Anahtar kelimeler: Distrübütörlük Etmeme Binada Bitiş Organik Pazarlanacağı Bağı Üretici Yasağı Yazildiği

T.C. BAKIRKÖY 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO
: ████████
KARAR NO
: ████████
DAVA
: Tazminat (Haksız Rekabetten Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ
: █████/2024
KARAR TARİHİ
: █████/2026
KARARIN YAZILDIĞI TARİH
: █████/2026
DAVA
: Davacı vekili tarafından davalılar aleyhine açılan iş bu davanın dava dilekçesinde özetle: müvekkili ile 1 no’lu davalı ....…arasında █████/2019 tarihi distrübütörlük sözleşmesi imzalandığını, işbu sözleşme ile müvekkiline ait ürünlerin 2 yıl süre ile Türkiye Cumhuriyeti sınırları içerisinde ..... tarafından pazarlanacağı kararlaştırılmış olup yine bu sözleşmenin 3.maddesi kapsamında bitiş tarihinden itibaren 2 yıl süre ile üretici ile rekabet etmeme yasağı bulunduğunu, buna rağmen davalı ..... şirketinin eski ortakları tarafından kurulan ve Euro İstanbul ile aynı adreste, aynı binada, aynı üretim yerinde bulunan ve faaliyet gösteren, açıkça ..... ile organik bağı bulunan 2 no’lu davalı ... tarafından distrübütörlük sözleşmesi hükümlerine aykırı olarak müvekkiline ait ürünlerin kopyalanarak üretildiği ve pazarlandığının tespit edildiğini, müvekkili şirkete ait tamburların görsellerinin davalılara ait internet sitelerinde, Linkedn hesaplarında kullanıldığı, bu ürünlerin kopyalanarak üretildiği, yine davalıların ikrarı ile sadece 9 aylık süreçte 917 adet komple tambur, 82 adet özel tambur, 64 adet mini tambur, 102 adet otomatik kapak açmalı tambur üretildiği ve satıldığını, mülkiyeti müvekkiline ait ürünlerin fotoğraflarının ve görsellerinin aynen sergilendiğini, bu hususta noterden tespit işlemlerinin yaptırıldığını, davalıların ortaklık yapısı, şirket merkezleri, kuruluş tarihi, hissedarlar arasındaki kan bağı dikkate alındığında davalılar arasında organik bağ bulunduğunu, davalıların haksız rekabet fiilleri kapsamında tamamen müşterek hareket ettiğini, davalıların eylemlerinin haksız rekabet konusu olduğunu, müvekkilinin bu sebeple ciddi zarara uğradığını belirterek davalıların fiillerinin haksız rekabet teşkil ettiğinin tespitine, haksız rekabetin men’ine, davalıların üretimlerinin toplanmasına, davalı web sitesindeki görsellerin kullanılmalarının engellenmesine, maddi zararın tespiti ile bu nedenle belirsiz alacak olan 10.000 TL maddi tazminatın ihtar tarihi olan █████/2023 tarihinden itibaren ticari avans faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, her bir davalı için ayrı ayrı 1.000.000 TL manevi tazminatın ihtar tarihi olan █████/2023 tarihinden itibaren ticari avans faizi ile birlikte davalılardan ayrı ayrı alınarak müvekkile verilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
: Davalılar vekillerinin ayrı ayrı ibraz ettikleri cevap dilekçelerinde özetle: davanın görevsiz mahkemede açıldığını, görevli mahkemenin Bakırköy Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi olduğunu, davacı tarafından teminat yatırılma koşulunun yerine getirilmediğini, sözleşme aslı sunulmadığından imzanın kendilerine ait olup olmadığına ilişkin bir savunma yapamayacaklarını, davacının içeriğinde cezai şart bulunan bir sözleşmeden bahsettiğini, davacının sözleşmenin imzalandığını belirttiği tarihlerde müvekkili şirketin yetkilisi oğlu ve aynı zamanda şirket ortağı olan ancak imza yetkisi bulunmayan ... tarafından şirket faaliyetlerinin yürütüldüğünü, davacı tarafın beyanına ve sunduğu fesih bildirimine göre ileride defi olarak zamanaşımı ilk itirazını ileri sürdüklerini, müvekkilinin haksız rekabet faaliyetinde bulunduğu iddiasıyla taraflar arasındaki sözleşmenin █████/2022 tarihinde davacı tarafından feshedildiğini, davacı tarafın haksız rekabeti █████/2022 tarihinde öğrenmesi ihtimalinde davanın zamanaşımına uğradığını, davacının iddia ettiği distrübütörlük sözleşmesinden 14 yıl önceden üretim yapmakta olduğunu, ticari amaçla ve şirket konularında üretim, tanıtım ve pazarlama yapmasının hukukun koruması altında olduğunu, davanın TTK’nun 54.maddesin dayandırıldığını, bu maddede sayılan eylemlerden hiçbirisinin müvekkiline atfının mümkün olmadığını, davacı tarafın iddialarını ileri sürerken görsellerdeki ürünlerin kendilerine ait olduğuna ilişkin kendilerine tekel hakkı veren patent, faydalı model, tasarım tescilli haklarını gösteren belge ya da delili dosyaya sunmadıklarını, 1970’li yıllardan günümüze kadar dünya çapında ve ülkemizde aynı ürünleri imal edip satan firmalar olduğunu, davacının tekel hakkı bulunmadığını, üstün hakkının bulunmadığını, ticari işletmeler arasında iltibas oluşturmadığını, davacının belirtilen tarihleri kapsar şekilde müvekkilinin ticari defter ve belgeleri incelendiğinde davaya konu gösterilen ürünlerin üretilip satılmadığı, haksız rekabet koşullarının oluşmadığının tespit edileceğini, diğer davalı ile arasında organik bağ olduğunu iddiasını kabul etmediklerini, tüzel kişilik perdesinin kaldırılması için organik bağın bulunmasının yeterli olmadığını, aynı zamanda alacaklıdan mal kaçırma amaçlı kötüniyetli işlemler yapıldığının somut verilere dayalı olarak tespit edilmesinin gerektiğini, maddi ve manevi tazminatı gerektirir hukuksal koşulların oluşmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
CEVABA CEVAP
: Davacı vekili tarafından sunulan cevaba cevap dilekçesinde özetle: davanın görevli mahkemede açıldığını, müvekkilinin teminat yatırma zorunluluğunun bulunmadığını, davalıların rekabet etmeme yasağına aykırı hareket ettiklerini, bu durumun bilirkişi incelemesi ile de tespit edileceğini belirterek davanın kabulünü talep etmiştir.
İKİNCİ CEVAP
: Davalılar vekillerinin ayrı ayrı ibraz ettikleri ikinci cevap dilekçelerinde özetle: davanın görevsiz mahkemede açıldığını, davacının teminat yatırma zorunluluğunun somut olay özelinde değerlendirilmesi gerektiğini, davalılar arasında organik bağ bulunduğu iddiasını kabul etmediklerini, davanın tasarımlarının yenilik ve ayırt edicilik niteliği taşımadığını belirterek davanın reddini talep etmişlerdir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
:
Dava, haksız rekabet hukuksal nedenine dayalı maddi ve manevi tazminat istemine ilişkin olup, uyuşmazlığın; mahkememizin görevli olup olmadığı, davacıların yabancılık teminatı yatırmalarının gerekip gerekmediği, davanın zamanaşımına uğrayıp uğramadığı, davalıların eylemleri ile TTK’nun 54.vd maddelerinde düzenlenen haksız rekabet fiilini oluşturup oluşturmadığı, bu sebeple maddi ve manevi tazminat koşullarının oluşup oluşmadığı hususlarında toplandığı anlaşılmıştır.
Dosyanın 4 kişilik bilirkişi heyetine tevdii ile davalıların ticari defter belgeleri, davacı tarafça sunulacak belge ve deliller, dosya kapsamı üzerinde inceleme yapılarak uyuşmazlık konularına ilişkin bilirkişi raporu tanzimine karar verilmiş olup, Bilirkişi Hukukçu Prof. Dr...., Makine Mühendisi Prof. Dr. ..., Marka Patent Uzmanı .... ve YMM ...'ın █████/2025 tarihli kök raporunda özetle; Davalı tarafından ... Cihazları San. Tic. Ltd. Şti.'ne ilişkin 2019-2020 ve 2021 yıllarına ait envanter defterleri ibraz edilmediğini, bunun dışında ibraz edilen 2019, 2020, 2021, 2022 ve 2023 yılı Yevmiye (E-Beratlarla birlikte), Kebir (E-Beratlarla birlikte)ve Envanter defterlerinin 6102 sayılı yeni TTK. Mad. 64 ve V.U.K.182 gereğince açılış tasdikinin süresinde yaptırıldığını, ticari defterlerinin birbirini teyit eder şekilde tutulduğunu, ticari defterlerinin HMK 222 mad. Gereğince davacı lehine delil niteliğinin mahkemenin takdirinde olduğunu, davalı tarafından .... Plastik Ltd. Şti.'ne ilişkin ibraz edilen 2022 ve 2023 yılları Yevmiye, Kebir ve Envanter defterlerinin 6102 sayılı yeni TTK. Mad. 64 ve V.U.K. 182 gereğince açılış tasdikinin süresinde yaptırıldığını, ticari defterlerinin birbirini teyit eder şekilde tutulduğunu, ticari defterlerinin HMK 222 mad. gereğince davacı lehine delil niteliğinin Mahkemenin takdirinde olduğunu, davalıların adresinde bilirkişi heyetince mali ve teknik incelemenin 02.05.2025 tarihinde gerçekleştirildiğini, davalı adresinde yapılan bilirkişi incelemesinde görülen ... Plastikten üretilmiş olan tamburların dava dosyasına sunulmuş olan herhangi bir marka, patent ya da tasarım tescili için koruma kapsamı ihlali oluşturmadığını, davalı şirketler arasında organik bağ bulunduğunu, somut uyuşmazlıkta TTK m. 55/c hükmünün ihlal edildiğini, somut uyuşmazlıkta TTK m. 55/e hükmünün ihlal edildiğini, davacının iddia ettiği diğer haksız rekabet ihlallerinin (TTK m. 55/a, TTK m. 55/b, TTK m. 55/d, TTK m. 55/f) oluşmadığını bildirmişlerdir.
Bilirkişi raporuna itiraz süresi dolduğunda duruşma günü beklenmeksizin dosyanın bilirkişi heyetine tevdi ile ek rapor tanziminin istenmesine karar verilmiş olup, Bilirkişi Hukukçu Prof. Dr...., Makine Mühendisi Prof. Dr. ..., Marka Patent Uzmanı .... ve YMM ...'ın █████/2026 tarihli ek raporunda özetle; Davalı tarafından .... Cihazları San. Tic. Ltd. Şti.'ne ilişkin 2019-2020 ve 2021 yıllarına ait envanter defterleri ibraz edilmediğini, bunun dışında ibraz edilen 2019, 2020, 2021, 2022 ve 2023 yılı Yevmiye (E-Beratlarla birlikte), Kebir (E-Beratlarla birliktejyve Envanter defterlerinin 6102 sayılı yeni TTK. Mad. 64 ve V.U.K.182 gereğince açılış tasdikinin süresinde yaptırıldığını, ticari defterlerinin birbirini teyit eder şekilde tutulduğunu, ticari defterlerinin HMK 222 mad. Gereğince davacı lehine delil niteliğinin mahkemenin takdirinde olduğunu, davalı tarafından ....Plastik Ltd. Şti.'ne ilişkin ibraz edilen 2022 ve 2023 yılları Yevmiye, Kebir ve Envanter defterlerinin 6102 sayılı yeni TTK. Mad. 64 ve V.U.K. 182 gereğince açılış tasdikinin süresinde yaptırıldığını, ticari defterlerinin birbirini teyit eder şekilde tutulduğunu, ticari defterlerinin HMK 222 mad. gereğince davacı lehine delil niteliğinin Mahkemenin takdirinde olduğunu, davalıların adresinde bilirkişi heyetince mali ve teknik incelemenin02.05.2025 tarihinde gerçekleştirildiğini, davalı adresinde yapılan bilirkişi incelemesinde görülen .... Plastikten üretilmiş olan tamburların dava dosyasına sunulmuş olan herhangi bir marka, patent ya da tasarım tescili için koruma kapsamı ihlali oluşturmadığını, hukuki açıdan kök rapordaki tespitleri muhafaza ettiklerini bildirmişlerdir.
Dava; TTK'nın 54 vd. maddeleri uyarınca haksız rekabetin tespiti, önlenmesi, kaldırılması ile haksız rekabet nedeniyle uğranılan maddi ve manevi zararların tazmini istemine ilişkindir.
Haksız rekabet hükümleri 6102 sayılı TTK'nın 54 vd. maddelerinde düzenlenmiştir.
6102 sayılı TTK'nın "Dürüstlük kuralına aykırı davranışlar, ticari uygulamalar" başlıklı 55. maddesinde "(1) Aşağıda sayılan hâller haksız rekabet hâllerinin başlıcalarıdır:
a) Dürüstlük kuralına aykırı reklamlar ve satış yöntemleri ile diğer hukuka aykırı davranışlar ..
4. Başkasının malları, iş ürünleri, faaliyetleri veya işleri ile karıştırılmaya yol açan önlemler almak.
b) Sözleşmeyi ihlale veya sona erdirmeye yöneltmek..
c) Başkalarının iş ürünlerinden yetkisiz yararlanma..
d) Üretim ve iş sırlarını hukuka aykırı olarak ifşa etmek; özellikle, gizlice ve izinsiz olarak ele geçirdiği veya başkaca hukuka aykırı bir şekilde öğrendiği bilgileri ve üretenin iş sırlarını değerlendiren veya başkalarına bildiren dürüstlüğe aykırı davranmış olur.
e) İş şartlarına uymamak; özellikle kanun veya sözleşmeyle, rakiplere de yüklenmiş olan veya bir meslek dalında veya çevrede olağan olan iş şartlarına uymayanlar dürüstlüğe aykırı davranmış olur.
f) Dürüstlük kuralına aykırı işlem şartları kullanmak. Özellikle yanıltıcı bir şekilde diğer taraf aleyhine;
1. Doğrudan veya yorum yoluyla uygulanacak kanuni düzenlemeden önemli ölçüde ayrılan, veya
2. Sözleşmenin niteliğine önemli ölçüde aykırı haklar ve borçlar dağılımını öngören, önceden yazılmış genel işlem şartlarını kullananlar dürüstlüğe aykırı davranmış olur." şeklindeki düzenlemeye yer verilmiş olup ilgili maddede başlıca haksız rekabet halleri sayılmıştır.
6102 sayılı TTK'nın 56/1. maddesi "(1) Haksız rekabet sebebiyle müşterileri, kredisi, meslekî itibarı, ticari faaliyetleri veya diğer ekonomik menfaatleri zarar gören veya böyle bir tehlikeyle karşılaşabilecek olan kimse;
a) Fiilin haksız olup olmadığının tespitini,
b) Haksız rekabetin men’ini,
c) Haksız rekabetin sonucu olan maddi durumun ortadan kaldırılmasını, haksız rekabet yanlış veya yanıltıcı beyanlarla yapılmışsa bu beyanların düzeltilmesini ve tecavüzün önlenmesi için kaçınılmaz ise, haksız rekabetin işlenmesinde etkili olan araçların ve malların imhasını,
d) Kusur varsa zarar ve zıyanın tazminini,
e) Türk Borçlar Kanununun 58 inci maddesinde öngörülen şartların varlığında manevi tazminat verilmesini isteyebilir. Davacı lehine ve (d) bendi hükmünce tazminat olarak hâkim, haksız rekabet sonucunda davalının elde etmesi mümkün görülen menfaatin karşılığına da karar verebilir." hükmünü içermektedir.
Somut olayda, davacı taraf davalı .... ile 19.11.2019 tarihli distrübütörlük sözleşmesi imzaladıklarını, sözleşmenin 2 yıllık olduğunu ve sözleşmenin süresinin bitiminden itibaren 2 yıl süre ile üretici ile rekabet yasağı bulunduğunu, buna rağmen davacıya ait ürünlerin üretilerek pazarlandığını, görsellerin web sitesi ve sosyal medya hesaplarında kullanıldığından bahisle haksız rekabetin tespiti, maddi ve manevi zararın tazmini talebinde bulunmuştur.
Davalı şirkette mahallinde yapılan incelemede, ... plastikten üretilmiş olan tamburların üretiminin yapıldığı, markanın ya da marka tescilinin koruma kapsamını ihlal edecek kullanımın söz konusu olmadığı, bu tamburlar için tekel hakkı oluşturacak tescil belgesinin mevcut olmadığı, tamburların herhangi bir fikri sınai hak ihlali oluşturmadığı tespit edildiği gibi, TTK'nun 55.maddesinde düzenlenen haksız rekabet fiilinin gerçekleştiğine ilişkin delil ve belge sunulmadığı anlaşılmakla haksız rekabetin tespiti ve maddi tazminat taleplerinin reddine karar verilmiştir. TTK'nın 56. maddesi, haksız rekabet sebebiyle ticari faaliyetleri veya diğer ekonomik menfaatleri zarar gören veya böyle bir tehlike ile karşılaşabilecek olan kimseye, TBK'nın 58. maddesinde öngörülen şartların varlığı halinde, manevi tazminat isteme hakkı da tanımış bulunmaktadır. TBK'nın 58. maddesi daha geniş bir mefhum olan şahsi menfaati ihlali esasına dayandığı halde TTK'nın 56. maddesi ekonomik menfaat bakımından zarara uğranılmasına ve hatta böyle bir tehliye maruz kalınması esasına dayanmaktadır. Her iki Kanun maddesinin birlikte değerlendirilmesinden çıkan sonuca göre; haksız rekabet eylemi nedeniye manevi tazminata hükmedilebilmesi için davacının ekonomik menfaati yönünde zararın veya tehlikenin ve kusurun mevcudiyeti yeterlidir. Somut uyuşmazlıkta, davalıların haksız rekabet teşkil eden eylemlerinin varlığı, yani davalıların kusuru ile maddi zararın oluştuğu ispatlanamamış olmakla manevi tazminat talebinin reddine karar verilerek aşağıda yazılı olduğu biçimde hüküm kurulmuştur.
H Ü K Ü M
: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere:
AÇILAN DAVANIN REDDİNE,
1-Alınması gereken 732,00-TL harçtan peşin alınan 34.325,77-TL harcın mahsubu ile bakiye kalan 33.593,77-TL'nin karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya İADESİNE,
2-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-11-13.maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.800,00-TL arabuluculuk ücretinin davacıdan alınarak hazineye gelir KAYDINA,
3-Davacı tarafça sarf edilen yargılama giderlerinin davacı üzerinde BIRAKILMASINA,
4-Davalılar kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden davalı yararına karar tarihinde yürürlükte olan A.A.Ü.T. gereğince takdir edilen 299.400,00-TL ücreti vekaletin davacıdan alınarak davalılara VERİLMESİNE,
5-Davacı tarafından yatırılan ve kullanılmayan bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde ilgilisine İADESİNE,
Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı, yapılan yargılama neticesinde kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içerisinde mahkememize müracaatla İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi istinaf yolu açık olmak üzere oybirliğiyle verilen karar açıkça okunup, anlatıldı.█████/2026
Başkan ...
¸e-imzalıdır
Üye ...
¸e-imzalıdır
Üye ...
¸e-imzalıdır
Katip ...
¸e-imzalıdır

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!