Anahtar kelimeler: Yaz Niyetli Eser Kötü İzmir Tarafça Özetle Yoluyla Yapılmış İsteği

T.C.
İZMİR
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
14. HUKUK DAİRESİ
ESAS NO
: █████████
KARAR NO
: ████████
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ
: İZMİR 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO
: ████████
KARAR NO
: ████████
DAVA TARİHİ
: █████/2021
KARAR TARİHİ
: █████/2023
DAVA
: İtirazın İptali (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan)
KARAR TARİHİ
: 07.05.2026
KARARIN YAZ. TARİHİ
: 07.05.2026
İzmir 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 13.06.2023 tarih ve ████████ Esas, ████████ Karar sayılı kararının, istinaf başvurusu yoluyla incelenmesinin davalı vekili tarafından istenilmesi üzerine, dairemize gönderilen dosya incelendi, dosya içeriğine göre incelemenin duruşmasız olarak yapılması uygun görülmekle, gereği konuşulup düşünüldü.
İSTEM
:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalı tarafça İzmir 19. İcra Müdürlüğü’ne yapılmış olan itirazın haksız ve kötü niyetli olduğu, müvekkili .... tarafından davalının isteği üzerine 7006 adet pantolonun dikimini yaptığı ve bu pantolonları █████/2018, █████/2018, █████/2018, █████/2018 ve █████/2018 tarihlerinde ekteki sevk irsaliyeleri ile teslim ettiği ve █████/2018 tarihli 68.669,64 tl fatura ve █████/2018 tarihli 28.431,00 TL faturayı keserek davalıya gönderdiği, fatura içeriğine davalı tarafından itiraz edilmediği fakat ödeme işleminin de süresi içerisinde davalı tarafından yapılmadığı, Manisa 3. İcra Müdürlüğü'nün █████████ Esas sayılı dosyası ile ödeme emri gönderildiği ve yetkiye yapılan itiraz neticesinde İzmir 19.İcra Müdürlüğü’ nün █████████ Esas sayılı dosyası kapsamında takibe geçilmiş olup; davalı tarafından ödeme emrine haksız ve kötü niyetli olarak itiraz edildiği belirtilerek davanın kabulüne, İtirazın iptaline ve takibin devamına, asıl alacağın %20’sinden aşağı olmamak üzere, davalı aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesine, her türlü yargılama gideri, harç ve vekalet ücretinin davalı taraf üzerine bırakılmasına karar verilmesinin talep etmiştir.
YANIT
:
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafça dilekçelerinde her ne kadar İzmir 19. İcra Müdürlüğünün █████████ esas sayılı dosyası ile takibe geçildiği belirtilmiş ise de, taraflar arasındaki aynı esaslı tek icra dosyası İzmir 28. İcra Müdürlüğünün █████████ Esas sayılı dosyası ile müvekkili hakkında icra takibine başlandığı, 29.05.2019 tarihinde müvekkili ile yapılan ödeme emrine itiraz edilmiş olup takibin █████/2019 tarihinde icra dairesince durdurulduğu, bu yargılamaya konu icra takibine itirazın, müvekkili tarafından 29.05.2019 tarihinde yapıldığı, davacı tarafından ticari uyuşmazlıklarda dava şartı olan arabuluculuk başvurusunun █████/2020 tarihinde yapıldığı, takribi geçen sürenin 1 yıl 3 ay olduğu, müvekkilinin davacı şirkete fason olarak dikimi yapılmak üzere göndermiş yarı mamul kumaşların dikimi yapılmak suretiyle mamul haline getirilmesinin istenildiği, müvekkilinin bahse konu üretilen fason dikim mamulleri ...A.Ş.'ye teslim ettiği, satılan mal veya hizmetin niteliğine uygun olmaması veya kusurlu görülmesi durumunda “reklamasyon” adı verilen fiyat indirimlerinin özellikle tekstil sektörü ve diğer sektörlerde sıkça karşılaşılan uygulama olduğu,....'ten teslim alınan mamullerin kaynak iplik şirketine teslim edildiği, bahse konu gizli ayıpların kaynak iplik şirketi tarafından tespit edildiği ve bu durumun taraflarına bildirildiği, teslimden sonra ortaya çıkan reklamasyon uygulamaları tekstil sektöründe bu uygulamanın daha sık kullanılmasına sebebiyet verdiği, uzman bilirkişilerce yapılacak inceleme ve araştırmalar sonucunda da görüleceği üzere; icra takibine geçilen tutar miktarının fahiş ve asılsız olduğu belirtilerek hukuki dayanaktan yoksun, haksız ve mesnetsiz işbu davasının reddine, davacı aleyhine %20’den aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesinin talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
:
İlk derece mahkemesinin 13.06.2023 tarih ve ████████ Esas, ████████ Karar sayılı kararı ile özetle; "...davanın kabulü ile; İzmir 28 İcra Müdürlüğünün █████████ Esas sayılı dosyasına davalı tarafından yapılan itirazın iptali ile taleple bağlılık ilkesi gereği takibin 30.100,94 TL asıl alacak ile bu asıl alacaklara işlemiş 1.418,45 TL faizden oluşan toplam 31.519,39 TL'nin tahsili bakımından takibin devamına, hükmedilen 30.100,94 TL'ye takip tarihinden itibaren yıllık %9 oranında ve değişen oranlarda (her ne kadar icra dosyasından gönderilen ödeme emrinde faiz tutarı yok ise de takibin daha evvelden Manisa 3 İcra Müdürlüğünün █████████ Esas sayılı dosyası üzerinden konu edildiği ve burada % 9 oranında yasal faiz talep edildiği anlaşılmakla) yasal faiz uygulanmasına, alacağın varlığının yargılamayı gerektirmesi sebebiyle davacı yanın istem konusu ettiği icra inkar tazminat talebinin reddine" dair karar verilmiştir.
İSTİNAF EDEN
: Davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.
İSTİNAF NEDENLERİ
: Davalı vekili tarafından verilen 27.07.2023 tarihli istinaf kanun yoluna başvuru dilekçesi ile özetle; İzmir 25. İcra Müdürlüğü’nün █████████ E. sayılı dosyası ile müvekkili şirket aleyhine haksız ve mesnetsiz olarak icra takibi başlatılması üzerine, süresinde ve usulüne uygun itiraz neticesinde takibin durduğunu, itirazın iptali davası için İİK 67/1 maddesinde aranan 1 yıllık hak düşürücü sürenin dava şartı arabuluculuk için yapılan başvurudan çok önce bittiğini, davalı müvekkili ile davacı .... arasında görülen tekstil fason dikim işleminden öte geldiğini, müvekkili davacı şirkete fason olarak dikimi yapılmak üzere göndermiş yarı mamul kumaşların dikimi yapılmak suretiyle mamul haline getirilmesinin istenildiğini, müvekkilinin bahse konu üretilen fason dikim mamullerinin ... A.Ş.'ye teslim ettiğini, satılan mal veya hizmetin niteliğine uygun olmaması veya kusurlu görülmesi durumunda “reklamasyon” adı verilen fiyat indirimleri özellikle tekstil sektörü ve diğer sektörlerde sıkça karşılaşılan uygulama olduğunu, ...'ın beyanlarında ... ile çalıştıklarını ve dava konusu pantolonların üretiminde birlikte çalıştıklarını doğruladığını, ayrıca .... firmasının kontrolleri sonucunda ürünlerin hatalı olduğunu ve reddedildiğini beyan ettiğini, .... ve ... arasında cevap dilekçelerinde de belirttikleri üzere reklamasyon faturası şeklinde fatura kesildiğini de belirttiğini, tanık anlatımlarından da görüldüğü üzere davacı tarafından üretilen ürünlerin ayıplı olup müşteri tarafından kabul edilmediğini,.... tarafından müvekkiline işbu ayıplardan ötürü toplamda 52.852,50 TL reklamasyon bedeli yansıtılmış olmakla birlikte bu tutarın 31.860,00 TL tutarındaki kısmınn 22.03.2019 tarih ve 2488 sıra no ile taraflarına yansıtılan ayıpların ....'e isabet eden bölümünün kendilerine yansıtıldığını, ....'ten teslim alınan mamullerin .... şirketine teslim edildiği zaman bahse konu mamullerde gizli ayıp tespit edildiğinin taraflarına bildirildiğini, devam eden süreçte ise işbu gizli ayıpların .... tarafından fason olarak verilen hizmetten kaynaklı olduğunun davacıya bildirildiğini, gizli ayıpların.... tarafından fason olarak verilen hizmetten kaynaklı olduğunun davacıya bildirildiğini, taraflarına kesilen reklamasyon faturası sonucunda ayıpların kendilerine isabet edilen bölümünün davacı tarafında karşılanmasının çok normal olduğunu, davacının kendi kusurlu davranışı sebebi ile yol açtığı zararı kabul etmekten kaçınmaya çalıştığını, taraflarınca yerel mahkemeden tekstil mühendisi bir bilirkişi tarafından yapılacak inceleme sonucunda da .... tarafından üretilen ürünlerin ayıplı olduğu ve davacının işbu davasının haksız ve kötü niyetli olduğu talep edilmiş ve ek rapor talebinde bulunulmuş olsa da yerel mahkemece işbu taleplerinın hukuka aykırı olarak reddedildiğini belirterek istinaf başvurusunun kabulü ile yerel mahkeme kararının kaldırılmasına, davanın reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı yan üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep ederek istinaf kanun yoluna başvurmuştur.
DELİLLER, DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
:
İstinaf kanun yolu başvurusuna konu edilen karar hakkında; HMK.nın 355. maddesindeki düzenleme uyarınca, istinaf dilekçesinde belirtilen nedenler ve kamu düzenine ilişkin aykırılık bulunup bulunmadığı yönü gözetilerek yapılan inceleme sonucunda;
Dava, eser sözleşmesinden kaynaklanan itirazın iptali istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesi tarafından davanın kabulüne karar verildiği, verilen kararın davalı vekili tarafından istinaf edildiği görülmüştür.
Taraflar arasındaki uyumazlık eser sözleşmesi ilişkisinden kaynaklanmaktadır. Eser sözleşmesi ilişkisinde ayıp, yüklenicinin meydana getirip iş sahibine teslim ettiği eserde bulunan sözleşme ve fenne aykırılıklardır. Başka bir ifadeyle ayıp, sözleşme ve eklerinde kararlaştırılan ve iş sahibinin beklediği amaca göre eserde bulunması gereken bazı vasıfların bulunmaması ya da olmaması gereken bazı bozuklukların bulunması şeklinde tanımlanmaktadır. Eldeki davada uygulanması gereken ve uyuşmazlığın ortaya çıktığı tarihte yürürlükte bulunan 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun 474- 478. maddeleri ayıplı işler hakkında uygulanır. Bu maddelerde yer alan düzenlemelere göre yüklenicinin ayıp nedeniyle sorumlu tutulabilmesi için eserin teslim edilmiş olması ve teslim edilen eserin ayıplı olması, ayıbın iş sahibinden kaynaklanmamış olması, iş sahibinin eseri muayene ve ayıbı ihbar yükümlülüğünü yerine getirerek eseri açık ya da zımnen kabul etmemiş olması gerekir.
Somut olayda; taraflar arasında pantolon dikimine ilişkin yapılan anlaşıma uyarınca dikimi yapılan ürünlerin davalıya tesliminin gerçekleştiği hususunda ihtilaf bulunmamaktadır. İhtilaf, davacı tarafça üretilen ürünlerin ayıplı olup olmadığı, yasal süre içerisinde ayıp ihbarında bulunulup bulunulmadığı, davacının bakiye iş bedeli alacağının olup olmadığı hususundadır.
İzmir 28. İcra Müdürlüğü'nün esas sayılı dosyasının incelenmesinde; davacı tarafça davalı aleyhine toplam 31.519,39 TL alacağın tahsili bakımından ilamsız icra takibi başlatıldığı, davalı yanca geniş anlamda borca itiraz edilmekle takibin durdurulduğu görülmüştür. Davalının borca itiraz dilekçesi davacıya tebliğ edilmediğinden davalı tarafın, davanın süresinde açılmadığına yönelik istinaf istemi yerinde görülmemiştir.
Tarafların ticari defterleri incelenerek hazırlanan bilirkişi raporunda, davacı tarafça davalı aleyhine 68.669,64 TL tutarında ve 28.431,00 TL tutarında olmak üzere 2 adet fatura tanzim ettiği, söz konusu faturaların aynı tutarda taraf kayıtlarında bulunduğu, davalı kayıtlarında yer almasa bile davacı kayıtlarında davalının bu faturalara mahsuben toplamda 67.000,00-TL hesaba ödemede bulunulduğu ve dolayısıyla söz konusu ödemeden esasen işveren konumundaki davalının yararlanması gerektiği, buradan hareketle davacı tarafça davalı aleyhine kesilen toplam 97.100,64-TL'lik faturadan bahse konu 67.000,00-TL'lik ödemenin mahsubu sonucunda davacının davalıdan 30.100,64-TL tutarında alacaklı olduğunun tespit edildiği, davalı kayıtlarında davacıya borç olarak girilen 31.860,00-TL'lik kaydın davacı kayıtlarında bulunmadığı belirtilmiştir.
Kural olarak, eser sözleşmelerinde işin yapıldığını ve teslim edildiğini kanıtlama külfeti yükleniciye, eserin ayıplı olduğunu kanıtlama külfeti ise iş sahibine aittir. Davalı iş sahibi tarafından ayıp savunmasında bulunulmuş ise de, ayıbın varlığı konusunda bir delil tespiti yaptırılmamıştır. Ayıp iddiasının dayanağı dava dışı firma tarafından düzenlenen reklamasyon faturası olup, reklamasyon faturası tek başına ürünlerin ayıplı olduğunu ispata yeterli olmadığı gibi, davalı taraf, ürünlerin nerede olduğu konusunda verilen süre içerisinde herhangi bir bildirimde bulunulmadığı, davalının davacı tarafça teslimi gerçekleşen ürünlerin ayıplı olduğuna yönelik iddiasını ispat edemediği (Benzer yönde Yargıtay 6. Hukuk Dairesinin ████████ Esas, █████████ Karar sayılı ilamı) anlaşıldığından davanın kabulüne karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmamaktadır.
Dosya kapsamı, mahkeme gerekçesi ve yapılan değerlendirmeye göre; mahkemece verilen karar usul ve yasaya uygun olup, davalı vekilinin istinaf kanun yoluna başvurusunun HMK'nın 353/(1)-b-1. maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerekmiş olup aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM
: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-İzmir 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 13.06.2023 tarih ve ████████ Esas, ████████ Karar sayılı kararı, usul ve esas yönünden hukuka uygun bulunduğundan, davalı vekilinin istinaf kanun yoluna başvurusunun, 6100 sayılı HMK'nın 353/(1)-b-1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,
2-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun reddine karar verilmiş olup, alınması gereken 2.153,08 TL istinaf karar harcından davalı tarafından peşin olarak yatırılan toplam (269,85 TL + 268,40 TL) 538,25 TL harcın mahsubu ile kalan 1.614,83 TL'nin davalıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına,
3-Davalı tarafından yatırılan 738,00 TL istinaf kanun yoluna başvurma harcı ile yapılan istinaf kanun yolu giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
4-Kararın, ilk derece mahkemesince tebliğine,
Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, HMK'nın 362/(1)-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere 07.05.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!