Anahtar kelimeler: Geçinden Araştrıma Görmezlik Davadavacı Modelini Takılması Geçerken Çantasına Plakasını Cismani

T.C.

İSTANBUL
1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO
: ████████ Esas
KARAR NO
: ████████
DAVA
: Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)
DAVA TARİHİ
: █████/2024
KARAR TARİHİ
: █████/2026
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:
DAVA/Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, █████/2021 tarihinde davacının ... üzerinde bulunan yaya geçinden karşıya geçerken plakasını ve modelini bilmediği tanımadığı bir motosikletin çantasına takılması sonucu trafik kazası geçirdiği ve kaza neticesinde yaralandığı; davacının ... Üniversitesi Sağlık Uygulama ve Araştrıma Hastanesi'nden █████/2022 tarihinde alınan maluliyet raporuna göre %5 oranında malul kaldığı; kazaya ilişkin ceza dosyası ... Cumhuriyet Başsavcılığı'nda ... soruşturma numarası bulunduğu neticeten 50 TL Sürekli iş göremezlik; 25 TL Geçici iş görmezlik; 10 TL Sürekli Bakıcı gideri;-15 TL Tedavi gideri tazminatı olmak üzere şimdilik toplam 100 TL'nin kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, yapılacak yargılama nedeniyle oluşacak yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ettiği anlaşılmıştır.
SAVUNMA/Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle, davadaki taleplerin zamanaşımına uğradığı; kaza tarihi dikkate alınarak davanın zamanaşımı nedeniyle reddi gerektiği; plakası tespit edilemeyen aracın varlığı ve kazaya neden olduğu ispatlanamadığından davanın pasif husumet yokluğundan reddi gerektiği; Sigorta Tahkim Komisyonu Uyuşmazlık Hakem Heyeti tarafından ispat yükümlülüğü yerine getirilmediğinden dosyadan el çekilmesine karar verildiği; dava konusu kazaya, tespit edilemeyen aracın neden olduğu ispatlanamadığı; kazanın failinin tespit edilememiş olması kazanın davacının iddia ettiği gibi meydana gelmiş olduğunu ortaya koymadığı davacı tarafından dava konusu kaza ile ilgili Sigorta Tahkim Komisyonu'na başvurulmuş ise de kazaya plakası tespit edilemeyen aracın neden olduğu ispat edilemediğinden dosyadan el çekilmesine karar verildiği; davacının iddiasını ispatlayamadığı; öncelikle pasif husumet yokluğundan ve başvuru şartlarının oluşmaması nedeniyle dava şartı yokluğundan usulden reddine, aksi kanaat halinde ise cevap dilekçemizdeki diğer nedenlerle ve ispatlanamayan davanın esastan reddine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı taraf üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep ettiği anlaşılmıştır.
DELİLLER VE GEREKÇE/
Dava, ölüm ve cismani zarar sebebiyle açılan tazminat davasıdır.
Dava konusu uyuşmazlığın, davacının yaya olarak █████/2021 tarihinde sürücüsü ve plakası tespit edilemeyen araç seyir halinde iken çarpması nedeniyle davalı şirketten; geçici ve kalıcı iş göremezlik bedeli ile bakıcı gider tazminatını ve tedavi gider tazminatını talep edip edemeyeceği, talep edebiliyorsa miktarlarının tespitine ilişkin olduğu anlaşılmıştır.
Mahkememizin 10.07.2024 tarihli ara kararı uyarınca Dosyanın adli trafik bilirkişisi ...’a tevdi ile soruşturma dosyası da dikkate alınarak davacının kaza nedeniyle kusur durumunun tespitinin istenilmesine karar verildiği; 16.07.2024 tarihli bilirkişi raporunda özetle, plakası ve sürücüsü tespit edilemeyen motosiklet sürücüsünün davacı mağdur yaya ...’in yaralanması ile neticelenen dava konusu trafik kazasında % 100 (yüzde yüz) oranında asli derecede kusurlu; davacı mağdur yaya ...’in kendi yaralanması ile neticelenen dava konusu trafik kazasında kusursuz olduğu tespit edilmiştir.
Mahkememizin 10.07.2024 tarihli ara kararı uyarınca davacının ATK’ya sevkinin sağlanarak █████/2021 tarihli yaralanmasının trafik kazası neticesinde oluşup oluşmadığı; illiyet bağının tespiti ile kaza tarihinde yürürlükte bulunan yönetmelikte dikkate alınarak rapor tanzim edilmesinin istenilmesine, heyette ortopedi, fizik tedavi ve nöroloji uzmanının da bulunmasına karar verildiği; düzenlenen 26.07.2024 tarihli ATK ön raporunda davacının fiziki muayenesinin yapılarak evrakların teminini talep ettiği; eksiklikler ikmal edildikten sonra düzenlenen ...tarihli ... sayılı raporunda özetle "Kişinin tüm vücut engellilik oranının %0 olduğu, İyileşme (iş göremezlik) süresinin kaza tarihinden itibaren 3 aya kadar uzayabileceği, Başka birisinin sürekli veya geçici bakımına muhtaç durumda olmadığı" tespit edilmiştir. Davacı vekilinin rapora karşı itiraz dilekçesi sunduğu ATK raporunda davacının █████/2025 tarihinde ... Eğitim ve Araştırma Hastanesinde yapılan muayenesine ilişkin bilgi ve belgelerin incelendiği anlaşılmakla yeniden ATK'dan rapor alınması talebinin reddine karar verildiği anlaşılmıştır.
Mahkememizin █████/2026 tarihli ara kararı uyarınca dosyanın aktüerya ve doktor bilirkişi heyetine tevdii ile davacının işbu kaza kapsamında talep edebileceği sürekli ve geçici iş göremezlik ile sürekli bakıcı gideri ve tedavi giderleri yönünden rapor tanzim edilmesinin istenilmesine karar verildiği; 31.03.2026 tarihli bilirkişi raporunda özetle, "davacı ... lehine maddi tazminat hesaplandığı, davacının geçici iş göremezlik maddi zararının 10.838,28.-TL olduğu, davacının sürekli iş göremezlik maddi zararının bulunmadığı, davacının geçici bakıcı gideri maddi zararının bulunmadığı, davacının tedavi gideri maddi zararının 60,00 TL olduğu" tespit edilmiştir.
Tüm dosya kapsamında yapılan değerlendirmede, davacının yaya olarak █████/2021 tarihinde sürücüsü ve plakası tespit edilemeyen araç seyir halinde iken çarpması nedeniyle meydana gelen yaralanmasından kaynaklı davalıdan geçici ve kalıcı iş göremezlik tazminatı, tedavi gideri ve geçici bakıcı gideri tazminatı talebiyle iş bu davanın açıldığı anlaşılmıştır. Dosya kapsamı içerisinde mahal özellikler ile birlikte, mağdur yayanın seyir yönü, plakası tespit edilemeyen motosiklet sürücüsünün seyir yönü, motosikletin mağdur yayaya çarpma noktası ve motosikletin duruş veya ayrılış yerlerini gösterir kaza krokisi tanzim edilmediği; ancak davacının iş bu kaza nedeniyle yaralanmasından kaynaklı 27.11.2021 tarihinde ... Eğitim ve Araştırma Hastanesi'ne kaza sonrası başvuru yaptığı, acil bölümünde "trafik kazası sonrası muayene" edildiği ve rapor tanzim edildiği anlaşılmakla davacının salt kolluğa kaza tarihinden sonra başvuru yapma hususu aleyhine değerlendirilemez. Davacı iş bu davaya konu trafik kazası sonrası hastaneye giderek tedavi gördüğü anlaşılmakla plakası ve sürücüsü tespit edilemeyen motosiklet sürücüsü seyri sırasında yola gereken dikkatini vermediği, mevcut sürati ile olay mahalli yaya geçidine yaklaştığı, seyrini mahal şartlara göre ayarlamaya özen göstermediği, seyir istikametine göre yolun sağından yola giren ve yaya geçidini kullanarak karşıya geçmek isteyen mağdur yayayı gördüğünde yeterli mesafeden yoldaki mevcudiyetini belirtecek tarzda ikaz bulunmadığı, olaya mani olmak bakımından zamanında etkin fren ve direksiyon tedbirine başvurmadığı, yaya geçidini kullanan mağdur yayaya ilk geçiş hakkını vermediği, dikkat ve özen yükümlüğüne aykırı hareket ettiği, KTK m. 74 uyarınca sürücüler, görevli bir kişi veya ışıklı trafik işareti bulunmayan ancak trafik işareti veya levhalarıyla belirlenmiş kavşak giriş ve çıkışları ile yaya veya okul geçitlerine yaklaşırken yavaşlamak, varsa buralardan geçen veya geçmek üzere bulunan yayalara durarak ilk geçiş hakkını vermek zorundadırlar) kuralını ihlal ettiğinden olayda asli derecede kusurlu olduğu; davacının kusurunun bulunmadığı anlaşılmıştır.
Davacının iş bu kaza nedeniyle yaralanmasından kaynaklı e mail olarak davalı tarafa kalıcı ve geçici iş göremezlik tazminatı yönünden 01.08.2022 tarihinde başvuru yapıldığı, 8 iş günü sonrası █████/2022 temerrüde düştüğü anlaşılmıştır.
Davacının iş bu kaza nedeniyle yaralanmasından kaynaklı öncelikle Sigorta Tahkim Komisyonu'na başvuru yaptığı; Sigorta Tahkim Komisyonu ...K-... sayılı dosyası kapsamında uyuşmazlık konusunun yasal tahkim yetki ve süresi içerisinde çözüme başvurulması mümkün olmayacağından başvurudan el çekilmesine karar verildiği anlaşılmıştır.
Haksız fiil sorumlusu olarak sürücünün sorumluluğu TBK’nın 49. maddesinde düzenlenen kusur sorumluluğudur. Madde; “Kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür. Zarar verici fiili yasaklayan bir hukuk kuralı bulunmasa bile, ahlaka aykırı bir fiille başkasına kasten zarar veren de, bu zararı gidermekle yükümlüdür.” belirlemesi ile kusur, haksız fiilin kurucu bir unsuru olarak düzenlemiştir.
Bir motorlu aracın işletilmesinden doğan sorumluluk ise tehlike sorumluluğudur. İşletenin sorumluluğu 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun (KTK) 85. maddesinde düzenlenmiştir. 85. maddeye dayalı sorumluluktan bahsedebilmesi için sorumlu olacak kişinin öncelikle KTK’nın 3. maddesinde tanımlanan “işleten” sıfatına haiz olması gerekmektedir.
Karayolları Trafik Kanunu’nun 3. maddesine göre, "İşleten, araç sahibi olan veya mülkiyeti muhafaza kaydıyla satışta alıcı sıfatıyla sicilde kayıtlı görülen veya aracın uzun süreli kiralama, ariyet veya rehni gibi hallerde kiracı, ariyet ve rehin alan kişidir. Ancak, ilgili tarafından başka bir kişinin aracı kendi hesabına ve tehlikesi kendisine ait olmak üzere işlettiği ve araç üzerinde fiili tasarrufu bulunduğu ispat edilirse, bu kimse işleten sayılır."
Motorlu bir aracı, kendi menfaat ve hesabına işleten, tehlike ve masraflarını üstlenen, araç ile aracın işletilmesi için gerekli personel üzerinde fiilen ve doğrudan doğruya emir ve tasarruf yetkisine (gücüne) sahip olan kimseye işleten denir (Tekinay, Selahattin Sulhi/ Akman, Sermet/ Burcuoğlu, Haluk/ Altop, Atilla:Borçlar Hukuku Genel Hükümler, İstanbul 1993, s. 713).
Bir aracı kendi menfaatine, masraflarına katlanmak suretiyle işletmekten amaç, geçici, bir defaya mahsus özel bir kullanma menfaati değil, aracın tahsis amacına yönelik, sürekli, çok daha genel bir nitelikte bir kullanma menfaatidir. Keza, fiili hâkimiyetten de anlaşılması gereken, araçtan bir anlık, geçici bir yararlanma gücü olmayıp, aksine aracın hangi şartlarla ve özellikle hangi kişinin egemenliği altında hareket edebileceğine karar verme gücüdür. Özellikle aracın trafiğe sokulmasına, orada tutulmasına veya trafikten çekilmesine, donatılmasına, bakılmasına, muhafazasına, kim tarafından, nasıl ve hangi amaçla kullanılması gerektiğine karar verme yetkisi, fiili hâkimiyeti oluşturur. Bir aracın masraf ve tehlikelerini üstlenme ise, onun donatım, bakım ve işletme giderlerini, vergi ve sigorta primlerini ödemeyi ifade eder.
Karayolları Trafik Kanunu’nun 85/1. maddesi, "Bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, motorlu aracın işleteni bu zarardan sorumlu olur." hükmü ile KTK, zarara, motorlu aracın işletilmesinin sebep olması hâlinde, işleten hakkında tehlike sorumluluğunu öngörmüştür. Bu hükme göre, sorumluluk, motorlu taşıt aracının işletilmesine bağlanmıştır. Bu itibarla, işletenin sorumlu olması için, zarara, aracın işletilmesinin sebep olması gerekir. Burada sorumluluğun temeli, işletme tehlikesi, türü ise, tehlike esasına dayalı işletme sorumluluğudur. İşletme tehlikesi gerçekleştiği anda, işletenin sorumluluğu doğar.
Karayolları Trafik Kanunu’nun 85. maddesine göre, işletenin, aracın işletilmesinin sebep olduğu zararlardan doğan sorumluluğu, kusur sorumluluğu olmadığı gibi, objektif özen ödevinin ihlâline dayanan olağan sebep sorumluluğu da değildir. Bu itibarla, işleten hiç bir kusuru bulunmasa bile, aracın işletilmesinin sebep olduğu zararları tazmin etmek zorundadır. Sorumluluk kusura dayanmadığı için, kendisi veya eylemlerinden sorumlu olduğu kimseler, temyiz kudretine sahip olmasalar da işleten, doğan zarardan sorumludur (Eren, s. 631 vd.; Kılıçoğlu, Ahmet: Borçlar Hukuku, 10. Baskı, s. 264 vd.).
Karayolları Trafik Kanunu’nun 85/1. maddesi sorumluluğu, aracın işletilmesine dayanan tehlike sorumluluğu olarak düzenlediğinden, işleten kusurlu olsa bile, kusur ilkesine göre değil, tehlike ilkesine göre sorumlu olur. Bunun nedeni, böyle bir hâlde işletenin şahsında birden çok sorumluluk sebebinin birleşmesi veya başka bir deyişle, çeşitli sorumluluk normlarının çatışmasıdır. Sorumluluk normlarının çatışması veya aynı kişide birden çok sorumluluk sebebinin birleşmesi hâlinde, tehlike sorumluluğu ilkesi uygulanır.
Karayolları Trafik Kanunu’nun 86. maddesinde, bu Kanun’un 85. maddesinde düzenlenen sorumluluktan kurtulma ve sorumluluğu azaltma şartlarına yer verilmiştir. Bu düzenlemelere göre, araç işleteni veya araç işleteninin bağlı bulunduğu teşebbüs sahibi, kendisinin veya eylemlerinden sorumlu tutulduğu kişilerin kusuru bulunmaksızın ve araçtaki bozukluk kazayı etkilemiş olmaksızın kazanın bir mücbir sebepten veya zarar görenin veya üçüncü kişinin ağır kusurundan ileri geldiğini ispat ederse sorumluluktan kurtulabilecek; sorumluluktan kurtulamayan işleten veya araç işleticisinin bağlı olduğu teşebbüs sahibi ise kazanın oluşunda zarar görenin kusurunun bulunduğunu ispat ederse, hâkim, durum ve şartlara göre tazminat miktarını indirebilecektir. Burada kanun koyucu zarar görenin kusuru nispetinde indirim yapılabileceğini öngörmüş ve indirimi zorunlu tutmayarak hâkimin takdirine bırakmıştır. Uygulama ve öğretide de bu husus kabul edilmektedir (Ünan, Samim: “Ergün Atilla Çetingil ve Rayegan Kender’e 50. Birlikte Çalışma Yılı Armağanı 2007”, s. 1180).
Kanun koyucu, açıklanan düzenlemeler yanında KTK’nın 91. maddesiyle de; işletenin aynı Kanun’un 85. maddesinin 1. fıkrasına göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere malî sorumluluk sigortası (Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Malî Sorumluluk Sigortası) yaptırma zorunluluğunu getirmiştir. Hemen belirtmelidir ki, işletenin sorumluluğu hukukî nitelikçe tehlike sorumluluğuna ilişkin bulunmakla birlikte, işletenin hukukî sorumluluğunu üstlenen zorunlu sigortacının 91. maddede düzenlenen sorumluluğunun ise, sözleşmeye dayalı bir sorumluluk olduğu tartışmasızdır.
Trafik kazalarından kaynaklanan bedensel zararın tazmini davalarında, işleten ile davalı sigortacının sorumluluğu paralel olup 2918 sayılı KTK'nın 85 v.d. maddelerinde düzenlenen tehlike sorumluluğu, sürücünün sorumluluğu ise 6098 sayılı TBK'nun 49 v.d. maddelerinde düzenlenen haksız fiilden kaynaklı kusur sorumluluğu olup işleten sürücünün kusurundan kendi kusuru gibi sorumludur. 2918 sayılı yasanın 86. maddesi kapsamında işleten ve sigortacı, zarara sebep kazanın ''mücbir sebepten veya zarar görenin veya bir üçüncü kişinin ağır kusurundan ileri gelmiş'' olduğunu ispat etmediği sürece meydana gelen zarardan sorumludurlar. Bu nedenle zarara sebep kazanın mücbir sebepten veya zarar görenin veya bir üçüncü kişinin ağır kusurundan meydana geldiğini ispat yükü davalı işleten ve sigortacıda olmasına karşılık TBK m.50 kapsamında meydana gelen zararın miktarını ispat külfeti zarar görenin kendisindedir.
Davacının yaralanmasına sebebiyet veren aracın tespit edilememesi nedeniyle davalı ... Hesabı'nın sigorta şirketi yerine geçtiği ve davacının yaralanmasından kaynaklı tazminat talep edebileceği anlaşılmıştır. Davacının iş bu kazadan kaynaklı alınan ATK raporunda kalıcı iş göremezlik mevcut olduğu ve kimsenin bakımına muhtaç olmadığı tespit edilmekle kalıcı iş göremezlik tazminatı ve sürekli bakıcı gideri taleplerinin ayrı ayrı reddine karar vermek gerekmiştir. Davacının geçici iş göremezlik tazminatı yönünden iyileşme (iş göremezlik) süresinin kaza tarihinden itibaren 3 aya kadar uzayabileceği anlaşılmakla aktüerya bilirkişi raporunda
davacının geçici iş göremezlik maddi zararının 10.838,28 TL tespit edildiği anlaşılmakla davacının geçici iş göremezlik tazminatı olan 10.838,28 TL’nin █████/2022 temerrüd tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin KTK'nın 98.maddesinin kapsamının belirlenmesi bakımından vermiş olduğu █████/2022 tarih, ... E. ve ... K. sayılı kararında; █████/2011 tarihli Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren █████/2011 tarihli 6111 sayılı Kanun’un 59. maddesi ile KTK’nın 98. maddesi değiştirilmiş, buna göre "trafik kazaları nedeniyle üniversitelere bağlı hastaneler ve diğer resmi ve özel sağlık kuruluşlarının sundukları sağlık hizmet bedellerinin kazazedenin sosyal güvencesi olup olmadığına bakılmaksızın Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından karşılanacağı", geçici 1. maddesi ile de "Bu Kanunun yayımlandığı tarihten önce meydana gelen trafik kazaları nedeniyle sunulan sağlık hizmet bedellerinin Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından karşılanacağı, söz konusu sağlık hizmet bedelleri için bu Kanun'un 59. maddesine göre belirlenen tutarın %20'sinden fazla olmamak üzere belirlenecek tutarın üç yıl süreyle ayrıca aktarılmasıyla anılan dönem için ilgili sigorta şirketleri ve Güvence Hesabının yükümlülüklerinin sona ereceği" öngörülmüştür. Sigorta şirketi, motorlu aracın işletilmesinden kaynaklanan kaza nedeniyle zarar görenlerin tedavisi için ödenen giderleri zorunlu olarak teminat altına alır. Sigorta şirketinin, işleten ve sürücünün yasadan ve sözleşmeden doğan bu yükümlülüğü, 6111 sayılı Kanun ile getirilen düzenleme ile sona erdirilmiş bulunmaktadır. KTK’nın 98. maddesinde belirtilen tedavi giderleri yönünden sorumluluğun dava dışı Sosyal Güvenlik Kurumuna geçmiştir. ... Yukarıda açıklandığı üzere geçici iş göremezlik tazminatı yönünden sigorta şirketlerinin sorumluluğu devam etmektedir. Bu nedenle davalı vekilinin geçici iş göremezlik tazminatına ilişkin istinaf başvurusunun reddine karar verilmesi gerekmiştir. (Benzer yönde Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin ... E. ve... K., ... E. ve...K. sayılı kararları). Dikkate alındığında davacının motorlu aracın işletilmesinden kaynaklanan kaza nedeniyle zarar görenlerin tedavisi için ödenen giderleri davalının zorunlu olarak teminat altına aldığı anlaşılmakla belgesiz tedavi giderleri yönünden davacının vücudunda bu trafik kazasına bağlı olarak, pansuman gerektiren nitelikte yaraları bulunduğu, ancak, sağ omuzuna uygulanan velpau bandajının 3 aylık iyileşme döneminde yenilenmesi gerekeceği; bandajın 27.11.2021 tarihinde hastanede uygulanması sonrası, davacının 30.11.2021 tarihinde başka bir tıbbi sebeple acil servise başvurusunda yenilendiği; yakın tarihli yenilenme dışında 3 aylık dönemde iki bandaj (yahut kol askısı) gereksinimi yanında reçete katılım payı gibi Sosyal Güvenlik Kurumu sorumluluğunda bulunmayan harcamaları oluşacağından 2021 yılı dikkate alındığında 2 adet kol askısı (bandaj) 2 x 20,00 TL = 40,00 TL ;reçete katılım payı= 20,00 TL olmak üzere toplam 60,00 TL olduğu anlaşılmakla davacının tedavi gideri tazminatı olan 60 TL’nin █████/2024 dava tarihinden tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir. Davacı iş bu tedavi gideri yönünden dava öncesi sadece bu kalem yönünden başvuru yapılmadığı anlaşılmakla dava tarihinden itibaren faiz işletilmek suretiyle karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM
: Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere;
Davacının davasının kısmen kabulüne,
1-Davacının kalıcı iş göremezlik tazminatı ve sürekli bakıcı gideri taleplerinin ayrı ayrı reddine,
2-Davacının geçici iş göremezlik tazminatı olan 10.838,28 TL’nin █████/2022 temerrüd tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
3-Davacının tedavi gideri tazminatı olan 60 TL’nin █████/2024 dava tarihinden tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
4-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi gereğince hesaplanan 744,46 TL karar harcının, peşin yatırılan 427,60 TL harçtan mahsubu ile bakiye 316,86 TL'nin davalıdan alınarak Hazine'ye irat kaydına,
5-Davacı lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince kabul edilen miktar üzerinden hesaplanan 10.898,28 TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
56-Davalı lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince reddedilen miktar üzerinden hesaplanan 60,00 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine,
7-Davacı tarafından yapılan toplam 22.755,00 TL yargılama giderinden davanın kabul red miktar ve oranı göz önüne alınarak hesaplanan 22.630,40 TL yargılama giderinin ve 427,60 TL peşin harç ve 427,60 TL başvurma harcı toplamı 23.485,60 TL'nin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
8-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu m.18/A gereğince Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 3.600,00 TL arabuluculuk ücretinin davanın kabul ret oranına göre hesaplanması sonrası 3.375,45 TL'nin davalıdan, 224,55 TL'nin davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına, tahsilat ve gereği için Mahkeme Yazı İşleri Müdürlüğünce ilgili vergi dairesine müzekkere yazılmasına,
9-Taraflarca yatırılan bakiye gider avansının kararın kesinleşmesi halinde yatırana iadesine,
Dair davacı vekilinin yüzüne karşı verilen miktar itibarıyla KESİN nitelikteki karar açıkça okunup anlatıldı. █████/2026
Katip Hakim
¸e-imzalıdır ¸e-imzalıdır

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!