Anahtar kelimeler: Uzunca Yanca Süredir Nakliye Kesildiğini Takım Taşıma Bakırköy Ödenmediğini Sözlü

T.C.

İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
13. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO
: ████████ Esas
KARAR NO
: ████████ Karar
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ
: Bakırköy 6. Asliye Ticaret Mahkemesi
NUMARASI
: ████████ Esas - █████████ Karar
TARİHİ
: █████/2025
DAVA
: İtirazın İptali (Taşıma Sözleşmesinden Kaynaklanan)
KARAR TARİHİ
: █████/2026
İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ
:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkilinin davalı ...'ne uzunca bir süredir nakliye hizmeti verdiğini, Bu hizmet karşılığında müvekkili tarafından davalı şirkete karşı faturalar kesildiğini, davalı yanca müvekkile karşı bir takım ödemeler yapıldığın, ancak davalı tarafından atılı icra dosyasına konu bakiye alacak tüm sözlü ve yazılı taleplere rağmen davalı yanca ödenmediğini, bu nedenle icra takibi başlatıldığını, ...Müdürlüğü'nün...esas sayılı dosyasıyla davalıya gönderilen ödeme emrine karşı davalı yanca yetkiye ve borca itiraz edildiğini, yetki itirazının kabulü ie birlikte atılı icra dosyası yetkili icra müdürlüğüne gönderildiğini, .... İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı dosyasıyla davalıya bir kez daha ödeme emri gönderildiğini, Bu kapsamda tarafımızca başlatılan ve davalı haksız ve kötü niyetli itirazı nedeniyle duran takipteki itirazın iptaline karar verilmesini talep etmiştir.Davacı vekili █████/2025 tarihinde harçlandırılmış ıslah dilekçesi ile; Davamızda dava dilekçesiyle fazlaya ilişkin talep ve dava hakkını saklı tutarak ileride arttırmak üzere itirazının iptaline ve takibin devamına karar verilmesini istediğimiz 1.000,00 TL'lik tutar 321.500,00 TL arttırılarak takip talebinde yer alan takip çıkışı tutar olan 322.500,00 TL'ye çıkartılmıştır. Böylelikle işbu davamızın kabulü ile bu miktar üzerinden takibin devamına karar verilmesini talep etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacı iddialarının asılsız olduğunu, sözleşmeden kaynaklı yükümlülüklerin yerine getirildiğini, davacıya ödeme yapıldığını, davacının hak etmediği parayı tahsil etmeye çalıştığını belirterek davanın reddini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ
:
İlk Derece Mahkemesi █████/2025 tarih ve ████████ Esas - █████████ Karar sayılı kararında;".....Somut olayda; taraflar arasında birtakım taşıma eşyaların taşınmasına ilişkin sözleşmenin düzenlendiği, davalının işbu sözleşmeye aykırı olarak farklı miktarlarda faturaların düzenlendiği belirttiği, sözleşmenin 4.5. Maddesinde" Tuzla- Tepeören-Hatay organize sanayi bölgesi arasında nakliye bedeli 19.000,00 TL tır başı" olarak belirlendiği ancak aynı sözleşmenin 4.7. maddesinde "Antakya organize sanayi bölgesi dışındaki sevkiyatlara uzaklık ölçüsüne göre bedel ödenir" denmek suretiyle varış noktalarının farklılık göstermesi halinde fiyatın farklı olabile -ceğinin anlaşıldığı, farklı tutarlarda kesilen faturalara ilişkin davalının itirazının bulunmadığı, bu haliyle farklı miktarlardaki faturaların da kabul edildiği ve sözleşmeye aykırılık oluşturmadığı, davacının ticari defterlerinin sahibi lehine delil vasfının bulunduğu, davalının mazeretsiz şekilde defterlerini incelenmek üzere mahkememize sunmaması kapsamında, davacı defterlerinin de usulüne uygun tutulduğu görüldüğünden, davacının taraflar arasındaki ticari ilişkiye ilişkin alacak talebinin yerinde olduğu, davacı tarafça ispat yükünün yerine getirildiği, dosyada toplanılan bilgi ve belgeler kapsamında bilirkişi heyetinden rapor alındığı ve işbu raporda davacı nın alacağının bir kısmının ispatlandığı, her ne kadar taşıma bilirkişisinin bazı faturalardaki fiyat farkının anlaşılamadığını belirtmiş ise de sözleşme kapsamında ve tarafların faturalara itirazları bütün olarak değerlendirildiğinde farklı bedellerde fatura düzenlenme-sinde aksi bir beisin bulunmadığı gibi davalının cevap dilekçesinde ileri sürdüğü iddialara ilişkin herhangi bir belgeyi de dosyamıza sunmadığı belirlenmiştir. Davalı vekili tarafından bilirkişi raporunda karşı itiraz dilekçesinde ileri sürülen █████/2023 tarihli ödemenin dikkate alınmadığı hususunda yapılan incelemede de davacının ticari defterlerinde yalnızca bir adet 152.000,00 TL değerinde alaca ğın işlendiği, işbu faturanın eksik olduğu, taraflar arasında başka bir ticari ilişkinin bulunmadığı görülmekle işbu bedelin toplam alacak miktarından düşülmesinin gerektiği kanaatine varılmakla usul ekonomisi gereğince düşüm mahkememizce resen yapılmış ve bakiye alacağın 172.002,40 TL olduğu tespit edilmiştir. Her ne kadar takip talebinde TTK 1530 gereğince faiz talebinde bulunul muş ise de TTK'nın 1530.maddesi; yalnızca mal ve hizmet tedariki amacıyla akdedilen sözleşmelerde, mal veya hizmet karşılığı ödenecek bedelde temerrüde düşüldüğü durumda ve iki ticari işletme arasında akdedilen sözleşmeler bakımından uygulanır. TTK. m. 1530 borcunu zamanında ödemeyen borçlunun ihtara gerek olmaksızın temerrüde düşmesi ve faize hak kazanmasını öngörür. Ancak; TTK'nın 1530. maddesi mal tedarik sözleşmesine ilişkin olup, satış sözleşmelerine uygulanmaz. İcra takip tarihinden önceki dönem için temerrüt faizine hükmedilmesi TBK'nın 117. maddesi koşullarına bağlı olup icra takip tarihinden önce davalıya temerrüt ihtarı gönderilmesi gerekir. Temerrüt, en kısa tanımıyla, alacaklı tarafından talep edilebilir (muaccel) hale gelmiş bir borcun ifasın daki gecikmedir ve kural olarak, bu tür (muaccel) bir borcun borçlusu, alacaklının ihtarı ile temerrüde düşer. Temerrüt için aranan ihtar hukuki işlem benzeri fiil mahiyetinde olup, alacaklının alacak miktarını belirterek borçludan borcun ifasını istemesi, ifayı kabule hazır olduğunu bildirmesi anlamına gelir. İhtar kural olarak şekle tabi olmayıp, yapılmadığı itirazı vaki olursa aksinin ispatı, niteliği gereği alacaklıdan beklenir. Nihayetinde bir ihtar da yoksa temerrüt icra takibi ya da dava açılmasıyla gerçekleşir.Ancak; fatura üzerin de bulunan vade tarihi ancak alacağın muaccel olması sonucunu doğurur (Yargıtay 19 HD. █████████-█████████ E-K sayılı ilamı). Bu bilgiler ışığında TTK 1530 kaspamında faiz talebinin mümkün olmadığı anlaşılmıştır. Dosyada mübrez bilgi ve belgeler kapsam -ında davalının takip öncesi temerrüde düşürülmediği anlaşılmış ise de davacı tarafından yalnızca asıl alacağa ilişkin talebin bulun-duğu değerlendirilmekle davanın kabulü takip tarihinden itibaren davacının talebinin aşmamak kaydıyla değişen oranlarda ticari avans faizinin işletilmesine ve alacağın likit olması davalı tarafından da icra takibine kötü niyetli olarak itiraz edildiği değerlendiril-mekle aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
" gerekçesi ile,
''1-Davanın Kısmen Kabul Kısmen REDDİNE
....İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazın 172.002,40 TL alacak yönünden iptali ile takibin işbu bedel üzerin-den devamına, fazlaya ilişkin talebin REDDİNE, Devamına karar verilen 172.002,40 TL asıl alacağa takip tarihinden itibaren talebi aşmamak kaydı ile değişen oranlarda ticari avans faizinin işletilmesine,Davalı itirazında haksız çıktığından ve alacağın likit olması sebebiyle İcra inkar tazminatı talebinin kabulü ile 172.002,40-TL toplam alacağın %20'si üzerinden hesaplanan 34.400,48 TL icra inkar tazminatının davalılardan alınarak davacıya verilmesine,'' karar verilmiş ve karara karşı davalı vekili tarafından istinaf başvuru-sunda bulunulmuştur.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
:
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; dosyada alınan bilirkişi raporuna göre dahi alacağın kaynağının belirsiz olduğunu, alacağın likit olmadığını, alınan bilirkişi heyeti ek raporunda; faturalarda yer alan 21.500 TL, 24.000 TL, 30.000 TL gibi farklı bedellerin neden uygulandığının tespit edilemediği, 22.500 TL “nakliye fark bedelinin” hangi taşımalara ilişkin olduğunun belirlenemediği, taraflar arasında yapılan 324.002,40 TL farkın, raporda tartışılan taşıma bedeli farklarından kaynaklanmasının mümkün olmadığının açıkça belirtildiğini, bu tespitler karşısında alacağın hangi hizmetten doğduğu, nasıl hesaplandığı, hangi sözleşme hükmüne dayandığının bilirkişi tarafından dahi açıklanamadığını, bilirkişinin bile açıklayamadığı bir alacağın, borçlu tarafından bilinebilir ve hesaplanabilir olduğunun kabul edilemeyeceğini, dava dilekçesi ekinde sunulan 152.000 TL'lik fatura davacı tarafından kayıtlarına işlenmediğinden mahkemenin yaptığı inceleme neticesinde re’sen düşüm yapılmak suretiyle 172.002,40 TL olarak hüküm altına alındığını, bu durumun dahi alacak miktarının başından itibaren kesin ve net olmadığını ve ayrıca mahkemenin dahi alacağı yeniden hesaplamak zorunda kaldığını gösterdiğini, mahkeme veya bilirkişi hesaplamasıyla belirlenebilen alacakların likit alacak olmadığını, likit olmayan alacakta icra inkâr tazminatına hükmedilemeyeceğini, somut olayda alacağın tartışmalı olduğunu, bu haliyle müvekkil şirketin icra takibine itirazının haklı ve makul olduğunu, kötü niyetli itirazdan söz edilemeyeceğini, icra inkar tazminatına hükmedilmesinin hukuka aykırı olduğunu, Huzurdaki davada spot taşıma sonucunda navlun farkından kaynaklandığı iddia edilen alacağın müvekkil şirket tarafından bilinmesi ve bilinebilir olmasının mümkün olmadığını, bu anlamda likit bir alacak söz konusu olmadığından icra inkar tazminatına hükmedilemeyeceğini, Faiz türü ve başlangıcının hatalı olduğunu, taraflar arasındaki ilişkinin bir taşıma / hizmet sözleş mesi olduğunu, temerrüt koşulları oluşmadan ticari avans faizi uygulanmasının mümkün olmadığını, bu yönüyle kararın hukuki tutarlılıktan yoksun olduğunu, yine bu fatura bakımından yapılan hesaplamanın somutlaştırılan bir meblağ olmadığını, fazladan faturalandırıldığını, yine taraflarınca 2.543.856 TL ödeme yapıldığını, sözleşmeye ve teslimat notuna göre davacı tarafın 102 tır malzemeyi İstanbul'dan son varış noktasına teslim ettiklerini ve yapılan teslimata göre maliyetin 102 X 19.000 + KDV = 2.193,000 TL olarak hesaplandığını, sözleşmenin 13 maddesi gereği de 103 kamyon için sözleşme imzalandığını, her konteyner için 1 tıra ihtiyaç duyulduğuna göre ekstra yapılan seferlerin neye ilişkin olduğunun anlaşılamadığını, ancak buna rağmen müvekkil firmadan 2.543,856 TL ödeme alındığını, müvekkil firma deprem bölgesi için işler yaptığından dolayı, depremzedelerin mağdur olmaması için faturaların tutarlılığı ya da tutarsızlığı ile ilgilenmediğini, sadece kendisinden istenen ödemeleri göndermiş olduğunu, iş sonunda davacı ile herhangi bir alacak verecekleri kalmadığını, Özetle; alacağın likit olmadığını, bilirkişi raporunun çelişkili olduğunu ve hükme elverişli olmadığını, icra inkar tazminatı ve faiz yönünden hukuka aykırılık mevcut olduğunu, hükmün bu hali ile icraya konul-masının müvekkil açısından telafisi güç ve imkânsız zararlar doğuracağını, ticari faaliyetlerin sekteye uğraması ve nakit akışının bozulmasının söz konusu olduğunu belirterek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık varsa re'sen gözetilmek suretiyle yapılmıştır. Dava, taraflar arasındaki taşıma sözleşmesinden kaynaklı muhtelif fatura alacağının tahsili talebiyle başlatılan icra takibine itiraz üzerine açılan itirazın iptali davasıdır.Mahkemece, davanın kısmen kabulüne, karar verilmiş ve karara karşı davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur. İİK'nın 67/1 maddesi uyarınca itirazın iptali davası, borçlunun itirazının alacaklıya tebliği tarihinden itibaren 1 yıllık hak düşürücü süre içerisinde açılması gerekmektedir. Somut olaya gelindiğinde; davalı borçlunun süresi içerisinde icra dairesine yaptığı itiraz, davacı alacaklı vekiline tebliğ edilmediği için görevsiz mahkeme █████/2024 tarihinde açılan itirazın iptali davası ile talep edilen ve harçlandırılan 1.000,00 TL'lik kısım yönünden itirazın iptali davasının kanunda öngörülen 1 yıllık hak düşürücü süre içerisinde açıldığı, davacı alacaklının en geç dava tarihinde davalı borçlunun itirazını tebliğ aldığı kabul edileceğinden dava tarihinden itibaren 1 yıllık süre geçtikten sonra, █████/2025 tarihinde ıslah edilen miktar yönünden itirazın iptali davasına ilişkin 1 yıllık hak düşürücü süre geçtiği anlaşılmıştır. Hak düşürücü süre, itiraz niteliğinde olup mahkemece bu sürenin resen gözetilerek, ıslah edilen kısım yönünden davanın hak düşürücü süreden reddi gerek -irken somut olaya uygun düşmeyen gerekçelerle ıslah edilen kısım yönünden yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir. (Yargıtay 19. H.D █████████ Esas - █████████ Karar sayılı ilamı, Yargıtay 11 HD.nin █████████ Esas - █████████ Karar sayılı kararı ve Yargıtay 2. H.D.nin █████████ Esas - █████████ Karar sayılı ilamı aynı yöndedir)Davacının dava dilekçesinde talep ettiği 1.000,00 TL'lik alacak yönünden mahkemece verilen karar, ticari iş olması nedeniyle kabul edilen asıl alacağa takip tarihinden itibaren avans faizi işletilmesi, alacak faturaya dayalı olup likit olduğundan icra inkar tazminatına hükmedilmesi dosya kapsamına, usul ve yasaya uygun olduğu anlaşılmıştır. Açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin istinaf başvurusunun usulen kısmen kabulüne, mahkemece deliller toplanılmış olup, yeniden yargılama yapılmasını gerektirir bir husus bulunmadığından ilk derece mahkemesi kararının 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b-2 maddesi uyarınca kaldırılmasına, Dairemizce davanın kısmen kabulü yönünden yeniden karar verilmesi gerektiği kanaatine varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM
: Yukarıda açıklanan gerekçelerle;
A-Davalının istinaf başvurusunun usulen KISMEN KABULÜNE;
.... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ../███████ tarih ve 2024/... Esas - 2025/. Karar sayılı kararının 6100 Sayılı HMK'nun 353/1-b2 maddesi uyarınca KALDIRILMASINA,
Dairemizce esas hakkında yeniden hüküm kurulmak sureti ile;
1-Davanın KISMEN KABULÜ ile,
Davalının ....İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı icra dosyasına yapmış olduğu itirazın 1.000,00 TL asıl alacak yönünden iptali ile takibin bu miktar (1.000,00 TL) üzerinden devamına, 1.000,00 TL asıl alacağa takip tarihinden itibaren talebi aşmamak kaydı ile değişen oranlarda ticari avans faizinin işletilmesine,
2-Kabul edilen alacak likit olup hükmedilen 1.000,00 TL alacağın %20'si oranında icra inkar tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
3-Davacının ıslah talebi yönünden; Hak düşürücü sürede açılmayan davanın REDDİNE,
İLK DERECE MAHKEMESİ YÖNÜNDEN
:
4-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi gereğince hesap olunan 732,00 TL maktu karar ve ilam harcının davacı taraftan peşin ve ıslahta yatırılan 5.935,60 TL harçtan mahsubu ile bakiye 5.203,60 TL'nin karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,
5-Davacı tarafından yatırılan 732,00 TL peşin harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
6-Davacı tarafından yapılan 13.775,00 TL yargılama giderinin davanın kabul ve ret oranına göre hesap olunan 42,70 TL'sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, kalanın davacı üzerinde bırakılmasına,
7-Davalı tarafından yapılan yargılama gideri olmadığından bu konuda hüküm verilmesine yer olmadığına,
8-Davacı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T.'deki esaslara göre kabul edilen miktar üzerinden hesap ve taktir olunan 1.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
9-Davalı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T.'deki esaslara göre ret edilen miktar üzerinden hesap ve taktir olunan 45.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine,
10-İstanbul Arabuluculuk Bürosu tarafından ileride haksız çıkacak taraftan alınmak üzere suçüstü ödeneğinden karşılanan 3.600,00 TL arabuluculuk tarife bedelinin davanın kabul ve ret oranına göre hesap olunan 3.588,48 TL'sinin davacıdan, kalan 11,52 TL'sinin davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
İSTİNAF YÖNÜNDEN
:
11-Harçlar Kanunu gereğince istinaf eden davalı tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye gelir kaydına,
12-Davalı tarafından yatırılan istinaf karar harcının talep halinde iadesine,
13-Davalı tarafından yatırılan 2.002,00 TL istinaf kanun yoluna başvurma harcı ve 340,00 TL yargılama giderinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
14-Artan gider avansı bulunması halinde karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatıran tarafa iadesine,
15-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından taraflar yararına istinaf vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
16-Kararın tebliğ ile harç tahsil müzekkeresi yazılması işlemlerinin İlk Derece Mahkemesi tarafından yapılmasına,
Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda █████/2026 tarihinde HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince kesin olarak oy birliği ile karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!