Anahtar kelimeler: Taşıta Şarj Aksesuarlardan Yarayan Ünitelerinin Davadavacı Kablo Tanesini Satımdan Borcundan

T.C.
İSTANBUL1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİESAS NO
: ████████ EsasKARAR NO
: ████████DAVA
: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)DAVA TARİHİ
: █████/2024KARAR TARİHİ
: █████/2026Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:DAVA/Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, davacı şirket ile davalı şirket arasında elektrikli araçların şarj edilmesine yarayan şarj ünitelerinin taşıta bağlanmasına yarayan kablo ve aksesuarlardan oluşan 3 (üç) adet ürünü satın almak üzere, ürünler kararlaştıran tarihlerde davalıya teslim edilip KDV dahil 90.883,01 Türk Lirası her bir ürün için ayrı ayrı olacak şekilde davacı tarafından fatura edildiği; davalı 25.11.2022 tarihli ... numaralı fatura borcunun 5.600,00 Türk Lirasını ödediği ancak kalan kısmının ödemesini gerçekleştirmediği, hiçbir itirazda bulunmamasına rağmen davalı, 3 (üç) adet fatura borcundan bir tanesini eksik ödediği, diğer iki fatura borcunu ise hiç ödemediği; davacının 3 (üç) farklı faturadan kaynaklı olarak toplam bakiye 85.283,01 Türk Lirası alacağına kavuşması için iş bu davanın açıldığı; neticeten davalının ... 23. İcra Müdürlüğü’nün ... Esas sayılı icra dosyasına yaptığı haksız ve hukuka aykırı itirazın iptali ile takibe devam edilmesine, takibe haksız ve kötü niyetli olarak itiraz eden davalının %20'den az olmamak kaydı ile icra inkâr tazminatına mahkûm edilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı yana yükletilmesine karar verilmesini talep ettiği anlaşılmıştır.SAVUNMA/ Davalı vekili beyan dilekçesinde özetle, davalı şirket adına tebliğ alan kişinin şirketin çalışanı olmadığı, tebligatın usulsüz olduğu, davalının iş bu ticaretten kaynaklı borcu bulunmadığı; aslında davalının ... 5. ATM ... Esas sayılı dosyası haricinde ticari ilişkisi bulunmadığından bahisle davanın reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı yana yükletilmesine karar verilmesini talep ettiği anlaşılmıştır.DELİLLER VE GEREKÇE/Dava, İİK m.67 kapsamında itirazın iptali davasıdır.Dava konusu uyuşmazlığın, davacının takip dosyası kapsamında davalıdan alacaklı olup olmadığı, alacaklı ise alacak miktarının tespitine ilişkin olduğu anlaşılmıştır.Mahkememizin █████/2024 tarihli duruşma ara kararı ile dosyanın mahkememizce resen seçilecek mali müşavir bilirkişiye tevdi ile uyuşmazlık konusunda rapor alınmasına karar verilmiştir. Mali müşavir bilirkişi Mustafa Yıldız'dan alınan █████/2024 tarihli bilirkişi raporunda özetle; davacının ticari defterlerinin açılış ve kapanış noter tasdiklerinin eksiksiz, usulüne uygun ve birbirlerinin doğrulayan surette tutulduğundan sahibi lehine delil vasfına haiz olduğu, davalının ticari defter ibrazında bulunamadığı, davacının ticari defterlerine göre 14.02.2023 takip tarihi itibariyle davacının 69.040,01TL davalıdan kayden alacaklı göründüğü, ancak, davacının ticari defterlerinde davacı kaydi olarak 69.040,01TL davalıdan alacaklı görünmekle birlikte, 21.07.2022 tarihine kadar davacı 1.084.803,82 davalıya borçlu görünmekte iken, 10.10.2022 tarihli “Devir Düzeltme" açıklamalı 1.244.358,98TL tutarlı borç kaydı ile davalının alacağının kayden itfa ettirildiği, söz konusu kaydın dayanağının ve belgesinin izaha ve ispata muhtaç olduğu, Sayın Mahkeme aksi kanaatte olsa bile 6100 sayılı TBK'nın 100. Maddesi nazara alındığında, davacının kendi ticari defterlerine göre 21.07.2022 tarihinde davalıya 1.084.803,82 borçlu olduğu görülmekle takibe dayanak olan █████/2022 tarihli ... numaralı 48.090,90TL tutarlı ve █████/2022 tarihli ... numaralı 36.207,71TL tutarlı iki faturanın bakiyesinin hesaben ödenmiş olduğu, takibe dayanak faturalardan █████/2022 tarihli ... numaralı 6.584,40TL tutarlı faturanın açıkta kaldığı takibe sıkı sıkıya bağlılık ilkesi gereği sadece takibe dayanak bu fatura üzerinden alacak talebinde bulunulabileceği, davacının takibe dayanak faturalarının TTK 21/2 ve e-fatura mevzuatı kapsamında yasal süresi içinde itiraza uğramadığından davalı aleyhine borç doğurduğu, takipten önce temerrüt oluşmadığından işlemiş faiz talebinin yersiz olduğu, davacının alacak iddiasının benimsenmesi durumunda; Merkez bankası verilerinden, 14.02.2023 takip tarihi itibari ile avans faizi oranının 10,75 olduğu anlaşıldığından davacının belirlenen asıl alacağına takip tarihinden itibaren 10,75 ve değişen oranlarda kademeli olarak avans faizi yürütebileceği tespit edilmiştir.Mahkememizin █████/2026 tarihli duruşma ara kararı ile ... 1.Ağır Ceza Mahkemesince gönderilen ticari defterler incelenmek suretiyle dava konusu uyuşmazlık hakkında █████/2024 tarihinde alınan bilirkişi raporu da incelen davacı taraf ticari defterleri ile karşılaştırma yapılmak suretiyle mali müşavir bilirkişiden ek rapor alınmasına karar verilmiştir. Bu kapsamda bilirkişiden alınan █████/2026 tarihli ek raporda özetle; davalının ticari defterlerinin açılış ve kapanış noter tasdiklerinin eksiksiz, usulüne uygun ve birbirlerinin doğrulayan surette tutulduğundan sahibi lehine delil vasfına haiz olduğu, avalının 14.02.2023 takip tarihi itibariyle 728.492,77TL davacıdan alacaklı göründüğü, bunun yanında davacının takibe dayanak █████/2022 tarihli ... numaralı 48.090,90TL tutarlı ve █████/2022 tarihli ... numaralı 36.207,71TL tutarlı iki faturanın davalının defterlerinde de kayıtlı olduğu, takibe dayanak faturalardan █████/2022 tarihli ... numaralı 6.584,40TL tutarlı faturanın davalının defterlerinde kayıtlı olmadığı, ancak davalının ticari defterlerine göre kaydi olarak davalının davacıya borçlu olmadığı, taraf defterlerinin karşılaştırmalı incelemesi sonucu, HMK madde 222/3 Maddesindeki “İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. (Ek cümle:22/7/2020-███████ md.) Diğer tarafın ikinci fıkrada yazılan şartlara uygun olarak tutulan ticari defterlerinin, ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi hâlinde ticari defterler, sahibi lehine delil olarak kullanılamaz. Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz.” Hükmündeki “sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz” ifadesi ile tacirin ticari defterlerindeki aleyhe olan kayıtlar her zaman delil ittihaz olunur ilkesi çerçevesinde öncelikle davacının kendi ticari defter kayıtları nazara alınarak davacının takip ve dava konusu alacak iddiasının ispata muhtaç olduğu tespit edilmiştir.Tüm dosya kapsamında yapılan değerlendirmede, davacı vekili dava dilekçesinde davalının elektrikli araçların şarj edilmesine yarayan şarj ünitelerinin taşıta bağlanmasına yarayan kablo ve aksesuarlardan oluşan 3 (üç) adet ürünün davalıya teslim edildiği; davalının ... numaralı fatura borcunun 5.600,00 Türk Lirasını ödediği ancak kalan kısmının ödemesini gerçekleştirmediği, diğer fatura bedellerini ise ödemediğini iddia ettiği anlaşılmıştır.Davalı tarafa dava dilekçesi ve eklerinin tebliğ edildiği, davalı vekilinin süre uzatım talebinde bulunduğu, mahkememizin 18.04.2024 tarihli ara karar uyarınca "Davalı ...Şirketi vekili ...'ın dosyaya sunduğu █████/2024 tarihli dilekçesi ile dosyada cevap dilekçesi hazırlayabilmek için ilgili kişilerle görüşüp bilgi alınması gerektiğini, gerekli inceleme ve araştırma yapılması ve cevap dilekçesinin hazırlanabilmesi , delillerin toplanabilmesi için ek süreye ihtiyaç duyulduğunu; işbu nedenle cevap dilekçesini sunmak, delillerini bildirmek ve tensip tutanağında belirtilen belgeleri sunmak için 2 haftalık ek süre talep ettiği; Davalı yana dava dilekçesi , tevzi formu ve tensip tutanağının █████/2023 tarihinde tebliğ edildiği, davalı vekilinin █████/2024 tarihinde ek süre talebinde bulunduğu ve yasal 2 haftalık sürenin aşıldığı görülmekle davalı vekilinin ek süre talebinin reddine " karar verildiği, davalı vekilinin ek süre talebinde tebligat usulsüzlüğünü ileri sürmediği zira 16.04.2024 tarihi itibariyle davalı vekilinin vekaletname ibraz ederek ek süre talep ettiği, davalı şirketin elektronik tebligat adresinin bulunmadığı anlaşılmıştır.Davaya konu takip dosyası yönünden yapılan incelemede davacı tarafından davalı aleyhine ... 23.İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasında ... numaralı fatura bedeli 40.775,00 TL ve kdv alacağı ile işlemiş faiz; ... numaralı fatura bedeli 30.684,50 TL ve kdv alacağı ile işlemiş faiz; ... numaralı fatura borcu kdv alacağı olan 1.004,40 TL olmak üzere toplam 93.049,30 TL üzerinden takip başlatıldığı, davalının borca ve ferilerine itiraz etmesi üzerine iş bu davanın açıldığı anlaşılmıştır.Taraf ticari defterleri üzerinde inceleme yapılmasına karar verildiği, kök raporda yalnızca davacı taraf ticari defterlerinin incelenmesi nedeniyle hükme esas alınmamıştır. Davalının ticari defterlerinin ... 1. ACM ... esas sayılı dosyasında incelenmesi nedeniyle ilgili mahkemeden ticari defterlerin gönderilmesinin beklenildiği, 28.01.2026 tarihli ara karar ile davalı taraf ticari defterleri incelenmek suretiyle düzenlenen ek rapor dikkate alındığında taraf ticari defterlerinin HMK m.222 uyarınca usule uygun tutulduğu ancak kayıtların HMK m.222/3 uyarınca birbirine uygun tutulmadığı 08.02.2023 tarihinde başlatılan takip kapsamında davalının ... numaralı fatura ile ... numaralı faturanın davalı taraf defterlerinde kayıtlı olduğu anlaşılmıştır. Ancak davalının ticari defterlerine göre kaydi olarak davalının davacıya borçlu olmadığı tespit edilmekle taraf defterlerindeki fark yekununun 728.492,77TL + 69.040,01TL= 797.532,78TL olduğu tespit edilmiştir. Davacının ticari defterlerinde davacı kaydi olarak 69.040,01TL davalıdan alacaklı görünmekle birlikte, 21.07.2022 tarihine kadar davacı 1.084.803,82 davalıya borçlu görünmekte iken, 10.10.2022 tarihli “Devir Düzeltme” açıklamalı 1.244.358,98TL tutarlı borç kaydı ile davalının alacağının kayden itfa ettirildiği, söz konusu kaydın dayanağının ve belgesinin izaha ve ispata muhtaç olduğu, 31.12.2022 tarihinde, davalının davacı adına düzenlediği faturaların takip edildiği320.LID02 hesabının bakiyesi olan 137.951,15TL bakiyenin davalı hesabına alacak kaydedilmek suretiyle davacının kaydi alacağının 206.991,16TL’den (206.991,16 - 137.951,15TL=) 69.040,01TL’ye düşürülmüş olduğu, davacının ticari defter kayıtlarına göre kaydi olarak 69.040,01TL davalıdan alacaklı görünmesine rağmen söz konusu alacağın 6100 sayılı TBK’nın 100. Maddesi nazara alındığında, davacının kendi ticari defterlerine göre 21.07.2022 tarihinde davalıya1.084.803,82 borçlu olduğu görülmekle takibe dayanak olan █████/2022 tarihli ... numaralı 48.090,90TL tutarlı ve █████/2022 tarihli ... numaralı 36.207,71TL tutarlı iki faturanın bakiyesinin hesaben ödenmiş olduğu anlaşılmıştır.Faturanın delil olması ile ticari defterlerin delil olması birbirinden farklıdır. 6102 sayılı TTK'nın 21/2. maddeye göre faturaya itiraz edilmemiş ise içeriği kesinleşir ise de akdî ilişkinin yazılı delillerle ispatı gerekir. Fatura ticari defterlere kayıt edilmiş ise artık faturanın delil olmasıyla ilgili bu maddeye değil ticari defterlerin delil olmasıyla ilgili TTK'nın 222. maddeye bakmak gerekir. Bu nedenle ticari defterlere kaydedilmiş fatura akdi ilişkinin varlığını da kanıtlar. Faturayı teslim aldıktan sonra süresi içinde itiraz ve iade etmeyerek ticari defterlerine kaydeden kimse, bu faturanın mal veya hizmet aldığı için geçerli bir sözleşme ilişkisine göre düzenlendiğini kabul etmiş sayılır. Fatura nedeniyle mal veya hizmet almadığını, bu faturadan dolayı borçlu olmadığını yazılı veya kesin delillerle ispatlaması gerekir.Davacının alacaklı olabilmesi için 10.10.2022 tarihli “Devir Düzeltme” açıklamalı 1.244.358,98TL tutarlı borç kaydının dayanağının açıklanması gerektiği, davacı vekilinin rapora karşı itiraz dilekçesinde 01.10.2021 tarihli 1.250.000,00 TL faturanın 21.10.2021 tarihinde iptal edilmesi üzerine bakiyenin düzeltildiğini, düzeltmenin 10.10.2022 tarihinde devir düzeltme kapsamında olduğu; iptal edilen faturanın bakiyede bırakılmasının maddi hata olduğu ve hesaplamanın hatalı yapıldığı yönündeki değerlendirme faturanın kayıt tarihinden yaklaşık 1 yıl sonra davacının tek taraflı olarak düzeltme kaydına itibar edilemeyeceği, bu suretle faturadaki mal ve hizmetten kaynaklı davalıdan hizmet alınmadığını yazılı ve kesin delil ile ispat etmesi gerekirken anılı ispat külfetini davacının yerine getiremediği bu nedenle maddi hata kapsamında düzeltme işleminin dikkate alınamayacağı anlaşılmıştır. (Yargıtay 19. Hukuk Dairesi'nin ... Esas, ...Karar sayılı ilamı) bu nedenle düzeltme kapsamında davacının borçlu olmadığını ispatlayamadığından ek raporda davacının ticari defterlerinde davacı kaydi olarak 69.040,01TL davalıdan alacaklı görünmekle birlikte, 21.07.2022 tarihine kadar davacı 1.084.803,82 davalıya borçlu görünmekte iken, 10.10.2022 tarihli “Devir Düzeltme” açıklamalı 1.244.358,98TL tutarlı borç kaydı ile davalının alacağının kayden itfa ettirildiği tespitinin yerinde olduğu bu nedenle iş bu faturalar kapsamında alacak talebinde bulunamayacağı anlaşılmıştır. Fatura bedellerinden kaynaklı işlemiş faiz yönünden TTK m.1530 uygulanamayacağı; TTK’nın 1530. madde gerekçesinde belirtildiği gibi, bu maddenin konuluş amacı, üreticiler ile küçük ve orta boy işletmelerin (TTK.m.1522,1523, Yönt.m.4/b), mal ve hizmet tedarik ettikleri güçlü ticari işletmeler, (özellikle market, süper market, hiper market gibi alışveriş merkezleri) karşısında korunmasıdır. Bir başka deyişle büyük ve güçlü ticari işletmeler geç ödemeyi bir finansman aracı olarak kullandıkları için mal ve hizmet tedarik edenleri çok güç durumda bıraktığı, finansal durumlarını sarstığı, hatta iflasa dahi sürüklediği için bu kötü ve haksız uygulamanın önüne geçilmek istenmiştir. Somut olayda bu maddenin uygulanması koşullarının bulunmadığı anlaşılmıştır.Davalı taraf her ne kadar ... tarihli ... numaralı 6.584,40TL tutarlı faturayı ticari defterine kaydetmemişse de takip konusu fatura bedeli olan 5.580,00 TL'nin davalı tarafından ödendiği, faturanın e fatura olması nedeniyle davacı tarafında kabulünde olup davalı tarafından asıl borç bakiyesinin ödenmesi nedeniyle davalının kdv bedelini de ödemesi gerekeceğinden iş bu faturanın kdv bedeli olan 1.004,40 TL yönünden takibe itirazının haksız olduğu anlaşılmakla davacının davasının kısmen kabulüne, davalının ... 23.İcra Müdürlüğünün ...Esas sayılı dosyasında itirazın 1.004,40 TL asıl alacak üzerinden iptaline, takibin iş bu miktar üzerinden takip talepnamesindeki şartlarla aynen devamına, fazlaya ilişkin talebin reddine karar vermek gerekmiştir. Davalının fatura bedelini ödemesi nedeniyle alacak likit olduğundan 1.004,40 TL %20 olan 200,88 TL’nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.HÜKÜM
: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;Davacının davasının kısmen kabulüne,1-Davalının ... 23.İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasında itirazın 1.004,40 TL asıl alacak üzerinden iptaline, takibin iş bu miktar üzerinden takip talepnamesindeki şartlarla aynen devamına,Fazlaya ilişkin talebin reddine,2-Alacak likit olduğundan 1.004,40 TL %20 olan 200,88 TL’nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,3-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi gereğince hesaplanan 732,00 TL karar harcının, peşin yatırılan 1.123,80 TL harçtan mahsubu ile bakiye 391,80 TL'nin karar kesinleştiğinde davacıya iadesine,4-Davacı lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince kabul edilen miktar üzerinden hesaplanan 1.004,40 TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,5-Davalı lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince reddedilen miktar üzerinden hesaplanan 45.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine,6-Davacı tarafından yapılan toplam 7.860,00 TL yargılama giderinden davanın kabul red miktar ve oranı göz önüne alınarak hesaplanan 84,84 TL yargılama giderinin ve 1.123,80 TL peşin harç ve 427,60 TL başvurma harcı toplamı 1.636,24 TL'nin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,7-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu m.18/A gereğince Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 3.120,00 TL arabuluculuk ücretinin davanın kabul ret oranına göre hesaplanması sonrası 33,67 TL'nin davalıdan, 3.086,33 TL'nin davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına, tahsilat ve gereği için Mahkeme Yazı İşleri Müdürlüğünce ilgili vergi dairesine müzekkere yazılmasına,8-Taraflarca yatırılan bakiye gider avansının kararın kesinleşmesi halinde yatırana iadesine,Dair taraf vekillerinin yüzüne karşı HMK'nun 341/1 vd. maddeleri uyarınca gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize ya da mahkememize gönderilmek üzere başka yer mahkemesine istinaf dilekçesi sunulmak ve istinaf başvurma ve karar harcı ile istinaf gider avansı yatırılmak suretiyle, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi İlgili Hukuk Dairesince incelenmesi için tarafların istinaf kanun yoluna başvuru hakkı açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup anlatıldı. █████/2026KATİP¸e-imzalıdırHAKİM¸e-imzalıdır