Anahtar kelimeler: Mastektomi Kemoterapi Seans Meme Kanseri Önerildiğini Radyoterapi Teşhisi Tedavilerden Konması

MAHKEMESİ : Adana Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi
SAYISI
: █████████ E., ████████ K.İLK DERECE MAHKEMESİ
: Adana 3. Tüketici MahkemesiSAYISI
: ████████ E., ████████ K.Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:I. DAVADavacı ... vekili; müvekkiline 25.03.2015 tarihinde ileri meme kanseri teşhisi konması sonrası davalı doktora başvurduğunu, kemoterapi ile tedaviye karar verildiğini, mastektomi işlemi yapıldığını ve 30 seans radyoterapi uygulandığını, tedavilerden sonra 3 ayda bir kontrol önerildiğini, ilk kontrolün 04.01.2016 tarihinde, son kontrolün 20.01.2017 tarihinde yapıldığını ve davalı hekim tarafından hiç problemin olmadığının söylendiğini, müvekkilinin önlem amaçlı 23.01.2017 tarihinde sol göğsünden de ameliyat olduğunu, bundan 3 hafta sonra sağ koltuk altında kitle fark ederek cerrahına başvurduğunu, biyopsi ile kanser olduğunu öğrendiğini, vücudun birçok yerine kanserin yayıldığının tespit edildiğini, davalının tüm tetkiklere ve tetkiklerde yer alan bulgulara rağmen müvekkilini bilgilendirmediğini ve gerekli tedaviyi önermediğini hastanın hayatını açıkça tehlikeye attığını, mesleğinin gereği olan özen ve dikkati göstermesi bir yana tetkik ve tahlil sonuçlarını dahi inceleyip değerlendirmede bulunmadığını, tedavinin çok zor hale getirildiğini ileri sürerek şimdilik 10.000,00 TL maddi tazminatın davalılardan müteselsilen tahsilini talep etmiş, yargılama sırasında vefatı üzerine mirasçıları davaya devam etmiştir.II. CEVAP1.Davalı .....Sağ. Hiz. Tic. A.Ş. vekili; davalı hekimin modern tıbbın gereklerine uygun şekilde tetkik ve takiplerini titizlikle yerine getirdiğini ve davacı hastayı bilgilendirdiğini, hastalığını takip etmek ve tetkik sonuçları ile ilgili hekimi bilgilendirmekle sorumlu olan hastanın bu sorumluluğunu yerine getirmediğini, tespit edilen bu bulguların doğru bir şekilde raporlandığını, raporda bir hata ve eksiklik bulunmadığından hastalığı ile ilgili hekimi tarafından önerilen tetkikleri takip etmeyen davacı hastanın kendi eksik davranışı sebebiyle hastaneye kusur izafe edemeyeceğini, 23.01.2017 tarihinde yapılan operasyon sırasında kitlenin tespit edilmemiş olmasının, bu kitlenin farklı yorumlanabileceğini açıkça gösterdiğini savunarak davanın reddini istemiştir.2.Davalı ... vekili; davacının 11.07.2016 tarihli tetkiklerinde herhangi bir bulgunun saptanmadığını, 03.10.2016 tarihli kontrolde ise hastanın görüntü tetkiklerinin aynı gün sonuçlanmadığını, radyoloji raporunun düzenlenmesinden sonra açıklama yapılacağının davacıya ifade edildiğini, davacıya bu sonuçları takip ederek, sonuçlar ile birlikte tekrar gelmesi ve ... ve . gen testi yapılmasının iletildiğini, davacının radyoloji sonuçlarını takip etmeyerek raporları getirmediğini, önerilen gen testlerini de yaptırmadığını, 23.01.2017 tarihinde hiçbir tetkik yapılmadan meme aldırma operasyonunu gerçekleştiren hekimlerin başka başka hekimler olduğunu, davalının hekimliğin gerektirdiği dikkat ve özen içerisinde hareket ettiğini, davacının önerilen ek radyoterapi tedavisini reddettiğini, kendisine önerilen ağız yolu ile kemoterapi tedavisini almadığını, kontrol randevusunu takip etmediğini, randevusuna uymayan hastanın teşhisi ve tedaviyi geciktirdiğini savunarak davanın reddini istemiştir.III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIİlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davacı ... 'nin yargılama sırasında vefatı üzerine mirasçıları tarafından davaya devam edildiği, alınan bilirkişi heyet raporları ile davalılar tarafından davacıların murisine uygulanan teşhis, tedavi ve tıbbi işlemlerin tıbbın gereklerine uygun olduğunun ve davalıların yapılan işlemlerde kusurları bulunmadığının tespit edildiği, meydana gelen netice ile davalıların eylemleri arasında illiyet bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş; karar, davacılar vekili tarafından istinaf edilmiştir.IV. İSTİNAFBölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; müteveffa davacı ... ile davalı ... arasında aynı olay nedeniyle Adana Cumhuriyet Başsavcılığının ██████████ sayılı Soruşturma dosyası kapsamında 20.01.2018 tarihinde uzlaşma sağlandığı ve uzlaşma bedelinin belirlenen sürede ödenmesiyle uzlaşma kapsamında 30.01.2018 tarih ve █████████ Karar sayılı karar ile Kovuşturmaya Yer Olmadığına dair karar verildiği, bu nedenle müteveffa davacı ... tarafından aynı sebep ve zarara dair soruşturma konusu suç ile ilgili tazminat davası açılamayacağından bu gerekçe ile davanın reddine karar verilmesi gerektiği, destekten yoksun kalma tazminatına ilişkin davanın konusu ile yaralanmaya bağlı tazminata ilişkin davanın konusu ve taraflarının farklı olduğu, mirasçılar vekilinin 15.11.2019 tarihli beyan dilekçesi ile dava konusunu değiştirmesi ancak ıslah dilekçesi ile mümkün iken, ıslah beyanında bulunmadığı, 15.11.2019 tarihli beyan dilekçesinin ıslah dilekçesi olarak kabulünün mümkün olmadığı, davacı mirasçıların müteveffa davacı ...'nin dava dilekçesinde yer verdikleri maddi zararları için mirasçı sıfatı ile istemde bulunmaya devam ettiklerinin kabulünün gerektiği gerekçesiyle İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak davanın reddine karar verilmiş; karar, davacılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.V. TEMYİZA. Temyiz SebepleriDavacılar vekili; soruşturma dosyası kapsamında yalnızca manevi tazminat yönünden anlaşma sağlandığını, uzlaştırma tutanağında; herhangi bir haktan feragat edilmediğinin, maddi tazminat ve fazlaya dair haklar saklı tutularak manevi tazminat yönünden anlaşma sağlandığının belirtildiğini, 15.11.2019 tarihli dilekçe ile belirsiz alacak davası olarak 10.000,00 TL üzerinden açılan davada 5.000,00 TL tedavi ve bakıcı masrafı ile mirasçı davacılar bakımından 2.500,00'er TL destekten yoksun kalma tazminatı talep edildiğini, ıslah yapılmadığından bahisle taleplerin uygun görülmemesinin hukuka aykırı olduğunu, uygulanan tedavinin yanlışlığının görmezden gelindiğini ileri sürerek; kararın bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.B. Değerlendirme ve GerekçeUyuşmazlık, davalı özel hastane ve doktorun vekalet sözleşmesinden kaynaklanan özen borcuna aykırılık iddiasına dayalı maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.1.Temyizen incelenen kararda belirtilen gerekçelere, dava dilekçesinde tedavi masrafları ve çalışma gücü kaybı tazminatına ilişkin 10.000,00 TL talep edilmesine, 15.11.2019 tarihli dilekçe ile tedavi ve bakıcı masrafının yanında her bir davacı bakımından destekten yoksun kalma tazminatı talebi bulunduğunun açıklaması kapsamında ıslahla davaya talep eklenemeyeceği, ayrıca ıslah beyanında da bulunulmadığı gözetilerek 15.11.2019 tarihli dilekçesinin ıslah dilekçesi olarak kabul edilemeyeceğinin anlaşılmasına göre davacılar vekilinin sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.2. ..... davacı ...'nin müşteki, davalı ...'in ise şüpheli olduğu Adana Cumhuriyet Başsavcılığının ██████████ sayılı soruşturma dosyası kapsamında hazırlanan 20.01.2018 tarihli uzlaşma tutanağında; maddi tazminat ve fazlaya dair diğer hak ve alacaklara ilişkin haklar saklı tutarak manevi tazminat bedeli olarak 35.000,00 TL edim talebinin davalı ... tarafından kabul edilmesi üzerine uzlaşma sağlandığının belirtildiği, uzlaşma tutanağının tutanakta saklı tutulan maddi tazminat talebi bakımından bu haktan açıkça feragat anlamı taşımayacağı anlaşılmakla; Bölge Adliye Mahkemesince, taraf delilleri değerlendirilip davacılar vekilinin itirazları da karşılanarak gerekirse alanında uzman bilirkişi heyetinden rapor alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken hatalı değerlendirme ile yazılı şekilde karar verilmesi usul ve kanuna aykırı olup bozmayı gerektirmiştir.VI. KARARAçıklanan sebeplerle;1.Davacılar vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine,2.Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanun'un 371. maddesi uyarınca davacılar yararına BOZULMASINA,Aşağıda yazılı peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine,Dosyanın Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,17.12.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.