Anahtar kelimeler: Beykoz Reklam Hava Ödenmemesi Ödediğini Gösteren Kesinlik Şartı Eksiklikleri Başlatılan
3. Hukuk Dairesi         █████████ E.  ,  █████████ K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 35. Hukuk Dairesi

SAYISI
: █████████ E., ████████ K.
İLK DERECE MAHKEMESİ
: Beykoz 2. Sulh Hukuk Mahkemesi
SAYISI
: █████████ E., ████████ K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili; reklam hizmetleri üzerine faaliyet gösteren davacı ile davalı arasında 12.01.2018, 12.02.20 18... .02.2018 tarihli "Açık Hava Reklam Yeri Kira Sözleşmesi" imzalandığını, sözleşmeler gereği toplam alacak miktarının 859.394,00 TL olduğunu, davalının 150.000,00 TL ödediğini, bakiye 709.394,00 TL'nin ödenmemesi sebebiyle davalı aleyhine başlatılan icra takibine haksız olarak itiraz edildiğini, yapılan reklam hizmetlerine dair faturaların davalıya teslim edildiğini, davalı tarafından faturalara itiraz edilmediğini, davalı şirketle yapılan yazışmalardan ve dilekçe ekinde sunulan fotoğraflardan hizmet verildiğinin açıkça anlaşıldığını ileri sürerek; davalının itirazının iptali ile davalı aleyhine icra inkar tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili; sunulan sözleşmeleri kabul etmediklerini, zira sözleşmelerde şirketi temsile yetkili olan sadece...’in imzasının bulunduğunu, şirket adına tanzim edilecek tüm evrakın ve şirketi temsilen yapılacak tüm sözleşme ve işlemlerin bağlayıcı olabilmesi için şirket unvanı altında şirketi temsile yetkili en az iki (2) kişinin müşterek imzasını taşıması gerektiğini, sözleşmelerde belirtilen bedellerin fahiş ve çok yüksek olduğunu, şirketin böyle bir sözleşme yapmayacağını, davacı tarafından bu bedellere ilişkin bir hizmet verilmediğini, şirketin almış olduğu hizmete karşılık davacı tarafa 150.000,00 TL ödediğini, taraflar arasında kesinleşmiş bir cari hesap mutabakatı bulunmadığını, hizmete ilişkin ispat külfetinin davacıya ait olduğunu, alacağın likit olmadığını ve kötü niyetli takip sebebiyle davacı aleyhine tazminata hükmedilmesi gerektiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; uyuşmazlığın 12.01.2018 tarihli açık hava reklam yeri kira sözleşmesinden kaynaklandığı, alınan bilirkişi raporu ile davacının 709.394,00 TL alacaklı olduğunun belirlendiği, davalı tarafın ödeme yaptığını ispat edemediği, davacının sözleşme hükümleri kapsamında alacaklı olduğu gerekçesiyle; davanın kabulü ile takibe vaki itirazın iptaline karar verilmiş; karar, davalı vekili tarafından istinaf edilmiştir.
IV. İSTİNAF
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; tarafların defterleri üzerinde yaptırılan bilirkişi incelemesi neticesi düzenlenen raporda, davalı defterlerinde; davacı şirket tarafından düzenlenen 07.02.2018 tarihli ve 354.000,00 TL miktarlı faturanın, 06.03.2018 tarihli ve 59.000,00 TL miktarlı faturanın, 06.03.2018 tarihli ve 129.800,00 TL miktarlı faturanın işlendiğinin tespit edildiği, davacı tarafından sunulan 3 adet sözleşmenin de davalı adına ...... tarafından imzalandığı, davalının ilk sözleşmede belirtilen ücretlere dair faturaları kabul ederek defterine işlemesi, bu hizmet karşılığı bir ödemede bulunması ile davacı şirket ve davalı şirket temsilcileri arasındaki yazışmalar dikkate alındığında; davacının davalıya hizmet verdiği, davalının fiili durumu bildiği ve benimsediği, davalının sözleşmenin iki kişi tarafından imzalanmamış olması sebebiyle kendilerini bağlamadığı savunmasını ileri sürülmesinin dürüstlük kuralına aykırı olduğu, sözleşmelerin davalı adına geçerli ve bağlayıcı olduğunun kabulü gerektiği, faturaların tesliminin usulsüz olduğuna dair itirazda bulunulmadığı, 8 günlük itiraz süresi içerisinde itiraza uğramadığından fatura içeriklerinin taraflar arasındaki hukuki ilişkiye uygun olduğunun davacı tarafça kanıtlanmış olduğunun kabulü gerektiği, aksini ispat yükünün davalıya geçtiği, alacağın likit olması sebebiyle icra inkar tazminatına hükmedilmesinin de yerinde olduğu gerekçesiyle, istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş; karar, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili; çift imza kuralına uyulmadığını, sözleşmelerin geçersiz olduğunu, talep edilen bedele ilişkin hizmet alınmadığını, şirketin böyle bir sözleşme imzalamayacağını, hizmet karşılığı ödenen bedel dışında başkaca bir borç olmadığını, hizmet verildiğini ispat yükünün davacıda olduğunu, icra inkar tazminatı koşullarının oluşmadığını ileri sürerek; kararın bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.
B. Gerekçe ve Değerlendirme
Uyuşmazlık, kira alacağının tahsili için başlatılan takibe vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.
Temyiz olunan kararda belirtilen gerekçeye, faturalara itiraz edilmemiş ve ticari defterlere kaydedilmiş olması sebebiyle hizmetin verilmediğini ispat yükünün davalıya geçmesine ve davalının bu hususu ispat edememesine, sözleşme konusu hizmet için ödeme yapan ve faturalara itiraz etmeyen davalının çift imza kuralına uyulmaması nedeniyle sözleşmeyle bağlı olmadığını ileri süremeyecek olmasına göre, davalı vekilinin temyiz itirazlarının reddiyle usul ve yasaya uygun kararın onanmasına karar verilmiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 370/1 maddesi uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı bakiye temyiz karar harcının temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,17.12.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!