Anahtar kelimeler: Gölcük Sakarya Öngördüğü Erkek Yoksulluk Davalıkarşı Kadın Nafakasının Miktarları Kusur

MAHKEMESİ
: Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk DairesiSAYISI
: ████████ E., ████████ K.DAVA TÜRÜ
: Karşılıklı BoşanmaİLK DERECE MAHKEMESİ
: Gölcük Aile MahkemesiSAYISI
: ███████ E., ████████ K.Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesince verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı-karşı davalı erkek vekili tarafından kusur belirlemesi, karşı davanın kabulü, tazminat miktarları yönünden; davalı-karşı davacı kadın vekili tarafından kusur belirlemesi, reddedilen tazminatlar, erkek lehine kabul edilen tazminatlar ve yoksulluk nafakasının reddi yönünden temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda;6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) öngördüğü yargılama sistemine göre İlk Derece Mahkemesinin kesin olmayan kararına karşı önce istinaf yoluna başvurulabilmektedir. İstinaf başvurusu üzerine Bölge Adliye Mahkemesince, başvuran tarafın istinaf başvurusunun usulden ya da esastan reddine karar verilebilir veya İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak yeniden hüküm kurulabilir. Bu durumda Bölge Adliye Mahkemesi kararına karşı, istinaf başvurusu reddedilen tarafın ya da istinaf incelemesi sonucunda İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak yeni hüküm kurulması hâlinde aleyhine karar verilen tarafın temyiz hakkı bulunmaktadır. Başka bir deyişle istinaf başvurusunun reddi hâlinde Bölge Adliye Mahkemesi kararına karşı temyiz hakkı sadece istinaf başvurusu reddedilen tarafa ait olup bu hâlde ilk derece mahkemesi kararını istinaf etmeyen tarafın temyiz hakkı bulunmamaktadır.Somut uyuşmazlıkta, İlk Derece Mahkemesince verilen 26.10.2021 tarihli birinci karara karşı davacı-karşı davalı erkek vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmamış, İlk Derece Mahkemesince verilen ilk karar yalnızca davalı-karşı davacı kadın tarafından istinaf edilmiştir. İlk Derece Mahkemesinin ilk kararı hükmü istinaf edilmeyen karşı boşanma davasının kabulü yönünden kesinleşmiştir. İlk Derece Mahkemesinin birinci kararına karşı, kadının karşı boşanma davasının kabulü yönünden istinaf yoluna başvurmayan davacı-karşı davalı erkek tarafından Bölge Adliye Mahkemesi kararına karşı, kadının karşı boşanma davasının kabulü yönünden temyiz hakkı bulunmamaktadır. Açıklanan nedenlerle; davacı-karşı davalı erkeğin karşı boşanma davasının kabulü ve tazminat miktarları yönünden temyiz isteminin reddine karar vermek gerekir.Davalı-karşı davacı kadın vekilinin tüm, davacı-karşı davalı erkek vekilinin diğer yönlerden gerekli şartları taşıdığı anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:1.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davacı-karşı davalı erkeğin tüm, davalı-karşı davacı kadının aşağıdaki paragrafların kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.2.Somut uyuşmazlıkta, evlilik birliğinin sarsılması hukuki sebebine dayalı olarak karşılıklı açılan boşanma davalarında, İlk Derece Mahkemesince eşini sürekli aşağılayan, ''geri zekalı, aptal'' şeklinde hakaretlerde bulunan, bela okuyan, ereğin iş kuracağı ve kurduğu sırada kadının eşini desteklemeyerek ''beceremezsin'' şeklinde sözler söyleyen, en son erkeğe onu boşayacağını söyleyen, epilepsi ilaçlarını kullanmayan kadının ağır kusurlu, kadına ''dedemin eşi misin?'' şeklinde uygunsuz sözler söyleyen ve kaba davranan, düzenli olarak çalışmayan, kadının ihtiyaçlarını yeterince karşılamayan erkeğin az kusurlu olduğu belirtilerek her iki davanın kabulü ile tarafların boşanmalarına ve fer'îlerine karar verilmiş, kararın taraf vekilleri tarafından istinafı üzerine Bölge Adliye Mahkemesince tarafların istinaf başvurularının ayrı ayrı esastan reddine karar verilmiştir. Bu karara karşı taraf vekillerince temyiz talebinde bulunulmuştur. Her ne kadar Mahkemece kadının ağır, erkeğin az kusurlu olduğundan bahisle karar verilmiş ise de; yapılan yargılama ve toplanan delillerden; İlk Derece Mahkemesince kabul edilen ve gerçekleşen kusurlu davranışlara göre evlilik birliğinin temelinden sarsılmasına sebep olan olaylarda tarafların eşit kusurlu olduklarının kabulü gerekir. Bu husus gözetilmeden yanılgılı kusur belirlemesi ve değerlendirme sonucu erkeğin az, kadının ağır kusurlu olduğunun kabulü bu nedenle doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.3.Yukarıda ikinci paragrafta açıklandığı üzere, tarafların boşanmaya sebebiyet veren olaylarda eşit derecede kusurlu oldukları anlaşılmaktadır. Boşanma sonucu maddî ve manevî tazminata hükmedilebilmesi için tazminat yükümlüsünün kusurlu, tazminat talep eden eşin ise kusursuz veya diğerine göre daha az kusurlu olması gerekir. Bölge Adliye Mahkemesince kadının erkeğe nazaran ağır kusurlu olduğunun kabulü ve bu hatalı kusur belirlemesine göre erkek yararına maddî ve manevî tazminata hükmedilmesi isabetsiz olmuş ve bozmayı gerektirmiştir.4.4721 sayılı Kanun'un 175 inci maddesinin birinci fıkrasına göre, boşanma yüzünden yoksulluğa düşecek olan taraf, kusuru daha ağır olmamak koşuluyla geçimi için diğer taraftan mali gücü oranında süresiz nafaka isteyebilir. Her ne kadar Bölge Adliye Mahkemesince şartları oluşmadığından kadının yoksulluk nafakası talebinin reddine karar verilmiş ise de; yukarıda 2. paragrafta belirtildiği üzere boşanmaya sebep olan olaylarda davalı-karşı davacı kadının daha ağır kusurlu olmadığı anlaşılmaktadır. O halde tarafların kusur durumları ile ekonomik ve sosyal durumları nazara alındığında kadının yoksulluğa düşeceği anlaşılmış olup kadın yararına yoksulluk nafakasına hükmedilmesi gerekirken hatalı kusur derecelendirmesi sonucu yazılı şekilde karar verilmiş olması doğru olmamış bozmayı gerektirmiştir.KARARAçıklanan sebeplerle;1.Davacı-karşı davalı erkek vekilinin karşı boşanma davasının kabulüne ve tazminat miktarlarına yönelik temyiz dilekçesinin REDDİNE,2.Davalı-karşı davacı kadın vekilinin tüm, davacı-karşı davalı erkek vekilinin diğer hususlara yönelik temyizinin incelenmesine gelince;a)Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının kusur belirlemesi, erkek lehine hükmedilen tazminatlar ve reddedilen yoksulluk nafakası yönünden ORTADAN KALDIRILMASINA,b)İlk Derece Mahkemesi kararının kusur belirlemesi, erkek lehine hükmedilen tazminatlar ve reddedilen yoksulluk nafakası yönünden BOZULMASINA,c)Davacı-karşı davalı erkek vekilinin tüm, davalı-karşı davacı kadın vekilinin sair temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozma kapsamı dışında kalan temyize konu bölümlerinin 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden ....'a yükletilmesine,Temyiz peşin harcının istek halinde yatıran ...'ya geri verilmesine,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, karardan bir örneğinin ilgili Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,13.01.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.