Anahtar kelimeler: Bam Satım Başkan Yazim Katip Konya Yurt Üye Özetle Yoluna

T.C. KONYA BAM 5. HUKUK DAİRESİ

T.C.
KONYA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
5. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO
: ...
KARAR NO
: ...
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
BAŞKAN
: ... (...)
ÜYE
: ... (...)
ÜYE
: ... (...)
KATİP
: ... (...)
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ
: Konya .... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ
: █████/2026
NUMARASI
: ... Esas - ... Karar
DAVACI
: ...
VEKİLİ
: Av. ...
DAVALI
: ......
VEKİLİ
: Av...
DAVANIN KONUSU
: İtirazın İptali (Satım Sözleşmesinden Kaynaklanan)
İSTİNAF KARAR TARİHİ
: █████/2026
G. KARAR YAZIM TARİHİ
: █████/2026
İlk derece mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına yönelik davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuş ve dosya istinaf incelemesi yapılmak üzere Dairemize gönderilmiş olmakla 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi.
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ
:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin yurt dışından ikinci el makine ihracı yaptığı ve davalı şirket ile 2023 tarihli makine alım sözleşmesi imzalandığını, makinelerin teslim edilmesine rağmen sözleşme kapsamında kararlaştırılan bedelden bakiye 10.000,00 Euro’nun ödenmediğini, başlangıçta 60.000 Euro bedelin çekle ödenmesinin kararlaştırıldığını, bu kapsamda 1.600.000,00 TL bedelli hatır çeki verildiğini, ancak çekin iade edilmesi üzerine taraflar arasında imzalanan ek belgeyle 44.000 Euro’nun elden alındığını, 6.000 Euro’nun havale ile ödenmesinin kararlaştırıldığını ve bakiye 10.000 Euro’nun daha sonra ödeneceğinin kabul edildiğini, buna rağmen bu bedelin bugüne kadar ödenmediğini, davalı hakkında Konya ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasında ilamsız icra takibi yapıldığını, davalının takibe haksız olarak itiraz ettiğini ileri sürerek, davalının itirazının iptali ile takibin devamına, alacağın %20'sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin davacıya böyle bir bakiye borcunun bulunmadığını, davacının iddia ettiği sözleşme kapsamındaki malların tamamının müvekkiline teslim edilmediğini, teslimin sevk irsaliyesi ve fatura ile ispatlanamadığını, satım sözleşmesine dayalı semen talebinde bulunabilmek için malın tam ve eksiksiz teslim edildiğinin yazılı delille ispatının davacıya ait olduğunu, davacı tarafından elden ödeme alındığı iddialarına rağmen fatura düzenlenmemesinin hukuka aykırı olduğunu, müvekkilinin ticari defterlerinde davacıyla bu yönde bir ticari işlem kaydı bulunmadığını savunarak, davanın reddini ve %20 oranında kötüniyet tazminatının davacıdan tahsilini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
:
İlk Derece Mahkemesi tarafından yapılan yargılama sonunda;"...Tarafların iddia ve savunmaları dikkate alındığında uyuşmazlık konusunun ticari ilişkiye dayalı yapılan icra takibine ilişkin itirazın iptali olduğu görülmüştür.
Tacir, ticari işletmesinin ekonomik ve mali durumunu, borç-alacak ilişkilerini ve her iş yılı içinde elde edilen sonuçları belirlemek amacıyla defter tutmakla mükelleftir. Defterler, tacirin ticari işlemleri ile işletmesinin iktisadi ve mali durumunu, borç ve alacak ilişkilerini ve her hesap döneminde elde edilen sonuçları, açıkça görülebilir ve üçüncü kişi uzmanlara makul sürede fikir verebilir şekilde tutulmalıdır (Bahtiyar Mehmet/Ayli Ali/ Şua Mehmet/ Karamanlıoğlu Argun: Ticari İşletme Hukuku, İstanbul 2022, s.230-232).
Mahkemece istenmesi halinde, taraflar kendilerinin veya karşı tarafın delil olarak dayandıkları ve ellerinde bulunan tüm belgeleri mahkemeye ibraz etmek zorundadırlar.
Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya tarafların birinin talebi üzerine karar verebilecektir. Ticari defterlerin delil olarak kabul edilebilmesi için eksiksiz ve usulüne uygun tutulmaları, onaylatılmış olmaları ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır Arslan Ramazan/Yılmaz Ejder/Ayvaz Sema/Hanağası Emel: Medeni Usul Hukuku, Ankara 2018, s.410-411).
Defterlerin sahibi lehine delil olabilmesi için diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gereklidir.
İtirazın iptali davası, takip alacaklısı tarafından takip borçlusuna karşı itirazla duran takibin devamını sağlama amacıyla açılan bir davadır. Alacaklı davayı kazanır; yani borçlunun itirazı hükümden düşürülürse bununla aynı zamanda borçlunun itirazı da iptal edilmiş olur.
Mahkeme bir alacak davasında olduğu gibi bu davada da tarafların iddia ve savunmalarını genel hükümlere inceleyecek, borçlunun ödeme emri itirazının doğru olup olmadığı hususunu araştırır. Burada alacaklı alacağını ispat bakımından İcra ve İflas Kanunu madde 68'de sınırlı sayıda belirtilmiş bulunan belgelere bağlı değildir. Alacaklı bir alacak davasında olduğu gibi alacağını Hukuk Muhakemeleri Kanununa göre her tür delil ile ispat edebilecektir (Arslan Ramazan/Yılmaz Ejder/Ayvaz Sema/Hanağası Emel:İcra ve İflâs Hukuku, Ankara 2018, s. 172-184).
İtirazın iptali davasında davacı alacaklı takip konusu alacağın varlığını ispat etmelidir. Ancak borçlunun itirazındaki beyana göre ispat yükü yer değiştirebilir. İtirazında borcunun varlığını kabul edip, ödeme savunmasında bulunan borçlu bu savunmasını ispat etmelidir.
4721 sayılı Türk Medeni Kanunu madde 6'ya göre; kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça her bir taraf hakkını dayandırdığı olguları ispatla yükümlüdür hükmü amirdir.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu madde 139 ve 140' göre; yapılan ihtara rağmen tarafların dilekçelerinde gösterdikleri belgeleri sunmadıkları veya belgelerin getirtilmesi için gerekli açıklamayı yapmadıkları takdirde bu delillere dayanmaktan vazgeçmiş sayılmasına karar verileceği hükmü amirdir.
Somut olayda; taraflar arasında faturaya dayalı ticari ilişki olduğu, davacının düzenlemiş olduğu faturaya istinaden mal satış ve hizmet yükümlülüğünü ifa ettiği, fakat davalının anlaşmaya aykırı olacak şekilde bakiye icra takibine konu miktarı ödemediği, bu amaçla davaya konu edilen icra takibine giriştiği, davalının borca itirazı sebebiyle takibin durduğu, davacının 1 yıllık hak düşürücü süre zarfında iş bu davayı dermeyan ettiği, taraflara ticari defterlerini sunmaları için sonuçları hatırlatılacak şekilde kesin süre verildiği, davacının defter sunma yükümlülüğünü yerine getirmediği, ilgili defterler haricinde başka herhangi bir delilin de dosyaya sunulmadığı, ispat yükünün davacı alacaklı üzerinde olduğu da dikkate alındığında davanın reddine karar verilmiş aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur." gerekçesiyle; davanın reddine, karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
:
Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; Yerel mahkemenin ilgili defterler dışında herhangi bir delilin dosyaya sunulmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar vermesinin hukuka aykırı olduğunu, gerekli delillerin dava dilekçesinde belirtildiğini ancak mahkemece söz konusu deliller toplanmadan hüküm tesis edildiğini, taraflar arasında akdedilen sözleşme suretinin ve davalı tarafça müvekkiline verilen ve fakat sonra iade edilen çeke ilişkin fotokopinin dilekçe ekinde ibraz edildiğini, mahkemece bu hususlar araştırılmaksızın, dosyada bulunan ödeme tutanağı altında imzası bulunanlar dinlenmeksizin hüküm tesis edildiğini, dava dilekçesinde ticari defterlere delil olarak dayanıldığını ancak mahkemece ticari defterlerin ibraz edilmemesi nedeniyle davanın reddine karar verildiğini, makine alım sözleşmesinin taraflar arasında imzalandığına ve yine davalı tarafça yapılan diğer ödemelere davalı tarafça herhangi bir itirazın bulunmadığını, davalı tarafın makinelerin teslim edilmemesi nedeniyle ödeme yapılmadığını dile getirdiğini, davalı tarafın bu iddiasının gerçeğe ve hayatın olağan akışına aykırı olduğunu belirterek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.
DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE GEREKÇE
:
Dairemizce Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesi kapsamında istinaf dilekçesinde belirtilen hususlarla sınırlı olmak üzere ve kamu düzenine ilişkin hususlar resen dikkate alınarak yapılan inceleme neticesinde;
Dava, satım sözleşmesinden kaynaklanan bakiye alacağın tahsili için başlatılan takibe itirazın iptali istemine ilişkindir.
6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 5/1. maddesi uyarınca ticari davalara Asliye Ticaret mahkemesi bakmakla görevlidir. Ticari davalar, mutlak ve nispi ticari davalar olarak ikiye ayrılır. Nispi ticari davalar, TTK'nın 4/1. maddesinde belirtildiği üzere her iki tarafın da tacir olup "Ticari işletmesiyle ilgili hususlardan kaynaklanan" hukuk davalarıdır. Mutlak ticari davalar ise tarafların tacir olup olmadıklarına ve uyuşmazlığın tarafların ticari işletmeleri ile ilgili bulunup bulunmadığına bakılmaksızın, kanun gereği ticari dava sayılan uyuşmazlıklardır. Dolayısıyla TTK'nın 4/1-a ve devamı bentlerinde yazılan uyuşmazlıklar ile diğer kanunlarda ticari dava olduğu belirtilen uyuşmazlıklar, mutlak ticari davalardır.
Somut olayda, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunun düzenlenen satım sözleşmesinden kaynaklanan davanın mutlak ticari dava niteliğinde olmadığı, davalı tacir olmakla birlikte; Gelir İdaresi Başkanlığından gelen yazı cevabına göre davacının tacir olmadığı, bu bağlamda taraflar arasındaki uyuşmazlığa konu iş de ticari iş niteliğinde olmadığından, nispi ticari dava niteliğinde olmadığı anlaşılmaktadır. O halde, davaya bakmakla görevli mahkeme Asliye Hukuk Mahkemesidir. Görevle ilgili düzenlemeler kamu düzenine ilişkin olup taraflar ileri sürmese dahi yargılamanın her aşamasında resen gözetilir. Bu itibarla; davaya bakmakla görevli mahkeme Asliye Hukuk Mahkemeleri olduğundan, İlk Derece Mahkemesince 6100 sayılı HMK'nın 114/1-c ve 115/2. maddeleri uyarınca davanın göreve ilişkin dava şartı noksanlığından reddine karar verilmesi gerekirken, işin esasına girilerek yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamıştır.
Açıklanan sebeplerle; davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, esasa yönelik istinaf itirazları şimdilik incelenmeksizin İlk Derece Mahkemesi kararının 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-3.maddesi uyarınca kaldırılmasına ve davanın yeniden görülmesi için mahkemesine gönderilmesine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM
: Gerekçesi Yukarıda Açıklandığı Üzere;
Davacı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜNE;
6100 HMK’nın 353/1-a-3 maddesi gereğince Konya .... Asliye Ticaret Mahkemesinin █████/2026 Tarihli, ... Esas - ... Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA,
1-Davanın yeniden görülmesi için dosyanın İlk Derece Mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,
2-Davacı tarafından tarafından yatırılan 732,00 TL istinaf karar ve ilam harcının talep halinde İlk Derece Mahkemesince davacıya iadesine,
3-Davacı tarafından yapılan istinaf yargılama giderinin İlk Derece Mahkemesince yeniden verilecek kararda dikkate alınmasına,
4-Karar tebliğ ve harç iadesi işlemlerinin İlk Derece Mahkemesince yerine getirilmesine,
Dair; dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda oy birliğiyle kesin olarak karar verildi. █████/2026
...
Başkan
...
¸e-imzalıdır
...
Üye
...
¸e-imzalıdır
...
Üye
...
¸e-imzalıdır
...
Katip
...
¸e-imzalıdır
¸Bu belge 5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu kapsamında Elektronik İmza ile imzalanmıştır.¸

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!