Anahtar kelimeler: Barkal Bağkurdan Promosyon Olduktan Bankaca Maaşını Maaşının Ödeyeceklerini Esaskarar Kartını

T.C. ADANA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: ████████ Esas - ███████
TÜRK MİLLETİ ADINAT.C.ADANA2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİGEREKÇELİ KARARESAS NO
: ████████ EsasKARAR NO
: ███████HAKİM
: ...KATİP
: ...DAVACI
: ...VEKİLİ
: ...DAVALI
: ...VEKİLİ
: ...DAVA
: Alacak (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)DAVA TARİHİ
: 07.12.2021KARAR TARİHİ
: 18.01.2024GEREKÇELİ KARARINYAZILDIĞI TARİH
: ...Davacı tarafından açılan davanın yapılan açık yargılaması sonunda;DAVANIN ÖZETİDavacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin uzun yıllardır davalı bankaca kendisine verilen kredi kartını kullandığını, daha sonra Bağkur'dan emekli olduktan sonra banka şubesinin teklifi üzerine emekli maaşını kendi bankalarından alması halinde müvekkile promosyon ödeyeceklerini bildirdiğini, bu nedenle müvekkilinin de emekli maaşının davalı bankanın Barkal şubesindeki hesabına yatırılmasını maaş aldığı kurumdan talep ettiğini ve uzun yıllardır emekli maaşını bu hesaptan aldığını, bu hesap açılırken işlem sırasında davalı bankanın tek taraflı olarak önceden hazırlanmış belgeleri müvekkiline imzalattığını, müvekkil davacının kredi kartı borcundan dolayı emekli maaşından yapmış olduğu kesintilerin hukuka aykırı olduğunu, SSK ve Bağkur'dan emekli olan kişilerin emekli maaşlarına 5510 sayılı SGK kanunu ve 93. maddesi hükmünce haciz konulamayacağını, müvekkil davacının imzalamış olduğu █████/2017 tarihli taahhütname sırasında davalı bankaya emekli maaşına haciz konulacağına dair yapılan sözleşme ve taahhütnamenin geçerli olmadığını, davalı bankanın kredi kartı borcundan dolayı emekli maaşından kesinti yaptığını, daha sonra müvekkil tarafından bankaya dilekçe ile başvurulduğunu, bu başvuru sonrasında emekli maaşından yapılan 2 aylık tutarın müvekkiline iade edildiğini, bundan sonraki 6 ay boyunca yeniden kesinti yapıldığını, █████/2018 tarihinde müvekkilinin yapılan kesintilerin ödenmesi için yeniden dilekçe verdiğini ancak bu talebinin reddedildiğini bu nedenle davalı bankanın müvekkil davacının kredi kartı borcu nedeniyle emekli maaşına konulan blokenin kaldırılarak yapılan kesintilerin, kesintinin yapıldığı tarihten itibaren işleyecek en yüksek yasal faiziyle birlikte davalıdan alınmasını, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesini talep ve dava etmiştir.SAVUNMANIN ÖZETİDavalı vekili mahkememize sunmuş olduğu dilekçesinde, Söz konusu uyuşmazlıkta dava konusu alacakların kaynağının ticari nitelikte krediler ve kredi kartı olması nedeniyle görevli mahkemenin Asliye Ticaret Mahkemesi olduğunu bu nedenle davanın görevsizlik nedeniyle usulden reddedilmesi gerektiğini, davacı ile müvekkil banka arasında Bankacılık Sözleşmelerinin akdedildiğini ve davacının bu sözleşmelere ilişkin ürünleri kullandığını ancak borçları ödemediğini, borçların ödenmesi için kendisine ihtarname gönderildiğini buna rağmen borçlarını ödemeyen davacının emekli aylığından yapılan kesintinin davacıyla yapılan sözleşme gereğince banka hesabından kesinti yapma yetkisinin davalı bankada bulunduğunu, 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununun 93. Maddesinde açıkça belirtildiği üzere borçlunun muvafakatı bulunması halinde emekli aylıklarından kesinti yapılabileceğinin düzenlendiğini ve davacı ile yapılan sözleşmelerde müvekkil bankanın nezdinde bulunan banka hesaplarına bloke koyulabileceğinin açıkça belirtildiğini, bu nedenle davanın reddine karar verilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesini talep etmiştir.DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇEDava, ticari kredi kartı borcundan dolayı davacının davalı banka nezdindeki hesabına yatan emekli maaşından yapılan kesintinin iptali ve tarafına iadesi talebine ilişkindir.Dosyanın Adana 3. Asliye Ticaret Mahkemesine ait 2023/... esas ve 2023/... karar sayılı ilamı ile gönderme kararı ile mahkememizin ihtisas mahkemesi olması nedeniyle mahkememize tevzi olunduğu görülmüştür..Davalı banka tarafından sunulan bankacılık sözleşmesi ve eklerinin birer sureti dosya arasına alınmıştır.Bankacı bilirkişi ... 'e ait 02.11.2023 tarihli raporunda; 17.04.2008 tarih ve 5754 sayılı Kanun'un 56 ncı maddesi ile değişik 5510 sayılı Kanun'un 93 üncü maddesinde;"Bu kanun gereğince sigortalılar ve hak sahiplerinin gelir, aylık ve ödenekleri, sağlık hizmeti sunucularının Genel Sağlık Sigortası hükümlerinin uygulanması sonucu kurum nezdinde doğan alacakları, devir ve temlik edilemez. Gelir, aylık ve ödenekler 88 inci maddeye göre takip ve tahsili gereken alacaklar ile nafaka borçları dışında haczedilemez." düzenlemesine yer verilmiştir.Yine, İcra İflas Kanunu'nun 83 üncü maddesinin a bendinde "Borçlunun, hacizden önceki bir dönemde haczi mümkün olmayan bir mal veya hakkın haczedilebileceğine dair alacaklıyla yapmış olduğu anlaşma geçerli değildir." hükmüne karşın, 28.02.2009 tarihinde yürürlüğe giren 5838 sayılı Kanun'un 32 nci maddesi ile değişik 5510 sayılı Kanun'un 93 üncü maddesinin birinci maddesinde, "bu fıkraya göre haczi yasaklanan gelir, aylık ve ödeneklerin haczedilmesine ilişkin taleplerin, borçlunun muvafakati yok ise, icra müdürü tarafından reddedileceği" düzenlemesine yer verilmiştir. Bu hükmün İcra İflas Kanunu'nun 83 üncü maddesinin a bendine göre daha özel düzenleme içerdiği ve takip hukukuna göre icra takibinin kesinleşmiş olması şartıyla haciz sırasında veya hacizden sonra 5510 sayılı Kanun'un 93 üncü maddesi kapsamındaki gelir, aylık ve ödeneklerin haczine ilişkin verilen muvafakatin geçerli olacağı, bu durumda borçlunun haciz sırasında veya haciz işleminin gerçekleşmesinden sonraki dönemde borçlu haczedilmesi mümkün olmayan mal ve haklarla ilgili olarak bu hakkından vazgeçebileceği, sözleşme hukukuna göre bu yasağın kesin olmadığı, yasanın tarafların iradesine ağırlık vererek muvafakat yoluyla emekli aylıklarına bloke konulmasına, borcun başka teminatlara başvurulmadan ödenmesine imkan sağladığı, böylece tarafların sözleşme ile belirledikleri hükmü ortadan kaldırmadığı anlaşılmaktadır.Davalı banka nezdinde davacının maaşından 16.01.2018 - 25.11.2021 tarihleri arasında 25.731,39-TL kesinti yapıldığını ve toplamda 2.395,35-TL'sinin iade edildiği, davacının talepleri doğrultusunda kredi kullandırılırken verilen rehin, takas, virman ve mahsup talimatının geçersiz sayılmasının kabulünün, maaşı dışında teminat gösterme olanığı bulunmayan milyonlarca çalışan/emekliye kredi tahsisini fiilen olanaksız hale getireceği, yasa koyucunun haczedilmezlik düzenlemesinin bu amaca yönelik olamayacağı, davacının 01.03.2017 tarihinde davalı nezdinde muvafakatname, taahhütname, virman, takas ve mahsup talimatı doğrultusunda maaştan kesilip kredi borcuna mahsup edilen tutarların iade edilemeyeceği yönünde rapor sunulmuştur.Yukarıda açıklanan tüm bu nedenlerle; her ne kadar davacı tarafça davacının davalı banka nezdinde bulunan hesabına yatan emekli maaşından kredi kartı borcundan dolayı kesinti yapılarak yapılan kesintilerin hukuka aykırı olduğu, SSK ve Bağkur'dan emekli olan kişilerin emekli maaşlarına 5510 sayılı SGK Kanunu 93. maddesi hükmünce haciz konulamayacağı, davacının imzalamış olduğu █████/2017 tarihli taahhütname sırasında davalı bankaya emekli maaşına haciz konulacağına dair yapılan sözleşme ve taahhütnamenin geçerli olmadığı ileri sürülerek davalı bankaca hesaptan yapılan kesintilerin iadesi talep olunmuş ise de;Mahkememizce bankacılık alanında uzman bilirkişiden aldırılan bilirkişi raporunda Davalı banka nezdinde davacının maaşından 16.01.2018 - 25.11.2021 tarihleri arasında 25.731,39-TL kesinti yapıldığını ve toplamda 2.395,35-TL'sinin iade edildiği, davacının talepleri doğrultusunda kredi kullandırılırken verilen rehin, takas, virman ve mahsup talimatının geçersiz sayılmasının kabulünün, maaşı dışında teminat gösterme olanığı bulunmayan milyonlarca çalışan/emekliye kredi tahsisini fiilen olanaksız hale getireceği, yasa koyucunun haczedilmezlik düzenlemesinin bu amaca yönelik olamayacağı, davacının 01.03.2017 tarihinde davalı nezdinde muvafakatname, taahhütname, virman, takas ve mahsup talimatı doğrultusunda maaştan kesilip kredi borcuna mahsup edilen tutarların iade edilemeyeceği yönünde rapor sunulduğu görülmüştür.Davacı tarafça bilirkişi raporuna itiraz dilekçeleri ile Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun █████/2021 tarihli ███████-1980 E. Ve ████████ K. Sayılı ilamı doğrultusunda talepleri gibi karar verilmesi talep olunmuş ise de; Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun anılan kararı bireysel tüketici kredi ürünlerine ilişkin olup, somut olayda ticari kredi kartı borcu nedeniyle davalı bankaca davacının banka nezdinde bulunan ve emekli maaşının yatırıldığı hesabından kesinti yapılmıştır.17.04.2008 tarih ve 5754 sayılı Kanun'un 56 ncı maddesi ile değişik 5510 sayılı Kanun'un 93 üncü maddesinde;"Bu kanun gereğince sigortalılar ve hak sahiplerinin gelir, aylık ve ödenekleri, sağlık hizmeti sunucularının Genel Sağlık Sigortası hükümlerinin uygulanması sonucu kurum nezdinde doğan alacakları, devir ve temlik edilemez. Gelir, aylık ve ödenekler 88 inci maddeye göre takip ve tahsili gereken alacaklar ile nafaka borçları dışında haczedilemez." düzenlemesine yer verilmiştir.2004 sayılı İcra ve İflas Kanununun 83'üncü maddesinin a bendinde "Borçlunun, hacizden önceki bir dönemde haczi mümkün olmayan bir mal veya hakkın haczedilebileceğine dair alacaklıyla yapmış olduğu anlaşma geçerli değildir." hükmüne karşın, 28.02.2009 tarihinde yürürlüğe giren 5838 sayılı kanunun 32'nci maddesi ile değişik 5510 sayılı Kanun'un 93'üncü maddesinin birinci maddesinde "bu fıkraya göre haczi yasaklanan gelir, aylık ve ödeneklerin haczedilmesine ilişkin taleplerin, borçlunun muvafakati yok ise, icra müdürü tarafından reddedileceği" düzenlemesine yer verilmiştir. Bu hükmün İcra İflas Kanunu'nun 83'üncü maddesinin a bendine göre daha özel düzenleme içerdiği ve takip hukukuna göre icra takibinin kesinleşmiş olması şartıyla haciz sırasında veya hacizden sonra 5510 sayılı Kanun'un 93'üncü maddesi kapsamındaki gelir, aylık ve ödeneklerin haczine ilişkin verilen muvafakatin geçerli olacağı, bu durumda borçlunun haciz sırasında veya haciz işleminin gerçekleşmesinden sonraki dönemde borçlu haczedilmesi mümkün olmayan mal ve haklarla ilgili olarak bu hakkından vazgeçebileceği, sözleşme hukukuna göre bu yasağın kesin olmadığı, yasanın tarafların iradesine ağırlık vererek muvafakat yoluyla emekli aylıklarına bloke konulmasına, borcun başka teminatlara başvurulmadan ödenmesine imkan sağladığı, böylece tarafların sözleşme ile belirledikleri hükmü ortadan kaldırmadığı anlaşılmakta olup, değinilen Yargıtay Hukuk Genel Kurulu kararının bireysel kredilere ilişkin olduğundan ve somut olayda davacının yazılı muvafakatı karşısında davalı bankaca ticari kredi kartı borcu nedeniyle davacının hesabından kesinti yapılması nedeniyle yapılan kesintinin iadesi talep edilemeyeceğinden davanın reddine karar verilerek aşağıda yazılı olduğu şekilde hüküm kurulmuştur.HÜKÜM
: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1-Davanın REDDİNE,2-Karar ve ilam harcı olarak hesaplanan 427,60-TL harcın davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,3-AAÜT gereğince hesaplanan 1.000,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya ödenmesine,4-Davacının yapmış olduğu masrafların kendi üzerinde bırakılmasına,5-Ara buluculuk bürosu tarafından ödenmesine karar verilen 1.320,00 TL ara buluculuk ücretinin, davacıdan tahsil edilerek hazineye irat kaydına,6-Fazla yatan avans var ise Adalet Bakanlığı HMK Gider Avansı Tarifesi'nin 5. maddesine göre, karar kesinleştikten sonra talep sahibine elektronik ortamda hesap numarası var ise bu numara üzerinden, yok ise PTT aracılığı ile adreste ödemeli gönderilmesine, (gönderme masrafının avanstan karşılanmasına ),Dair, davacı ve davalı vekillerinin yüzüne karşı, HMK'nın 341. maddesi gereğince (6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu ek madde 1 uyarınca, anılan Kanunun 200, 201, 341, 362 ve 369. maddelerindeki parasal sınırların, Hazine ve Maliye Bakanlığınca belirlenen yeniden değerleme oranı %58,46 dikkate alınmak suretiyle istinaf kanun yolu sınırı 28.250,00 TL olduğundan) dava müddeabihi itibariyle KESİN olmak üzere karar verildi, verilen karar okundu, usulen anlatıldı. █████/2024Katip ...e- imzalıdırHakim ...e- imzalıdır