşen dava davalısı vekili birleşen İzmir 8. İş Mahkemesinin ████████ esas sayılı dava dosyasında, davacının hiçbir sebep yokken işyerinden istifa ederek ayrıldığını, bu nedenle ihbar tazminatı ödemesi gerektiğini, ihbar tazminatı alacağı bakımından davacı-birleşen dava davalısı aleyhine İzmir 18. İcra Müdürlüğünün █████████ Esas sayılı dosyası ile takip başlattığını ve davacı-birleşen dava davalısı takibe itiraz ettiğini ileri sürerek itirazın iptali ile takibin devamına ve davacı-birleşen dava davalısı aleyhine %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı-birleşen dava davalısı vekili cevap dilekçesinde; davacının istifa ederek işyerinden ayrıldığını, kıdem tazminatına hak kazanmadığını, ödenmeyen alacağının bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacının davalıya ait işyerinde 14.07.2006-10.04.2023 tarihleri arasında lojistik operasyon sorumlusu olarak çalıştığı, ödenmeyen prim ve fazla çalışma ücreti alacaklarının bulunduğu, iş sözleşmesini haklı nedenle feshettiği ve kıdem tazminatına hak kazandığı gerekçeleriyle asıl davanın kısmen kabulüne, birleşen davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararının davalı-birleşen dava davacısı vekilince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; somut uyuşmazlıkta davacının bir kısım işçilik alacaklarının ödenmemesi sebebiyle iş sözleşmesini haklı nedenle feshettiği, davacının ödenmeyen alacakları çıktığından iş sözleşmesinin haklı nedenle feshedildiğinin anlaşıldığı gerekçesiyle davalı-birleşen dava davacısının istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
1. Davalı-birleşen dava davacısı vekilinin birleşen davaya ilişkin temyiz dilekçesinin miktardan reddine karar verildiğinden, bu konudaki temyiz sebeplerine yer verilmemiştir.
2. Davalı vekili asıl davaya ilişkin temyiz dilekçesinde;
a. Mahkeme kararlarının gerekçesiz olduğunu,
b. Adil yargılanma hakkının ihlal edildiğini,
c. Davacının iş sözleşmesini kendisinin feshettiğini,
d. Kıdem tazminatına hak kazanmadığını, bütün alacaklarının ödendiğini ileri sürmüştür.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, asıl davada davacının iş sözleşmesinin feshi, kıdem tazminatına ve prim alacağına hak kazanıp kazanmadığına ilişkindir.
Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı-birleşen dava davacısı vekilinin asıl davaya ilişkin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeple;
A. Birleşen Dava Yönünden
Davalı-birleşen dava davacı vekilinin temyiz dilekçesinin miktardan REDDİNE,
Peşin alınan temyiz karar harcının isteği hâlinde davalı-karşı davacıya iadesine,
B. Asıl Dava Yönünden
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edenlerden davalı-birleşen dava davacısına yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
11.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!