Anahtar kelimeler: Makina Yaz Parçalarının Yapmakta İşlemesini Çeşitli Eser İzmir İsimli Sahibi

ESAS NO
: █████████KARAR NO
: ████████T Ü R K M İ L L E T İ A D I N ABÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARIİNCELENEN KARARINMAHKEMESİ
: İZMİR 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİESAS NO
: ████████KARAR NO
: ████████DAVA TARİHİ
: █████/2020KARAR TARİHİ
: █████/2023DAVA
: Alacak (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan)KARAR TARİHİ
: 30.04.2026KARARIN YAZ. TARİHİ
: 30.04.2026İzmir 4. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 06.04.2023 tarih ve ████████ Esas, ████████ Karar sayılı kararının, istinaf başvurusu yoluyla incelenmesinin davalı vekili tarafından istenilmesi üzerine, dairemize gönderilen dosya incelendi, dosya içeriğine göre incelemenin duruşmasız olarak yapılması uygun görülmekle, gereği konuşulup düşünüldü.İSTEM
:Davacı vekili tarafından verilen dava dilekçesinde özetle; Davacı şirketin çeşitli makina parçalarının işlemesini yapmakta olan İzmir Makina isimli şirketin sahibi olduğunu, Davalı şirket yetkililerinden .... tarafından ilk olarak █████/2018 tarihinde, davacıya mail atılarak, işlemesi yapılmasını istedikleri malzemelerin listesinin gönderildiğini, bunun üzerine davacının ücret teklifi hazırlayarak █████/2018 de davalıya mail olarak gönderildiğini, bu aşamada taraflar arasında mail yoluyla görüşmelerin devam ettiğini, sonunda anlaşma sağlandığını, davacı tarafından gönderilen fiyat listesinin davalı tarafından kabul edildiğini ve davacıya ait malzemelerin atölyeye getirildiğini davacı tarafından yapılan ilk incelemede gelen malzemelerden bazılarının eksik olduğunun anlaşıldığını, durumun davalıya bildirildiğini, sağlam olan parçalarla çalışmaya başlanıldığını, davalı tarafından █████/2019 da ilk peşinat olarak 2.500,00-TL nin davacı müvekkilin .... hesabına gönderildiğini, bu sırada davacının çalışmasından memnun kalan davalının yeni siparişlerini de davacıya ileterek anlaşmaya varılmış olduğunu, davacının yaptığı işlerle ilgili faturalardan ilkini █████/2019 tarihinde davalıya teslim ettiğini, davalı tarafından bu faturaya itiraz edilmediğini, Tüm malzemelerin davalıya eksiksiz olarak teslim edildiğini, yapılacak tüm işlerin bitmiş olduğu en son faturanın █████/2019 da davalıya gönderildiğini, bu şekilde tüm siparişleri yerine getiren davacının eksiksiz olarak davalıya teslim ve davalıca ihtiraz1 kayıtsız imzalanarak kabul edildiğine dair tüm sevk irsaliyeleri ve faturalar da dosyaya sunulduğunu, davalı tarafından davacıya █████/2019 tarihinde İzmir 30. Noterliği 11591 yevmiye numaralı ihtarname gönderildiğini, gönderilen bu ihtarnamede davalı tarafından yapılan işlere ait faturaların bedellerine itiraz edildiğini, toplam fatura bedelinin 105.687,88 TL olduğunu, ancak davalı tarafından █████/2019 da ilk peşinat olarak 2.500,00 TL ödenmiş sonrasında ufak miktarda ödeme yapıldığını, kalan alacak miktarının davacı tarafından defalarca istenmesine rağmen ödenmediği için davacının 30.04.2019 tarihinde İzmir 27. İcra Müdürlüğü █████████ E. sayılı dosyasıyla icra takibi başlatıldığını ancak davalının takibe itiraz etmiş olması sebebiyle takibin durdurulduğunu, davalının İzmir 27. İcra Müdürlüğü █████████ E. sayılı dosyasıyla █████/2019 tarihinde temerrüte düşmüş olduğunu, alacaklarına bu tarihlen itibaren avans faizi işletilmesi talebinde bulunduklarını, açıkladığı nedenlerle; davalarının kabulünü, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 10.000,00-TL alacağın █████/2019 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı üzerinde bırakılmasını talep etmiştir.Davacı vekili tarafından verilen ıslah dilekçesi ile özetle; Dosyadan alınan 20.12.2022 tarihli bilirkişi raporu ile davalarının haklılığının ispatlandığını, davayı ıslah etme zarureti hasıl olduğunu, dava dilekçelerinde fazlaya ilişkin haklarımızı saklı tutarak talep ettikleri 10.000 TL'yi, 84.187,88 TL ıslah ederek toplam 94.187,88 TL'nin 30.04.2019 tarihinden itibaren işleyecek en yüksek ticari faiziyle birlikte taraflarına ödenmesine karar verilmesini talep ettiklerini, aradaki farka ilişkin ıslah harcının da taraflarınca yatırılacağını, yukarıda kısaca izah edilen ve resen nazara alınacak nedenlerle iş bu ıslah dilekçelerinin kabulüne ve davalı tarafa tebliğine, davanın kabulü ile toplam 94.187,88 TL'nin 30.04.2019 tarihinden itibaren işleyecek en yüksek ticari faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacı müvekkile verilmesine, yargılama giderleri ile ücreti vekaletin davalıya yüklenmesine karar verilmesi isteğinde bulunmuştur.CEVAP
:Davalı vekili tarafından verilen cevap dilekçesinde özetle; Dava dilekçesinde yer alan açıklama ve iddiaların hiçbir şekilde gerçek durumu yansıtmadığını, davalı aleyhine açılmış davayı hiçbir şekilde kabul etmediklerini, dava dilekçesinde iddia edilenin aksine, davalı firma tarafından davacı ...'un babası.... adına olan işyerinden 24.07.2017 tarihinde, 20.000,00-TL. bedelli bir Plaka Kalıbı alınmış olduğunu, İşbu plaka kalıbının aktif olarak kullanılabilmesi için yapılması gerekli bir kısım bakım ve tamirat işlemlerinin söz konusu olduğunu, bu sebeple işbu kalıbın davacıya ait işyerine bırakıldığını, bu bakım ve tamirat işleri için ise 2.500,00-TL tutarında ödeme yapıldığını, söz konusu kalıbın davacı uhdesinde olması ve bu kalıp kullanılarak yapılması mümkün bir kısım imalat işleri nazarıyla davacı firmayla bir kısım işler özelinde çalışılmaya başlandığını, yaptığı işler karşılığı bir kısım ödemeler yapıldığını, ancak davalı şirketçe 19.04.2019 tarihinde tebellüğ edildiğini, davacı tarafça yapılmış işler dikkate alındığında talep edilmekte olan tutarların piyasa rayiçleri ve hayatın olağan akışı dahilinde kabul edilmesi mümkün olmayan, gerçekte işbu işler karşılığı ödenmesi gereken miktarların 4 - 5 katı fahiş tutarlar olduğunu, bunun üzerine İzmir 30. noterliğinin 11591 yevmiye numaralı, ihtarnamesinin keşide edildiğini, bu faturalara ilişkin usulsüzlükler sebebiyle Cumhuriyet Başsavcılığına şikayette bulunma hakkı saklı tutularak TTK 21. Madde hükmü uyarınca süresi içerisinde faturaların tamamına itiraz edilmiş ve gerçeğe aykırı işbu fahiş tutarlı faturaların davacıya iade edilmiş olduğunu, bahsi geçen 2017 yılında 20.000,00-TL. bedelle satın alındığını, plaka kalıbının iadesinin istendiğini, davacı tarafça bu kez söz konusu kalıba el konulduğunu, kalıbın iadesinin gerçekleştirilemediğini, kalıp davacı işyerinden başka bir yerde saklanarak davalı firmaya şantaj yapıldığını, davacı tarafın bu tutumu karşısında, davalı taraf davacı ... ve babası .... hakkında Cumhuriyet Başsavcılığına şikayette bulunulduğunu, İzmir Cumhuriyet Başsavcılığının ███████████ soruşturma dosyasına ilişkin Savcılık soruşturma işlemlerinin devam etmekte olduğunu, davacı tarafından düzenlemiş faturalarda yer alan tutarların, piyasa rayiçleri ve hayatın olağan akışı dâhilinde kabul edilmesinin mümkün olmadığını, açıkladığı nedenlerle; davacının davasının reddini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesini talep etmiştir.İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
:İlk derece mahkemesinin 06.04.2023 tarih ve ████████ Esas, ████████ Karar sayılı kararı ile özetle; ''...Dava: Eser sözleşmesinden kaynaklanan alacak davasıdır.Davacı ... (....Makine) tarafından taraflar arasındaki sözlü anlaşmaya göre Tren Vagonu Yıkama Makinalarında kullanılmak üzere malzeme ve yedek parçaları üretim işi yüklenilmiş olduğu anlaşılmaktadır.Tarafların ticari defterlerinin SMM Bilirkişi tarafından incelenmesinde; Davacının şahıs işletmesi olduğu, işletme defteri beyan sisteminde işlem gördüğü, G.İ.B. Elektronik ortamda tutulan İşletme defterinin delil niteliği bulunduğu, Davacının İşletme defterine göre, “Gelir Liste Raporu” na göre davalı şirket adına düzenlenmiş dava konusu 12 adet faturaların usulüne uygun olarak KDV hariç tutarları ile gelir olarak deftere kaydedildiği ancak incelemeye davacı tarafça sunulan herhangi bir belge olmadığı,Davalı ... Şti.’ e ait 2019 yılı ticari defterlerin usulüne uygun tutulduğu, defter kayıtlarının birbirini doğruladığı, davalı şirketin ticari defterlerin delil niteliği bulunduğu, Davalının Ticari defterlerine göre; davacıya ait işlem kayıtlarının 320 Satıcılar ana hesabı altında 320.01.621 kodlu alt hesabında .... Makine-... şahıs işletmesine hesabında kaydedilerek izlendiği, taraflar arasında ticari ilişkinin 20.02.2019 tarihinden itibaren başladığı, Muavin defter kayıtlarında, davalı şirketin muhasebe kayıtlarında 01.12.2019 tarihli işlem kaydı ile davacının 91.687,88 TL alacaklı olarak göründüğü, bakiyenin 2020 yılına devrettirildiği, 27.01.2020 tarihli olarak düzenlenerek davacıya borç kaydedilen ARS2020000000001 no’lu 41.687,88 TL tutarındaki fatura neticesinde davacının alacağının 50.000,00 TL2 ye düşmüş olduğu anlaşılmaktadır.Tarafların hesap kayıtlarında mutabık olmadıkları, davacının davalıya ait iade faturasını kayıtlarına dâhil etmediği, davalı şirketin ihtarname ile davacıya faturaları iade ettiğini belirttiği, ancak muhasebe kayıtlarına dâhil ettiği, GİB: Form BA beyanlarında ise beyan etmediği tespit edildiği görülmüştür.Tüm dosya kapsamı ve hükme esas alınan Makine Mühendisi Bilirkişi Raporlarına göre; Davacı ... tarafından davalı ile yaptığı sözlü anlaşma ile ürettiği malzeme ve yedek parçaların Vagon Yıkama Makinalarında kullanılmak üzere 12 adet irsaliyeli fatura karşılığı Davalı çalışanına teslim edildiği, teslimi yapılan 12 adet fatura bedelinin toplam 105.687,88 TL olduğu, Davacının ürettiği yıkama makinası yedek parçalarının davalı tarafa teslim edildiğine ilişkin sevk irsaliyesi belgelerinin bulunduğu, dolayısı ile davalı tarafa teslim edildiğinin anlaşıldığı, üretilen yedek parçaların taraflar arasındaki e-posta yazışmaları göz önüne alındığında ayıplı olarak üretilerek teslim edildiğine ilişkin bir yazışma sunulmadığı, dolayısı ile dava konusu ürünlerin ayıpsız olarak teslim edildiğinin anlaşılmaktadır.Bilirkişi tarafından yapılan piyasa araştırmaları sonucu ünlerin piyasada malzemenin cinsi, malzemenin malzeme üzerinde yapılan her türlü ısıl ve talaşlı işlemler ( malzemenin tavlanması, kesim işlemleri, diş açma, yüzey taşlama, kılavuz açma, delik açma v.b. ) gibi etkenlere göre değişiklik gösterdiği belirlenen güncel birim fiyatlarının 2020 yılında yapılması halinde enflasyon güncellemesi yapılması ile davacı yanın yaptığı imalatların bedellerinin piyasa rayiçlerine uygun olduğu,Davalının, davacıya işbu faturalar karşılığında 11.500,00 -TL ödeme yaptığına dair dekontlar incelendiğinde davacının Fatura Toplam Bedeli 105.687,88 TL olduğu, ödenen 11.500,00 TL- düşüldüğünde alacak miktarının 94.187,88- TL olacağı, davacının davasını kısmi dava olarak 10.000-TL değer göstererek açtığı, █████/2023 tarihli ıslah dilekçesi ile dava değerini 94.187,88 TL' yükselttiği anlaşılmakla davacının davasının kabulüne,94.187,88-TL'nin 10.000,00-TL'sine 09.05.2019 tarihinden, 84.187,88-TL'sine ıslah tarihi 27.07.2023 tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş, ıslah tarihinde maddi hata yapıldığından ıslah tarihi █████/2023 olarak düzeltilmiştir'' şeklinde karar verilmiştir.İSTİNAF SEBEPLERİ
:Davalı vekili tarafından verilen 22.06.2023 tarihli istinaf kanun yoluna başvuru dilekçesi ile özetle;-İlk Derece Mahkemesi tarafından davaya ilişkin tahkikat sürecinde işbu davaya dair temel delilleri olduğu belirtilmesine karşın ve bu konuda muhtelif tarihli dilekçeleri ile mahkemeden açık ve kesin bir şekilde talepte bulunmalarına karşın delilleri toplanmaksızın eksik tahkikat neticesi usule, yasaya ve hakkaniyete aykırı bir karar verildiğini,-Davaya ilişkin temel uyuşmazlık ve yargılamaya konu temel noktanın; davacı tarafça düzenlendiğini ve fakat müvekkili davalı şirket tarafından TTK hükümlerine uygun şekilde süresinde itiraz edilerek iade edilmiş faturalara konu işler ederinin piyasa rayiçleri ve hayatın olağan akışı dahilinde kabul edilmesinin mümkün olup olmadığı, gerçekte piyasa rayiçleri nazarıyla işbu işler karşılığı ödenmesi gereken miktarın (davacı davasını kabul anlamına gelmemek kaydıyla) belirlenmesi gerekliliğine dair olduğunu,-Davaya ilişkin cevap dilekçelerine bu konuya özellikle değinildiğini, cevap dilekçelerinde yer alan delil listelerinde ise davacının alacak iddiasının dayanağı faturalardaki tutarların piyasa rayiç bedelleri ile arasındaki farka dair kayıt ve belgeler başlıca delilleri olarak belirtildiğini, 27.11.2020 tarihli delil listemiz (7) maddesinde davacı tarafın alacak iddiasına dayanak faturalarda yer alan tutarlar ile piyasa rayiç bedelleri arasındaki farkı ortaya koyar fiyat farkı tekliflerinin delilleri olduğunun yazıldığını, mahkemenin bu konuya ilişkin ara kararı nazarıyla 23.02.2021 tarihli dilekçeleri ile bu itibarla, delil listemiz (7) nolu maddesinde, davacı tarafın alacak iddiasının dayanağı faturalar ve işbu faturalarda yer alan tutarların piyasa rayiç bedelleri ile arasındaki farka dair kayıt ve belgeler bir kez daha delilleri olarak belirtildiğini, bu noktada, müvekkili davalı firmanın aynı işle ilgili çalıştığını ve çalışmakta olduğu ... .. - .... (vergi no: ...) ve ... - .... (vergi no:...) unvanlı firmalar tarafından düzenlenmiş faturalar ve bu faturalara konu iş bedelleri ve bu firmalara yapılmış ödemeler rayiç fiyat olarak bir delilleri olarak beyanla, bu iki firmaya müzekkere yazılarak, ...Şti.'ne geçmişte düzenledikleri tüm faturaların mahkeme dosyasına celbedilmesinin talep edildiğini, celbedilmesini talep ettikleri bu delilleri ile ilgili mahkemece herhangi bir karar verilmeksizin, bu delilleri celp edilmeksizin dosyanın eksik şekilde bilirkişiye tevdi edildiğini,-Dosyaya ibraz edilmiş ilk bilirkişi raporunda, davanın asıl uyuşmazlık noktası olan, davaya konu faturaların fatura tanzim tarihi nazarıyla piyasa rayiç değerlerine uygun olup olmadığı hiç bir şekilde incelenmediğinden, bu konuda rapor düzenlenmediğini, taraflarınca rapora haklı şekilde itiraz edildiğini, 01.09.2021 tarihli itiraz dilekçelerinde, davaya ilişin delilleri arasında davaya konu faturalarda yer alan tutarların piyasa rayiç bedellerine dair kayıtların da sayıldığı, buna dair somut delil olarak ise, 23.02.2021 tarihli beyan dilekçelerinde müvekkili davalı firmanın çalışmış ve/veya çalışmakta olduğu, davacı firmanın yaptığı işle aynı işi yapan iki tane firmanın yaptığı işlerle ilgili müvekkili davalıya düzenlemiş olduğu faturalar ve işbu şirket kayıtlarının temel bir delilleri olarak celbedilmesi veya bunların bilirkişi incelemesi sürecinde değerlendirilmesinin bir kez daha talep edilmek zorunda kalındığını,-İlk derece Mahkemesince bilirkişi raporuna itiraz dilekçeleri üzerine eksik tahkikat yapıldığının kabul edildiğini, bu anlamda dosya başka bir bilirkişiye (itiraz ettikleri bu konuya ilişkin rapor düzenlemek üzere) tevdi edildiğini ve fakat dosya yeni bir bilirkişiye verilmiş ise de bu bilirkişi tarafından yapılacak incelemeye esas olmak üzere celbedilmesini talep ettikleri kayıtların mahkemece celbedilmeksizin dosya bilirkişiye verildiğini,-Davaya konu faturalara ilişkin işi yapan üçüncü kişi firmalardan celp edilmesini talep ettikleri kayıt ve belgeler celbedilmeksizin rapor aldırıldığından yeniden bilirkişi incelemesi yapılması anlamsız kaldığını, nitekim bilirkişi tarafından, hiç bir somut karşılaştırma ve/veya somut maddi bir açıklama ortaya konulmaksızın fatura ederlerinin rayiç faturalara uygun olduğu şeklide hatalı ve gerçeğe aykırı rapor düzenlendiğini, bu rapora karşı itiraz dilekçelerinde; mahkemeden bir kez daha ve ısrarla, davaya ilişin delilleri arasında davaya konu faturalarda yer alan tutarların piyasa rayiç bedellerine dair kayıtların celbedilmesi aksi takdirde somut bir değerlendirme ve tespitin yapılmasının mümkün olamayacağı ısrarla vurgulanarak rapora itiraz edildiğini, mahkemece muhtelif defalar ek raporlar alındığını, ancak bilirkişilerin mukayese edebileceği emsal rayiç değerler olmadığından, mahkeme kararına somut gerekçe oluşturabilecek mahiyette bilirkişi incelemesi yapılamadığını, bilirkişilerin soyut görüşünden ibaret şekilde ortaya koydukları ve hiç bir somut veriye dayanmayan faturaların rayiç ederlerinde olduğu görüşüne itibarla haksız ve hukuka aykırı karar verildiğini,-Celbedilmesini talep ettikleri, (emsal piyasa fiyatlarını gösterir) .... – .... ve .... –.... unvanlı firmalardan, 2019 yılında davacı ile benzer işlerle ilgili düzenlemiş olduğu faturaların bir kısmının taraflarınca temin edilerek mahkeme dosyasına sunulduğunu, ancak, gerçek anlamda bu konuya ilişkin bilirkişi incelemesi öncesinde, davaya konu iş ve rayiç iş bedeli ile ilgili olarak bildirdikleri firmalardan, müvekkili davalı firmaya yapmış oldukları işlerle ilgili tüm fatura kayıt ve ödeme belgelerinin celbedilmesi akabinde bu kayıtlarla birlikte mukayeseli şekilde bir rapor tanzim edilerek konunun incelenmesi gerekliliğinin izahtan vareste olduğunu, ilk derece mahkemesince bu açık talepleri (reddilmeksizin) adete yok sayıldığını, birden fazla kez rapor alınmasına, akabinde de ek raporlar alınarak çözüm bulunmaya çalışılmış ise de taraf delilleri toplanmaksızın bilirkişi incelemesi yaptırıldığından, raporlar sonucunda ve nihayetinde mahkeme kararında taraflar arasındaki uyuşmazlık süreci aydınlatılmaksızın, eksik tahkikat neticesi haksız ve hukuka aykırı bir karar verildiğini, ilk derece mahkmemesi kararının öncelikle bu sebeple kaldırılması ve eksik tahkikatın tamamlanarak hüküm kurulması için dosyanın ilk derece mahkemesine iadesine karar verilmesini talep ettiklerini,-Mahkemece davacı tarafın davasının kabulü yönünde hüküm kurulmuş ise de; müvekkili davalı firma ile davacı firma arasında hiç bir yazılı sözleşme bulunmadığını, davacı ve davalı firma arasında yine yapılması görüşülmüş işlerle ilgili hiç ücret mutabakatı ve/veya işlerin bedeline ilişkin yazılı veya sözlü bir anlaşma olmadığı gibi, davacı tarafça ibraz edilmiş ve müvekkili davalı firma ve/veya yetkililerince kabul edilmiş bir ücret teklifinin de hiçbir zaman söz konusu olmadığının dosya mündericatı ile sabit olduğunu, dava dilekçesinde iddia edilenin aksine, ... isimli kişinin müvekkili şirket yetkilisi olmadığı gibi, davalı tarafa ödenmiş 2500,00-TL tutarın da (davacının bu yönde gerçeğe aykırı bir maddi vakıa yaratma kötüniyetli saikine karşın) taraflarca ücreti konusunda mutabık kalınmış işlerle ilgili bir peşinat ödenmesi olmadığını, müvekkili davalı firma tarafından, davacı ...’un babası.... adına olan işyerinden 24.07.2017 tarihinde, 20.000,00-TL. bedelli bir plaka kalıbı alındığını, işbu plaka kalıbının aktif olarak kullanılabilmesi için yapılması gerekli bir kısım bakım ve tamirat işlemlerinin söz konusu olup, bu sebeple işbu kalıp davacıya ait işyerine bırakıldığını, bu bakım ve tamirat işleri için ise 2.500,00-TL tutarında ödeme yapıldığını, söz konusu kalıbın davacı uhdesinde olması ve bu kalıp kullanılarak yapılması mümkün bir kısım imalat işleri nazarıyla, davacı firmayla bir kısım işler özelinde çalışılmaya başlandığını, yaptığı işler karşılığı bir kısım ödemeler yapıldığını, ancak müvekkili şirketçe, 19.04.2019 tarihinde tebellüğ edildiğini, davacı tarafça seri sıra numaraları ile düzenlenmiş alacak iddiasının dayanağı faturalar münderacatları incelendiğinde, faturalarda bahsi geçen miktarların taraflar arasında anlaşmaya varıldığını, mutabık kalınmış tutarlar olmadıkları, bunun ötesinde davacı tarafça yapılmış işler dikkate alındığında talep edilmekte olan tutarların piyasa rayiçleri ve hayatın olağan akışı dahilinde kabul edilmesi mümkün olmayan, gerçekte işbu işler karşılığı ödenmesi gereken miktarların 4, 5 katı fahiş tutarlar olduğu yine davacı tarafça yapılmamış olmasına karşın bir kısım işlerin ise davacı tarafça yapılmış gibi fatura edildiğinin tespit edildiğini, bunun üzerine derhal; İzmir 30. Noterliğinin 11591 yevmiye numaralı, ihtarnamesi keşide edilerek bu faturalara ilişkin usulsüzlükler sebebiyle Cumhuriyet Başsavcılığına şikayette bulunma haklarının saklı tutularak TTK 21. Madde hükmü uyarınca süresi içerisinde faturaların tamamına itiraz edilerek, gerçeğe aykırı işbu fahiş tutarlı faturaların davacıya iade edildiğini,-Cevap dilekçelerinde detaylı şekilde üzerinde durulduğu üzere, arabuluculuk görüşmeleri sonrasında, özellikle savcılık şikayetleri sebebiyle, davacı tarafın davaya konu uyuşmazlık konusunda bir kez daha görüşmek istendiğini, bu süreçte, davacı tarafça yapılan işler karşılığının gerçek ederinin (taraflarınca kabul anlamına gelmemek kaydıyla) 30.000,00 TL olduğunun beyan edildiğini, ancak ellerinde olan baskı kalıbının da 20.000,00-TL değerli olduğu beyanla 50.000,00 T. ödenmesinin talep edildiğini, bu konuya ilişkin e-posta yazışmaları mahkeme dosyasına ibraz edilmiş ise ilk derece mahkemesince bu kayıtlara hiç bir şekilde itibar edilmeksizin hüküm kurulduğunu, aslında bu kayıtların dahi bizzat davacı tarafça, kendilerince düzenlenmiş faturaların fahiş tutarlar olduğunun kabul edildiğinin ispatı ve göstergesi olduğunu, dava dosyası mündericatında yer alan bu açıklama ve beyanlarının delili olarak ibraz ettikleri kayıt ve belgeler ilk derece mahkemesince hiç bir şekilde nazara alınmaksızın hüküm kurulduğunu, mahkeme kararının usule, yasaya ve hakkaniyete aykırı olması sebebiyle işbu dilekçeleri ile karara ilişkin istinaf itirazlarının sunulduğunu,Yukarıda arz ve izah olunan tüm açıklamaları ve re'sen dikkate alınacak nedenlerle, İzmir 4. Asliye Ticaret Mahkemesinin ████████ E., ████████K. Sayılı 06.04.2023 tarihli kararı ile delillleri toplanmaksızın yapılmış eksik tahkikata karşın karar verilmiş olduğundan, işbu kararın usule ve yasaya aykırı olması nazarıyla kaldırılmasına, dosyanın eksik tahkikatın tamamlanması ve akabinde hüküm kurulması için ilk derece mahkemesine gönderilmesine, aksi kanaat söz konusu ise kararın kaldırılarak, davacı tarafça açılmış davanın reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesi istemiyle istinaf kanun yoluna başvurmuştur.DELİLLER, DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
:İstinaf kanun yolu başvurusuna konu edilen karar hakkında; HMK.nın 355. maddesindeki düzenleme uyarınca, istinaf dilekçesinde belirtilen nedenler ve kamu düzenine ilişkin aykırılık bulunup bulunmadığı yönü gözetilerek yapılan inceleme sonucunda;Dava, eser sözleşmesinden kaynaklanan bakiye iş bedelinin tahsili istemine ilişkindir.İlk derece mahkemesi tarafından davanın kabulüne karar verildiği, verilen kararın davalı vekili tarafından istinaf edildiği görülmüştür.Davacı yüklenici ile davalı iş sahibi arasında tren vagonu makinalarında kullanılmak üzere malzeme ve yedek parça üretimi konusunda eser sözleşmesi ilişkisi kurulduğu; davacı yüklenicinin ürettiği malzeme ve yedek parçaları 12 adet irsaliyeli fatura karşılığında davalıya teslim ettiği anlaşılmıştır.Somut olayda taraflar arasındaki uyuşmazlığın davacı yüklenici tarafından düzenlenen fatura bedellerinin taraflar arasındaki anlaşmaya uygun olarak düzenlenip düzenlenmediği; faturalardaki bedellerin piyasa rayiçlerinin üzerinde fahiş olarak düzenlenip düzenlenmediği, bu kapsamda davacı yüklenicinin bakiye iş bedeli alacağının olup olmadığı hususlarında olduğu anlaşılmıştır.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) hükümlerine göre: Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir.(HMK 222/1). Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır (HMK 222/2). Bu şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması ve defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerektiği ise üçüncü fıkrada düzenlenmiştir. Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur. (HMK 222/4).Faturanın delil olması ile ticari defterlerin delil olması ise birbirinden farklıdır. 6102 sayılı TTK'nın 21/2. maddeye göre faturaya itiraz edilmemiş ise içeriği kesinleşir ise de akdî ilişkinin yazılı delillerle ispatı gerekir. Fatura ticari defterlere kayıt edilmiş ise artık faturanın delil olmasıyla ilgili bu maddeye değil ticari defterlerin delil olmasıyla ilgili TTK'nın 222. maddeye bakmak gerekir. Ticari defterlere kaydedilmiş fatura akdi ilişkinin varlığını kanıtlar. Faturayı teslim aldıktan sonra süresi içinde itiraz ve iade etmeyerek ticari defterlerine kaydeden kimse ise, bu faturanın mal veya hizmet aldığı için geçerli bir sözleşme ilişkisine göre düzenlendiğini kabul etmiş sayılır ve fatura nedeniyle mal veya hizmet almadığını, bu faturadan dolayı borçlu olmadığını yazılı veya kesin delillerle ispatlaması gerekir. (Yargıtay 6.HD'nin █████████ Esas ve █████████ Karar sayılı kararı)Yargılama aşamasında Mahkemece aldırılan 13.08.2021 tarihli mali müşavir bilirkişi raporunda; davacı tarafından davalı adına düzenlenen dava konusu 105.687,88 TL bedelli 12 adet faturanın davacı defterlerinde kayıtlı olduğu, davalı tarafça 12 adet faturaya itiraz edilmiş ise de daha sonra tüm faturaların davalının ticari defterlerine itiraz tarihinden sonra kaydedildiği, davalı defterlerine göre davacının 01.12.2019 tarihi itibariyle 91.687,88TL alacaklı göründüğü, davalının 27.01.2020 tarihli 41.687,88 TL tutarındaki davacıya düzenlenen iade faturası neticesinde ise davacı alacağının 50.000 TL'ye düştüğü; davacının ise davalı tarafından düzenlenen iade faturasını kabul etmeyerek davalı tarafa iade ettiği görülmüştür.Somut olayda davacı yüklenici tarafından düzenlenen dava konusu 12 adet fatura davalı iş sahibi tarafından kendi ticari defterlerine işlendiğinden faturadaki miktar kadar iş bedeli bulunduğunu davalı iş sahibi kabul etmiş sayılacağından ticari defterlere itibar edilerek iş bedeli miktarının belirlenmesi gerektiği, kaldı ki iki farklı makina mühendisi bilirkişi tarafından düzenlenen raporlarda da davacı tarafça düzenlenen fatura bedellerinin 6098 sayılı TBK'nın 481. maddesi hükmünce yapıldığı yıl mahalli piyasa rayiçleri ile uyumlu olduğunun tespit edildiği; bu kapsamda davacının eser sözleşmesi kapsamında 12 adet fatura bedeli olan 105.687,88 TL alacağından davalı tarafça yapılan ödeme dekontlarına göre 11.500,00TL mahsup edildiğinde davacı yüklenicinin bakiye 94.187,88TL alacağı bulunduğu anlaşıldığından Mahkemece dava ve ıslah dilekçesi dikkate alınarak davanın kabulüne karar verilmesinde usule ve yasaya aykırılık bulunmamaktadır.Dosya kapsamı, mahkeme gerekçesi ve yapılan değerlendirmeye göre; mahkemece verilen karar usul ve yasaya uygun olup, davalı vekilinin istinaf kanun yoluna başvurusunun HMK'nın 353/(1)-b-1. maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerekmiş olup aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur.HÜKÜM
: Yukarıda açıklanan nedenlerle;1-İzmir 4. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 06.04.2023 tarih ve ████████ Esas, ████████ Karar sayılı kararı, usul ve esas yönünden hukuka uygun bulunduğundan, davalı vekilinin istinaf kanun yoluna başvurusunun, 6100 sayılı HMK'nın 353/(1)-b-1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,2-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun reddine karar verilmiş olup, alınması gereken 6.433,97 TL istinaf karar harcından davalı tarafından peşin olarak yatırılan toplam (179,90 TL + 1.458,59 TL) 1.638,49 TL harcın mahsubu ile kalan 4.795,48 TL'nin davalıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına,3-Davalı tarafından yatırılan 492,00 TL istinaf kanun yoluna başvurma harcı ile yapılan istinaf kanun yolu giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,4-Kararın, dairemizce taraflara tebliğine,Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 361/(1) maddesi gereğince, kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 hafta içinde Yargıtay nezdinde temyiz yasa yolu açık olmak üzere 30.04.2026 tarihinde oy birliği ile karar verildi.