Anahtar kelimeler: Bölümden İnşaatın Noterliğinin Yevmiye Anadolu Arsa İlamına Payı Bağımsız Kesinlik

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 53. Hukuk Dairesi
SAYISI
: █████████ E., █████████ K.İLK DERECE MAHKEMESİ
: İstanbul Anadolu 13. Asliye Hukuk MahkemesiSAYISI
: ████████ E., ████████ K.Bölge Adliye Mahkemesince bozma ilamına uyularak verilen karar davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü :I. DAVADavacı yüklenici vekili dava dilekçesinde; müvekkili ile davalı arsa sahibi arasında .... 11. Noterliği’nin 06.11.2009 tarih ve ... yevmiye sayılı arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi imzalandığını, yapılacak 22 bağımsız bölümden 11 bağımsız bölümün davacıya ait olacağının düzenlendiğini, inşaatın davacı tarafından %90-95 oranında tamamlandığını, davalının inşaatın tamamlanması konusunda sürekli sorun çıkardığını ve en son olarak sözleşmenin feshi için İstanbul Anadolu 24. Asliye Hukuk Mahkemesinde ████████ Esas sayılı dosya ile dava açtığını, daha sonra taraflar arasında 12.03.2013 tarihli ek sözleşmenin imzalandığını, bu ek sözleşme uyarınca 5, 6 ve 15 numaralı bağımsız bölümlerin tapusunun davacı yükleniciye verilmesinin kararlaştırıldığını ve bunun üzerine ..... 3. Noterliğinin 13.03.2013 tarih ve ... yevmiye sayılı fesihnamesi ile tarafların arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesini feshettiklerini, davalının ek sözleşme uyarınca devri gereken bağımsız bölümleri devretmediğini belirterek, söz konusu bağımsız bölümlerin bedeli olarak şimdilik 300.000,00 TL’nin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş, 09.09.2021 tarihli ıslahla talep miktarını 630.000,00 TL'ye çıkartmıştır.II. CEVAPDavalı arsa sahibi vekili cevap dilekçesinde; davacının sözleşmede kararlaştırılan sürede inşaatı tamamlamadığını, müvekkilinin iyiniyetli olarak davacıya ek süreler verdiğini, sözleşmenin karşılıklı olarak feshedildiğini belirterek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIİlk Derece Mahkemesinin 18.10.2022 tarihli kararı ile taraflar ortak iradeleri ile arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesini feshettiklerinden ortadan kalkan sözleşmedeki kazanımların tasfiye edilmesinin gerektiği, tasfiye bedelinin 12.03.2013 tarihli sözleşmede kararlaştırıldığı, 13.03.2013 tarihinde resmi şekilde düzenlenen fesihnamede sözleşme nedeniyle herhangi bir hak ve alacak kalmadığı yönündeki anlatımın tasfiye bedelinin 12.03.2013 tarihli sözleşmede belirlenmesi sebebiyle yer almadığı, fesih ile 12.03.2013 tarihli adi sözleşmenin hükümlerinin ortadan kalkmadığı, 5, 6 ve 15 numaralı dairelerin dava tarihi itibari ile değerinin 630.000,00 TL olarak hesaplandığı, davacı yüklenici ...'in dosya alacağının tamamını ...'ya temlik ettiği gerekçesi ile davanın kabulüne 630.000,00 TL alacağın dava tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak alacağı temlik alan davacı ...'ya verilmesine karar verilmiştir.IV. İSTİNAFİlk Derece Mahkemesinin 18.10.2022 tarihli kararına karşı süresi içinde davalı vekilince istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin 04.04.2023 tarihli kararı ile taraflar arasında imzalanan 12.03.2013 tarihli adi yazılı protokolde, arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesinin iptal edileceği belirtilerek, 3 adet bağımsız bölüm tapusunun devri öngörülmüş olup, kural olarak bu sözleşmenin de tabi olduğu sözleşmenin şekline uygun yapılması gerektiğinden ve içeriğinde taşınmaz mülkiyetini devri taahhüdü içerdiğinden TBK'nın 237, TMK'nın 706, 1512 sayılı Noterlik Kanunu'nun 60/3 ve 89 maddelerinde öngörülen resmi şekilde yapılmadığı için geçersiz olduğu, protokol kapsamında tapu devri de yapılmadığından sözleşmenin ifa edildiğinden de söz edilemeyeceğinden geçerli hale geldiğinin de ileri sürülemeyeceği, geçersiz sözleşmeye dayalı olarak alacak talebinde bulunulamayacağından davanın reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulmasının hatalı olduğu gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın reddine karar verilmiştir.V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİBölge Adliye Mahkemesinin 04.04.2023 tarihli kararının süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairece,"davacı temlik eden yüklenici ile davalı arsa sahibi arasında ..... .... Noterliği’nin 17.11.2009 tarih ve ... yevmiye numaralı arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi imzalanmıştır. İş bu sözleşmenin tasfiyesi amacıyla yine taraflar arasında 12.03.2013 tarihli adi yazılı sözleşme düzenlenmiş olup, söz konusu sözleşme uyarınca 5, 6 ve 15 no.lu bağımsız bölümlerin davacının taşeronu olan ....... yaptığı iş karşılığı devredileceği, 13.03.2013 tarihinde de arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesinin feshedileceği belirtilmiştir. Bu sözleşmeye uygun olarak bir gün sonra ... 3. Noterliği’nin 13.03.2013 tarih ve ... yevmiye numarası ile taraflar arasındaki arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi karşılıklı olarak feshedilmiş, fesihnamede bu tarihten itibaren sözleşmeden ... hak ve yükümlülüklerin karşılıklı olarak sona erdiği belirtilmiş ise de, söz konusu fesihnamenin taraflar arasında imzalanan 12.03.2013 tarihli sözleşmeye dayalı olarak yapıldığı, 12.03.2013 tarihli sözleşmedeki amacın taraflar arasındaki arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesinin tasfiyesi olduğu, davacı yüklenicinin yapmış olduğu iş karşılığında tasfiye bedeli olarak 5, 6 ve 15 no.lu bağımsız bölümlerin davacının taşeronuna devrinin düzenlendiği, fesihnamede sözleşme nedeniyle herhangi bir hak ve alacak kalmadığı yönündeki anlatımın tasfiye bedelinin 12.03.2013 tarihli sözleşmede belirlenmesi sebebiyle yer almadığı, 12.03.2013 tarihli adi sözleşmenin hükümlerinin ortadan kalkmadığı, davalı arsa sahibince söz konusu bağımsız bölümlerin taşerona devredildiğine dair ya da bedelinin ödendiğine dair bir savunmada bulunulmadığı, davacı yüklenicinin düzenleme şeklindeki fesihnamede sözleşme uyarınca bir alacağının kalmadığına dair davalıyı ibra etmesinde iradesinin fesada uğradığının kabulü ile davacı yüklenici tarafından bağımsız bölümlerin tapu devirleri değil, tasfiye bedeli olarak bağımsız bölümlerin değerinin talep edildiği, yargılama aşamasında alınan 01.03.2021 tarihli bilirkişi kurulu raporu ile de bağımsız bölümlerin dava tarihi itibariyle değeri 630.000,00 TL olarak hesaplandığı, iş bu raporun Yargıtay denetimine elverişli olduğu anlaşılmakla, davanın kabulü ile 630.000,00 TL alacağın davalıdan tahsili ile temlik alan davacı ...’ya verilmesine karar verilmesi gerekirken, Bölge Adliye Mahkemesince hatalı değerlendirme sonucu davanın reddine karar verilmesi doğru olmamış, kararın bozulması uygun bulunmuştur" gerekçesiyle bozulmasına karar verilmiştir.Bölge Adliye Mahkemesinin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararı ile,davanın kabulü ile 630.000,00 TL alacağın dava tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak temlik alan davacı ...'ya verilmesine karar verilmiştir.VI. TEMYİZA. Temyiz SebepleriDavalı vekili temyiz dilekçesinde;a.Davalının inşaatı bizzat kendi imkanları ile tamamladığını ve bilirkişi raporlarında gösterilen orana getirdiğini,b.Taraflar arasında yapılmış olan 12.03.2013 tarihli adi yazılı sözleşmenin kanuni geçerlilik şekline uygun olarak yapılmadığını, bu nedenle geçersiz olduğunu, geçerlilik şekli kamu düzenine ilişkin olduğundan işbu geçersizliğin hakim tarafından re'sen gözetilerek bu doğrultuda hüküm tesis edilmesi gerektiğini,c.12.03.2013 tarihli adi yazılı şekilde yapılan sözleşmede herhangi bir şekilde tasfiye bedeli ibaresine yer verilmediğini, soyut bir şekilde söz konusu dairelerin devredileceğinin öngörüldüğünü, tarafların iradesinin de bu yönde olduğunu, bu sözleşmeyi tasfiye sözleşmesine tahvil etmenin mümkün olmadığını, aksinin kabul edilmesinin hakkaniyet ve dürüstlük kuralları ile bağdaşmadığını,d.Davacının, noter huzurunda fesih tarihinden itibaren kat karşılığı inşaat sözleşmesi ve taşınmaz satış vaadinden ... hak ve yükümlülüklerin karşılıklı olarak sona ereceğini, bu tarihten sonra bu sözleşmelere dayanarak birbirlerini sorumlu tutmayacaklarını beyan etmiş olmasına rağmen fesih tarihinden sonra davalıya aynı taleplerle dava açtığını, hakkını kötüye kullandığını beyan etmektedir.B. Değerlendirme ve GerekçeDosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, eser sözleşmesine dayalı alacak istemine ilişkindir.Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.Temyizen incelenen Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkan bulunmadığı ve özellikle ileri sürülen temyiz sebeplerine göre usul ve kanuna uygun olduğu anlaşılmakta olup; davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.VII. KARARAçıklanan sebeplerle;Davalı vekilinin yerinde görülmeyen temyiz sebeplerinin reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,Aşağıda yazılı harcın temyiz eden taraftan alınmasına,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,15.01.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.