Anahtar kelimeler: İht İhr Saatte Gününün Oto Tekstil Geldi Turizm Başlanarak Davetiye
6. Hukuk Dairesi         █████████ E.  ,  ████████ K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Tüketici Mahkemesi

SAYISI
: ████████ E., ████████ K.
Mahkemece bozmaya uyularak verilen karar, davalı ... İnşaat Oto. Gıda Turizm Tekstil İht. İhr. San. ve Tic. Ltd. Şti. vekilince duruşmasız, diğer davalılar vekilince duruşmalı olarak temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 13.01.2026 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir.
Belli edilen günde davalı ... vd. vekili Avukat ........ ile davacı ... vekili Avukat ... geldi. Tebligata rağmen başka gelen gelen olmadığı anlaşılmakla duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için uygun görülen saatte Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı yüklenici .... İnşaat Otomotiv ile diğer davalılar arasında .... 15. Noterliği'nin 20.03.2012 tarihli Arsa Payı Karşılığı İnşaat Sözleşmesi yapıldığını, yapılan sözleşmeye göre 297 ada, 63 parselde yapılacak olan inşaatta, A Blok 1-3-6, B Blok 1-3-6 ve C Blok ... numaralı bağımsız bölümlerin arsa sahiplerine bırakıldığını, yine davalı yüklenici ve davalı arsa sahipleri arasında 15.07.2014 tarihinde yapılan adi yazılı sözleşmeyle, arsa sahipleri adına kayıtlı A Blok 1-3-6, B Blok 1-3-6 ve C Blok ... numaralı bağımsız bölümlerin 4.750.000,00 USD bedel karşılığında davalı şirkete devredileceğinin kararlaştırıldığını, davalı yüklenici ve davacı arasında 20.08.2014 tarihinde yapılan adi yazılı sözleşmeyle ise, davalılar arasında yapılan 15.07.2014 tarihli harici sözleşmeye göre davalı yükleniciye devri kararlaştırılan B Blok 6 numaralı bağımsız bölümün 900.000,00 USD karşılığında, davacıya devredileceğinin kabul edildiğini ve bedelin davacı tarafından ödendiğini ancak arsa sahiplerinin 15.07.2014 tarihli sözleşme uyarınca A blok 1-6, B blok 3 numaralı bağımsız bölümleri yükleniciye devretmelerine rağmen kalan taşınmazlar için, satış sözleşmesinin harici yapıldığı ve geçersiz olduğundan bahisle devirden kaçındıklarını ileri sürerek, B Blok 6 no'lu bağımsız bölümün tapu kaydının iptâli ile davacı adına tescilini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
Davalı yüklenici şirket vekili cevap dilekçesinde; davacı ile yapılan sözleşme uyarınca, B Blok 6 numaralı dairenin bedeli olan 900.000,00 USD'nin davacı tarafından davalı şirkete ödendiğini ve taşınmazın 15.04.2015 tarihinde davacıya teslim edildiğini, ancak arsa sahiplerinin dürüstlük kuralına aykırı davranarak satış sözleşmesinin adi yazılı yapıldığından bahisle geçersizliğini ileri sürüp taşınmazın devrini yapmadıklarını, davayı kabul ettiklerini beyan ederek; yargılama giderleri ve vekâlet ücretinden sorumlu tutulmamaları gerektiğini savunmuştur.
Davalı arsa sahipleri vekili cevap dilekçesinde; sözleşmeye göre arsa sahiplerine bırakılan 9 adet bağımsız bölümün tamamlanmadan ve teslim edilmeden önce 15.07.2014 tarihinde geçersiz olarak yapılan sözleşmeyle yükleniciye devredileceğinin kararlaştırıldığını, davalı arsa sahiplerinin harici olarak yapılan sözleşmenin geçersiz olduğunu bilmediklerini, ilk üç dairenin bedelini alarak daireleri devrettiklerini, sözleşmenin geçerli olmadığını öğrendikten sonra yüklenicinin ödemelerinden imtina ederek sözleşmenin geçersiz olması nedeniyle diğer taşınmazları devretmediklerini, davacının 3. kişi olması nedeniyle iyiniyetli olmadığını, davalı şirketin 3. kişiye geçersiz satış sözleşmesi ile dava açtırdığını, davacıya zilyetliğin geçmesinin mümkün olmadığını, davacının satış sözleşmesinde taraf olmayan arsa sahiplerini davalı olarak gösteremeyeceğini savunarak davanın reddini istemiştir.
III. MAHKEME KARARI
Mahkemenin 15.10.2015 tarihli kararı ile davalı şirketin arsa sahiplerinden tapuyu devraldığı takdirde davacıya tapuyu devretme imkânına sahip olacağı, bu haliyle davalı şirket bakımından sözleşmenin ifa imkansızlığı olduğu, Yargıtay içtihatlarında kabul edildiği gibi her ne kadar tapu iptali davası arsa sahibine karşı açılması gerekiyorsa da bu şekilde satış vaadine dayalı ya da tüketici işlemini tüketiciyle sözleşme yapana karşı da açılması gerektiği, davalı şirket tarafından arsa sahipleri aleyhine şu anda açılmış dava bulunmadığı, Asliye Hukuk Mahkemesinde şirket tarafından arsa sahipleri aleyhine dava açılıp kazanıldığı takdirde sözleşmenin ifa imkanı doğacağı gerekçesiyle, davanın arsa sahipleri ve şirket bakımından usulden reddine karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
Mahkemenin 15.10.2015 tarihli kararının süresinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 14. Hukuk Dairesince, 15.07.2014 tarihli sözleşme uyarınca taşınmazda inşa edilen bir kısım bağımsız bölümlerin tapu intikalinin davalı şirkete yapıldığı, arsa sahiplerinin bir kısım bağımsız bölümlerin bedelini aldıklarını ve taşınmazların devrini gerçekleştirdiklerini beyan etmeleri karşısında diğer taşınmazların devrinden kaçınarak sözleşmenin geçersizliğinin ileri sürülmesinin iyiniyet kurallarıyla bağdaşmayacağı, mahkemece esasa ilişkin inceleme yapılması gerekirken yazılı gerekçeyle davanın reddine karar verilmesinin doğru olmadığı belirtilerek, bozulmasına karar verilmiştir.
Bozmaya uyularak yapılan yargılama neticesinde Mahkemenin 20.12.2018 tarihli kararı ile davalı yüklenici şirket aleyhine açılan davanın kabul gereğince kabulüne, taşınmaz maliki diğer davalılar aleyhine açılan davanın ise esastan kabulü ile B blok, 6 numaralı bağımsız bölümün tapu kaydının iptali ile davacı adına tesciline karar verilmiştir.
Mahkemenin 20.12.2018 tarihli kararının süresinde davalı arsa sahipleri vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 15. Hukuk Dairesince; 15.07.2014 tarihli sözleşme uyarınca ödenmesi gereken bedelin ödenip ödenmediği araştırılıp, ödenmemiş ise, Borçlar Kanunu'nun 97. maddesi uyarınca dava konusu taşınmazın rayiç değeri bulunarak bu miktarın davalı arsa sahiplerine ödenmek üzere, beyanı doğrultusunda, yüklenici tarafından depo edilmesi için süre verilmesi, bedelin depo edilmesi halinde depo edilen bedelin arsa sahiplerine ödenmek suretiyle şimdiki gibi tescile karar verilmesi, aksi halde davanın reddine karar verilmesi gerektiği belirtilerek, bozulmasına karar verilmiştir.
Mahkemenin ilâm başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararı ile depo edilmesi gereken bedel belirlenerek davacının yüklenici hakkındaki davasının şirket davayı kabul ettiğinden kabul gereğince kabulüne, diğer davalılar hakkındaki davasının kabulü ile, B Blok 6 no'lu bağımsız bölümün tapusunun iptali ile davacı adına tesciline, depo edilen 4.500.000,00 TL'nin karar kesinleştikten sonra arsa sahipleri davalılara ödenmesine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
1-Davalı ... İnşaat Otomotiv vekili temyiz dilekçesinde; davaya cevap dilekçesinde açıkça davayı kabul ettiklerini, davanın açılmasına sebebiyet vermediklerini, bu nedenle aleyhe yargılama giderine hükmedilmesinin hatalı olduğunu beyan etmektedir.
2-Davalılar ..., ..., ..., ..., ... vekili temyiz dilekçesinde; müvekkilleri arsa sahipleri ile davalı yüklenici arasında düzenlenen 15.07.2014 tarihli sözleşme ile davacı ile davalı yüklenici arasında düzenlenen 14.09.2014 tarihli sözleşmenin geçersiz olduğunu, yüklenicinin TTK’nın 712. maddesi uyarınca temerrüdünün oluştuğunu, taşınmaz değerinin belirlenme yönteminin hatalı olduğunu, müvekkilleri aleyhine vekalet ücretine hükmedilemeyeceğini beyan etmektedir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dosyanın içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, harici satış sözleşmesinden kaynaklanan tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.
Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 428. maddesi ile 439. maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Davalı arsa sahipleri ile davalı yüklenici arasında düzenlenen 15.07.2014 tarihli adi yazılı sözleşme gereğince davalı arsa sahipleri tapuyu kısmen davalı yüklenicinin gösterdiği kişilere devrettiğinden sözleşmenin resmi şekilde yapılmadığı iddiasının ileri sürülmesinin TMK’nın 2. maddesi gereğince hakkın kötüye kullanımı niteliğinde olduğundan davalı arsa sahipleri ile davalı yüklenici arasında düzenlenen 15.07.2014 tarihli sözleşme geçerli bir sözleşme olarak kabul edilmiş ve davalı yüklenicinin işbu davayı kabulü de dikkate alındığında tapu iptal ve tescil talebinin yerinde olduğu, davalı arsa sahiplerinin taşınmazın eksik bedeline yönelik taleplerini ancak davalı yüklenici şirkete yöneltebileceği, bu talep davanın konusu olmadığından davalı arsa sahiplerinin bu yöndeki temyiz istemleri yerinde görülmemiştir.
Davalı yüklenici ile davalı arsa malikleri arasında mecburi dava arkadaşlığı bulunmakta olup, yargılama giderlerinden müteselsilen sorumlu oldukları anlaşıldığından davalı yüklenici şirketin yargılama giderlerine yönelik temyiz istemi de yerinde görülmemiştir.
Temyizen incelenen Mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla, davalı ... İnşaat Otomotiv vekili ile diğer davalılar vekilince temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davalılar ..., ..., ..., ... ve ... vekili ile davalı ... İnşaat ... Ltd. Şti. vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Dairemizdeki duruşmada vekille temsil olunan davacı yararına takdir olunan 40.000,00 TL duruşma vekalet ücretinin davalılardan alınarak, davacıya verilmesine,
Aşağıda yazılı harcın temyiz eden davalılara yükletilmesine,
Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,
Kararın tebliğinden itibaren 15 gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere,
15.01.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!