Anahtar kelimeler: Hissedarı Vaadi Diğerleri Feri Noterliğinde İli İlçesi Müdahil İnşaat Mahallesi
6. Hukuk Dairesi         █████████ E.  ,  ████████ K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

SAYISI
: █████████ E., ████████ K.
BİRLEŞEN ████████ ESAS SAYILI DOSYADA
Mahkemece bozmaya uyularak verilen karar asıl dosyada fer'i müdahil, birleşen dosyada davacı ... vekili ile, davalı ... ve diğerleri vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
1.Asıl davada davacı vekili dava dilekçesinde; davacılar ile davalı şirket arasında, davacıların hissedarı olduğu Ankara ili, .... ilçesi, .... Mahallesi, 36947 ada, 6 parsel üzerine kat karşılığı inşaat yapılması için 29... tarihinde .... 45. Noterliğinde Düzenleme Şeklinde Taşınmaz Mal Satış Vaadi ve Kat Karşılığı İnşaat Sözleşmesi yapıldığını, sözleşmenin 20. maddesine göre inşaatın noksansız olarak yapılıp 29.11.2004 tarihinde teslim edilmesi gerektiğini, inşaatın süresinde bitirilmemesi üzerine, müvekkillerinden ...'in inşaatın fiili gerçekleşmesi, noksanları ve noksanların sözleşmeye uygun olarak ne kadar bedelle tamamlanabileceği hususunda Ankara 6. Sulh Hukuk Mahkemesi'nde tespit yaptırdığını, alınan bilirkişi raporuna göre; inşaatın %59,5 oranında yapıldığının ve %40,5 noksanlık bulunduğunun tespit edildiğini, davacılardan ..., ... ve ...'ın davalı müteahhide ihtarname çektiğini, müvekkillerinin sözleşme ile kendilerine düşen edimini fazlası ile yerine getirdiğini, müteahhide hak ettiğinden fazla daire verildiğini, sözleşmeye göre davalı müteahhidin inşaatta alacağı olarak sadece 3 no.lu bağımsız bölümün kaldığını belirterek kat karşılığı inşaat sözleşmesine konu olan 6 parseldeki tamamlanmamış inşaatın BK'nın 97 maddesine göre müvekkilleri tarafından yapılmasına izin verilmesini, sözleşme ile davalıya bırakılan 3 no.lu bağımsız bölümün davacılar tarafından satılmasına izin ve yetki verilmesini talep etmiştir.
2.Yargıtay (Kapatılan) 23. Hukuk Dairesi’nin 03.07.2018 tarihli ve ██████████ Esas, █████████ Karar sayılı ilâmından sonra asıl dava ile birleştirilmesine karar verilen, birleşen davada davacı vekili dava dilekçesinde; arsa sahibi olan davalıların, ....no.lu parsel üzerinde yeralan ██████ payı davacı adına kayıtlı olan 3 no.lu bağımsız bölümün kalan hisselerini 27.02.2006 tarihli harici sözleşme ile davacıya satmayı taahhüt ettiklerini, bu bağımsız bölümün davalılar ile dava dışı yüklenici arasında yapılmış kat karşılığı inşaat sözleşmesi uyarınca yükleniciye bırakılmış olduğunu, yüklenicinin inşaatı %59,5 seviyesinde terk ettiğini, yüklenicinin işi terk etmesinden sonra, arsa sahipleri ile yükleniciden harici sözleşmeler ile bağımsız bölüm satın alanların biraraya geldiklerini, kendi aralarında para toplayarak inşaatı %99,9 seviyesine getirdiklerini ve dairelere taşınarak oturduklarını, davalıların parsel üzerine yapılan inşaatı yarım bırakıp kaçan müteahhide karşı Ankara 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin ████████ Esas sayılı dosyasında dava açtıklarını, müteahhitten olan alacaklarını dava konusu bağımsız bölümden karşılamayı amaçladıklarını belirterek, davaya konu taşınmazın davalılar adına kayıtlı olan tapusunun iptali ile davacı adına tesciline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Asıl davada davalı ... .... 29.04.2011 tarihli dilekçesi ile; annesi..... 2007 tarihinde vefat ettiğini, ölümünden önce 03.12.2003 tarihinde dava konusu taşınmazı ............. sattığını, annesinin taşınmazda hissesinin kalmadığını, dava ile ilgisinin bulunmadığını husumet yönünden davanın reddini talep etmiştir.
Asıl davada davalı ... .... 07.06.2011 tarihli duruşmada, arsa maliki ............ mirasçısı olduğunu, davanın aleyhine olmaması kaydıyla davaya bir itirazının olmadığını beyan etmiştir.
Asıl davada davalı ... vekili cevap dilekçesinde; davalının iyiniyetli olduğunu, haksız davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
2.Birleşen davada davalılar vekili cevap dilekçesinde; davacının, yüklenici müteahhidin hak ve borçlarına halef olan kişi olduğunu, Ankara 1. Asliye Hukuk Mahkemesinde açılan davada toplanan deliller ve alınan bilirkişi raporu ile, yüklenicinin edimlerini yerine getirmediğinin belirlendiğini, arsa sahiplerinin nama ifâ istemeye ve yükleniciye verilmesi gereken, davacının yükleniciden satın aldığı daireyi satışa hak kazandıklarının sabit olduğunu, davacının bu daireyi istemeye hakkının bulunmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. MAHKEME KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 09.04.2014 tarihli kararı ile davacı ... yönünden açılan davanın sıfat yokluğundan reddine, diğer davacılar yönünden davanın kabulüne, bilirkişi heyetinin 16.05.2012 tarihli raporunun 5. sayfasında belirtilen ortak alan eksiklikleri, çatı işleri, dış sıva işleri, dış boya işleri, sığınak döşeme ve duvar işleri, sıhhi tesisat işleri, elektrik işleri, bahçe tanzimi ve istinat duvarı işleri, demir imalat ve demir kapı imalat işleri olmak üzere 246.913,00 TL eksik işler bedeli öncelikli olmak üzere 15 adet normal daire eksik işleri bedeli 146.115,00 TL, 4 dubleks daire eksik işler edeli 58.446,00 TL olmak üzere toplam 451.474,00 TL muhtemel giderli işlerin yapılması için davacılara nama ifâya izin verilmesine, sözleşme gereği yükleniciye isabet eden Ankara .... .... İmar Mah. 369 47... parsel no.lu taşınmazdaki 3 no.lu bağımsız bölümün 60.000,00 TL'den aşağı olmamak üzere satışı için davacılara satış yetkisi verilmesine karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
Mahkemenin 09.04.2014 tarihli kararının süresi içerisinde davalı yüklenici ... İnşaat Nakliyat Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti. ve fer'i müdahil ... vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 23. Hukuk Dairesi’nin 03.07.2018 tarihli ve ██████████ Esas, █████████ Karar sayılı ilâmı ile,"Dava, taraflar arasındaki 29.11.2002 günlü sözleşmeden kaynaklanmaktadır. Davacı arsa sahipleri delil tespiti yaptırmışlar, alınan 27.10.2005 tarihli bilirkişi raporunda, inşaatın fiziki seviyesinin %59,5 olduğu belirlenmiştir. Yargılama sırasında alınan hükme esas bilirkişi rapor ve ek raporlarında, inşaatın halihazırdaki fiziki seviyesi oran olarak belirlenmemiş ise de, raporların içeriğinden, tespitten sonra inşaatın devam ettiği anlaşılmaktadır. Davacı arsa sahipleri, tespitten sonra inşaata kendilerinin devam ettiğini, fer'i müdahil ise, yükleniciden daire satın alanlar da dahil aralarında para toplayarak inşaatı şimdiki haline getirdiklerini savunmuşlardır. Mahkemece, bu iddia ve savunmalar değerlendirilmeksizin, tespit raporundaki eksik işler oranına göre hesaplama yapan bilirkişi raporuna göre hüküm kurulmuştur. Arsa payı karşılığı inşaat sözleşmelerinde, sözleşme ayakta olduğu sürece inşaatı (eseri) yüklenicinin veya onun halefi olarak kabul edilen üçüncü kişilerin yaptığı karine olarak kabul edilir ve bunun aksini, iddia eden kanıtlamalıdır. Bu itibarla, mahkemece, gerekirse yerinde tekrar keşif yapılıp, bilirkişi raporu alınarak, inşaatın halihazır seviyesi belirlenmeli, bu seviyeye, arsa sahipleri kendilerinin getirdiğini iddia ettiğinden buna ilişkin delilleri toplanmalı ve yapılacak değerlendirme ile sonucuna uygun bir hüküm kurulmalıdır. Açıklanan nedenlerle, ileri sürülen iddia ve savunmalar değerlendirilmeden, yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın bozulması gerekmiştir" gerekçesi ile davalı yüklenici ... İnşaat Nakliyat Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti. ve fer'i müdahil ... vekilinin diğer temyiz itirazları reddedilerek kararın bozulmasına karar verilmiştir.
Mahkemenin ilâm başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, "...arsa sahiplerinin bir kısmı aynı zamanda kat maliki durumundadırlar ve ayrıca asıl dosyada fer'i müdahil ve birleşen dosya davacı olan ... vekilinin beyanlarında da; müteahhidin edimini ifâ etmeden kaçmasından dolayı kat maliklerinin birarada eksik binayı ikmal etmeye çalıştığı ve binanın mevcut halini ikmal etmeye çalışmış olduğu da olgusu da sabittir. Somut olaydaki bu gerçekliğe rağmen bozma ilamına uyulma kararı verilmesi dosya gerçekliğine ve tabiki maddi gerçekliğe de aykırıdır. Yargılama dosyasında maddi hata ile Yüksek Mahkeme bozma ilamına uyma kararı verilmiş olmakla birlikte, hukuki uyuşmazlığın tam olarak aydınlanmaması ve inşaatın belirli seviyeye getirilmiş olduğu iddiasının hukuki eylem mahiyeti ve ayrıca çeşitli kurumlara yazılan müzekkerelerin cevabi yazıları da nazara alındığında, mahallinde tekrar keşif kararı verilmiştir. Tüm müzekkere yanıtları ve teknik bilirkişi raporundan anlaşılacağı üzere davaya konu taşınmazda iskan raporunun alınabilmesi için 945.192,60 TL'ye ihtiyaç bulunduğu kabul edilmiş ve ayrıca ayrıntılı ve denetime elverişli bilirkişi raporu yeterli ve hüküm kurmaya elverişli olduğundan itibar edilmiş ve hükme esas alınmış, ancak verilecek kararda satışı istenen (3) no.lu bağımsız bölümün tahmini satış bedeli gözönüne alınarak satış bedelinin öncelikle ortak alanlardaki inşaat ve imalat eksikliklerinin giderilmesinde harcanıp bu eksiklikler giderildikten sonra satış bedeli yeterli gelir ise bağımsız bölümlerdeki eksikliklerin giderilmesine harcanması gerektiği, (3) no.lu bağımsız bölümün satılacak olması nedeniyle bu bağımsız bölüme ilişkin eksik imalat ve inşaatın ifâsının söz konusu olmaması gerektiği anlaşılmıştır" gerekçesi ile asıl dava bakımından, davacı ... yönünden açılan davanın sıfat yokluğundan reddine,
Diğer davacılar yönünden davanın kabulü ile, "bilirkişi heyetinin 16.05.2012 tarihli raporunun 5. sayfasında belirtilen ortak alan eksiklikleri, çatı işleri, dış sıva işleri, dış boya işleri, sığınak döşeme ve duvar işleri, sıhhi tesisat işleri, elektrik işleri, bahçe tanzimi ve istinat duvarı işleri, demir imalat ve demir kapı imalat işleri olmak üzere tüm eksik işler bedeli olarak 461.238,00 TL ve apartman maliklerinin harcadıkları para olarak 87.700,00 TL ve SGK borcu olarak 369.192,60 TL ve Yapı Denetim Hizmet Bedeli 24.628,04 TL ve son olarak iskan harç ve masrafları olarak 2.709,43 TL olmak üzere toplam 945.468,60 TL muhtemel giderli işlerin yapılması için davacılara nama ifâya izin verilmesine, bir üst bentteki eksik hususların giderimi için sözleşme gereği yükleniciye isabet eden Ankara .... .... İmar Mah. 369 47... parsel no.lu taşınmazdaki 3 no.lu bağımsız bölümün satışı için davacılara satış yetkisi verilmesine" Birleşen ████████ Esas sayılı dava bakımından,"yerinde görülmeyen davanın reddine" karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
1.Asıl davada davacılar ve birleşen davada davalılar vekili temyiz dilekçesinde,
Birleşen dava dosyasında davalıların kendilerini tüm aşamalarda avukat aracılığıyla temsil ettirdiklerini, bu nedenle davalılar lehine vekalet ücreti takdir edilmesi gerekmekte iken mahkemece bu hususta herhangi bir karar verilmediğini, kararın bu yönden düzeltilerek onanması gerektiğini beyan etmektedir.
2.Asıl davada fer’i müdahil ve birleşen davada davacı olan ... vekili temyiz dilekçesinde,
a.Mahkemenin hem bozma kararına uyduğunu hem de bu karardan dönerek “ısrar” kararı verdiğini, Yargıtay Özel Dairesince yerel mahkeme kararına hukuki değer izafe edilirse, temyiz incelemesinin Hukuk Genel Kurulu’nda ele alınması gerekeceğini, usulde olmayan ve “usuli kazanılmış hak” kavramına aykırı olarak verilen yerel mahkeme kararının hukuki bir değerinin bulunmadığını,
b.Mahkemece, birleşen dava davacısı ...’un davadaki durumunun isabetli ve doğru değerlendirilmediğini,
c. Mahkemenin, Yargıtay bozma kararına uyduktan sonra, davacı ... lehine ... usuli kazanılmış hakkı içtihatlara aykırı olarak ortadan kaldırmasının hukuka aykırı olduğunu, Yargıtay bozma kararında maddi hata olduğu varsayımı üzerine kurulan hükmün doğru olmadığını,
d.İlk Derece Mahkemesi tarafından en son hangi dairenin satıldığı tespit edilmeden doğrudan davacıya ait 3 no.lu bağımsız bölümün satışına karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu beyan etmektedir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, asıl davada, taraflar arasındaki arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi gereğince, BK’nın 97. maddesi gereğince inşaatın davacılar tarafından yapılmasına izin verilmesi ve davalıya ait olan 3 numaralı bağımsız bölümün satışına izin verilmesi istemine, birleşen davada tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.
1.Mahkemenin 13.07.2020 tarihli ara kararı ile Yargıtay (Kapatılan) 23. Hukuk Dairesi’nin 03.07.2018 tarihli ve ██████████ Esas, █████████ Karar sayılı ilâmına uyulmasına karar verilmiştir. Mahkemece bozmaya uyulması yönünde oluşturulan karar, bozma lehine olan taraf yararına usuli kazanılmış hakkın gerçekleşmesine neden olmaktadır.
Usulî kazanılmış hak kurumu, davaların uzamasını önlemek, hukuki alanda istikrar sağlamak ve kararlara karşı genel güvenin sarsılmasını önlemek amacıyla Yargıtay uygulamaları ile geliştirilmiş, öğretide kabul görmüş ve usul hukukunun vazgeçilmez, ana ilkelerinden biri hâline gelmiştir. Anlam itibariyla, bir davada mahkemenin ya da tarafların yapmış olduğu bir usul işlemi ile taraflardan biri lehine doğmuş ve kendisine uyulması zorunlu olan hakkı ifade etmektedir. Örneğin mahkemenin Yargıtay bozma kararına uymasıyla bozma kararı lehine olan taraf bakımından usulî kazanılmış hak doğar. Bir mahkemenin Yargıtay Dairesince verilen bozma kararına uyması sonunda kendisi için o kararda gösterilen biçimde inceleme ve araştırma yapmak ve yine o kararda belirtilen hukuksal esaslar gereğince karar vermek yükümlülüğü oluşur. Bu itibarla mahkemenin sonraki hükmünün bozma kararında gösterilen ilkelere aykırı bulunması usule uygun olmadığından bozma nedenidir.
Bozma kararı ile dava usul ve yasaya uygun bir hâle sokulmuş demektir. Bozmaya uyulduktan sonra buna aykırı karar verilmesi usul ve yasaya uygunluktan uzaklaşılması anlamına gelir ki, böyle bir sonuç kamu düzenine açıkça aykırılık oluşturur. Buna göre Yargıtay'ın bozma kararına uymuş olan mahkeme bu uyma kararı ile bağlıdır. Bozma kararında gösterilen biçimde inceleme yapmak ya da gösterilen biçimde yeni bir hüküm vermek zorundadır.
Açıklanan bu hukuki duruma rağmen, mahkemece bozma ilamına uyma kararı verilmesinden sonra gerekçeli kararda, "arsa sahiplerinin bir kısmı aynı zamanda kat maliki durumundadırlar ve ayrıca asıl dosyada fer'i müdahil ve birleşen dosya davacı olan ... vekilinin beyanlarında da, müteahhidin edimini ifâ etmeden kaçmasından dolayı kat maliklerinin birarada eksik binayı ikmal etmeye çalıştığı ve binanın mevcut halini ikmal etmeye çalışmış olduğu olgusu da sabittir. Somut olaydaki bu gerçekliğe rağmen bozma ilamına uyulma kararı verilmesi dosya gerçekliğine ve tabiki maddi gerçekliğe de aykırıdır" gerekçesine yer verilerek "yargılama dosyasında maddi hata ile Yüksek Mahkeme bozma ilamına uyma kararı verilmiş olduğunun" ifade edilmesi ve bozma ilâmına karşı direnme kararı verilmiş gibi gerekçe oluşturulması fahiş bir hukuki hata niteliğindedir.
Mahkemece, 13.07.2020 tarihli oturumda bozma kararına uyulmasına açıkça karar verilmesi ile asıl davada fer'i müdahil ve birleşen davada davacı yararına usule ilişkin kazanılmış hak doğmuştur. Bu ara karar sonrası mahkemenin yapacağı iş, bozma kararı doğrultusunda işlem yapmak ve gerekli kararı vermekten ibarettir. Kural olarak hâkim ara kararından dönebilirse de, bozmaya uyulmasına ilişkin karar, bunun istisnalarındandır. Somut olayda,mahkemece bozma ilamına uyulmasına karar verildikten ve bozma uyarınca araştırma ve inceleme ile keşif yapıldıktan sonra bozma ilamının maddi hataya dayandığının ileri sürülmesi mümkün olmayıp, bu durum hukuki nitelikten uzaktır. Mahkemece bozma ilamına uyulduğu halde direnme kararı verilmiş gibi gerekçe oluşturularak yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamıştır.
Bu durumda, dosya kapsamında toplanan deliller çerçevesinde mahkemece, asıl davada nama ifâ talep edildiğinden, sadece arsa sahipleri tarafından yapılan eksik ve ayıplı işlerin giderim bedelinin, dava konusu bina tamamlanmış olduğundan dava tarihindeki değerinin belirlenmesi, yine arsa sahiplerince yapılan yapı denetim gideri ile SGK ödemeleri ve diğer giderlerin tespiti, bu bedellerin ve binaya iskân alınması için yapılması gereken karar tarihine en yakın tarihteki iskan masraflarının hesaplanması için hükme esas raporu veren bilirkişi kurulundan ek rapor alınması, bulunacak miktarın birleşen davada arsa sahiplerine verilmek üzere birleşen dava davacısı tarafından depo edilmesi halinde, birleşen davada tapu iptali ve tescil isteminin kabulüne karar verilmesi, bu durumda asıl davada dava konusunun kalmayacağının dikkate alınarak hüküm kurulması, birleşen dava davacısı tarafından ek bilirkişi raporunda belirlenecek miktarın usulüne uygun olarak verilecek süreye rağmen depo edilmemesi halinde asıl davada nama ifâ talebinin kabulüne karar verilmesi, birleşen davanın ise reddine karar verilmesi gerekir.
Mahkemece bozma ilamına uyulmasına rağmen fahiş hukuki hataya düşülerek "bozma kararının açıkça maddi hataya dayandığı, bozma kararına uyulması kararının verilmesinin dosya gerçekliğine ve maddi gerçekliğe aykırı olduğu" gerekçesiyle yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış, kararın bozuması gerekmiştir.
2.Bozma nedenine göre birleşen davada davalılar vekilinin temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Yukarıda (1.) bentte açıklanan nedenlerle temyiz olunan Mahkeme kararının asıl davada fer’i müdahil ve birleşen davada davacı yararına BOZULMASINA,
Yukarıda (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle birleşen davada davalılar vekilinin temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına,
Peşin alınan harcın istek halinde temyiz edenlere iadesine,
Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,
Kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere,
15.01.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!