Anahtar kelimeler: Satmaya Zemin Almaya Hisselerini Parselde Paylı Gayrimenkullerdeki Noterliğinin Yevmiye İli

MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi
SAYISI
: ████████ E., ████████ K.İLK DERECE MAHKEMESİ
: İzmir 6. Asliye Hukuk MahkemesiSAYISI
: ████████ E., ████████ K.Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:I. DAVADavacı vekili; müvekkilinin İzmir İli, .... İlçesi, .... Mahallesi, 33 63... numaralı parselde kayıtlı 1/3 arsa paylı, 1. kat 2 numaralı ve zemin kat 1 numaralı gayrimenkullerdeki hak ve hisselerini satmaya ve satış bedellerini almaya yetkili olmak üzere .... Noterliğinin .... ... yevmiye sayılı düzenleme şeklinde vekaletnamesi ile davalıyı vekil tayin ettiğini, davalının satış yapılmasına rağmen satış bedellerini müvekkiline vermediğini, davalının taşınmazları 18.11.2021 tarihinde dava dışı yakını ...'a 132.000,00 TL ve 133.000,00 TL bedel ile sattığını, satışların bilerek tapu da düşük gösterdiğini, güncel gerçek değerlerinin çok daha yüksek olduğunu, davalının satış tarihindeki güncel gerçek değerleri vekil edene ödemekle yükümlü olduğunu ileri sürerek; fazlaya ilişkin hakları sakları saklı kalmak üzere şimdilik 265.000,00 TL'nin satış tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.II. CEVAPDavalı vekili; davaya konu taşınmaz ilk olarak 18.04.2001 tarihinde arsa vasfındayken dava dışı ...'ın eşi ... tarafından satın alındığını, Bornova Belediyesinin düzenlediği 17.07.2001 tarihli yapı kullanma izin belgesinden anlaşılacağı üzere, arsa üzerinde 3 adet bağımsız bölümden oluşan bir yapı olduğunu, 2001 yılından itibaren 1 numaralı bağımsız bölümün dava dışı ..., ... ve...'ın anne ve babaları tarafından, 2 numaralı bağımsız bölümün ise dava dışı ... ve müvekkili tarafından bizzat ikamet etmek suretiyle kullanıldığını, davaya konu taşınmazların bir dönem inançlı işlem yolu ile davacıya devrolduğunu ancak hiçbir zaman gerçek anlama davacının mülkiyetinde ve zilyedinde bulunmadığını, davacının taşınmazları bedeli ile satın almadığını, davacının müvekkilinin kardeşi dava dışı...'ın kızı dava dışı ...'ın eski eşi olduğunu, müvekkilinin diğer kardeşi dava dışı ... ile davacının kafe işletmek üzere ortaklık yaptıklarını, dava dışı ...'ın kredi çekememesi nedeniyle finansman ihtiyaçlarını gidermek için davaya konu taşınmazlar davacıya emaneten devredilerek taşınmazlar kredi için teminat gösterilip ortak kredi çekildiğini, kredi taksitlerinin ortak ödendiğini, ancak bir süre sonra ortaklar arasındaki ihtilaf ve davacı ile eşinin boşanması nedeniyle ortaklığının sona erdirilerek 2021 yılında kullanılan kredinin kapatıldığını, ortaklığın sona ermesi neticesinde davacının isteği üzerine tapuların devri için müvekkiline vekalet verildiğini, müvekkili tarafından 1 numaralı bağımsız bölümün dava dışı ...'a, 2 numaralı bağımsız bölümün dava dışı ...'a devredildiğini, bu işlemler için hiçbir şekilde devir bedeli ödenmediğini, davacının kötüniyetli ve haksız olarak davayı açtığını savunarak, davanın reddini ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 329. maddesinin birinci fıkrası uyarınca dava değeri üzerinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin üçüncü kısma göre belirlenecek vekalet ücretinin davalıdan tahsiline, aynı maddenin ikinci fıkrası uyarınca da davacı aleyhine disiplin para cezasına karar verilmesini talep etmiştir.III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIİlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davacı her ne kadar taşınmazların mülkiyetinin kendisine ait olduğunu iddia etmişsede edimine ilişkin herhangi bir belge ve delil sunmadığı, Edremit Aile Mahkemesinin ████████ E., ████████ K. sayılı ilamı ile davacının dava dışı ... ile 05.10.2021 tarihinde boşandıkları, davaya konu taşınmazların 18.11.2021 tarihinde satıldığı, davaya konu taşınmazların boşanma protokolünde yer almamış olmasının hayatın olağan akışına aykırı olduğu, davalı tanıklarının birbirleri ve dosyada bulunan delillerle uyumlu beyanlarından taşınmazların davacıya ait olmadığı, davacıya iş kurulmasına esas kredi için emaneten verildiği, davalının bu işlemin doğrudan tarafı olmadığı için yazılı delil başlangıcı ile ispatlanacak bir inançlı işlemden söz edilemeyeceği, davacıya yapılan satışın gerçek bir satış olduğunun davacı tarafından ispat edilemediği gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.IV. İSTİNAFBölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; dava konusu taşınmazlardan iki numaralı bağımsız bölümün davacıya devrinden önceki malikinin dava dışı ...'ın eşi....adına kayıtlı olduğu, bir numaralı bağımsız bölümün davacıya tapuda devir tarihi olan 05.01.2018 tarihi ile aynı gün .... Bankası A.Ş. lehine ipotek kurulduğu, kurulan ipoteğin 17.11.2021 tarihinde kaldırıldığı, taşınmazların davalı tarafından vekaleten dava dışı ... ve ... adına tapuda devrinin 18.11.2021 tarihinde yapıldığı, davacının davalıya taşınmaz devrini içerir vekaletnameyi ..... Aile Mahkemesi'nin ████████ E., ████████ K. sayılı davacı ile dava dışı eski eşi ...'ın boşanmalarına ilişkin kararın kesinleşme tarihi 03.11.2021'den sonra verdiği, bu suretle taşınmazların davalıların savunmaları doğrultusunda ilk maliklerine döndürülmüş olduğu, davacının kötüniyetle dava açtığının ispatlanamadığı, Mahkemenin vardığı sonuçta istinaf sebepleri yönünden usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı gerekçesiyle, taraf vekillerinin aksi yöndeki istinaf istemlerinin esastan reddine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davacı vekili temyiz başvurusunda bulunmuştur.V. TEMYİZA. Temyiz SebepleriDavacı vekili; müvekkili ile dava dışı eski eşi ...'ın arasındaki 01.10.2021 tarihli anlaşmalı boşanma protokolünde davaya konu taşınmazların müvekkiline bırakıldığının açıkça düzenlendiğini, davalı inançlı işleme dayandığından ancak yazılı delille iddiasını ispat edebileceğini, buna dair Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kurulu kararı ve 3. Hukuk Dairesi kararları bulunduğunu, dinlenen tanıkların müvekkili ile husumetli olduklarını, yanlı ve sübjektif beyanlarının hükme esas alınmasının hatalı olduğunu ileri sürerek, kararın bozulmasını talep etmiştir.B. Değerlendirme ve GerekçeUyuşmazlık, vekilin hesap verme yükümlülüğüne aykırı davrandığı iddiasına dayalı alacak istemine ilişkindir.Temyiz edilen kararda belirtilen gerekçelere ve özellikle davacını davaya konu taşınmazların kendisine satışının gerçek bir satış olduğunu ispat edemediği, davacı ile eşinin boşanma kararı 03.11.2021 tarihinde kesinleştiği, vekaletnamenin ise kesinleşmeden sonra 15.11.2021tarihinde verildiği, 17.11.2021 tarihinde taşınmazlar üzerinde kredi nedeniyle tesis edilen ipoteğin kaldırıldığı ve 18.11.2021 tarihinde davalının taşınmazları vekaleten sattığı, birbiri ve dosyada yer alan belgelerle anlaşılan olay insicamı ile uyumlu tanık beyanları ile davacıya yapılan satışın kredi çekmek amacıyla yapıldığının anlaşılmasına göre, davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun bulunan kararın onanmasına karar vermek verilmiştir.VI. KARARAçıklanan sebeplerle;Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370/1 maddesi uyarınca ONANMASINA,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,17.12.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.