Anahtar kelimeler: Dekorasyon Yaz Katlı Aydin Aydın Tadilat Binasının Parselde Eser Dış

ESAS NO
: █████████KARAR NO
: ████████T Ü R K M İ L L E T İ A D I N ABÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARIİNCELENEN KARARINMAHKEMESİ
: AYDIN ASLİYE TİCARET MAHKEMESİESAS NO
: ████████KARAR NO
: ████████DAVA TARİHİ
: 26.04.2022KARAR TARİHİ
: 11.04.2023DAVA
: Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan İtirazın İptaliKARAR TARİHİ
: 07.05.2026KARARIN YAZ. TARİHİ
: 07.05.2026Aydın Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 11.04.2023 tarih ve ████████ Esas, ████████ Karar sayılı kararının, istinaf başvurusu yoluyla incelenmesinin davalı vekili tarafından istenilmesi üzerine, dairemize gönderilen dosya incelendi, dosya içeriğine göre incelemenin duruşmasız olarak yapılması uygun görülmekle, gereği konuşulup düşünüldü.İSTEM
:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle
: Davacı ile davalının, davalının ... İlçesi, ... ada, .... parselde yer alan 3 katlı binasının iç ve dış dekorasyon tadilat işlerinin yapılması konusunda anlaştıklarını, aralarında yazılı bir sözleşme bulunmadığını, taraflar arasındaki hukuki ilişki sebebiyle davacı ile davalının mutabık kalması sonucu müvekkili ... ... tarafından 350.000-TL bedelli, 08.11.2021 tarihli, GIB2021000000003 nolu fatura düzenlendiğini, e-arşiv fatura şeklinde düzenlenen fatura aynı şekilde davalı şirkete tebliğ edildiğini, davalı ....Şti söz konusu faturayı e tebliğ şeklinde teslim aldıktan 8 gün içerisinde iade veya itiraz etmediğini, bu şekilde fatura içeriğini kabul ettiğini, davalı şirketin tebliğ aldıktan sonra dava konusu faturayı kendi kayıtlarına işlediğini, fatura konusu olan ve ödenmeyen 133.033,29-TL'nin tahsili amacıyla Nazilli İcra Müdürlüğü'nün █████████ Esas sayılı dosyasında 7 örnek icra takibi başlatıldığını, davalı borçlu takibe itiraz ettiğini, davalı taraf itirazında kötü niyetli olduğunu belirterek, Nazilli İcra Müdürlüğü'nün █████████ Esas sayılı dosyasına yapılan itirazın iptaline ve %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.YANIT
:Davalıya dava dilekçesi usulüne uygun olarak tebliğ edildiği, davalı davaya cevap vermediği ve kendisini vekille temsil ettirmediği UYAP kapsamından anlaşılmıştır.İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
:İlk derece mahkemesinin 11.04.2023 tarih ve ████████ Esas, ████████ Karar sayılı kararı ile özetle; "...Yapılan yargılama ve toplanan deliller neticesinde davacının davalıdan alacaklı olduğu, takip bedelinin ise belirlenen alacak miktarının altında olduğu görülmekle davanın kabulü gerekmiş ve tarafların tacir sıfatı da göz önünde bulundurularak icra inkar tazminatı talebinin de kabulüne, " dair karar verilmiştir.İSTİNAF EDEN
: Davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.İSTİNAF NEDENLERİ
: Davalı vekili tarafından verilen 08.05.2023 tarihli istinaf kanun yoluna başvuru dilekçesi ile özetle; Davacı tarafça alacağı ispat edilemediğini, müvekkilinin davacıya herhangi bir borcu bulunmadığını, davacı ile müvekkili arasında yukarıda bahsi geçen taşınmazın iç-dış dekorasyonunun yapılması şeklinde bir anlaşma yahut herhangi bir sözleşme sunulmadığını, bu konuda ispata yarar delilin dosyada mevcut olmadığını, 6100 sayılı yasanın 190 ve Türk Medeni Kanunumuzun 6. Maddesi uyarınca bir kanun hükmünden kendi lehine sonuç çıkaran taraf iddiasını ispatla yükümlü olduğunu, müvekkili aleyhine fatura kesilerek icra takibi başlatılması haksız ve hukuka aykırı olduğunu, davacı tarafça iddia edilen faturalara ilişkin taraflar arasındaki hukuki ilişkiyi ispata yarar delil sunulamadığını, başkaca bir hukuki ilişkiyi gösterir de bir ispat gerçekleştirilmediğini, alacak iddiası ile dava ikame eden ve ispat yükü kendisinde olan davacı yanın gerek aradaki hukuki ilişkiyi gerekse faturaya konu ettiği mal ve hizmetin ifa edildiğini ispat ile yükümlü olduğunu, salt faturaya istinaden başlatılan icra takibinin bir tarafı borçlu hale getirmeye yetmeyeceğini belirterek davacı yanın malı/hizmeti teslim ettiğini ispat etmesi gerektiğini, davacı tarafın dosyada üstüne düşen yükümü ifa ettiğini ispat etmedikçe karşı taraftan herhangi bir alacak iddiasının bulunamayacağını, davacı taraf ile müvekkili şirket arasında mezkur taşınmazın iç-dış dekorasyonu konusunda bir anlaşma yapılıp yapılmadığı hususunda delil sunulmadığını, ayrıca bir sözleşme bulunduğu iddia edilmiş ise de bu sözleşmenin şartlarının ne olduğu, taşınmazın hangi kısımlarına imalat yapılacağı, hangi malzeme kullanılacağı, teknik şartnamelerin neler olduğu, bu şartlara ve ilim ve fenne uygun bir imalat yapılıp tapılmadığı, müşteriye iddia olunan sözleşmeye uygun bir eser teslim edilip edilmediği, eserin ayıplı olarak mı teslim edildiği gibi hususlar araştırılmadığını, teslim yükümlülüğü de yerine getirilmediğini, müvekkilinin dava konusu taşınmazdaki yapı dekorasyon işlerini başka firma ve kişilere yaptırdığını, bu hususta gerekli araştırma yapılmadığını belirterek, yerel mahkeme tarafından verilen kararın istinaf incelemesi neticesinde kaldırılarak davanın reddine, tehiri icra taleplerinin kabulüne karar verilmesini talep ederek istinaf kanun yoluna başvurmuştur.DELİLLER, DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
:İstinaf kanun yolu başvurusuna konu edilen karar hakkında; HMK.nın 355. maddesindeki düzenleme uyarınca, istinaf dilekçesinde belirtilen nedenler ve kamu düzenine ilişkin aykırılık bulunup bulunmadığı yönü gözetilerek yapılan inceleme sonucunda;Dava, eser sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili için başlatılan takibe itirazın iptali istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesi tarafından davanın kabulüne karar verildiği, verilen kararın davalı vekili tarafından istinaf edildiği görülmüştür.Somut olayda niteliği itibarıyla kurulduğu iddia edilen temel hukuksal ilişki 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 470. maddesinde tanımlanan eser sözleşmesinden kaynaklanmaktadır. Davacı taraf, davalının.... İlçesi, ... ada, .... parselde yer alan 3 katlı binasının iç ve dış dekorasyon tadilat işlerinin yapılması konusunda anlaştıklarını, aralarında yazılı bir sözleşme bulunmadığını, davalı ile anlaştıkları şekilde üstlendiği işi yerine getirdiği halde fatura bedelinin bir kısmının ödenmediğini, ödenmeyen kısım yönünden takip başlattığını, davalının takibe haksız olarak itiraz ettiğini iddia ederek eldeki davayı açmıştır. Davalı taraf, cevap dilekçesi sunmamıştır.Davalı vekili, tebligatın usulsuz olduğunu iddia ederek istinaf isteminde bulunmuş ise de, 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun Elektronik Tebligat başlıklı 7/a. maddesinin 1. fıkrasında elektronik tebligatın yapılmasının zorunlu olduğu gerçek ve tüzel kişiler belirtildikten sonra, 2. fıkrasında, birinci fıkra kapsamı dışında kalan gerçek ve tüzel kişilere, talepleri halinde elektronik tebligat adresi verileceği, bu durumda bu kişilere tebligatın elektronik yolla yapılmasının zorunlu olduğu, 3. fıkrasında ise, elektronik yolla tebligatın zorunlu bir sebeple yapılamaması halinde bu Kanunda belirtilen diğer usullerle tebligat yapılabileceği düzenlemeleri yer almaktadır.7201 sayılı Kanun'un 7/a hükmü gereğince Limited şirketlere tebligatın var ise elektronik tebligat adresine yapılması zorunlu olduğundan, dava dilekçesi ve tensip tutanağının bu adrese tebliğe çıkarıldığı ve █████/2022 tarihinde tebliğ edilmiş olduğu görülmüştür. O halde, 7201 Sayılı Yasanın 7/a maddesine göre, elektronik tebligat adresi bulunan davalıya yapılacak tebligatın elektronik yolla yapılması zorunlu olup davalı tarafın bu tebligatın usule uygun olmadığına yönelik istinafı yerinde değildir.Ticari davalarda yani iki tarafın tacir olduğu ve dava konusunun ticari işletmeleri ile ilgili olduğu davalarda ticari defterler ile sözleşme ilişkisinin veya alacak miktarının ispatı mümkündür. Ticari defterler kesin delillerdendir. Yasa'da delil vasfı taşıdığı takdirde aksinin yazılı veya kesin delillerle ispatı gerektiği düzenlenmiş olduğundan, yasanın ticari defterleri kesin delil olarak düzenlediği açıkça anlaşılmaktadır. Bir taraf kendi defterlerine delil olarak dayanmış ise karşı tarafın ticari defterlerine dayanılmamış olsa da karşı taraf defterlerinin incelenmesi zorunludur. Tacir olup ticari defter tutmak zorunda olan taraf, ticari defterleri bulunmadığını ileri süremeyeceğinden verilen kesin süreye rağmen ibraz etmediği takdirde, belgenin elinde olmadığına dair yemin etmesine gerek olmaksızın HMK 220/3. madde gereğince sunmaktan kaçındığı belgelerdeki (ticari defterlerindeki) kayıtların, karşı taraf defterindeki kayıtlara uygunluğunu mahkeme kabul edebilir.Mahkemece davacının tacir araştırması yapıldığı, her iki taraf da tacir olduğundan ve ticari davalarda ticari defterler ile sözleşme ilişkisinin veya alacak miktarının ispatı mümkün olduğundan, taraflara ticari defter ve kayıtlarını sunmaları için HMK 222 maddeye göre süre verildiği, davalının süresi içerisinde defter ve kayıtlarını ibraz emediği, davacının defter ve kayıtlarına göre█████/2021 Tarihli GIB202100000003 Nolu ... Şti. adına düzenlenmiş 350.000,00-TL bedelli faturanın davacının defterlerinde kayıtlı olduğu, davalı ... .... Şti. nin 185.000,00-TL. borçlu olduğunun kayıtlı olduğu, davalı tarafın verilen kesin süreye rağmen ticari defterlerini ibraz etmediği anlaşıldığından davanın kabulüne karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmamaktadır. Belirtilen nedenlerle davalı vekilinin istinaf isteminin reddine karar verilmiştir.Dosya kapsamı, mahkeme gerekçesi ve yapılan değerlendirmeye göre; mahkemece verilen karar usul ve yasaya uygun olup, davalı vekilinin istinaf kanun yoluna başvurusunun HMK'nın 353/(1)-b-1. maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerekmiş olup aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur.HÜKÜM
: Yukarıda açıklanan nedenlerle;1-Aydın Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 11.04.2023 tarih ve ████████ Esas, ████████ Karar sayılı kararı, usul ve esas yönünden hukuka uygun bulunduğundan, davalı vekilinin istinaf kanun yoluna başvurusunun, 6100 sayılı HMK'nın 353/(1)-b-1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,2-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun reddine karar verilmiş olup, alınması gereken 9.224,12 TL istinaf karar harcından davalı tarafından peşin olarak yatırılan 2.306,03 TL harcın mahsubu ile kalan 6.918,09 TL'nin davalıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına,3-Davalı tarafından yatırılan 492,00 TL istinaf kanun yoluna başvurma harcı ile yapılan istinaf kanun yolu giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,4-Kararın, Dairemizce taraflara tebliğine,Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, HMK'nın 361/(1) maddesi uyarınca kararın taraflara tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay nezdinde temyiz kanun yolu açık olmak üzere 07.05.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.