Anahtar kelimeler: Bozucu Beton Onüçüncü Piyasa Süreci Piyasası Sanayi Pay Piyasasında Sermaye
Danıştay 13. Daire Başkanlığı         █████████ E.  ,  ████████ K.
"İçtihat Metni"

T.C.

D A N I Ş T A Y
ONÜÇÜNCÜ DAİRE
Esas No
:█████████
Karar No
:████████
TEMYİZ EDEN (DAVACI)
: ...
VEKİLİ
: Av. ...
KARŞI TARAF (DAVALI)
: ... Kurulu
VEKİLİ
: Av. ...
İSTEMİN KONUSU
: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ
:
Dava konusu istem
: ... Beton Sanayi ve Ticaret A.Ş. (...) pay piyasasında █████/2020-█████/2020 döneminde VI-104.1 sayılı Piyasa Bozucu Eylemler Tebliği'nin 5. maddesinin birinci fıkrasının (a), (ç), (d) ve (f) bentlerinde yer alan eylemleri gerçekleştirdiğinin tespit edildiğinden bahisle davacıya 6362 sayılı Sermaye Piyasası Kanunu'nun 104. maddesi uyarınca 3.001.492,48-TL idari para cezası verilmesine ilişkin kısmı yönünden ... tarih ve ... sayılı Sermaye Piyasası Kurulu (Kurul) kararının iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti
: ... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; ... pay piyasasında █████/2020-█████/2020 döneminde gerçekleştirilen işlemlerin ve emirlerin incelenmesi sonucunda, davacının, inceleme döneminde ... payında alımların %2,8'ini gerçekleştirdiği, inceleme dönemi başında hesabında 321.169 adet ... payı bulunan davacının, dönem içinde 73.951 adet alım yaptığı ve dönem sonunda hesabında 395.120 adet ... payı bulunduğunun, davacı tarafından yüksek miktarlı işlemler yapılırken aynı zamanda çeşitli fiyat kademelerine yoğun pasif emirler iletildiği, davacının alım emirlerinin işleme dönüşme oranının %61,6 olduğu, inceleme döneminde davacının gün sonu portföyünün büyük bir kısmının ... payından ve diğer kısmının METUR payından oluştuğu, hesabında ... payı virmanı bulunmadığı ve cari hesap ekstresi incelendiğinde kendi banka hesapları ile nakit virmanlarının olduğu, davacının paydaki işlemlerinin ... Değerler A.Ş. (...) nezdinde █████/2020 tarihinde açtırdığı hesabı aracılığıyla gerçekleştirildiği, çerçeve sözleşmesindeki vekilinin M.K. olduğu, adı geçen şahsın, davacının amcası ve davacının yer aldığı grup üyelerinden S.K.'nin de babası olduğu, davacı ve S.K.'nin hesabından ağırlıklı olarak ..., ... ve ... payı işlemi yapıldığının belirlendiği, davacı ile adı geçen şahıslar arasındaki para transferlerinin incelenmesi sonucunda, davacı ile S.K. arasında █████/2020 tarihinde banka üzerinden 250,00-TL para transferi olduğu, davacı ile M.K. arasında da █████/2020-█████/2020 tarihleri arasında da çeşitli zamanlarda 3.020.000,00-TL para transferi olduğu, davacının idari para cezasına konu işlemleri neticesinde 1.500.746,24-TL kar elde ettiği, bu çerçevede, inceleme döneminde ... pay piyasasındaki işlemlerde S.K. ile olan bağlantıları, paydaki işlem kalıpları ve banka hesaplarındaki virman hareketleri de dikkate alınarak davacının grupla birlikte hareket ettiğinin tespit edildiği;
Davacının ve yer aldığı grubun işlemleri ile denetleme raporundan da anlaşıldığı üzere, grubun arasında yakın akrabalık bağlarının bulunduğu, bazı günlerde grubun söz konusu hissenin pay piyasasında toplam hareketin yarısından fazlasına, hatta belirli günlerde %80 oranına ulaştığı, söz konusu tarihlerde bu hisseye ait toplam alım emrinin %38,2'sinin satım emrinin %21,7'sinin gruba ait olduğu, bazı işlemleriyle fiyatı yükseltici hareketlerde bulunulduğu, bu sebeple piyasa bozucu eylemler gerçekleştirildiğinin sabit olduğu,
Her ne kadar davacı tarafından, bu dönem sebebiyle 6 ay süreyle geçici işlem yapma yasağı aldığı, aynı fiilden iki defa yaptırım imkanının olmadığı, grup olarak hareket etmediği, bilirkişi raporu alınması gerektiği iddia edilmiş ise de, işlem yasağının mahiyetinin makul şüphe dolayısıyla pay piyasasında piyasa dolandırıcılığını engellemek için önleyici bir tedbir olduğu ve bu kapsamda ceza olarak nitelendirilemeyeceği değerlendirilerek, yapılan incelemede piyasa dolandırıcılığı suçunun unsurlarının olmadığının anlaşılması üzerine, dava konusu işlemin tesis edildiği, hazırlanan denetleme raporunda, grup olarak nitelendirilen kişiler arasında yakın akrabalık ilişkisinin bulunduğunun, bu süreç boyunca ya telefon yoluyla ya da banka aracılığıyla irtibatta olduklarının tespit edildiği, ilgili mevzuat kapsamında Kurul uzmanları tarafından hazırlanan rapor neticesinde işlemin tesis edildiği ve bilirkişi raporu alma zorunluluğunun bulunmadığından, davacının bu iddialarına itibar edilmediği belirtilmiştir.
Buna göre, davacı tarafından gerçekleştirilen, ... pay piyasasında kendinden kendine veya karşılıklı işlemler yapılması, açılış veya kapanış fiyatlarını etkilemeye yönelik işlemler yapılması, fiyat yükseltmeye ve fiyat düşürmeye yönelik işlemler yapılması şeklindeki eylemler, mevzuat hükümlerinde açıkça piyasa bozucu eylem olarak tanımlanmış olup, dava dosyasındaki bilgi ve belgeler ile ilgili mevzuat hükümleri birlikte değerlendirildiğinde, davacının inceleme yapılan dönem içinde gerçekleştirdiği piyasa bozucu nitelikteki işlemleriyle pay piyasasında oluşturduğu hareketlilikle diğer işlemcileri yanıltan bir eylem içinde olduğu sonucuna varıldığından, hakkında idari para cezası uygulanması yönünde tesis edilen dava konusu Kurul kararında hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Belirtilen gerekçelerle, dava konusu işlem hukuka uygun bulunarak davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti
: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu ve davacı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
: Davacı tarafından, aynı fiil nedeniyle daha önce de idari yaptırım kararı verildiği, davalı idarenin soyut çıkarımlarının hükme esas alındığı, elde edilen net realize menfaat tutarının hesaplama yönteminin yanlış olduğu, bilirkişi incelemesi yaptırılması gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI
: Davalı idare tarafından, temyize konu kararın hukuka uygun olduğu belirtilerek istemin reddi gerektiği savunulmuştur.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'İN DÜŞÜNCESİ
: Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
:
Bölge idare mahkemesi kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU
:
Açıklanan nedenlerle;
1. Davacının temyiz isteminin reddine,
2. Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddine ilişkin İdare Mahkemesi kararına yönelik istinaf başvurusunun reddi yolundaki ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı temyize konu kararında, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde sayılan bozma nedenlerinden hiçbirisi bulunmadığından, anılan kararın ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,
4. Posta giderleri avansından artan tutarın davacıya iadesine,
5. 2577 sayılı Kanun'un 50. maddesi uyarınca, bu kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın ... İdare Mahkemesine gönderilmesine, █████/2025 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!