Anahtar kelimeler: Atk Geçirdiği İhtisas Derecesinin Bursa Göremezliğe Göremezlik Raporda Şirkette Açtığı

MAHKEMESİ : Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi
SAYISI
: █████████ E., █████████ K.İLK DERECE MAHKEMESİ
: Bursa 6. İş MahkemesiSAYISI
: ████████ E., ███████ K.Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü;I. DAVADavacı vekili; davalı şirkette çalışan davacının 07.02.2017 tarihinde geçirdiği iş kazası nedeniyle sürekli iş göremezliğe uğradığını ve Kurum Sağlık Kurulu tarafından düzenlenen en son raporda sürekli iş göremezlik derecesinin %56 olarak belirlendiğini, ancak davalı işveren şirket aleyhine açtığı tazminat davasında düzenlenen ATK 3. İhtisas Kurulu ve ATK 2. Üst Kurulu raporlarında ise maluliyet oranının %67 olduğunun tespit edildiğini ileri sürerek davacının 07.02.2017 tarihinde geçirdiği iş kazasına bağlı sürekli iş göremezlik derecesinin %67 olduğunun tespitine karar verilmesini talep etmiştir.II. CEVAPDavalı Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; Kurum işleminin yerinde olduğunu belirterek davanın reddini talep etmiştir.Davalı şirket vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın Kuruma yöneltilmesi gerektiğini belirterek davalı hakkındaki davanın husumetten reddine karar verilmesini talep etmiştir.III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIİlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulü ile ... 1972 doğumlu ...'un 07.02.2017 tarihinde geçirmiş olduğu iş kazası nedeni ile 11.10.2008 tarih ve 27021 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tesbit İşlemleri Yönetmeliği hükümleri uyarınca, Sosyal Güvenlik Kurumu raporunda çalışır tarihi olarak bildirilen 02.08.2018 tarihinden itibaren E cetveline (yaşına) göre %67.0 (yüzdeatmışyedinoktasıfır) oranında meslekte kazanma gücünü kaybetmiş sayılacağının tespitine karar verilmiştir.IV. İSTİNAFİlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekilleri tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dosya kapsamından, davalı şirkete ait iş yerinde çalışan davacının 07.02.2017 tarihinde geçirdiği kazanın, Kurumca iş kazası sayıldığı ve Kurum Sağlık Kurulu'nun 05.11.2018 tarihli raporunda meslekte kazanma gücü kayıp oranının %50 olduğuna, 01.10.2021 tarihinde kontrol muayenesi gerektiğine karar verildiği, anılan iş kazası nedeniyle davacı tarafından davalı işveren aleyhine açılan tazminat davasında Sosyal Sigorta Yüksek Sağlık Kurulunun 01.09.2021 tarihli kararı ile meslekte kazanma gücü kayıp oranının düzeltme kaydıyla %38 olduğuna ve kontrol muayenesi gerekmediğine karar verildiği, kontrol muayenesi sonucu düzenlenen Kurum Sağlık Kurulunun 11.11.2021 tarihli raporunda; meslekte kazanma gücü kayıp oranının 16.08.2021 tarihli artma kaydıyla %56 olduğuna ve kontrol muayenesi gerekmediğine karar verildiği, davacı sigortalı tarafından iş kazasından dolayı davalı işverene karşı açılan tazminat davasında alınan ATK 3. İhtisas Kurulunun 28.12.2023 tarihli, ATK 2. Üst Kurulunun 26.10.2023 tarihli raporlarında ise davacı sigortalının geçirdiği iş kazasına bağlı arızası nedeniyle Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliğine göre Sosyal Güvenlik Kurumu kararında çalışır tarihi olarak bildirilen 02.04.2018 tarihinden itibaren E cetveline göre %67 oranında meslekte kazanma gücünü kaybetmiş sayılacağının mütalaa olunduğu, davacının eldeki davayı açmadan önce ATK 2. Üst Kurulu raporu doğrultusunda meslekte kazanma gücü kayıp oranının düzeltilmesi için Kuruma yaptığı başvuruya olumsuz cevap verildiği anlaşılmakta olup somut olayda; dava konusu iş kazasından dolayı davacı sigortalı tarafından, davalı işveren aleyhine açılan tazminat davası üzerine Bursa 10. İş Mahkemesinin ████████ E. sayılı dosyasında yukarıda belirtilen yasal prosedüre uygun olarak inceleme yapılması, ATK 2. Üst Kurulunun bu konuda son merci olması ve mütalaasının bağlayıcı nitelikte bulunması, sigortalının meslekte kazanma gücü kayıp oranı ile başlangıç tarihinin de belirlenmiş ve hükümde de açıkça gösterilmiş olması, davacı sigortalı ile davalı işverenin taraf olarak yer aldıkları tazminat davasında alınan raporlara itibar edilmesinde hukuka aykırı bir yön bulunmadığı gibi bu durumun yargılamanın makul sürede sonuçlandırılması ve usul ekonomisi ilkelerine de uygun düşmesi ayrıca davalılar arasında zorunlu dava arkadaşlığı ilişkisi bulunması ve bu nedenle davanın, işveren ile Kuruma yöneltilmesinin gerekmesi hep birlikte değerlendirildiğinde; İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik görülmediğinden davalıların yerinde bulunmayan istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.V. TEMYİZA. Temyiz SebepleriDavalı Kurum vekili temyiz dilekçesinde; Kurum işleminin yerinde olduğunu, davanın reddi gerektiğini ileri sürmüştür.B. Değerlendirme ve GerekçeUyuşmazlık, davalı şirkete ait iş yerinde çalışan davacının 07.02.2017 tarihinde geçirdiği iş kazasına bağlı meslekte kazanma gücü kayıp oranının tespitine ilişkindir.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı Kurum vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.VI. KARARAçıklanan sebeplerle;Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,12.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.