Anahtar kelimeler: Heyetçe Satımdan Merci Gelmiş Başkan Yazim Katip Abonelik Aboneliğinin Şanliurfa

T.C.
GAZİANTEPBÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ4. HUKUK DAİRESİESAS NO
: ..KARAR NO
: ..T Ü R K M İ L L E T İ A D I N Aİ S T İ N A F K A R A R IBAŞKAN
: ..ÜYE
:..ÜYE
: ..KATİP
: ..İNCELENEN KARARINMAHKEMESİ
: ŞANLIURFA ASLİYE TİCARET MAHKEMESİTARİHİ
: ..NUMARASI
: ..DAVACI
:..DAVALI
: ..VEKİLLERİ
: Av. ..DAVANIN KONUSU
: Menfi Tespit (Ticari Satımdan Kaynaklanan)KARAR TARİHİ
: ..KARAR YAZIM TARİHİ
: ..Mahalli mahkemesince verilen karar re'sen merci tayini yönünden dairemize gelmiş olup, dosyanın inceleme aşamasında duruşma yapılmadan karar verilebilecek hallerden olduğu anlaşılmış olmakla, dosya heyetçe incelendi;GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:Dava, kaçak elektrik kullanıldığı iddiasıyla tahakkuk ettirilen borç nedeniyle borçlu olmadığının tespiti istemine ilişkindir.... Tüketici Mahkemesince, davacı tarafın dava konusu ettiği faturaların ticarethane abonelik sözleşmesine ilişkin olduğu, elektrik aboneliğinin ticarethaneye ilişkin olması sebebiyle . . davaya bakma yetkisinin bulunmadığı, uyuşmazlığın mahkememiz görev alanına girmediği, uyuşmazlığın Asliye Hukuk Mahkemesi'nin görev alanına girdiği gerekçesiyle görevsizlik kararı verilmiştir... Asliye Hukuk Mahkemesince, davanın, .. ticarethane aboneliğini.. faturadan dolayı menfi tespit istemine ilişkin olduğu, davacının TTK'nın 12. Maddesi kapsamında davacı tarafın tacir olduğu ve dava konusu kaçak tahakkukunun ticaret siciline kayıtlı ticari işletme nedeniyle düzenlendiği ve bu sebeple ticari işletmeyi de ilgilendirdiği, bu sebeplerle davacının tacir olduğu ve ticari işletmesi ile ilgili olması karşısında davanın, TTK'nın 4. Maddesi uyarınca ticari dava olduğu ve uyuşmazlığın Asliye Ticaret Mahkemesi görevine girdiği gerekçesiyle görevsizlik kararı verilmiştir... Asliye Ticaret Mahkemesince, davacı asilin ilgili araştırmalar sonrasında tacir olmadığının anlaşıldığı, davanın Ticari dava sayılacağına ilişkin 6102 Sayılı TTK' nda özel bir düzenlemenin bulunmadığı ve eldeki uyuşmazlığın TTK 4/1 maddesinde sayılan davalardan olmadığı dolayısıyla mutlak ticari dava niteliğinde olmadığı ve üçüncü grup ticari davalardan kaynaklanmadığı hususunda bir tereddütün bulunmadığı,somut uyuşmazlıkta nispi ticari dava kapsamında değerlendirilmesi gereken davada, davacı taraf tacir değildir. Nispi ticari dava olabilmesi için her iki tarafın da tacir olması ve uyuşmalık konusunun ticari işletmelerini ilgilendirmesi gerekmekte olup, davalının ticari olarak kaydının bulunmadığı gerekçesiyle asliye hukuk mahkemesine karşı görevsizlik kararı verilmiştir.Merci tayini için dosyanın Dairemize gönderilmesi üzerine yapılan inceleme sonucunda;Ticari davaları mutlak ticari davalar, nisbi ticari davalar, yalnızca bir ticari işletmeyle ilgili olması durumunda ticari nitelikte kabul edilen davalar olmak üzere üç grubta toplamak mümkündür. Mutlak ticari davalar, tarafların tacir olup olmadığına ve işin bir ticari işletmeyi ilgilendirip ilgilendirmediğine bakılmaksızın ticari sayılan davalardır. Mutlak ticari davalar, 6102 sayılı TTK'nın 4/1. maddesinde bentler halinde sayılmıştır. Bunların yanında Kooperatifler Kanunu (m.99), İcra İflas Kanunu (m.154), Finansal Kiralama Kanunu (m.31), Ticari İşletme Rehni Kanunu (m.22) gibi bazı özel kanunlarda belirlenmiş ticari davalar da bulunmaktadır. Bu guruptaki davaların ticari dava sayılabilmesi için taraflarının tacir olması veya ticari işletmeleriyle ilgili olması gibi şartlar aranmaz. TTK'nın 4/1. bendinde sınırlı olarak sayılan davalar arasında yer alması veya özel kanunlarda ticari dava olarak nitelendirilmesi yeterlidir. Bu davalar kanun gereği ticari dava sayılan davalardır.Nispi ticari davalar, her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili olması halinde ticari nitelikte sayılan davalardır. 6102 sayılı TTK'nın 4/1. maddesine göre, her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan ve iki tarafı da tacir olan hukuk davaları ticari dava sayılır. Bu hükme göre bir davanın ticari dava sayılabilmesi için, hem iki tarafın ticari işletmesini ilgilendirmesi, hem de iki tarafın tacir olması gereklidir. Bu şartlar birlikte bulunmadıkça, uyuşmazlık konusunun ticari iş niteliğinde olması veya ticari iş karinesi sebebiyle diğer taraf için de ticari iş sayılması davanın ticari dava olması için yeterli değildir. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 19/2. maddesi uyarınca, taraflardan biri için ticari iş sayılan bir işin diğeri için de ticari iş sayılması, davanın niteliğini ticari hale getirmeyecektir. Zira; Türk Ticaret Kanunu, kanun gereği ticari dava sayılan davalar haricinde, ticari davayı ticari iş esasına göre değil, ticari işletme esasına göre belirlemiştir. Hal böyle olunca, işin ticari nitelikte olması davayı ticari dava haline getirmez.Üçüncü grup ticari davalar, yalnızca bir tarafın ticari işletmesini ilgilendiren havale, vedia ve fikri haklara ilişkin davalardır. Yukarıda açıklandığı üzere bir davanın ticari dava sayılması için kural olarak ya mutlak ticari davalar arasında yer alması ya da her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili bulunması gerekirken havale, vedia ve fikri haklara ilişkin davaların ticari nitelikte sayılması için yalnızca bir yanın ticari işletmesiyle ilgili olması TTK'da yeterli görülmüştür.Somut olayda; dosyanın incelenmesinde dava konusu kaçak elektrik tutanağı tutulan yere ilişkin olarak, davacı ile davalı arasında abonelik sözleşmesinin bulunduğu, abone grubunun ticarethane olduğu, ticarethane sıfatıyla kayıtlı aboneliklerde davacının bu abonelik dolayısıyla tacir sıfatının olması halinde görevli mahkeme Ticaret Mahkemesi, tacir sıfatının olmaması halinde ise (esnaf vb. serbest meslek mensubu) görevli mahkemenin genel mahkeme olan Asliye Hukuk Mahkemesi olacağı, dosyada davacı hakkında yapılan tacir araştırmasına göre,.. cevabi yazısında davacının kaydının bulunmadığının bildirildiği, yazı cevaplarından davacının tacir olmadığının anlaşıldığı, davanın mutlak ticari davalardan da olmadığı, yine üçüncü grupta sayılan durumlardan birisinin de mevcut olmadığı, dolayısıyla davanın ticari dava olmadığı ve bu halde davaya bakmakla görevli mahkemenin Asliye Hukuk Mahkemeleri olması gerektiği tespit edilmiştir.İzah olunan gerekçeler ışığında Şanlıurfa 5. Asliye Hukuk Mahkemesinin yargı yeri olarak belirlenmesine karar verilmiştir.HÜKÜM
:Yukarıda açıklanan nedenlerle;HMK'nın 21, 22 ve 23. Maddeleri gereğince ... ASLİYE HUKUK MAHKEMESİNİN YARGI YERİ OLARAK BELİRLENMESİNE,Dosyanın..ASLİYE HUKUK MAHKEMESİNE gönderilmesi amacıyla merci tayinine başvuran .. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'ne GÖNDERİLMESİNE,Dair dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda HMK 23/2 ve 362/1-c maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.█████/2026Başkan¸e-imzalıdırÜye¸e-imzalıdırÜye¸e-imzalıdırKatip¸e-imzalıdır