Anahtar kelimeler: Fotovoltaik Hücreli Paneli Kusuruyla Güneş Sakarya Edimini Esaskarar Yazildiği Temini

T.C. SAKARYA ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2023/..... Esas - 2026/....
T.C.SAKARYAASLİYE TİCARET MAHKEMESİTÜRK MİLLETİ ADINAGEREKÇELİ KARARESAS NO
: 2023/...KARAR NO
: 2026/...BAŞKAN
:ÜYE
:ÜYE
:KATİP
:DAVACI
:VEKİLLERİ
:DAVALI
:VEKİLLERİ
:DAVA
: Tazminat (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan)DAVA TARİHİ
: █████/2023KARAR TARİHİ
: █████/2026GEREKÇELİ KARARINYAZILDIĞI TARİH
: █████/2026Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:Davacı tarafın iddiaları
: Yapılan ihale sonucunda davalı ile 25.03.2021 tarihinde "72 Hücreli 400 WP Monokristal Fotovoltaik Güneş Paneli Temini’ sözleşmesi imzalandığını, davalının sözleşme kapsamında edimini hiç yerine getirmemesi sebebiyle davalının kusuruyla sözleşmenin mevzuata uygun şekilde █████/2021 tarihi itibariyle feshedildiğini, davalı tarafından açılmış olan teminatların iadesi talepli davanın Sakarya Asliye Ticaret Mahkemesinin 2022/.... esas 2023/..... karar sayılı kararı ile feshin haklı olduğu gerekçesiyle reddedildiğini, kamu ihalelerine katılmadan yasaklılık kararına karşı açılan davanın da Ankara ... İdare Mahkemesinin 2021/....esas 2022/.....karar sayılı kararı ile reddedildiğini, feshin ardından yerine getirilmeyen ihale konusu için makul sürede tekrar ihale kararı alınarak ███████████ ikn sayılı yeni bir ihalenin yapılarak teklif edilen en düşük beden olan 43.960.000,00 TL ile yeni bir sözleşme yapıldığını ve bu ikinci sözleşmenin ifa edildiğini, iki ihale bedeli arasındaki farkın tazmininin davalıya ihtar edilmesine rağmen karşılık bulmadığını, arabuluculuk görüşmelerinin de sonuçsuz kaldığını, davalının edimini yerine getirmemesi sebebiyle davacı idarenin ikinci sözleşmeyi yapmak zorunda kalması sebebiyle 27.669.460,00 TL bedel farkından oluşan menfi zararının bulunduğunu, davalı ile yapılan sözleşme kapsamında alınan teminatların irat kaydedilmesinin tazminat talebine engel oluşturmadığını ve teminatların menfi zarardan mahsup edilemeyeceğini belirterek 27.669.460,00 TL menfi zararının davalıdan fesih tarihi itibariyle ticari avans faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiştir.Davalı taraf; Davalı vekili davaya dayanak yapılan Ankara İdare Mahkemesi’nin 2021/.... Esas ve 2022/....Karar sayılı kararı ile Sakarya Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2022/... Esas ve 2023/.... Karar sayılı kararlarının kesinleşmesinin beklenmesi gerektiğini, Süre uzatım taleplerinin davacı idare tarafından reddedilmesi üzerine davalının ihale konusu ürünlerin yarısını teslim edebileceğini 28.09.2021 tarihli yazısı ile belirtmesine rağmen davacının kötü niyetle hareket ederek hiçbir cevap vermediğini ve 05.11.2021 tarihli yazı ile sözleşmeyi haksız şekilde feshettiğini ve fahiş fiyatla yeni bir sözleşme yaparak kamunun zarara uğramasına sebep olduğunu, davacının dürüstlük kuralına aykırı davrandığını, fesih sonrasında düzenlenen 20.12.2021 ve 16.03.2022 tarihli iki ihalenin katılım olmadığından iptal olduğunu ve ancak fesihten 6 ay sonra fiyatların arttığı dönemde davaya dayanak █████/2022 tarihli ihalenin fahiş fiyatla yapıldığını, bu ikinci sözleşme sebebiyle ortaya çıkan fiyat farkının davalıdan talep edilmesinin hakkaniyete uygun olmadığını, davacının günün koşullarını göz ardı ederek sözleşmeyi feshi sebebiyle sonuç olarak kamunun zararına sebep olduğunu ve bu zararı haksız olarak davalıdan talep ettiğini, Yargıtay içtihatları doğrultusunda ikinci ihalenin yapılması için makul süre şartının dikkate alınması gerektiğini, davacının sözleşmeyi feshinin ve tazminat talebinin haksız olduğunu, davalının yaptığı sözleşmeye ek teknik şartname ile davaya dayanak ikinci sözleşme eki teknik şartname arasında farklılıklar bulunduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.Taraflar arasındaki anlaşmazlık
: Davalının taraf olduğu ve idare tarafından feshedilen sözleşmeden sonra ikinci yapılan ihale bedelinden kaynaklı davacının menfi zararının bulunup bulunmadığı, varsa miktarı, davalının bu zarardan sorumlu olup olmadığı ve sorumluluk miktarı hususlarındadır.Dava eser sözleşmesinden kaynaklanan menfi zarar (kaçırılan fırsat) talebine ilişkindir.Mahkememizin 2022/.... Esas, 2023/... Karar sayılı dosyası ile Ankara ... İdare Mahkemesinin 2021/...Esas 2022/...Karar sayılı dosyası UYAP sistemi üzerinden incelenmiştir.Davacı taraftan davalıyla aralarındaki ilk sözleşmeye ilişkin tüm ihale dosyası ve ayrıca █████/2022 tarihli ikinci ihaleye ilişkin tüm kayıtlar ve ayrıca ara dönemde yapılan █████/2021 tarihli ███████████ numaralı ihaleye ve █████/2022 tarihli ihaleye ait kayıtlar getirtilmiştir.Mahkememizin 2022/... Esas sayılı dosyası kapsamında yapılan yargılama neticesinde; Davacı idare tarafından yapılan ihale sonrasında taraflar arasında imzalanan 25.03.2021 tarihli "72 Hücreli 400 WP Monokristal Fotovoltaik Güneş Paneli Temini" sözleşmesinin idare tarafından feshinin haklı olduğu hususu tespit edilmiş, bu doğrultudaki karar istinaf ve temyiz incelemelerinden geçerek kesinleşmiştir.Mahkememizce;1-Taraflar arasındaki sözleşmenin feshinden itibaren yapılan ikinci ihalenin makul süre içerisinde yapılıp yapılmadığı,2-İkinci ihale ile birinci ihalenin aynı özellikleri taşıyıp taşımadığı, farklılık bulunup bulunmadığı,3-İlk ihaleye dahil olmayan bir hususun ikinci ihaleye ilave edilip edilmediği,4-İkinci ihalenin makul süre içinde ve ilk ihale ile aynı koşul ve özelliklerde yapılması halinde piyasa koşullarına göre olması gereken (ikinci ihale) bedelinin ne olduğu, ve ikinci ihale bedelinin o tarihteki piyasa fiyatları ile uyumlu olup olmadığı,5-Bu suretle bulunacak rakam ile (kaçırılan fırsat olarak) ilk ihalede yükleniciden sonra en düşük fiyatı veren teklif sahibine iş verilmesi halinde kalan işlerin tamamlattırılması için o teklif sahibine ödenmesi gereken bedel arasındaki farkın ne olduğu,6-İkinci ihale makul süreden çok sonra yapılmış ve böylece zararın artmasına iş sahibi neden olmuşsa, sözleşmeden dönülmesini müteakip, en kısa zamanda bu işin hangi tarihte ikinci ihaleye çıkarılabileceği ve böyle bir işin kaça yaptırılabileceği, bu tarihte iş sahibinin ödemek zorunda kalacağı ikinci ihale bedeli ile iş sahibinin kaçırdığı fırsat (madde 5 gibi) arasındaki farkın ne olduğu,Hususlarında bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır......ve ....den oluşan bilirkişi heyeti 29.03.2024 tarihli raporunda; Pazarlık usulü ile gerçekleştirilen ███████████ İkn numaralı 4.ihalenin makul süre içinde gerçekleştirildiği ve (feshedilen ihaledeki ekonomik açıdan en avantajlı ikinci teklif tutarının güncellenerek yeni ihaledeki tarihe getirilmesi suretiyle) davacının 3.303.350,24-TL menfi zararının bulunduğu belirtilmiştir. Bu rapordaki hesaplama ve değerlendirme hüküm kurmaya elverişli bulunmamış yeni bir heyetten ikinci bir bilirkişi raporu alınmıştır.......ve ...'den oluşan bilirkişi heyeti █████/2024 tarihli bilirkişi raporunda ; Pazarlık usulü ile gerçekleştirilen ███████████ İkn numaralı ihalenin makul süre içinde gerçekleştirildiği ve davacının menfi zararının 27.669.460,00 TL olduğu belirtilmiştir. İki ihalenin usulünün farklı olması itibariyle bu rapor da hükme esas alınmamış ve yeni bir bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır.İhaleler arasında farklılık (açık-pazarlık usulü) bulunması ve bilirkişi raporlarında makul süre içinde yapıldığı (tazminat hesabına esas alınan) belirtilen ihalenin 04.11.2021 tarihli fesihten 6 ayı aşkın bir süreden sonra 13.05.2022 tarihinde yapılması, buna rağmen öncesinde -teklif veren istekli çıkmaması sebebiyle iptal edilmiş olan- ve 16.03.2022 tarihli (pazarlık usul) iki ihalenin yapılabilmiş olması karşısında ███████████ İkn numaralı ihaleyi esas alan raporlar hükme esas alınmamıştır.Davalı idareden fesih sonrasında 20.12.2021 tarihinde açık usulde yapılan ███████████ numaralı ihaleye ait kayıtlar ve bu ihaleye dayanak yapılan yaklaşık maliyet hesaplarına ait belge ve bilgiler getirtilmiş, Bu kez inşaat mühendisi dışında hukukçu kimliği de bulunan ve kamu ihale kanunundan kaynaklanan hesaplamalar konusunda uzman bilirkişi ....'den ███████████ İKN numaralı ihale temelinde inceleme istenerek 04.11.2025 tarihli rapor alınmıştır. Bu rapora karşı yapılan itirazlar ise 11.02.2026 tarihli ek rapor ile karşılanmıştır.....04.11.2025 tarihli rapor ve 11.02.2026 tarihli ek raporunda;"Gerçekleşen 3. ikmal ihalesi olan, ███████████ İKN numaralı ihalenin Pazarlık Usulü olması ve feshi tarihinden (05.11.2021) yaklaşık 7 (yedi) ay sonra yapılmış olması itibariyle menfi zarar hesabında dikkate alınamayacağı,Teklif veren istekli olmaması nedeniyle iptal edilen 2.ikmal ihalesi olan ███████████ , İKN nolu ihalenin asıl ihale gibi "açık ihale" usulünde olmasına karşılık yaklaşık 4 ay sonra yapılmış olması sebebiyle esas alınamayacağı,Teklif veren istekli olmaması nedeniyle iptal edilen 1.ikmal ihalesi olan ███████████ , İKN numaralı ihalenin asıl ihale gibi "açık ihale" usulünde olduğu ve fesihten itibaren 45 gün sonra makul süre içinde yapıldığı, Bu ihalenin Yargıtay İçtihatları uyarınca "ikinci" ihale niteliğinde olduğu ve menfi zararın tespitine yönelik hesaplamada esas alınabileceği███████████ numaralı ikinci ihalenin makul süre içerisinde yapıldığı, Her iki ihalenin de aynı özellikleri taşıdığı, aralarında isteklilerin tekliflerini etkileyebilecek bir farklılık olmadığı, ilk ihalede olmayan ve isteklilerin teklifini etkileyebilecek bir hususun ikinci ihaleye ilave edilmediği, ███████████ numaralı ikinci ihale bedeli ile (kaçırılan fırsat olarak) ilk ihalede yükleniciden sonra en düşük fiyatı veren teklif sahibine iş verilmesi halinde kalan işlerin tamamlattırılması için o teklif sahibine ödenmesi gereken bedel arasındaki farkın 5.151.112,40 TL olduğu" tespit edilmiştir.Eser sözleşmesinden kaynaklanan ihtilâflarda iş sahibince sözleşmenin haklı nedenle feshi halinde iş sahibi olumsuz (menfi) zararını isteyebilir. Sözleşmenin ifa edileceğine güvenmekten doğan zarar olarak tanımlanabilecek olumsuz zarar kavramına; sözleşmenin kurulması ve işin görülmesi için yapılan masraflar ile daha elverişli koşullarda sözleşme yapma fırsatının kaçırılmış olmasından doğan zararlar girer. Yargıtayın yerleşik içtihatlarında zararın hesaplanmasında izlenecek yöntemin fesih tarihinde yüklenicinin yapmadığı, kalan imalâtların ilk ihalede yükleniciden sonraki en düşük teklifi veren teklif sahibine verilmiş olması halinde ödenmesi gereken bedelin (kaçırılan fırsatın) bulunup, fesih tarihinden itibaren kalan işin aynı koşullarda ve makul bir süre içerisinde ihaleye çıkılmış ve sözleşme yapılmış olması halinde ikinci yükleniciye ödenecek bedel arasındaki fark ile ikinci ihale ve sözleşmenin yapılması için katlanılan giderler olacağı kabul edilmektedir. Yapılacak hesaplamalarda endeks kullanılmak suretiyle güncelleme yapılması mümkün değildirDavacı kaçırılan fırsat sebebiyle menfi zararını gerçekleşen 3. ikmal ihalesi olan ███████████ İKN numaralı ihale kapsamında talep etmiş ise de bu ihalenin asıl ihaleden farklı olarak pazarlık usulü ile yapılmış olması ve makul sayılamayacak şekilde yaklaşık 7 ay sonra yapılmış olması itibariyle bu ihale esas alınarak menfi zarar hesaplaması yapmak mümkün değildi. Davacı idare zararın artmasına sebep olmuş durumdadır. Gerçekleşen ihale ile asıl ihale arasındaki 27.669.460,00 TL farktan davacıyı sorumlu tutmak hakkaniyetli ve adil bir sonuç olmayacaktır. Bu durumda Yargıtay içtihatlarında da belirtildiği üzere sözleşmeden dönülmesini müteakip, en kısa zamanda bu işin hangi tarihte ikinci ihaleye çıkarılabileceği ve böyle bir işin kaça yaptırılabileceği, bu tarihte iş sahibinin ödemek zorunda kalacağı ikinci ihale bedeli ile iş sahibinin kaçırdığı fırsat arasındaki farkın belirlenmesi gereklidir. Somut olayda davacı fesihten 45 gün sonra ███████████ numaralı ikinci ihaleye çıktığından bu ihaledeki verilerin esas alınarak hesaplama yapılması en doğru yaklaşım olacaktır. Bu ihale -istekli çıkmadığından gerçekleşmemiş olsa da- hem makul sürede yapıldığı için ve hem de aynı özellikleri taşıdığı için fiyat verileri bakımından hesaplamaya esas alınmalıdır. Bu doğrultuda bilirkişi .....'den alınan bilirkişi raporlarına itibar edilerek hükme esas alınmıştır.Açıklanan gerekçelerle davanın kısmen kabulüne karar verilmiş ve 5.151.112,40-TL maddi tazminatın 19.08.2023 tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte davalıdan tahsili davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.HÜKÜM
: Yukarıda açıklanan nedenlerle;1-Davanın kısmen kabulü ile 5.151.112,40-TL maddi tazminatın 19.08.2023 tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte davalıdan tahsili davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine,2-Dava değeri üzerinden hesaplanan 351.872,49-TL nispi karar harcının peşin alınan 472.525,21 TL harçtan mahsubu ile fazla alınan 120.652,72-TL karar harcının karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,3-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden AAÜT uyarınca kabul edilen değer üzerinden belirlenen 680.622,36-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,4-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden AAÜT uyarınca reddedilen değer üzerinden belirlenen ücret davacı lehine belirlenen vekalet ücretini geçemeyeceğinden 680.622,36-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,5-Davacı tarafından yatırılan ve tamamen davalı sorumluluğunda kalan 351.872,49-TL karar harcının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,6-Davacı tarafından yapılan; 269,85 TL başvuru harcı, 75.000,00-TL bilirkişi ücreti 1.872,75-TL tebligat ve posta gideri olmak üzere toplam 77.142,60-TL yargılama giderinin kabul oranına göre hesaplanan 14.361,32-TL'sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiye kısmın davacı üzerinde bırakılmasına,7-Davalı tarafından yapılan ve bilirkişi ücretinden ibaret toplam 40.000,00-TL yargılama giderinin red oranına göre hesaplanan 32.553,36-TL'sinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, bakiye kısmın davalı üzerinde bırakılmasına,8-Arabuluculuk dosyasında Bakanlık bütçesinden karşılanan 3.120,00-TL arabulucu ücretinin davalıdan alınarak Hazineye gelir kaydına,9-Gerekçeli kararın kalem yönetmeliği gereği talep halinde taraflara tebliğine,10-Karar tebliğ giderleri düşüldükten sonra artan gider avansının, karar kesinleştiğinde, yatıran tarafa iadesine,Dair, davacı vekilinin ve davalı vekilinin yüzünde, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde mahkememize verilecek bir dilekçe ile istinaf kanun yolu açık olmak üzere oybirliği ile karar verildi. █████/2026BaşkanE-imzaÜyeE-imzaÜyeE-imzaKatipE-imza