Anahtar kelimeler: Yaz İkisinin Sistemlerinin Eser İzmir Sahibi Özetle Yoluyla İstem Adliye

ESAS NO
: █████████KARAR NO
: ████████T Ü R K M İ L L E T İ A D I N ABÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARIİNCELENEN KARARINMAHKEMESİ
: İZMİR 7.ASLİYE TİCARET MAHKEMESİESAS NO
: ████████KARAR NO
: ████████DAVA TARİHİ
: █████/2021KARAR TARİHİ
: █████/2023DAVA
: İtirazın İptali (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan)KARAR TARİHİ
: 07.05.2026KARARIN YAZ. TARİHİ
: 07.05.2026İzmir 7. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 11.05.2023 tarih ve ████████ Esas, ████████ Karar sayılı kararının, istinaf başvurusu yoluyla incelenmesinin davalı vekili tarafından istenilmesi üzerine, dairemize gönderilen dosya incelendi, dosya içeriğine göre incelemenin duruşmasız olarak yapılması uygun görülmekle, gereği konuşulup düşünüldü.İSTEM
:Davacı vekili tarafından verilen dava dilekçesinde özetle; Müvekkilinin ... ... Sistemlerinin sahibi, davalının ise ... ..'in sahibi olduğunu ve tarafların ikisinin de ticaretle uğraştığını, müvekkili ile davacı arasında 2020 yılında yapılan anlaşmaya göre müvekkilinin, borçlunun müteahhitliğini üstlendiği '... Mahallesi ... Sok No:...' adresindeki taşınmazın sözleşmede yazılı olan işleri ile inşaat süresince borçlu tarafından istenecek başkaca işlerini yapacağının kararlaştırıldığını, sözleşmeye göre 01.07.2020 tarihinde yapılan işler karşılığı müvekkilinin eşi ....'e '... .. Parselde' bulunan borçluya ait taşınmazı devretmeyi taahhüt ettiğini, müvekkilinin kendi üzerine düşen edimlerini yerine getirdiğini fakat borçlunun taahhütlerini ifa etmediğini, anılan tarihte müvekkili tarafından ilgili Tapu Müdürlüğünden randevu alınmasına rağmen borçlunun haklı bir sebep olmaksızın son anda satıştan vazgeçtiğini, taraflar arasındaki sözleşmenin kanunen borçluyu tapu devrine zorlamaya yetecek nitelikte olmaması nedeniyle müvekkilinin inşaatta yaptığı işlerin bedelini isteme zaruriyeti doğduğunu ve müvekkilinin yapmış olduğu işler karşılığı faturaları kesip borçlunun işyeri adresine 15.09.2020 tarihinde iadeli taahhütlü olarak gönderdiğini, faturaların borçluya 16.09.2020 tarihinde tebliğ edildiğini, borçlunun yasal süre içerisinde faturalara itiraz etmediğini ve faturaların kesinleştiğini, müvekkilinin davalı aleyhine İzmir 18. İcra Müdürlüğü █████████E sayılı dosya ile fatura alacağına dayalı olarak icra takibi başlattığını, borçlunun süresi içerisinde ödeme emrine haksız olarak itiraz ettiğini belirterek borçlunun icra takibine yaptığı itirazının iptaline, borçlunun takip konusu borcu takip dosyasında belirtilen ticari avans faiziyle birlikte ödemesine ve takip konusu alacağın % 20’sinden az olmamak üzere tazminata mahkum edilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.CEVAP
:Davalı vekili tarafından verilen cevap dilekçesinde özetle; Müvekkilinin, davacı ile aralarındaki sözleşmeye göre edimler yerine getirildiği takdirde daireyi verme borcuna girdiğini, ancak davacının sözleşmede üzerine düşen edimlerden laminant parkeleri, iç kapıları, duşakabinleri ve girişe sağ kepengi, alüminyum küpeşteyi, mutfak dolaplarının yarısını, pimapenlerin yarısını, menfezlerin yarısını yapmadığını, müvekkilinin bunları başkaca bir firmaya yaptırdığını, davacının yapmadığı işleri yapmış gibi faturalandırarak bu faturaları müvekkiline gönderdiğini, müvekkilinin faturalara Bornova 3. Noterliği 27575 yevmiye numaralı evrakla itiraz ettiğini, davacının ihtarnameye rağmen bahsedilen işi tamamlamaması nedeniyle arsa sahipleri ve ince işleri yapmak için davacıyı bekleyen başka firmalara karşı müvekkilinin maddi ve manevi töhmet altında bırakıldığını, davacının, müvekkilinin banka hesaplarından göndermiş olduğu 35.000,00 TL ücreti faturalardan düşmediğini ve yapılmayan işleri faturalandırıp müvekkiline gönderdikten sonra davayı açtığını belirterek davanın reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretlerinin davacı tarafa bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
:İlk derece mahkemesinin 11.05.2023 tarih ve ████████ Esas, ████████ Karar sayılı kararı ile özetle; ''...Taraflar arasındaki sözleşmeden kaynaklanan alacağın tahsili amacıyla davalı şirket aleyhine başlatılan icra takibine davalı şirket tarafından süresinde yapılan itirazın iptali ve asıl alacağın %20'si oranında icra inkar tazminatının davalı şirketten tahsili talebi ile iş bu davanın ikame edildiği, icra dosyasında davacının davalıdan olan alacağının tahsili amacıyla davalı aleyhine 113.582,26 TL alacağın tahsili amacıyla icra takibi başlatıldığı, davalının süresinde yapmış olduğu itirazı üzerine icra takibinin durdurulmasına karar verildiği, mahkememiz denetimine uygun ve elverişli olarak düzenlendiği kanaatiyle bilirkişi raporu doğrultusunda davacının davalıdan 113.582,26 TL alacağı olduğu anlaşılmakla, açılan davanın kabulüne'' dair karar verilmiştir.İSTİNAF SEBEPLERİ
:Davalı vekili tarafından verilen 26.07.2023 tarihli istinaf kanun yoluna başvuru dilekçesi ile özetle;-Müvekkili ile davacı arasındaki sözleşmeye göre edimlerin yerine geldiği takdirde bahsedilen daireyi verme borcuna girdiğini, ancak bu noktada davanın seyri açısından elzem olan konu davacının sözleşmedeki edimleri yerine getirmemiş olmasından kaynaklandığını, davacının, sözleşmede üzerine düşen edimlerden laminant parkeleri, iç kapıları, duşakabinleri ve girişe sağ kepengi yapmadığı gibi ve alüminyum küpeşteyi, mutfak dolapların yarısını, pimapenlerin yarısını, menfezlerin yarısını yapmadığını, müvekkilinin bunları başkaca bir firmaya yaptırdığı gibi bunların faturasının da sunulacağını, davacı yapmadığı işleri dahi yapmış gibi faturalandırıp bu faturaları müvekkiline gönderdiğini, ancak davacı reddetmiş olsa da müvekkilinin, davacının faturalarının Bornova 3. Noterliği 27575 yevmiye numaralı evrakla itiraz ettiğini, öte yandan davacının yapmadığı işleri yapmış gibi göstermesinin MK Madde 2 İyi niyet kurallarına aykırı olduğunu, yerel mahkemenin ise belirtilen itiraz evrağını ilgili noterlikten talep etmediğini, dosya arasına eklemediğini,-Cevap dilekçelerinde de belirttikleri gibi davacının müvekkilinden ücret talep etmesi bir yana, davacının ihtarnameye rağmen bahsedilen işi tamamlamamasının, müvekkili arsa sahipleri ve ince işleri yapmak için davacıyı bekleyen başka firmalara karşı maddi ve manevi töhmet altında bıraktığını, ödenmezlik defii'ni cevap dilekçesinde ileri sürmelerine rağmen mahkemenin ilgili diğer işleri incelemediğini, ödenmezlik defii ile ilgili detaylı araştırma yapmadığını ve bu durumun hukuka aykırılık oluşturduğunu,-Davacının, bilirkişinin hesapladığı banyo dolaplarının tümünü, laminant parkelerin tümünü, mutfak dolaplarının kapaklarının tümünü, duşakabinlerin tümünü, merdiven küpeştelerinin ikisini yapmadığını, yaptığını da ispat edemediğini, hal böyleyken davacı lehine bu hesaplamaları yapmanın hukuka aykırılık oluşturduğunu, zaten müvekkilinin de objektif şekilde bir hesaplama ile davacının talep ettiği işlerin bedelini davacıya ödediğini, davacıya 10.000 TL kredi kartı, 25.000 TL nakit olmak üzere yaptığı işlerin bedelini tazmin ettiğini, davacı ile alacak verecek hesabının kapatıldığını, davacının sonradan gönderdiği bu faturalara ise itiraz edildiğini,-Asla kabul etmemek kaydıyla, davacının belirtilen işleri yapmış olsa dahi hesaplanan fiyatların fahiş olduğunu, öte yandan bilirkişi işlerinin tek iş gibi hesaplayarak iş adediyle çarptığını, davacının aldığı işin büyük bir iş olduğunu ve hakkaniyet gereği yapması lazım gelen indirimi yapmadığını, ayrıca, fiyatların günden güne arttığını, mahkemenin bu rapora göre hüküm kurmasının da hukuka aykırı olduğunu,-Öte yandan; müvekkili aleyhine %20 inkar tazminatı şartları oluşmamışken, yerel mahkemece bu şekilde hüküm kurulduğunu, bu durumun da hukuka aykırılık oluşturduğunu,Yukarıda izah edilen ve re'sen gözeteceği hususlarla; yerel mahkemece verilen dayanaksız ve hukuku aykırı verilen gerekçeli hükmün kaldırılmasına, dava sonunda davalı müvekkilinin haklı çıkması durumunda müvekkilinin mağdur olmasını önlemek adına karar kesinleşinceye kadar tehir-i icra kararı verilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı yana bırakılmasına karar verilmesi istemiyle istinaf kanun yoluna başvurmuştur.DELİLLER, DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
:İstinaf kanun yolu başvurusuna konu edilen karar hakkında; HMK.nın 355. maddesindeki düzenleme uyarınca, istinaf dilekçesinde belirtilen nedenler ve kamu düzenine ilişkin aykırılık bulunup bulunmadığı yönü gözetilerek yapılan inceleme sonucunda,Dava, eser sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili için başlatılan takibe itirazın iptali istemine ilişkindir.İlk derece mahkemesi tarafından davanın kabulüne karar verildiği, verilen kararın davalı vekili tarafından istinaf edildiği görülmüştür.Davacı taşeron ile davalı yüklenici arasında "Sözleşmedir" başlıklı eser sözleşmesi yapıldığı hususunda uyuşmazlık bulunmamaktadır. Sözleşmeye göre davacının ...mahallesi ... sokak No: .... adresindeki binanın laminant parke, pimapen,iç kapı, duşa kabin, çelik kapı, merdiven ve küpeşteler, banyo ve mutfak dolabı, girişe sağ kepenk yapımına dair işleri 150.000,00 TL bedel karşılığında yapacağı, davacının ayrıca davalının göstereceği diğer yerlere de 170.000,00 TL bedelli iş yapacağı, davalı tarafından da iş bedeli karşılığında ... parseldeki dairenin davacının eşine devredileceğinin kararlaştırıldığı görülmüştür.Davacı vekili, davacının sözleşme kapsamındaki edimlerini yerine getirdiğini, taraflar arasındaki sözleşmenin davalıyı tapu devrini zorlayacak nitelikte olmadığından yapılan işlerin faturası düzenlenerek davalı taraf gönderildiğini, davalının faturalara itiraz etmediğini ancak faturaya dayalı olarak başlatılan takibe haksız olarak itiraz ettiğini belirterek eldeki davayı açmıştır.Davalı vekili ise, davacının sözleşmeye konu edimlerini eksik ifa ettiğini, eksik işlerin dava dışı firmalara tamamlatıldığını, düzenlenen faturalara itiraz edildiğini, davacıya 35.000,00TL ödeme yapıldığı halde bu miktarın mahsup edilmediğini belirterek davanın reddini savunmuştur.6098 sayılı TBK'nın 480. maddesinde düzenlenen götürü bedelli sözleşmede, yüklenici işi kararlaştırılan götürü bedelle yapmak zorundadır. Kural olarak götürü bedelli eser sözleşmelerinde, iş bedelinin tamamı veya bir kısmı ödenmemiş ise, yüklenici işi kararlaştırılan götürü bedelle yapmak zorunda olduğundan yüklenicinin hakettiği imalât bedelinin, fiziki oran yöntemi ile başka bir ifadeyle yüklenicinin sözleşme kapsamında gerçekleştirdiği imalâtların eksik ve ayıpları da dikkate alınarak işin tamamına göre fiziki oranının tespit edilip, bulunacak bu oranın götürü iş bedeline uygulanması suretiyle saptanması ve bulunacak bu rakamdan kanıtlanan ödemeler düşülerek hesaplanması gerektiği kabul edilmektedir. Bu şekilde belirlenen iş bedeli yapılan ödemelerden az ise, iş sahibi fazla ödediği bedelin iadesini; fazla ise yüklenici ödenmeyen iş bedeli alacağının tahsilini isteyebilir. (Yargıtay 15. Hukuk Dairesi, █████████ Esas, █████████Karar Sayılı İlamı).Mahkemece yargılama aşamasında alınan 07.12.2022 tarihli denetime ve hüküm kurmaya elverişli bilirkişi heyet raporunda ... mahallesi ...sokak No: .... adresindeki binada davacı tarafça sözleşmede belirlenen imalatlardan hangilerinin yapıldığı, hangilerinin yapılmadığının tespit edildiği; bu kapsamda davacı tarafça 150.000,00TL bedelli sözleşmeye göre yapılan imalat bedelinin 125.400,00TL olarak tespit edildiği görülmüştür.Somut olayda, taraflar arasında yapılan 150.000,00 TL götürü bedelli eser sözleşmesine göre davacının hakettiği imalât bedelinin, fiziki oran yöntemi ile başka bir ifadeyle davacının sözleşme kapsamında gerçekleştirdiği imalâtların eksik ve ayıpları da dikkate alınarak işin tamamına göre fiziki oranının tespit edilip, bulunacak bu oranın götürü iş bedeline uygulanması suretiyle saptanması ve bulunacak bu rakamdan kanıtlanan ödemeler düşülerek davacının alacağının olup olmadığının belirlenmesi gerektiği; bu kapsamda davacının sözleşme kapsamında gerçekleştirdiği imalâtların eksikleri dikkate alınarak işin tamamına göre fiziki oranının %83,60 olduğu, bu oran götürü iş bedeli olan 150.000,00 TL'ye uygulandığında davacı yüklenicinin iş bedeli alacağının 125.400,00TL olduğu, davalı iş sahibi tarafından 35.000,00TL ödeme yapıldığı savunulmuş ise de, ödemeye dair belge sunulamadığından Mahkemece taleple bağlı kalınarak 113.582,26 TL yönünden davanın kabulüne karar verilmesinde usule ve yasaya aykırılık bulunmamaktadır.İcra İflas Kanun'un 67. maddesine göre borçlunun tazminatla sorumlu tutulabilmesi için itirazında haksız olması gerekir. Uyuşmazlık taraflar arasındaki eser sözleşmesi kapsamında davacının edimlerini tam olarak ifa edip etmediği, eksik iş bulunup bulunmadığı ve alacağın miktarının ne kadar olduğu hususundan kaynaklandığı; bu kapsamda ihtilafın yargılamayla belirleneceğinden 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 67. maddesi uyarınca alacağın likid olduğundan söz edilemeyeceğinden Mahkemece davalı aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesi usule ve yasaya aykırı olmuştur.Dosya kapsamı, mahkeme gerekçesi ve yapılan değerlendirmeye göre; yasal düzenlemeler ve yargısal içtihatlar karşısında, davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile, ilk derece mahkemesi kararının 6100 sayılı HMK'nın 353/(1)-b-2. maddesi gereğince kaldırılarak, Dairemizce yeniden esas hakkında karar verilmesi gerekmiş olup aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur.HÜKÜM
: Yukarıda açıklanan nedenlerle;1-Davalı vekilinin istinaf kanun yolu başvurularının KABULÜ ile,2-İzmir 7. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 11.05.2023 tarih ve ████████ Esas, ████████ Karar sayılı kararının, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/(1)-b-2. maddesi gereğince KALDIRILMASINA,3-Davacının davasının KABULÜNE,-İzmir 18.İcra Müdürlüğünün ████████ Esas sayılı takip dosyasında davalının 113.582,26 TL alacağa İTİRAZININ İPTALİNE, takibin takip talebinde istenen şartlarda ve bu miktar üzerinden DEVAMINA,-Alacak likit olmadığından davacının icra inkar tazminat isteminin REDDİNE,4-Alınması gerekli 7.758,80 TL karar ve ilam harcından davacı tarafından yatırılan 1.371,80 TL peşin karar harcının mahsubu ile kalan 6.387,00 TL'nin davalıdan tahsili ile Hazine'ye gelir kaydına, (Mükerrer harç tahsilinin önlenmesi için ilk derece mahkemesi tarafından harç tahsil müzekkeresi yazılmış ise işlemsiz iadesinin istenmesine, harç tahsil edilmiş ise yatırana iadesine),5-Davacı tarafından yatırılan 1.371,80 TL peşin harç, 59,30 TL başvurma harcı, 1,95 TL KEP masrafı, 244,50 TL tebligat masrafı, 77,50 TL e-tebligat masrafı, 73,00 TL posta masrafı ve 1.600,00 TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplamda 3.428,05 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,6-Davalı tarafından yapılan masrafların kendi üzerine bırakılmasına,7-Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 1.320,00 TL zorunlu arabuluculuk ücretinin, davalıdan tahsili ile Hazine'ye gelir kaydına,8-Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden (istinaf edenin sadece davalı olması nedeniyle davalı lehine oluşan usuli kazanılmış hak nedeniyle) ilk derece Mahkemesinin karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgâri Ücret Tarifesi gereğince hesaplanan 18.037,34TL vekâlet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,9-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne karar verilmiş olması nedeniyle, harç alınmasına yer olmadığına, davalı tarafından yatırılan 1.669,85 TL istinaf karar harcının istemi halinde ilk derece mahkemesince yatıran davalıya iadesine,10-Davalı tarafından yatırılan 738,00 TL istinaf kanun yoluna başvurma harcının davacıdan alınarak davacıya verilmesine,11-HMK'nın 333/(1).maddesi gereğince artan gider ve delil avanslarının karar kesinleştiğinde ilgililerine iadesine,12-Kararın, Dairemizce taraflara tebliğine,Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 6100 Sayılı HMK'nın 361/(1) maddesi uyarınca kararın taraflara tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay nezdinde temyiz kanun yolu açık olmak üzere 07.05.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.