Anahtar kelimeler: Davadeniz Davadavacı Konteynerdan Konteynerın Emtiaların Deniz Taşımacılığı Usulden Anadolu İlamda

T.C.
İSTANBULBÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ43. HUKUK DAİRESİDOSYA NO
:████████KARAR NO
:█████████T Ü R K M İ L L E T İ A D I N AB Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R IİNCELENEN KARARINMAHKEMESİ
:İSTANBUL ANADOLU 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİTARİHİ
:█████/2026NUMARASI
:████████ Esas - ████████ KararDAVA
:Deniz Ticaret (Deniz Taşımacılığı Kaynaklı)İSTİNAF KARAR TARİHİ
:█████/2026Taraflar arasındaki Deniz Ticaret (Deniz Taşımacılığı Kaynaklı) davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın usulden reddine yönelik olarak verilen hükme karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya içerisindeki tüm belgeler okunup, incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ DAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkiline ait emtiaların deniz yolu ile taşınması sırasında davalı şirketin 8 konteynerdan 2 konteynerın bozulması nedeniyle ... Limanı'nda geride bırakıldığını, 6 konteyner ürünün ... Limanına getirilmesi sebebiyle müvekkili şirkete ait ürünlerin davalının kusuru sebebiyle limanda beklemesinden kaynaklanan zararına istinaden şimdilik kısmi dava olarak 1.000,00 TL ardiye bedelinin ödeme tarihinden itibaren işleyecek faiziyle birlikte davalıdan tahsilini, HMK m.107 gereğince alacaklarının fiili ödeme tarihindeki kur karşılığından EURO cinsinden talep edildiğini, taşıma sırasında ... Limanında bırakılan ... & ... numaralı konteyner muhteviyatı emtia ile Türkiye'ye geldiğinde bozuk olduğu tespit edilen ... &... numaralı konteyner muhteviyatı emtia hasarı için şimdilik 4 EURO hasarlı ürün bedelinin (1 EURO= 51.8090 TL 13.02.2026 tarihli TCMB efektif satış kuru ; 4 EURO =207,25 TL) (her bir konteyner emtia için ayrı ayrı 1 EURO olmak üzere ) fiili ödeme tarihindeki kur karşılığının hasar tarihinden itibaren işleyecek olan en yüksek faizi ile birlikte davalıdan tahsilini, HMK m.107 gereğince belirsiz alacak davası olarak şimdilik müvekkilinin söz konusu ürünleri satamaması nedeniyle oluşan gelir kaybı, katlanmak zorunda kaldığı imha masrafları ve müşteri kayıplarına istinaden 105,00 TL ticari kazanç kaybının zararın meydana geldiği tarihten itibaren işleyecek en yüksek faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep ettiklerini, eksik ürünlerin Türkiye'ye ulaşması sonucunda müvekkiline ait malların 43 gün boyunca limanda beklediğini, müvekkilinin 43 günlük ardiye bedelini ödemek zorunda kaldığını, müvekkilinin bu nedenle zarara uğratıldığını, taraflar arasına söz konusu emtiaların -20 derecede taşınması için anlaşıldığını, davalının üzerine düşen sorumluluğu yerine getirmediğini, ürünlerin hasar gördüğünü, taşıma işlemine ilişkin tüm evrakların 8 konteyner olarak düzenlenmesi ve Türkiye'ye 6 konteyner ürün getirilmesi nedeniyle mevzuat hükümleri doğrultusunda müvekkili tarafından ürünlerin limandan teslim alınmasının mümkün olmadığını, davalının ülkeye eksik ürün getirmesi sebebiyle özellikle orijinal sağlık sertifikasının geri gönderilmesi ve düzeltilmesinin gerektiğini, iş bu evrakın düzeltilmesi ve müvekkiline yeniden gönderilmesi ve müvekkilinin 6 konteyner ürünü limandan çekebilmesinin 43 günü bulduğunu, tüm bu süreçler boyunca ürünlerin ... limanında beklemek zorunda kaldığını, müvekkilinin hiçbir kusur ve ihmali bulunmayan bu 43 günlük bekleme süreci için ... AŞ tarafından 1.508.871,69 TL ardiye faturasının düzenlendiğini, müvekkilinin daha çok zarara uğramamak adına ardiye ücretini ödeyerek ürünleri limandan teslim aldığını, davalının kusurlu taşıması sebebiyle müvekkilin doğrudan uğradığı 4 konteyner emtia hasar bedeli zararının da olduğunu, ... Limanında bırakılan 2 konteyner muhteviyatı emtia hasarının davalı tarafça karşılanması gerektiğini, Türkiye'ye gelen 6 konteyner üründen 2 konteynerın da soğuk zincirinin kırıldığının tespit edildiğini, ürünlerin bozulduğunu, meydana gelen hasarın tespiti ve tazmini için Tarım Orman Müdürlüğü Balıkesir Müdürlüğüne hasar ihbarında bulunulduğunu, bakanlık tarafından yapılan kontrollerde ürünlerin bozulduğu ve insan tüketimine uygun olmadığının tespit edildiğini, müvekkilinin satın aldığı ürünlerin bedelini Euro cinsi para ile ödediğini, ürünlerin bozulması sebebiyle zararı da Euro cinsinden olduğunu, ticari kazanç kaybının oluştuğunu, müvekkilinin ithalat ve ihracatını döviz ile yaptığını, müvekkilini ticari kazanç kaybının zarar tarihindeki kur karşılığından yabancı paraya çevrilerek ödenmesi gerektiğini, müvekkilinin ürünleri fabrikasında işleyip satamamasından, almış olduğu siparişleri teslim edememesinden ve bozulan ürünleri imha etmek zorunda kalması sebebiyle maddi zarara uğradığını, müvekkilinin katlanmak zorunda kaldığı imha masraflarına, iptal olan sipariş bedellerine ve ürünlerin satılamaması sebebiyle mahrum kaldığı kar kaybına ilişkin ticari kazanç kaybını tazmin etmesi gerektiğini, TTK’nın 1178. maddesine göre taşıyanın eşyanın ziyaı, hasarından veya geç tesliminden doğan zararlardan söz konusu ziyaı, hasar veya teslimde gecikmeye sebebiyet veren olgunun eşya taşıyanın muhafazası altında iken meydana gelmiş olması şartıyla sorumlu olduğunu, deniz yolu ile taşıma sözleşmesinde eşyanın ziyaa veya hasara uğraması, sözleşmeden doğan borç ilişkisinin ihlali sonucunu doğurduğunu, ziya veya hasar halinde Borçlar Hukuku anlamında kötü ifa söz konusu olduğunu, arabuluculuk yoluna başvurulduğunu ancak anlaşmanın sağlanamadığını iddia ederek; fazlaya ilişkin dava, talep ve ıslah hakları saklı kalmak kaydıyla davanın kabulünü, şimdilik kısmi dava olarak 1.000,00 Tl ardiye bedelinin ödeme tarihinden itibaren işleyecek ticari temerrüt faizi ile birlikte davalıdan tahsilini, davalının kusuru nedeniyle, HMK m.107 gereğince alacağımız fiili ödeme tarihindeki kur karşılığından EURO cinsinden talep edildiğini, taşıma sırasında ... Limanında bırakılan ... & ... numaralı konteyner muhteviyatı emtia hasarı ile Türkiye'ye geldiğinde bozuk olduğu tespit edilen ... &... numaralı konteyner muhteviyatı emtia hasarı için şimdilik 4 EURO hasarlı ürün bedelinin (1 EURO= 51.8090 TL 13.02.2026 tarihli TCMB efektif satış kuru; 4 EURO =207,,25 TL) (her bir konteyner emtia için ayrı ayrı 1 EURO olmak üzere) fiili ödeme tarihindeki kur karşılığının hasar tarihinden itibaren işleyecek olan en yüksek faizi ile birlikte davalıdan tahsilini, HMK m. 107 gereğince belirsiz alacak davası olarak fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile şimdilik müvekkilin söz konusu ürünleri satamaması nedeniyle oluşan gelir kaybı, katlanmak zorunda kaldığı imha masrafları ve müşteri kayıplarına istinaden 105 TL ticari kazanç kaybının hasar tarihinden itibaren işleyecek en yüksek faizi ile birlikte davalıdan tahsilini, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
:İstinaf incelemesine konu kararı veren ilk derece Mahkemesince eldeki dava hakkında yapılan yargılama sonunda, "...davanın deniz taşımacılığından kaynaklanan tazminat davası olduğu, bu sebeple uyuşmazlığın deniz ticaretine ilişkin olduğu, yukarıda yapılan açıklamalar ve yasa hükümleri dikkate alındığında deniz ticaretine ilişkin uyuşmazlıkların deniz ihtisas mahkemesi tarafından çözüme kavuşturulması gerektiği, deniz ihtisas mahkemesi ile mahkememiz arasında görev ilişkisi olduğu, görev hususunun dava şartı olduğu ve taraflarca ileri sürülmese de resen değerlendirilebileceği, anılan sebeplerle mahkememizin görevsizliği nedeniyle davanın dava şartı yokluğundan usulden reddine ve İstanbul 17. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin (Denizcilik İhtisas Mahkemesi Sıfatıyla) görevli olduğunun tespitine" karar verilmiştir.İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
:Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava konusu ihtilafın klasik bir “Deniz Ticareti Hukuku” ihtilafı olduğunu, davacının alacak iddiasının, deniz ticaretinden ve navlun sözleşmesinden, navlun sözleşmesinin ademi ifasından kaynaklı taşıma esnasında meydana gelen hasar sebebiyle oluşan zarar ve buna bağlı limanda oluşan ardiye ücretleri ile kar kaybı meydana geldiği iddiasına dayandığını, hali ile bu ihtilafta uygulanması gereken kuralların TTK’ nın 5. Kitabı olan deniz ticaret hukuku hükümleri olduğunu, 6102 s. TTK m. 5/2 delaleti ile HSYK Genel Kurulunca Asliye Ticaret Mahkemelerinin birinin veya birkaçının ... Sigortaları ihtilaflarını bakmakla münhasıran görevlendirendirebileceğini, buna istinaden de 6102 s. TTK 'nın 8. maddesi gereğince HSYK tarafından İstanbul İlinde TTK 'nın ... Kitabından kaynaklanan uyuşmazlıkları görmek üzere münhasıran görevli özel yetkili İstanbul Denizcilik İhtisas Mahkemesinin (İstanbul 17. Asliye Ticaret Mahkemesi) belirlendiğini; hukuki ihtilafın deniz yolu nakliyesinin gerçekleşmesi aşamasında oluştuğunu, emteanın denziyolu taşıması esnasında hasarlandığı ileri sürüldüğü ve bu haliyle davanın görülüp sonuçlandırılmasının Denizcilik İhtisas Mahkemesi sıfatıyla İstanbul 17. Asliye Ticaret Mahkemesi görevine girdiğinin kabulü gerektiği yönündeki Mahkemenin gerekçesi ve bu yöndeki görevsizlik kararının esasen hukuka uygun olduğunu, Mahkemenin vermiş olduğu görevsizlik kararına karşı herhangi bir itirazları bulunmadığını ancak dava dilekçesinin taraflara tebliğ edilmeksizin dosya üzerinden görevsizlik kararı verilmesinin usul ve yasaya uygun olmadığını, Mahkeme kararının kaldırılmasını ve usuli eksiklikler giderilmek için dosyanın yeniden İlk Derece Mahkemesi'ne gönderilmesini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin de karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir.GEREKÇE
:Dava, deniz taşımasına ilişkin olarak ardiye bedeli, emtia hasarı ile ticari kazanç kaybına ilişkin zararın tazmini istemine ilişkindir.İlk derece mahkemesince, yukarıda yazılı gerekçe doğrultusunda mahkemenin görevsizliği nedeniyle dava şartı yokluğundan usulden reddine karar verilmiş, bu karara karşı, davalı vekili tarafından yasal süresi içerisinde istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.6100 sayılı HMK. 114-(1)-c maddesi uyarınca; görev mahkemeye ilişkin olumlu dava şartıdır. HMK. 1 maddesi uyarınca; mahkemelerin görevi ancak kanunla düzenlenir. Göreve ilişkin kurallar kamu düzenindendir.Mahkeme tarafından dava şartlarının bulunup bulunmadığı, davanın her aşamasında re'sen araştırılır. Dava şartının bulunmaması halinde, HMK.'nın 115/2. maddesi uyarınca; davanın usulden reddine, karar verilir.Ticari davalar TTK. 4. maddesinde; mutlak ve nispi ticari dava olarak düzenlenmiştir.Uyuşmazlığın Türk Ticaret Kanunu'nda düzenlenen bir hususa ilişkin olması veya davanın ticaret mahkemesinde görüleceğine dair açık bir yasal düzenlemenin bulunması halinde mutlak ticari dava, her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan uyuşmazlıklarda ise; nispi ticari dava söz konusu olup, ticaret mahkemesi görev alanı içinde kalacaktır. TTK.'nın 5. maddesine göre; Asliye Ticaret Mahkemeleri, tüm ticari davalar ile ticari nitelikteki çekişmesiz yargı işleri ile özel kanunlardan doğan özel hükümler uyarınca ticaret mahkemesinde görülecek diğer dava ve işlere bakmakla görevlidir. Ancak TTK'nın 5/2. Maddesinde ise, bir yerde ticaret davalarına bakan birden çok asliye ticaret mahkemesi varsa, iş durumunun gerekli kıldığı yerlerde Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulunca, asliye ticaret mahkemelerinden biri veya birkaçı münhasıran bu Kanundan ve diğer kanunlardan doğan deniz ticaretine ve deniz sigortalarına ilişkin hukuk davalarına bakmakla görevlendirilebileceği düzenlenmiştir.HSYK 'nın 20.07.2004 tarih ve 370 sayılı kararı ile İstanbul'da kurulup faaliyete geçirilen denizcilik ihtisas mahkemesinin yargı alanının İstanbul İli mülki sınırları olarak belirlenmiş ve yine 09.09.2014 tarihli ticaret mahkemesi hakimleri ile bazı yer adli yargı hakimlerinin müstemir yetkilerinin düzenlenmesine ilişkin yetki kararnamesi ile 6102 sayılı TTK 5/2 maddesi gereğince İstanbul 17. Asliye Ticaret Mahkemesi, TTK'dan ve diğer kanunlardan doğan deniz ticareti ve deniz sigortalarına ilişkin hukuk davalarına bakmak üzere münhasıran görevlendirilmiştir.Dava dilekçesi davalıya tebliğ edilmeden dosya üzerinden görevsizlik nedeniyle davanın usulden reddine karar verilmesi, 6100 sayılı HMK’nın 115/1. ve 138. maddeleri ve usul ekonomisi uyarınca mümkündür(HGK'nın 11.04.2019 tarih, ███████-2141 esas ve ████████ karar).Somut olayda uyuşmazlığın deniz taşımasından kaynaklanmasına göre eldeki davada denizcilik ihtisas mahkemesi görevlidir. Bu durumda ilk derece mahkemesince, mahkemenin görevsizliği nedeniyle dava şartı yokluğundan usulden reddine ilişkin kararında usul ve yasaya aykırılık bulunmamaktadır.Davacı tarafça istinafa cevap dilekçesinde, davalının kötüniyetli olarak istinaf yoluna başvurduğu iddiasıyla HMK 329/2 maddesi uyarınca disiplin para cezasına mahkûm edilmesi talep edilmiş ise de davalının istinaf başvurusunun kötüniyetli olduğu ve yargılamayı uzatmak amacıyla yapıldığına dair delil bulunmadığından davacı vekilinin talebi yerinde görülmemiştir. Açıklanan nedenlerle HMK 'nın 355. Maddesi uyarınca kamu düzenine aykırılık ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonunda davalı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.KARAR
:Yukarıda ayrıntısı ile açıklanan nedenlerle;1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,2-Davalı tarafından başvuru sırasında istinaf karar harcı peşin olarak yatırıldığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına,3-Davalı tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 362(1) c maddesi uyarınca kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.█████/2026