Anahtar kelimeler: Satmaları Platformu Mesafeli İşleticisi Sitesi Sağlayıcı Tacirlere Satıcı Sitesinin Sitesinde

T.C.

İSTANBUL
1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO
: ████████ Esas
KARAR NO
: ████████
DAVA
: İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ
: █████/2023
KARAR TARİHİ
: █████/2026
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili ... A.Ş. ... adlı internet sitesinin tüzel kişi sahibi ve işleticisi olduğunu, müvekkili şirketin, sahibi bulunduğu internet sitesi üzerinden gerçekleştirdiği elektronik ticaret faaliyetleri kapsamında tüketicilere satıcı sıfatıyla doğrudan ürün ve hizmet satışı yaptığı gibi aynı zamanda aracı hizmet sağlayıcı sıfatı ile diğer üçüncü kişi tacirlere de ürünlerini tüketicilere satmaları için gerekli alt yapı ve platformu sağladığını, mal ve hizmetler satıcı firmalar tarafından internet sitesinde satışa sunulduğunu ve müşterilerin talepleri doğrultusunda mesafeli satım sözleşmesi ile müşterilere satış gerçekleştirildiğini, böylece üçüncü kişi tacirlere de ... adlı internet sitesi üzerinden tüketicilerle bir araya gelmeleri adına hizmet verildiğini, müvekkili şirketin, sürdürmekte olduğu elektronik ticaret faaliyeti kapsamında pek çok tedarikçi/satıcı ile çalışmakta ve “...” adı verilen birçok satıcıya karşılıklı olarak imzalanan “... Satıcı Üyelik Sözleşmesi” hükümleri gereği AVM’de kiralanan “mağaza” veya “Pazar yeri” mantığından hareketle ... internet sitesinden satış faaliyeti yapılmasına aracılık ettiğini, müşterilerin ... internet sitesindeki üyelik hesaplarından oluşturulan siparişler, “...” adı verilen satıcılar tarafından mesafeli satım sözleşmeleri gereği müşterilere teslim edilmek üzere kargo aracılığıyla gönderildiğini, müşterilerden gelen ödemelerde ilgili satıcı firma hesaplarına müvekkili şirket aracılığı ile ödendiğini, yasal iade sürecinde müşterilere yapılan iade miktarları ilgili satıcıdan tahsil edilmek üzere fatura düzenlenerek her bir satıcının cari hesabına işlendiğini, davalı ... ile müvekkili şirket arasında belirsiz süreli “... Satıcı Üyelik Sözleşmesi” akdedildiğini, müvekkili şirketin anılı sözleşme gereği AVM’de kiralanan “mağaza” veya “Pazar yeri” mantığından hareketle ... internet sitesinden satış faaliyeti yapılmasına aracılık ettiğini, davalının müvekkili şirkete ait olan ... alan adlı internet sitesi üzerinden satış gerçekleştirildiğini, davalıya, müvekkili şirket'e borçlu olduğundan tarafına yönelik icra takibi başlatıldığını, müvekkili şirket tarafından icra takibine konu söz konusu bedellerin tahsili amacıyla davalı aleyhine ... 30. İcra Müdürlüğünün ... E. Sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, davalı tarafından işbu takibe 24.01.2022 tarihinde; müvekkili şirketin alacağını sürüncemede bırakmak ve takibi durdurmak maksadıyla kötü niyetle; herhangi bir borcu olmadığından bahisle ödeme emrine, borcun tamamına, işlemiş faize, faiz türüne, tüm ferilerine itiraz ederek icra takibini durdurulduğunu, haksız olarak yapılan itirazın iptali için işbu davayı ikame etme zorunluluğumuz doğduğunu, davalı ile süregelen ticari ilişki boyunca, cari hesap ekstreisnde de yer alan ve farklı tarihlerde düzenlenen ürün iadeleri, fatura, hizmet bedelleri ve sair bedellere ilişkin toplam 8.987,75 -TL cari hesabına kaydedildiğini, bunun üzerine müvekkili şirket tarafından... 30. İcra Dairesi ... Esas sayılı dosyası üzerinden ilgili cari hesap ekstresi dayanak gösterilerek icra takibi başlattığını, borca yapılan itiraz sebebiyle takip durdurulduğunu, uyuşmazlığa ilişkin öncelikle arabuluculuk kanun yoluna başvurulduğunu, davalının görüşmeye katılmaması sebebiyle 02.10.2023 tarihli arabuluculuk son tutanağında "anlaşamama" olarak sonuçlandırıldığını, her ne kadar davalı tarafından borca itiraz edilmiş ise de izah edildiği üzere davalının müvekkili şirkete faiz ve masraflar hariç takipte kesinleşen miktar olan 8.987,75-TL borcu bulunduğu hususu ticari defter, muhasabe kayıtları, cari hesap dökümü ve ticari belgelerin incelenmesi ile sabit hale geleceğini, davanın ikame edildiği bu tarihe kadar müvekkili şirkete davalı tarafından herhangi bir ödeme yapılmadığını, izah olunan sebeplerle davalı tarafından ... 30. İcra Müdürlüğü’nün... E. sayılı dosyasına yapılan itirazın iptalini ve takip tarihinden itibaren ticari temerrüt faizi ile takibin devamını, haksız ve kötü niyetli itiraz nedeniyle takip miktarının %20'sinden az olmamak üzere davalı aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesini, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekiline usulüne uygun olarak tensip zaptı, tevzi formu ve dava dilekçesi ile ekleri tebliğ edilmiş olduğu ve zamanında cevap dilekçesi sunmadığı görülmüştür.
DELİLLER VE GEREKÇE
Davacının davası itirazın iptali istemine ilişkindir.
Taraflar arasındaki uyuşmazlık davacı tarafından davalı aleyhine ... 30. İcra Dairesinin ...Esas sayılı takip dosyasında cari hesap alacağına dayanan ilamsız icra takibi nedeniyle davacının davalıdan bir alacağının bulunup bulunmadığı varsa davacının davalıdan talep edebileceği alacak miktarının ne kadar olduğu hususlarından kaynaklandığı anlaşılmıştır.
Tarafların delilleri toplanmış, ticari defterleri dosyaya ibraz edilmiş bağlı oldukları vergi müdürlüklüklerinden BA/BS formları celp edilerek dosya uyuşmazlığa ilişkin rapor tanzim edilmek üzere 1 mali müşavir bilirkişisine tevdii edilmiştir.
Bilirkişinin █████/2024 tarihinde dosyaya sunmuş olduğu raporda özetle mahkeme salonunda ibraz edilen davalının 2018-2019-2020 yıllarına ait kağıt ortamında tutulan ticari defterlerinin incelendiği, buna göre; 64/3 maddesi kapsamında lüzumlu defterlerin tutulduğu, 64/1 gereği defter kayıtlarının dürüst resim ilkesine göre ticari işletmenin alacak ve borç kayıtlarını içerdiği, 64/3 gereği defterlerin açılış kapanış tasdiklerinin yasal süresi içerisinde alındığı, 64/5 gereği defterlerin usulüne uygun tutulduğu, ticari defterlerde yer alan kayıtların kendi içinde tutarlı olduğu ve dolayısıyla davalıya ait ticari defterlerin lehe delil kabiliyetine haiz olduğunun anlaşıldığı, mahkememizin 03.05.20224 tarihli duruşmasının 5 nolu ara kararında taraf ticari defterlerinin 10.06.2024 günü saat 14:00'te mahkeme salonunda ibraz etmesi için taraflara kesin süre verilmesine rağmen mahkeme salonunda yapılan incelemede davacı vekilin sunduğu usb içeriğinde ticari defterlerin bulunmadığı, ilgili e-yevmiye kebir envanter defterlerinin ibraz edilmesi için iki haftalık süre verildiğine dair ibarenin bilirkişi teslim tutanağına yazıldığı ancak davacının işbu raporun yazım tarihi itibariyle herhangi bir veri sunmadığı, tarafların ibraz ettiği muavin döküm incelemesine göre 13.01.2022 takip tarihi itibariyle davacı nezdinde davalının 8.987,75 TL borçlu olarak göründüğü, aynı tarih itibariyle davalı nezdinde davacının borç alacak bakiyesinin bulunmadığı, takip konusunu oluşturan 8.987,75 TL tutarlık alacak iddiasının 0,77 TL'sinin davacının davalı adına düzenlediği satış faturasından, kalan 8.986,98 TL'lik kısmın ise müşterilerce iade edildiği iddia edilen ürün bedeli alacağından kaynaklandığı, davacıdan talep edilmesine rağmen taraflar arasında akdedilen sözleşmenin 5.maddesinde de belirtildiği üzere ürün iadelerine ilişkin davalının internet sitesi aracılığıyla verdiği onayları gösterir dayanak belgelerin ibraz edilmediği, ticari defter deliline göre mahkememizin davalı lehinde hüküm kurması ihtimalinde takiple istenebilir bir tutarın bulunmadığı, aksi durumda takiple istenen 8.987,75 TL'lik alacağın davacıya ödenip ödenmeyeceği ile ilgili nihai değerlendirmenin mahkememiz takdirinde olduğu, davacının takibinde 4.462,00 TL birikmiş faiz talebi olduğu; muaccel bir borcun borçlusunun alacaklının ihtarıyla mütemerrit olduğu (TBK.m.117/1): bu yönde temerrüt ihtarına dosyada rastlanılmaması nedeniyle birikmiş faiz talebine mevcut delil durumuna nazaran iştirak edilmediği yönünde görüş bildirildiği anlaşılmıştır.
Taraf vekillerinin ayrı ayrı bilirkişi raporuna itiraz etmesi ve davacı vekilinin ticari defterlerine dosyaya ibraz etmesi , dosyada mevcut olmayan bir kısım BA/BS formlarını celp edilmesinden sonra daha önce dosyaya rapor sunmayan bir başka mali müşavire dosya tevdii edilerek uyuşmazlığa ilişkin rapor alınmıştır.
Bilirkişisi 27.11.2024 tarihli bilirkişi ön raporunda özetle; tüm dava dosya kapsamında üzerindeki incelemeleri neticesinde; bilirkişi ön raporunda "E. Tespitlerimiz " bölümündeki eksikliklerin ve noksanlıkların dava dosyasına ikmal edilmesinin taraflara celbinden sonra raporlarının hazırlanıp mahkememiz takdirine sunulacağı yönünde görüş bildirildiği anlaşılmıştır.
Mahkememizin 30.12.2024 tarihli ara kararı ile; Bilirkişiye davalının ticari defterlerinin bulunduğu ... 19. Asliye Ticaret Mahkemesinin... Esas sayılı dosyası üzerinde davalının ticari defterleri ile sınırlı kalmak kaydıyla yerinde inceleme yetkisi verilmesine karar verildiği, 28.01.2025 tarihli bilirkişi teslim tutanağı ile dosyanın ek rapor için bilirkişiye teslim edildiği, bilirkişi 11.03.2025 tarihli ek bilirkişi raporunda özetle; tüm dava dosya kapsamında üzerindeki incelemeler neticesinde, davacı tarafından davalı aleyhine ... 30. İcra Dairesinin ... Esas sayı ve 13.01.2022 tarihli takip dosyasında başlatmış olduğu icra takibine dayanak olarak 2018-2019-2020 yıllarına ait cari hesap alacağı gösterildiği, iş bu cari hesabı oluşturan faturaları ve banka ödeme dekontlarını tarafların sunmadıklarını, ilgili vergi dairesinin sadece 2022 yılına ait Ba-Bs Form Bilgilerini Mahkememize sunduğunu, ancak icra takibine konu 2018-2019-2020 yılları ile ticari ilişkinin ihtimal devamı niteliğindeki 2021 yılına ait BA-BS Form bilgilerini sunmadığını, taraflardan her ikisinin de dava dosyasına 2018-2019-2020-2021-2022 (icra takip tarihi 13.01.2022 olduğundan dolayı ve taraflar arasındaki ticari ilişki ve ödemeler 2022 yılında da devam etmiş olma ihtimali sebebiyle 2021-2022 defterleri önem arz etmektedir. Takdir Sayın Mahkemenizindir.) yılları yevmiye, defteri kebir ve envanter defterlerini sunmadıklarını, iş bu eksikliklerin ve noksanlıkların giderilmesi halinde asıl raporun Mahkemeye arz edilebileceğini, bilirkişi ön raporuna istinaden █████/2025 tarihli ara kararda tarafınıa davalının ticari defterlerinin bulunduğu ... 19. Asliye Ticaret Mahkemesinin... Esas sayılı dosyası üzerinde davalının ticari defterleri ile sınırlı kalmak kaydıyla yerinde inceleme yetkisi verildiğini, ... 19. Asliye Ticaret Mahkemesinin ... Esas sayılı dosyası üzerinde yapılan yerinde inceleme neticesinde dosyaya sunulmuş herhangi bir defter bulunmadığı görüldüğünü, taraflara ait herhangi bilgi ve belge bulunmadığı için herhangi bir hesaplamanın mümkün olmadığını, takdirin Mahkemeye ait olduğunu yönünde görüş bildirildiği anlaşılmıştır.
Mahkememizin 17.03.2025 tarihli ara kararının 3 nolu ara kararında; Eksik kayıt ve belgelerin dosyaya sunulması halinde dosyanın bilirkişiye yeniden tevdine karar verildiği anlaşılmakla, bilirkişinin 10.10.2025 tarihli ek bilirkişi raporunda özetle; tüm dava dosya kapsamında üzerindeki incelemeler neticesinde; davacı tarafından 2021-2022 yılları yevmiye, defteri kebir ve envanter defterlerinin yasal kayıtlarının mahkememize verdiği karar ve süre çerçevesinde sunulmadığı, davalı tarafından dava dosyasına 2021-2022 yılları yevmiye, defteri kebir ve envanter defterlerinin ve kayıtlarının sunulmadığı, ilgili vergi dairesi tarafından mahkememize, davacıya ait BA-BS form bilgilerinin sunulmadığı, taraflara ait herhangi bir yasal defter kayıtları taraflarca dosyaya sunulmadığı için, davacının alacağı olup olmadığı konusunda herhangi bir tespit ve hesaplama yapmanın mümkün olmadığı, işbu inceleme ve tespitlerine içeren bilirkişi raporunu dosyanın ve kanıtların nihai hukuki değerlendirme takdiri yönünde görüş bildirildiği anlaşılmıştır.
Mahkememizin 27.11.2025 tarihli ara kararının 1 nolu ara kararında; Dosyanın daha önce rapor sunmamış bir mali müşavir bilirkişine tevdii edilerek, tarafların ticari defterlerinin usulüne uygun tutulup tutulmadığı, sahipleri lehine delil niteliğini haiz olup olmadığı, taraflar arasında mevcut cari ilişki nedeniyle davacının davalıdan 2018-2019-2020 yıllarına ait cari hesap alacağının bulunup bulunmadığı, davacı tarafından talebe dayanak cari hesap kapsamında tanzim edilen faturaların tarafların defterlerinde kayıtlı olup olmadığı, davalı tarafından faturalara süresi içinde itiraz edilip edilmediği, iade faturası düzenlenip düzenlenmediği, düzenlenmiş iade faturası var ise davacının ticari defterlerinde kayıtlı olup olmadığı, takip talebine dayanak cari hesap döneminde tanzim edilen faturaların tarafların bağlı oldukları vergi müdürlüklerine beyan edilip edilmedigi, tarafların ticari defterleri ile BA BS formları arasında mutabakat bulunup bulunmadığı, var ise mutabakatsızlık nedeninin ne olduğu, takip talebine dayanak cari hesap ve taraflarca imzalanan sözleşme uyarınca davacının davalıdan alacağının bulunup bulunmadığı, var ise alacak miktarının ne kadar olduğu hususunda, dosyada mevcut raporları da denetler, iştirak edilen ve edilmeyen hususların neler olduğu hususunda gerekçeli ile birlikte rapor tanzim edilmesinin istenmesine karar verildiği anlaşılmakla, bilirkişinin 22.02.2026 tarihli bilirkişi raporunda özetle; tüm dosya kapsamı birlikte incelendiği, taraf şirketlere ait ticari defterlerin usulüne uygun tutulmuş olduğunun görüldüğü, dava konusu icra takibine dayanak olan cari hesap alacağını oluşturan tutarların, alıcılara yapılan iadelere ilişkin olduğu, taraf şirketlerin 2021-2022 yıllarına ait BA-BS Formlarında mutabakat sağlanmış olduğu, taraflar arasında 09.07.2018 tarihinde imzalanan "... "SATICI" Üyelik Sözleşmesi" bulunduğu, sözleşmenin 5.maddesi ile iade şartlarının belirlenmiş olduğu, dava konusu icra takibinde talep edilen cari hesap alacağını oluşturan iade tutarlarına ilişkin; alıcı tarafından davacı şirkete yapılan "iade talebi" bildirimlerine ve davalı satıcı tarafından ürünün teslim alındığını bildiren herhangi bir belgeye dosya kapsamında rastlanılmadığı, davacı şirketin ticari defter ve kayıtlarında; dava konusu icra takip tarihi itibarıyla; davalı şirketin davacıya 8.987,75-TL borçlu durumda olduğu, davalı şirketin ticari defter ve kayıtlarında; dava konusu icra takibinde talep edilen iade tutarlarının kayıtlı olmadığı, takip tarihi itibarıyla davacı şirket cari hesabında borç/alacak bakiyesi bulunmadığı yönünde görüş bildirdiği anlaşılmıştır.
Yapılan yargılama toplanan deliller , alınan bilirkişi raporları ve tüm dosya kapsamına göre davacı tarafından davalı aleyhine başlatılan icra takibinin dava dışı üçüncü kişiler tarafından iade edildiği ileri sürülen ürünlerin iade bedellerine ilişkin olduğu, davacının ticari defterlerine göre davalıdan takip miktarı kadar alacağının bulunduğu görülse de tanzim edilen faturaların dava dışı alıcılara satıcı olan davalı tarafından gönderilen ürünlerin alıcı tarafından iade edildiği iddiası ile tanzim edildiği, her ne kadar sözleşmenin eki mahiyetindeki 5. Maddesinde dava dışı alıcılar tarafından yapılan iadeler nedeniyle davacı tarafından 3. Kişilere yapılan ödemelerin davalıya rücu edileceği kararlaştırılmış ise de , dava dışı müşteri alıcıları ürünlerin iade taleplerine ait kayıtlar ile iade edildiği bildirilen ürünlerin davalıya teslim edildiğine dair belgelere dosyada rastlanmadığı davacı tarafından buna dayanak belgelerin de dosyaya sunulmadığı bu durumda, fiilen davalıya iade edildiği kanıtlanamayan ürün bedellerinin davacıdan tahsili talebinin yerinde olmadığı salt fatura düzenlenmesi ve faturalara itiraz edilmemesinin alacağın varlığını kabule yeterli olmadığı fatura konusu ürünlerin davalıya iade edildiğini ispatlanamadığı anlaşılmakla davacının sübut bulmayan davasının reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. (emsal İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi ...Esas ... Karar)
HÜKÜM/ Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere;
Davacının davasının REDDİNE,
Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi gereğince alınması gereken 732,00-TL maktu karar harcının peşin yatırılan 269,85-TL harçtan mahsubu ile noksan kalan 462,15-TL harcın davacıdan alınarak hazineye irad kaydına,
Davalı lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesaplanan 8.987,75-TL maktu vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine,
Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına,
Davacı tarafından yatırılan bakiye gider avansının kararın kesinleşmesi halinde davacıya iadesine,
6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu m.18/A gereğince Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 3.120,00-TL arabuluculuk ücretinin davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına, tahsilat ve gereği için Mahkeme Yazı İşleri Müdürlüğünce ilgili vergi dairesine müzekkere yazılmasına,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı vekilinin yokluğunda MİKTAR İTİBARİ İLE KESİN OLMAK üzere verilen karar açıkça okunup anlatıldı. █████/2026
Katip
¸e-imzalıdır
Hakim
¸e-imzalıdır

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!