Anahtar kelimeler: Stanbul Tkhknun Tevzi Bono Gelmemekle Bononun Kambiyo Kiralama Beraber Senetlerinden

T.C.

İSTANBUL
4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO
: ████████ Esas
KARAR NO
: ████████
DAVA
: Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ
: █████/2021
KARAR TARİHİ
: █████/2026
stanbul 16. Sulh Hukuk Mahkemesi'nin ... Esas, ... Karar sayılı görevsizlik kararı ile dosyanın Mahkememize tevzi edilen ve Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; taraflar arasında tüketici işlemi mahiyetinde araç kiralama sözleşmesi yapıldığını, taraflar arasından başkaca hukuki ilişki bulunmadığını, işbu ilişki kapsamında bono verildiğini, TKHK'nun m. 3/ı hükmü uyarınca taraflar arasındaki işlemin tüketici işlemi olduğunu, işbu bono tüketici mevzuatına göre geçerli olmadığını, başkaca bir hususun araştırılmasına gerek olmaksızın davanın kabulüne karar verilmelisini talep ettiklerini, kabul anlamına gelmemekle beraber bononun geçersiz olduğu hususunda aksi kanaatte olunur ise işbu kez de müvekkilinin sözleşmeden doğan tüm borçlarını ödediği için davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacının iddialarının mesnetsiz olup, haksız davanın reddinin gerektiğini, taraflar arasındaki borcun ticari ilişkiden kaynaklandığını, huzurdaki yargılamanın konusu olan senetin bir teminat senedi değil kambiyo senedi olduğunu, davacı tarafın, kambiyo senedine karşı borçlu olmadığını, İİK MD. 169/1, 168/5 ve 169/a gereğince yazılı delil ile ispat etmesi gerektiğini, davacı tarafın müvekkili şirkete işbu haksız davayı açmış olup, kötüniyetli bir tutum sergilediğini, bu nedenlerle, yargılama neticesinde davanın reddi ile haksız ve kötüniyetli olarak dava açan davacılar aleyhine takip miktarının %20'sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine ve yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER
: Kira Sözleşmesi, ... 36. İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı dosyası, Bilirkişi Raporu, Arabuluculuk Anlaşamama Tutanağı, taraf beyanları ve tüm dosya kapsamı.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ
:
█████/2026 Tarihli Bilirkişi Raporunda Özetle; "Somut olayda araç kiralama sözleşmesi kural ve hükümlerinde (cezai şartlar, sorumluluk, hasar bedeli, kullanım şartları, fesih, sigorta vb.) hukuka uygunluğu, hukuki geçerliliği, haksız şart olup olmadığı gibi konularda değerlendirme yapıldığından, teknik konu olmadığı, dava konusu olayda motor hasarının dosyadaki bilgi ve dokümanlardan kullanıcı kusurundan kaynaklandığının teknik olarak değerlendirme yapılamadığından dolayı, söz konusu olayın hukuki konularda uzman bilirkişileri tarafından değerlendirme yapılmasının daha doğru ve uygun olduğu," görüş ve kanaatine varılmıştı.
GEREKÇE
: Dava, araç kiralama sözleşmesi nedeniyle teminat olarak alınan senet nedeniyle açılan menfi tespit davasıdır.
Davanın, ... 36.İcra Dairesinin... Sayılı icra dosyasına konu █████/2022 Tanzim, █████/2021 Vade tarihli 12.046,00 TL bedelli senetten dolayı davacılar ... ve ...’ın davalı ... Tic. Ltd. Şti.'ye borçlu olmadığının tespiti amacıyla açıldığı anlaşılmaktadır.
Davalı yan savunmasında ise taraflar arasındaki araç kiralama hizmeti nedeniyle kiralanan araçtaki oluşacak hasarın teminatı olarak alındığı ve araçta oluşan hasarın tazmini için icra takibine konu edildiği yönünde savunmada bulunmuştur.
Menfi tespit davalarında ispat yükü kural olarak, takip alacaklısı davalıya aittir. (TMK mad. 6, HMK mad. 190) Ancak davacı hukuki ilişkinin maddi hukuk bakımından hiç doğmadığını değil de sona erdiğini (ödeme yapıldığını) veya yerine getirilmesinden kaçınabileceğini (zamanaşımına uğradığını, ödeme yapıldığı, başkaca bir hukuki ilişkiye dayandırma) ileri sürüyorsa, bu iddiasını borçlu davacı ispat edecektir.
Şekli açıdan unsurları tam olan bono üzerinde taraflar seçimlik olarak senedin hangi amaçla düzenlendiğine ilişkin bir kayıt eklememişlerdir. Hukuki ilişkiden mücerret olan senetteki keşideci imzası da inkâr edilmemiştir. Bu durumda davacı 818 sayılı BK’nın 182. maddesinde düzenlenen peşin satışa dayanmış ve ödeme vasıtası olarak düzenlenen bononun avans olarak verilmesine rağmen malın teslim edilmediğini iddia etmiştir. Bu durumda ispat yükü yer değiştirmiş ve somut olayda edimlerin aynı anda ifası gerektiğinden, bu karinenin aksini ispat külfeti davacıya geçmiştir. Kambiyo senedi hukuken geçerli olduğundan eldeki menfi tespit davasında davacı-borçlunun bononun kömürün tesliminden önce avans olarak verildiğini, malın (kömürün) teslim edilmediğini ve senedin bedelsizliğini de usul hükümleri gereğince yazılı delille ispatlaması gerekmektedir. (Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun ... Esas ve ... Karar sayılı ilamı) Dava konusu bononun incelemesinden "nakden" ya da "malen" kaydının olmadığı görülmektedir. Dolayısıyla senedin teslim alınan bedelinin ya da malın peşinen alındığı anlaşılmamaktadır, bunun aksini iddia eden taraf kesin delillerle kanıtlamak durumunda olduğu bilinmektedir.
Davacı yan bonodaki imzanın kendi elinden sadır olduğunu kabul etmekle bu hususta herhangi bir ihtilaf bulunmamaktadır. Tarafların kabulünde olduğu üzere aralarında herhangi bir ticari ilişki olmadığı, taraflar arasındaki araç kiralama hizmeti nedeniyle kiralanan araçtaki oluşacak hasarın teminatı olarak alındığı ve araçta oluşan hasarın teminatı için alındığı anlaşılmıştır.
Taraflar arasındaki araç kiralama sözleşmesi gereği, araçta meydana gelen arızaya yönelik fatura ve içerik de dikkate alınarak araçta meydana gelen hasarın kullanıcı kaynaklı olup olmadığının tespit edilip edilemeyeceği, aracın tamirine yönelik dava dışı şirket tarafından hazırlanan fatura içeriğinin uygun olup olmadığı, çekici ücretinden davacıların sorumlu olup olmadığı, taraflar arasında imzalanan araç kiralama sözleşmesi gereği meydana gelen hasardan davacıların sorumlu olup olmadığı ile davalının alacak talebinde bulunup bulunamayacağının tespiti için dosyanın İTÜ Otomotiv Kürsüsünde görevli akademisyen bilirkişiye tevdiine, karar verilmiştir.
█████/2026 tarihli bilirkişi raporunda; "Somut olayda araç kiralama sözleşmesi kural ve hükümlerinde (cezai şartlar, sorumluluk, hasar bedeli, kullanım şartları, fesih, sigorta vb.) hukuka uygunluğu, hukuki geçerliliği, haksız şart olup olmadığı gibi konularda değerlendirme yapıldığından, teknik konu olmadığı, dava konusu olayda motor hasarının dosyadaki bilgi ve dokümanlardan kullanıcı kusurundan kaynaklandığının teknik olarak değerlendirme yapılamadığından dolayı, söz konusu olayın hukuki konularda uzman bilirkişileri tarafından değerlendirme yapılmasının daha doğru ve uygun olduğu," belirtilmiştir.
Bilirkişi raporunda detayı ile belirtildiği üzere; "... ile ... arasında hazırlanan ve imzalanan araç teslim formundan özetle; ... plakalı aracı 15.10.2020 çıkış teslim tarihli, 58.005 km de ve “tavanda boya solması var, ön tampon sağ, sol çizik, tırnak çıkık (sol), arka tampon sağ, sol sürtme, yağ 1. Kontrol edildi.” Şeklinde araç teslim formu düzenlendiği görülmüştür.
23.02.2021 tarihli faturada, motor hasarına ilişkin parça ve işçilik bedelleri yer almakla birlikte; Değiştirilen parçaların detaylı teknik açıklamaları, arıza tespit raporu, hasarın nedenine ilişkin ekspertiz rapor değerlendirmesi fatura ekinde sunulmamıştır. Teknik uygulamalarda, yüksek bedelli motor onarımlarında, arıza nedeninin açıkça raporlanması gerekmektedir. Faturada, hasarın kaynağı ve sorumluluğu teknik olarak belirtilmemiştir.
Araçta motor hasarlarının büyük bölümü, araç yaşı ve kilometresi itibarıyla mekanik yıpranma, üretim toleransları veya bakım geçmişi ile de meydana gelebilmektedir. En sık görülen motor hasarları silindir kapak contası yanması, piston segman hasarı, krank yatak sarma, triger kayışı kopması, turbo hasarı gibi kısımlardan olur. Dosyadaki mevcut belgelerle, arızanın/hasarın hangi parçalarda, nerede ve nasıl olduğu anlaşılamamaktadır.
Yukarıda arz ve izah edildiği üzere dosya kapsamında sunulan bilgi ve belgelerde dava konusu olayla ilgili ekspertiz raporu veya söküm fotoğraflarının olmadığı, dosyada bu hususlarla ilgili herhangi bir belge bilgi bulunmadığından, araçta meydana gelen arızanın nereden ve hangi parçalardan kaynaklandığı, arızanın ani mi yoksa uzun süreli kullanım sonucu mu oluştuğu, aracın kullanıcı hatası (yağsız kullanım, aşırı devir, ihmal v.b.) olduğuna dair teknik tespit dosyadaki verilerden anlaşılamamaktadır. Ayrıca aracın geçmiş kazalarının ve geçmiş hasarlarının olup olmadığının bilinmediği, SBM kayıtlarının olmadığı araçtaki hasarın doğrudan kullanıcı kusurundan kaynaklandığı kesin olarak tespit edilememektedir. Hasarın kullanıcı kaynaklı olduğuna dair teknik ve somut delil bulunmadığı," anlaşılmakla kiralanan aracın teminatı olarak alınan senedin davacıların kullanımındayken meydana gelen zarar için icra takibine konu edildiği ispatlanmadığından açılan davanın kabulüne, davacının kötüniyet tazminat talebinin ispatlanamadığından ve şartları oluşmadığından reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM
: Açıklanan yasal gerektirici nedenlere göre;
1-Davacıların davasının KABULÜNE,
... 36.İcra Dairesinin ... Sayılı icra dosyasına konu █████/2022 Tanzim, █████/2021 Vade tarihli 12.046,00 TL bedelli senetten dolayı davacılar ... ve ...’ın davalı ...Tic. Ltd. Şti.'ye borçlu olmadığının TESPİTİNE,
2-Davacının kötüniyet tazminat talebinin ispatlanamadığından ve şartları oluşmadığından REDDİNE,
3-Alınması gereken 819,72 TL nispi karar harcından peşin yatırılan 204,93 TL harcın mahsubu ile eksik alınan 614,79 TL harcın davalıdan alınarak Hazineye İrad Kaydına,
4-Davacı vekili lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan avukatlık asgari ücret tarifesi gereğince hesaplanan 12.000,00 TL nispi vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacı tarafa verilmesine,
5-Davacı tarafından yapılan 204,93 TL peşin harç, 27,20 TL başvuru harcı, 8,50 TL vekalet harcı, 8.000,00 TL bilirkişi ücreti ve 520,50 TL posta masrafı olmak üzere toplam 8.761,13 TL yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacı tarafa verilmesine,
6-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-13,14.maddeleri ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği 26.maddesi gereğince Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 720,00 TL arabuluculuk ücretinin davalıdan alınarak hazineye gelir kaydedilmesine,
7-Kullanılmaya ve artan gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde ilgili tarafa iadesine,
Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı verilen karara karşı, gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 haftalık yasal süre içerisinde mahkememize veya başka bir yer Asliye Ticaret Mahkemesine verilecek istinaf dilekçesi ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.█████/2026
Katip ...
¸e-imzalıdır
Hakim ...
¸e-imzalıdır

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!