Anahtar kelimeler: Riske Müstahak Özkaynaklarını Krediye Atarak Raporuyla Başbakanlık Teftiş Açtıklarını Firmanın

T.C.

İSTANBUL
1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO
: ████████
KARAR NO
: ████████
DAVA
: Tazminat
DAVA TARİHİ
: █████/2009
KARAR TARİHİ
: █████/2026
Mahkememizin █████/2022 tarih ve ... Esas ... Karar sayılı kararı Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin █████/2024 tarih ve ...Esas ... Karar sayılı ilamıyla bozulmakla dava dosyası mahkememizin yukarıda belirtilen esasına kaydedildi, yapılan açık yargılama sonunda
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalılar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ...'in müvekkili bankanın genel müdür, yönetim kurulu üyesi, krediler daire başkanı ve şube müdürü görevlerinde bulundukları dönemde bankalar yasasına aykırı olarak krediye müstahak olmayan firmalara kredi tesisi suretiyle banka özkaynaklarını riske atarak zarara yol açtıklarını, Başbakanlık Teftiş Kurulu Başkanlığının... tarihli raporuyla tespit edildiğinin, kredi verilen şirketlerin mali tahlil raporlarında firmanın 1999 yılından başlayarak 3 yıl süreyle zarar edeceği ana para ve faiz ödemelerinin yoğunlaştığı, 2000-2001 yıllarında fon açığına maruz kalacağı, 1998-1999 yıllarında 3.000.000,00 DEM nakdi sermaye artışı yapması zorunluluğunda olduğu, 1997 yılından evvel faaliyeti bulunmadığından bilanço kalemleri ve rasyonları arasında karşılaştırma yapılamadığının bildirildiğini, ayrıca Denizcilik Kredileri Müdürlüğünce düzenlenen 20.8.1998 tarihli raporda da, firmanın ancak 2002 yılında kara geçebileceği, 1999 ve 2000 yıllarında 800.000,00 USD zarar edeceği ve fon açığına maruz kalacağı ve %26'sını özkaynakları, %76'sını yabancı kaynaklarla finanse edeceği, 50.000.000,00 USD tutarına maliyeti olan bir projenin yatırım teşvik belgesi görülmeden...arihli ve ... tarihli yönetim kurulu kararları ile... A.Ş firmasına yüksek montanlı kredi tesis edilip kullandırıldığını, 28.03.2000 tarihli banka disiplin Kurulu kararı gereğince davalıların sorumlu olduklarının belirlendiğini ve haklarında ... 1. Asliye Ceza Mahkemesinin... E. Sayılı dosyasında dava açıldığını, görevi kötüye kullanma suçundan açılan bu davanın 4616 Sayılı Yasa gereğince ertelendiğini belirterek davalıların yasaya aykırı eylemleriyle bankanın zarara uğramasına sebebiyet verdiklerini ve bu zararın 16.09.2002 tarihi itibariyle 15.410.514,65 EURO, 30.462.311,98 CHF (İsviçre Frangı) ve 190.724,92 TL olduğunu belirterek bu miktarın zarar tarihinden itibaren işleyecek ticari temerrüt faizi ile birlikte davalılardan müteselsilen tahsilini talep etmiştir.
Davalı ...cevap dilekçesinde özetle; davanın zamanaşımı süresinden sonra açıldığını, zarar doğmadan ve tutarı belirlenmeden muhtemel zarar istinaden dava açılamayacağını, dava konusu kredinin tesisi ve kullandırılmasında herhangi bir kusurlu işleminin olmadığını, zira karar merci konumunda bulunmadığını, bankacılık usul ve esaslarına riayet edilerek tesis edilen kredi nedeniyle sorumlu olduğundan sözedilemeyeceğini, denizcilik biriminin görev alanı dışındaki tır kredilerine yönelik taleplerin muhatabı olmadığından bu konudaki taleplerin reddi gerektiğini belirterek haksız davanın reddini savunmuştur.
Davalı ... cevap dilekçesinde özetle; davanın zamanaşımına uğradığını, davacı tarafça harcın ikmali gerektiğini, muhtemel zarara karşı dava açılamayacağını, kredi açılırken bankacılık mevzuatına harfiyen riayet edildiğini, tüm prosedüre uyulduğunu, firmaya kullandırılan kredi de ekspertiz değeri en az kredi tutarı olacak şekilde riskin %300 fazlasıyla bankanın usulleri doğrultusunda birinci derecede ipotek tesis edilmesi, firma ortaklarının müteselsil kefaletlerinin alınması ve riskin %40 fazla tutarında dövize natık kambiyo senedi alınması kaydıyla kredi tahsil edilmesi kararı verildiğini ve bu teminatlar alındıktan sonra kredilerin kullandırıldığını, kredinin tahsili ve kullandırılmasında bankanın zarar neden olacak şekilde hiçbir işlemin bulunmadığını, riskin tasfiyesine yönelik işlemler yapıldığını, mevzuata aykırı herhangi bir eylemin olmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
Davalı ... cevap dilekçesinde özetle; davanın zamanaşımına uğradığını, zarar doğmadan dava açılamayacağını, denizcilik sektörü dışındaki kredinin kendisiyle bir ilgisinin olmadığın, kredinin kullandırılması ve tesisinde kanuna aykırı bir işlemin bulunmadığını, zira kredi tahsisi ve kullandırımının bankacılık esaslarına uygun olarak yapıldığını belirterek davanın öncelikle zamanaşımından reddini olmadığı takdirde esastan reddini savunmuştur.
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; kredinin tahsisinde yasaya yakın bir işlemin bulunmadığını, zira gayrimenkul teminatı ve kefaletlerin alındığı, istihbarat raporlarının olumlu olduğunu, firmanın rapor dönemindeki kapasitesinin ve işyerinin yeterli donanıma sahip bulunduğu, protestosu ve çek yasağının olmadığını, dolaysıyla kredilerin usulüne uygun olarak verildiğini, banka tarafından alacağın tahsili amacıyla kefillere başvurulmadığını ve ipoteğin paraya çevrilmediğini, dolayısıyla kendi üzerine düşen edimini yerine getirmeyen bankanın müvekkilinin sorumlu olduğundan bahisle zarar tazmini isteminde bulunamayacağını belirterek haksız davanın reddini savunmuştur, ayrıca zamanaşımı defini ileri sürmüştür.
Davalı ... cevap dilekçesinde özetle; ... A.Ş'ye 1998 yılında 11.000.000,00 DEM tutarında kredi açıldığını, firma ortaklarının kefaletinin alındığını, kredinin %40 fazlası tutarında dövize natık kambiyo senetleri alındığını, kredinin %100 fazlası oranında 22.000.000,00 DEM tutarlı gayrimenkul ipoteğinin alındığını, alınan teminatların riski karşılayacak tutarda bulunduğunu, istihbarat raporlarının olumsuz olduğundan sözedilemeyeceğini, firma ile ilgili analizler incelendiğinde şirketin fon yaratabilecek ve borçlarını ödeyebilecek güce sahip olduğunun anlaşılacağını, sektörel kriz nedeniyle firmanın borcunu ödeyemediğini, yatırım teşvik belgesine dayanak ve düzenlenen raporlarla projenin krediye geri ödeyebilecek tutarda fon yaratabileceğinin istihbarat birimlerince belirtilmiş olması ve riskin %100 frazlası oranında teminat alınması nedeniyle 11.000.000,00 DEM'lik yatırım kredisine ilişkin olarak hazırlanan önergeyi imzalamakta sakınca görmediğini, aynı firmaya deniz taşımacılığı amaçlı ...gemisi alımı için ilave 22.500.000,00 USD'lik kredi açılması için düzenlenen önergede imzasının olmadığını belirterek haksız davanın reddini savunmuştur.
Davalı ... cevap dilekçesinde özetle; davanın zamanaşımına uğradığını, banka tarafından harcın tamamlanması gerektiğini, TTK. 341. Maddesi uyarınca yönetim kurulu üyeleri aleyhine dava açılmasına karar verme yetkisinin genel kurulda olduğunu, banka tarafından ibraz edilen bir genel kurul kararı olmadığını, kredi tahsis işlemine ilişkin yönetim kurulu kararının yasa ve mevzuat hükümlerine uygun olarak gerçekleştirildiğini, banka zararının oluşmadığını belirterek haksız davanın reddini savunmuştur.
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın zamanaşımından reddi gerektiğini, kredi tahsisi ve gayrimenkul ipoteği ve kefalet ve dövize natık senetler gibi teknik birimlerin önerdiği şekil ve miktarda tüm teminatların alındığını, bankacılık mevzuatına ve teamüllerine uygun hareket edildiğini belirterek davanın zamanaşımı nedeniyle olmadığı takdirde esastan reddi gerektiğini savunmuştur.
Davalı ... cevap dilekçesinde özetle; davanın zamanaşımı yönünden reddi gerektiğini, olmadığı takdirde kredi tahsis işlemi yasaya uygun bulunduğundan davanın esastan reddini savunmuştur.
Davalı ...'e usulüne uygun tebligat yapılmış ve herhangi bir cevap dilekçesi sunmadığı görülmüştür.
Tüm Dosya Kapsamı Birlikte Değerlendirildiğinde
Dava, usulsüz kredi verilmesi nedeniyle davacı bankanın zarara uğratıldığı iddiasına dayalı olarak banka yönetim kurulu üyeleri ile eski çalışanları hakkında açılan tazminat istemine ilişkindir.
Uyuşmazlığın çözümü için öncelikle “Dava konusunun devri” ile ilgili kavram ve yasal düzenlemeler irdelenmelidir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (HMK) 125 nci maddesinde;
“…(1) Davanın açılmasından sonra, davalı taraf, dava konusunu üçüncü bir kişiye devrederse, davacı aşağıdaki yetkilerden birini kullanabilir:
a) İsterse, devreden tarafla olan davasından vazgeçerek, dava konusunu devralmış olan kişiye karşı davaya devam eder. Bu takdirde dava davacı lehine sonuçlanırsa, dava konusunu devreden ve devralan yargılama giderlerinden müteselsilen sorumlu olur.
b) İsterse, davasını devreden taraf hakkında tazminat davasına dönüştürür.
(2) Davanın açılmasından sonra, dava konusu davacı tarafından devredilecek olursa, devralmış olan kişi, görülmekte olan davada davacı yerine geçer ve dava kaldığı yerden itibaren devam eder. Bu takdirde dava davacı aleyhine sonuçlanırsa, dava konusunu devreden ve devralan yargılama giderlerinden müteselsilen sorumlu olur.” hükmüne yer verilmiştir.
Dava açıldıktan sonra sınırlayıcı bir neden bulunmadığı takdirde dava konusu malın veya hakkın üçüncü kişilere devredilebilmesi “tasarruf serbestisi” kuralının bir gereği, hak sahibi veya malik olmanın da doğal bir sonucudur. Usul Hukukumuzda da ayrık durumlar dışında dava konusu mal veya hakkın davanın devamı sırasında devredilebileceği kabul edilmiş, 6102 sayılı Kanun'un 125 nci maddesi, dava konusunun taraflarca üçüncü kişiye devir ve temliki hâlinde yapılacak usul işlemlerini belirlemiştir.
Maddenin ikinci fıkrası gereğince davanın açılmasından sonra, dava konusu davacı tarafından devredilirse, devralmış olan kişi, görülmekte olan davada davacı yerine geçer ve davaya kaldığı yerden itibaren devam eder. Başka bir anlatımla davacı tarafından dava konusunun üçüncü kişiye devredilmesi hâlinde, devralan üçüncü kişinin, hukuk gereği (ipso iure) davacı sıfatı ve buna bağlı olarak davayı takip yetkisi kazanacağı ve davanın yeni davacı ile süreceği kabul edilmiştir. Davacının dava konusunu devretmesi durumunda, davalının tercihi aranmadan, devralan, davacının yerine kendiliğinden geçerek yargılama aşamasında her zaman davada taraf sıfatını kazanacaktır. Eş deyişle Kanun'un 125 inci maddesinin ikinci fıkrasında, davalıya birinci fıkradakine benzer seçimlik haklar tanınmamış; devir alan kişinin davacının yerine geçmek suretiyle davaya kaldığı yerden devam edeceği ilkesi getirilmiştir. Dava konusu hangi aşamada devredildiyse, o andan itibaren devralan kişi davanın tarafı hâline gelecektir.
Dava hakkı, asıl (sübjektif ) hakkın içinde bulunan bir hak olduğu için asıl hakkın devri ile dava hakkı da devredilmiş olur. Bir hakkın devri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun (TBK’nın) 183. maddesi hükümlerinde düzenlenen alacağın temliki suretiyle gerçekleşir. Alacak temlik edilince devreden kişinin, alacaklı sıfatı ile birlikte davacı sıfatı da devir alana geçer ve davacı yerine geçen üçüncü şahıs usulden doğan yetkilerini kullanabilir.
Yargılama sırasında ... Bankası AŞ'nin ... 48.Noterliğinin ...tarihli ve ... yevmiye sayılı Alacak Temlik Beyanı ile ... hesap kesim tarihi itibariyle alacaklarını tüm mahrum kalınan kar payı/faiz ve sair ferileri ile teminatları ile birlikte Birleşim Varlık Yönetim AŞ'ye devrettiği ( emsal Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin... E... K sayılı ilamına göre) anlaşılmıştır.
Mahkememizce Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin █████/2024 tarih ve ... Esas...Karar sayılı ilamı doğrultusunda , dava konusunu devralan ... A.Ş'ye duruşma gün ve saatini bildirir davetiye tebliğ edilmiş, dava konusunu devralan ...A.Ş vekilinin █████/2026 tarihli duruşmada davayı takip etmeyeceğini beyan etmesi karşısında dosya işlemden kaldırılmıştır. Dosyanın işlemden kaldırıldığı 05.02.2026 tarihinden itibaren 3 aylık yasal süre içinde davanın yenilenmediği anlaşılmakla HMK. m.150/5.maddesi uyarınca davanın açılmamış sayılmasına karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM
: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-HMK. m.150.maddesi uyarınca davanın açılmamış sayılmasına,
2-Davacı harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına,
3-Davalılar kendilerini vekil ile temsil ettirdiklerinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesaplanan 45.000,00-TL vekalet ücretinin ( HMK 125/2maddesi uyarınca ) dava konusunu devreden ... Bankası AŞ ile dava konusunu devralan ...Şirketi'nden tahsili ile davalılara verilmesine,
4-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına,
5-Taraflarca yatırılan bakiye gider avansının kararın kesinleşmesi halinde yatırana iadesine,
Dair, tarafların yokluğunda gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren iki haftalık süre içerisinde Yargıtay'da temyiz yasa yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi. █████/2026
BAŞKAN
ÜYE
ÜYE
KATİP

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!