Anahtar kelimeler: Tente Montajı Satımdan Yapımı Oto Küçükçekmece İlamsız Yazildiği Kdv Yapmadığını

T.C. BAKIRKÖY 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO
: ████████ EsasKARAR NO
: ████████DAVA
: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)DAVA TARİHİ
: █████/2025KARAR TARİHİ
: █████/2026GEREKÇELİ KARARINYAZILDIĞI TARİH
: █████/2026Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:DAVACI TARAF DAVA DİLEKÇESİNDE ÖZETLE; müvekkili ... San. ve Tic. Ltd. Şti. ile davalı ... Oto İnş. San. ve Tic. Ltd. Şti. arasında ticari ilişki bulunduğunu, bu kapsamda müvekkili tarafından davalıya araç tente yapımı ve montajı hizmeti verildiğini, 10.01.2025 tarihli fatura ile 35.000,00 TL + 7.000,00 TL KDV olmak üzere toplam 42.000,00 TL bedelli hizmetin eksiksiz şekilde ifa edildiğini, buna rağmen davalının ödeme yapmadığını, bu nedenle Küçükçekmece İcra Müdürlüğü’nün .../...... Esas sayılı dosyası ile ilamsız icra takibi başlatıldığını, takibin davalıya tebliğ edildiğini, davalının haksız ve kötü niyetli olarak borca itiraz ettiğini ve takibin durduğunu, müvekkilinin alacağını tahsil edemediğini, hizmetin eksiksiz yerine getirildiğinin fatura ve fotoğraflarla sabit olduğunu, arabuluculuk sürecinin Bakırköy Arabuluculuk Bürosu .../... büro dosya, ..../... arabuluculuk numarası ile yürütüldüğünü ve 16.05.2025 tarihinde anlaşamama ile sonuçlandığını, bu nedenle davanın açıldığını, davalının itirazının haksız olduğunu, alacağın tahsili gerektiğini, bu kapsamda itirazın iptali ile takibin devamına ve alacağın harca esas değer olan 45.390,04 TL üzerinden tahsiline, ayrıca davalı aleyhine %20’den az olmamak üzere icra inkâr tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.DAVALI TARAF CEVAP DİLEKÇESİNDE ÖZETLE;davacı tarafça açılan itirazın iptali davasının haksız ve mesnetsiz olduğunu, müvekkili şirketin merkezinin Küçükçekmece’de bulunduğunu ve davanın yetkisiz mahkemede açıldığını, bu nedenle öncelikle yetki itirazında bulunduklarını, ayrıca davacının talep ettiği alacakların zamanaşımına uğradığını, esasa ilişkin olarak ise müvekkilinin davacıya herhangi bir borcunun bulunmadığını, davacı tarafından düzenlenen faturaların müvekkiline ait olmayan araçlara ilişkin olduğunu, bu nedenle kabul edilmediğini, davacının tek taraflı düzenlediği faturaların alacak iddiasını ispatlamaya yeterli olmadığını, icra takibinin haksız ve kötü niyetli olarak başlatıldığını, davacının icra takibinde dayanmadığı delillere dava aşamasında dayanmasının usule aykırı olduğunu, hizmetin ifa edildiğinin davacı tarafından ispatlanamadığını, bu nedenle davanın öncelikle usulden, aksi halde esastan reddi gerektiğini, ayrıca davacı aleyhine asıl alacağın %20’sinden az olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesini ve yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin davacı tarafa yükletilmesini talep etmiştir.DELİLLER VE GEREKÇE;Dava, İİK'nun 67. Maddesine göre alacağın tahsili için başlatılan icra takibine itirazın iptali istemine ilişkindir.Küçükçekmece İcra Dairesi'nin .../... Esas sayılı dosyasının incelenmesinde, davacı tarafından davalı aleyhine 45.390,04-TL cari hesap alacağının tahsili amacıyla ilamsız takip başlatıldığı, süresinde borç ve ferilerine itiraz edilmesi sonucu takibin durduğu itiraz ve davanın süresinde olduğu anlaşılmıştır.Dosyaya sunulan belge ve kayıtlarla birlikte dosya mali müşavir bilirkişisine tevdi edilmiş, bilirkişi tarafından düzenlenen raporda özetle;"Dosya kapsamındaki ticari defter ve muhasebe kayıtları, fatura örnekleri, BA/BS karşılaştırmalı analizleri ile icra dosyası birlikte değerlendirilerek yapılan mali ve teknik inceleme sonucunda ulaşılan tespitler aşağıda başlıklar hâlinde sunulmuştur: a) Ticari defterlerin usule uygunluğu (TTK/VUK): Davacı şirketin 2025 yılı envanter defterinin tasdikli olduğu; her iki tarafın e-defter mükellefi olduğu, davacıya ait 2025/Ocak edefter beratlarının süresinde, davalıya ait 2025/Ocak e-defter beratlarının ise 11.06.2025 tarihinde (yasal süresinden sonra) alındığı tespit edilmiştir. Defterlerin sahibi lehine delil niteliği yönündeki takdir Sayın Mahkemeye aittir. b) Kayıtların birbirini doğrulaması ve delil değeri: Davacı kayıtlarında 42.000,00 TL alacak; davalı kayıtlarında aynı tutarın satıcı borcu olarak izlendiği ve KDV’nin indirim konusu yapıldığı görülmüştür. Bu haliyle, taraf kayıtları dava konusu işlem bakımından tutar ve işlem kimliği yönünden birbirini doğrular niteliktedir. c) Dava konusu alacağa ilişkin ödeme/BA–BS/“açık-kapalı fatura” tespiti: Dava konusu efatura üzerinde tahsil/ödeme kaydı bulunmadığı; davacı kayıtlarında ödeme veya iade faturası yer almadığı tespit edilmiştir. Bu nedenle fatura, ödeme kaydı içermemesi itibarıyla açık fatura niteliğindedir. d) BA–BS/karşılaştırmalı analiz uyumu: GİB yazı eklerinde davacı tarafından 1 adet belge ile KDV hariç 35.000,00 TL satış, davalı tarafından 1 adet belge ile KDV hariç 35.000,00 TL alış beyan edildiği; beyanların belge sayısı ve tutar yönünden uyumlu olduğu tespit edilmiştir. e) Takip tarihi itibarıyla alacak-borç durumu: Dosya kapsamındaki ticari defter ve muhasebe kayıtları ile e-fatura birlikte değerlendirildiğinde; takip tarihi itibarıyla davacının davalıdan 42.000,00 TL asıl alacak talebinin muhasebe kayıtlarıyla uyumlu olduğu; bu borcu kapatır nitelikte bir ödeme/iade kaydına rastlanmadığı tespit edilmiştir. f) Faiz yönünden: Takip öncesi temerrüt ihtarına rastlanmadığı raporda belirtilmiş olup, takip öncesi işlemiş faiz talebi ve temerrüt tarihi hususu Sayın Mahkemenin takdirindedir. Mahkemece uygun görülmesi halinde, 10.01.2025–10.03.2025 dönemi için raporda 3.343,60 TL reeskont faizi hesabı yapılmıştır" denilmiştir. Bilirkişi raporunun denetime ve hükme esas almaya elverişli olduğu görülmüştür.Ticari defterlerin delil olmasına ilişkin düzenleme HMK 222. maddede yer almaktadır. Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir (HMK 222/1). Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır (HMK 222/2). Bu şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya ilgili hususta hiç bir kayıt içermemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerektiği ise üçüncü fıkrada düzenlenmiştir. Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur (HMK 222/4).Dosya kapsamında her iki tarafın BA-BS beyannamelerinin birbiriyle uyumlu olduğu anlaşılmıştır. Davacı tarafından davalıya düzenlenen faturalara, davalının yasal süre içerisinde yapmış olduğu itiraz bulunmamaktadır. Her iki tarafın ticari defterlerinin usulüne uygun tutulduğu anlaşılmakla defterler hükme esas alınmıştır.Davalı şirketin BA formalarında da faturaların kaydedildiği, buna göre içeriği kabul edildiği gibi resmi kuruma bildirilen beyannamenin delil niteliğini de haiz olduğu sabittir. BA/BS formları resmi makama bildirilen belge olup delil niteliğini haizdir. Kaldı ki davacı ticari defter ve belgeleriyle de alacak ispatlanmıştır. Takibe veya davaya konu faturaların davalı ticari defterlerinde kayıtlı olması halinde veya davalının bağlı olduğu Vergi Dairesi BA formları ile bildirilmiş olması halinde fatura içeriği malların davalıya teslim edildiğinin kabulü gerekir. (Y.... HD. .../... Esas-.../... Karar ve .../... Esas ve ... Karar sayılı ilamları da bu yöndedir.)HMK'nın MADDE 222. maddesinde;"(1)Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir.(2)Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır.(3)İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya ilgili hususta hiç bir kayıt içermemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz.(4)Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur.(5)Taraflardan biri tacir olmasa dahi, tacir olan diğer tarafın ticari defterlerindeki kayıtları kabul edeceğini belirtir; ancak, karşı taraf defterlerini ibrazdan kaçınırsa, ibrazı talep eden taraf iddiasını ispat etmiş sayılır." denmektedir.Toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre; Mahkememizce tarafların ticari defterleri üzerinde yaptırılan inceleme sonucu alınan bilirkişi raporunda da belirtildiği üzere dosya kapsamında her iki tarafın BA-BS beyannamelerinin birbiriyle uyumlu olduğu, her iki tarafın ticari defterlerinin usulüne uygun tutulduğu ve defter kayıtlarının birbiriyle örtüştüğü, davalı firmanın ilgili faturalara 6102 sayılı TTK’nun 21/2 maddesi hükmüne göre 8 gün içinde itiraz etmediği görülmüş olup “Bir fatura alan kişi aldığı tarihten itibaren (8) sekiz gün içinde, faturanın içeriği hakkında bir itirazda bulunmamışsa bu içeriği kabul etmiş sayılır” hükmü bulunmaktadır. Davalı TTK’.nun m.21/2 hükmüne göre süresinde itiraz etmemiştir. Bu nedenle faturanın içeriğini kabul etmiş sayılmaktadır.Davacı tarafından davadan önce ihtarname gönderilmediği, bu sebeple temerrüt oluşmadığı, usulüne uygun tutulan ve birbiriyle örtüşen taraf ticari defterlerine göre davacının talep edebileceği toplam alacağın 42.000,00 TL olduğu anlaşılmıştır. Gerek icra aşamasında gerekse yargılama aşamasında söz konusu borcun ödenmediği anlaşılmakla davacı tarafından davalı aleyhine açılan itirazın iptali davasının kısmen kabulü ile likit olan alacağa yapılan itirazdan dolayı davacı lehine %20 icra inkar tazminatına hükmedilmiştir. Fazlaya ilişkin talebinin reddine karar verilmiştir. Reddedilen bu kısım yönünden davacı tarafın kötüniyeti ispatlanamadığından kötüniyet tazminatına hükmedilmemiştir.Açıklanan nedenlerle davanın kısmen kabulüne dair aşağıda yazılı şekilde hüküm kurulmuştur.HÜKÜM
:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1- Davanın KISMEN KABULÜ ile; Küçükçekmece İcra Dairesi'nin .../.... Esas sayılı dosyasına yapılan itirazın kısmen İPTALİ ile takibin 42.000,00 TL asıl alacak üzerinden takip talebindeki diğer koşullar ile devamına, fazlaya ilişkin talebin REDDİNE,2- 42.000,00 TL'nin %20'si oranındaki icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,3-Şartları oluşmadığından kötü niyet tazminatı talebinin reddine,4-Harçlar Kanunu'na göre belirlenen 2.869,02 TL ilam harcından peşin alınan 615,40TL mahsubu ile bakiye 2.253,62 TL'nin davalıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydedilmesine,5-Davacı tarafından sarf edilen 615,40TL Başvuru Harcı, 615,40 TL Peşin Harç ücreti olmak üzere toplam 1.230,80 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,6-6102 sayılı Türk Ticaret Kanununa göre alınan 4600 TL arabulucu ücretinin kabul red oranına göre hesaplanan 4.256,44 TL'nin davalıdan alınarak Hazineye İrat kaydedilmesine,7-6102 sayılı Türk Ticaret Kanununa göre alınan 4600 TL arabulucu ücretinin kabul red oranına göre hesaplanan 343,56 TL'nin davacıdan alınarak Hazineye İrat kaydedilmesine,8-Davacı tarafından sarf edilen 8.000,00 TL bilirkişi ücreti, 122,50 TL posta masrafı, ücreti olmak üzere toplam 8.122,50 TL den kabul red oranına göre hesaplanan 7.515,85 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, kalan kısmın iş bu davacı üzerine bırakılmasına,9-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan 42.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak kendisini vekille temsil ettiren davacıya verilmesine,10-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan 3.390,04 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak kendisini vekille temsil ettiren davalıya verilmesine,11-HMK’nın 333. maddesi gereğince hükmün kesinleşmesinden sonra artan avansın taraflara iadesineDair, tarafların yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. █████/2026Katip ...✍e-imzalıdırHakim ...✍e-imzalıdır