Anahtar kelimeler: Soğutucu Soğutucuların Barkod Dolapların Davadavacı Emaneten Koymak Emanet Cihaz Cihazların

T.C. İstanbul Anadolu 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO
: ████████ EsasKARAR NO
: ████████DAVA
: İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)DAVA TARİHİ
: █████/2025KARAR TARİHİ
: █████/2026Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:DAVADavacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacı --------- Şti. ile davalı taraf arasında ticari ilişki kapsamında davalı tarafa; --------- tarafından sağlanan ürünleri koymak üzere emaneten 2 adet soğutucu cihaz temini sağlandığını, Anlaşma dahilinde davalının kullanımına bırakılan ve mülkiyeti davacı şirkette yer alan --------, --------, barkod numaralı soğutucuların iadesi talep edilmiş ise de, davalı tarafından söz konusu soğutucu dolapların müvekkil şirkete teslimi ve iadesi gerçekleştirilmediğini, Taraflar arasında akdedilen Emanet Cihazların Geçici Kullanılması Hakkında Teslim ve İzin Belgesi ile takibe konu soğutucuların teslimatı davalı yana yapıldığını, Ne var ki sözleşme şartlarını ihlal eden davalı yanın geçici suretle teslim almış olduğu soğutucuyu iade etmesi istenmiş, ancak davalı taraf icra takibi başlatılana kadar kadar iadesini gerçekleştirmediğini, Taraflar arasında akdedilen Emanet Cihazların Geçici Kullanılması Hakkında Teslim ve İzin Belgesi 1,2 ve 3 no.lu hükümleri uyarınca davalı tarafın mülkiyeti davacı şirkette olan cihazları teslim etmekle yükümlü olduğu, bunun gerçekleşmemesi halinde ise yine sözleşmede yer alan cihaz bedelini ödemesi gerektiği açık olduğunu Davalı yan bunun bilince olup, ilgili sözleşme ile söz konusu bedeli ödeyeceği hususunda kabul, beyan ve taahhüt ettiğini Müvekkil şirket arabuluculuk sürecinden sonra ancak dolapları teslim alabildiğini Bunun üzerine davalı tarafın dosya masraflarını ödemesi talep edilmiş fakat icra takibinin başlatılmasına sebep veren davalı tarafça dosyanın masrafları ödenmemiş olup alacak bunca zaman sürüncemede bırakıldığını davalının işbu itirazının tarafımızca kabulü mümkün olmadığını Müvekkil şirket, davalı taraftan itiraza konu icra takibi dolayısıyla alacaklı olduğunu açılan davanın kabulü ile davalı/borçlu tarafından-------- İcra Dairesi --------- E. sayılı dosyası sayılı icra dosyasına yapılan haksız ve yersiz itirazın iptali ile takibin devamına, 2-davalı/borçlunun, dava konusu alacağın %20’sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatı ödemeye mahkum edilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin de davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini dava ve talep etmiştir.SAVUNMADavalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Dolapların teslim alma yükümlülüğü davacı tarafa ait olduğunu, Emanet Cihazların Geçici Kullanılması Hakkında Teslim Ve İzin Belgesi'nin 2. Maddesinde "-------- geri istemesi halinde ilgili cihazı/cihazların --------- teslim edeceği" kararlaştırıldığını, Davacının böyle bir talepte bulunmadan ve müvekkili temerrüde düşürmeden doğrudan icra takibi başlatmasında hukuka uyarlık bulunmadığını, Davacının 05.12.2024 tarihli --------- barkod numaralı soğutucu dolapların iadesi talepli ihtarname çektiği iddiası da gerçeği yansıtmadığını Müvekkile ulaşan böyle bir ihtarname olmadığını, davacı taraf, dolapların teslim alınması konusunda kendi üzerine düşen yükümlülüğü yerine getirmediğini, Davacı kendi kusurundan kaynaklanan bir zarar(!) için müvekkilden talepte bulunamayacağını, davacının dolapların arabuluculuk sürecinden sonra teslim edildiği iddiası gerçeği yansıtmadığını Arabuluculuk süreci, arabulucunun tutanaklarda tarihleri yanlış yazdığının sonradan fark edilmesi ile birlikte 2025 yılı ocak ayı sonunda hitama erdirilebildiğini Oysa dolaplar 2024 yılı içinde icra takibinden -ve dolayısıyla davacının dolapların iadesi talebine ilişkin iradesinden- haberdar olunur olunmaz davacıya teslim edildiğini, Kabul anlamına gelmemekle birlikte zamanaşımına uğradığını, Bunun yanında davacının arabuluculuktaki talepleri ile işu davadaki talepleri uyuşmadığından dava şartı yokluğundan davanın reddi gerektiğini Ayrıca davacı sözleşme süresince dolapların teslimi hususunda herhangi bir girişimde bulunmadığını, tüm bu nedenlerle açılan davanın reddine, davacı alehine kötüniyet tazminatına hükmedilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini beyan ve talep etmiştir.İNCELEME VE GEREKÇE
: Dava hukuki niteliği itibariyle, -------- İcra Dairesi --------- E sayılı icra takibine davalının yapmış olduğu itirazın İİK 67. maddesi gereğince iptali ile icra inkar tazminatı isteminden ibarettir.İİK. mad. 67/I -III, V‟de düzenlenmiş bulunan itirazın iptali davası, borçlunun itirazının hükümsüz kılınarak, itiraz ile duran ilâmsız takibe konu olan alacağın varlığının saptanarak, icra takibinin devam etmesini (ve bu suretle, takip konusu alacağın borçludan alınmasını) sağlamak amacı ile açılır.İtirazın iptali davası açılabilmesi için; a) Yetkili icra dairesinde yapılmış geçerli bir ilamsız icra takibi bulunmalıdır. İtirazın iptal davası, icra takibi ile bağlantılı olduğundan, davalı aleyhine yapılmış geçerli bir icra takibi bulunmadıkça, itirazın iptali davası dinlenmez. Yetkili icra dairesinde yapılmış usulüne uygun bir icra takibi bulunmadıkça, itirazın iptali davası açılamaz. Eğer, icra mahkemesince “ödeme emrinin iptaline” ya da “icra takibinin iptaline” karar verilmişse, iptal davası konusuz kalır.b) Borçlu tarafından süresi içinde yapılmış -ve hakkındaki takibi durdurmuş olan- geçerli bir itiraz bulunmalıdır. Borçlu tarafından süresinden sonra ödeme emrine itiraz edilmiş olduğu için ya da süresi içinde olmakla beraber yanlış (yetkisiz/görevsiz) yere itiraz edildiği için takip kesinleşmisse veya takip, borçlunun itirazı nedeniyle değil de icra mahkemesinin kararıyla durdurulmuşsa bu gibi durumlarda itirazın iptali davası açmakta hukuki yarar bulunmayacaktır.c) Alacaklı tarafından, borçlunun itirazının kendisine tebliğinden itibaren bir yıl içinde itirazın iptali davasının açılmış olması gerekir. Alacaklının, “itirazın kendisine tebliğinden itibaren” bir yıl içinde borçlunun itiraz ettiği alacağının tespiti ve itirazın iptali dileğiyle açtığı dava “itirazın iptali” davası niteliğini taşır. Bu davanın açılabildiği, “bir yıllık süre” hak düşürücü süredir. Bir yıllık dava açma süresinin başlangıcı, “itirazın alacaklıya tebliğ tarihi”dir. Bu halde; borçlunun itirazı, alacaklıya tebliğ edilmemişse, bir yıllık dava açma süresi işlemeye başlamayacaktır. Davacının, itirazı herhangi bir şekilde öğrenip öğrenmemesi de sürenin başlamasını gerektirmez.İtirazın iptali istemine konu, --------- İcra Dairesi --------- esas sayılı takip dosyasının incelenmesinde; davacı alacaklının, davalı borçlu aleyhine genel haciz yolu ile icra takibinde bulunduğu, ödeme emrinin borçluya tebliğ edildiği; borçlu tarafından borca itiraz edildiği, itiraz dilekçesinin davacı tarafa tebliğ edilmediği huzurdaki davanın yasal süre içerisinde açıldığı anlaşılmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sırasında taraflarca gösterilen deliller toplanmış ve dosya arasına kazandırılmıştır.Mahkememizin █████/2026 tarihli duruşması ile taraf vekillerine davaya konu buz dolaplarını teslim edildiğine ilişkin teslim belgelerini ve eklerini sunmak için süre verildiği davacı vekilinin █████/2026 tarihli dilekçesi ile Davaya konu olan soğutucu dolapları yasal takip başladıktan sonra 30.12.2024 tarihinde müvekkile teslim edildiğini beyan ettiği ve buna ilişkin belgeleri sunduğu anlaşılmıştır. Dava dilekçesi, cevap dilekçesi, icra dosyası ve davaya konu sözleşme hükümleri bir bütün hâlinde incelendiğinde; sözleşmeye konu soğutucu dolapların iadesine yönelik olarak davalının temerrüde düşürülmesine ilişkin bir ihtarın bulunmadığı ve davalıya uygun bir süre verilmediği anlaşılmıştır. Bu nedenle, davalının dava konusu takibin başlatılmasına sebebiyet vermediği kanaatine varılarak açılan davanın reddine karar vermek gerekmiştir.Kötüniyet tazminatı, takibe girişmekte kötüniyetli bulunduğu borçlu tarafından açıkça kanıtlanmış olan ya da öyle olduğu ayrıca kanıtlanmasına gerek bulunmaksızın dosya kapsamından açıkça anlaşılabilen alacaklıya yönelik bir yaptırım niteliğindedir. Anılan yasa hükmüne göre, alacaklının anılan tazminata mahkum edilebilmesi, açıkça, takibin kötüniyetle yapılmış olması koşuluna bağlanmıştır. Hemen belirtmek gerekir ki, alacaklının icra takibini kötüniyetli olarak yaptığı hususu, borçlu tarafından kanıtlanmalıdır. Öğretiye ve Yargıtay uygulamasına göre, alacağının bulunmadığını bildiği veya bilmesi gereken bir durumda olduğu halde, icra takibine girişen alacaklı, kötüniyetli kabul edilir. Açıklanan bu yasal durum ve ilke çerçevesinde somut olay değerlendirildiğinde davalı, davacının icra takibinde kötüniyetli olduğunu yasal delillerle kanıtlayamamış olup, dosya içeriğinde de kötüniyetin varlığını açıkça ortaya koyacak bir yöne rastlanmadığından davalının kötüniyet tazminatı talepleri yerinde görülmemiştir.HÜKÜM
: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1-DAVANIN REDDİNE,2-Şartları oluşmadığından davalı lehine kötü niyet tazminatına hükmedilmesine yer olmadığına,3-Karar harcı 732,00 TL 'den davacı tarafça peşin olarak yatırılan 615,40 TL harcın mahsubu ile bakiye kalan 116,6 TL harcın, davacı taraftan tahsili ile hazineye irat kaydına,4-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,5-Davalı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,6-Davalı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde geçerli A.A.Ü.T. deki esaslara göre belirlenen 15.228,88 TL maktu vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,7- Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-(13) maddesi ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Yönetmeliğinin 26/2 maddeleri ile Arabuluculuk Asgari Ücret Tarifesi uyarınca -------- bütçesinden ödenen 4.600,00 TL arabuluculuk ücretinin davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,8-Taraflarca dosyaya yatırılan ve sarf edilmeyen gider avansının karar kesinleştiğinde ilgili tarafa iadesine,Dair davacı vekiline (e- duruşma sistemi üzerinden) davalı vekilinin yüzüne karşı kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar, açıkça okunup, usulen anlatıldı. █████/2026