Anahtar kelimeler: Mahk Koleji Mezunları İhracına İsim Yılına Katıldığını Müracaatı Toplantılara Ödemesinin
6. Hukuk Dairesi         █████████ E.  ,  ████████ K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi (Ticaret Mahk. Sıfatıyla)

SAYISI
: ████████ E., ████████ K.
Mahkemece bozmaya uyularak verilen karar davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra, dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
1. Asıl davada davacı vekili; davalı kooperatifin .... Koleji Mezunları ... Kooperatifi'nin isim değişikliği sonucu ve devir sonrası devam eden bir kooperatif olduğunu, 1988 tarihindeki genel kurul kararıyla ortaklığının ihracına ve ödemesinin iadesine karar verildiğini, kooperatife tekrar müracaatı üzerine kabul edildiğini ve 1992 yılına kadar ödemelerinin devam ettiğini, toplantılara katıldığını, 2011 yılında kooperatifin yönetiminin değiştiğini, önceki kayıtların imha edildiği gerekçesiyle ortaklığının bulunmadığının beyan edildiğini ve ortaklığa alınmadığını ileri sürerek, ihraç kararının iptaline bu talebinin kabul edilmemesi halinde kura ile tahsis edilen taşınmaz bedelinin tespiti ile kendisine ödenmesine, taşınmazın 3. kişilere kiraya verilmesi nedeniyle oluşan zararının tespiti ile şimdilik 5.000,00 TL tazminatın davalıdan alınarak kendisine verilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
2. Birleşen davada davacı vekili; davalı kooperatif adına kayıtlı 9/C no.lu taşınmazın tapu tescilinin iptalini ve kendi adına tescilini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili, müvekkili kooperatifin farklı bir kooperatif olup davalının ortaklık başvurusu bulunmadığını, tüm taleplerin zamanaşımına uğradığını,davacının kur’a tutanağında sehven yer aldığını, davacının ödemesinin olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. MAHKEME KARARI
Mahkemenin 08.03.2016 tarihli kararıyla; kooperatif ihraç kararından sonra davacının babası tarafından kooperatife sunulan senetlerin davalı kooperatif tarafından kabul edildiği gibi, davacı tarafından yapılan üyelik aidatlarının da davalı kooperatif tarafından kabul edildiği ve 23.09.1989 tarihli noter huzurunda yapılan çekilişe davacının da dahil edildiği bu durumda davacının kooperatife üyeliğinin devam ettiğinin davalı tarafça da zımnen kabul edildiğinin anlaşıldığı, kooperatif yönetimi yönünden üyeliğinin iptal edildiği iddiası karşısında noter huzurunda yapılan kur’a çekilişine katılmasının sağlanmasının da tek başına davacının üyeliğinin devam ettiğini gösterdiği, kooperatifin sadece ismi değiştiğinden husumet itirazlarının yerinde olmadığı, birleşen dava yönünden ise davacının davalı kooperatife üyeliğinin tespiti yönündeki talebi yerinde görüldüğünden dava konusu taşınmazın davacıya isabet ettiği ve çekiliş sonrası üyelik aidatlarının da davacı tarafından ödendiği gerekçesiyle, asıl ve birleşen davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
1. Mahkemenin 08.03.2016 tarihli kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri tarafından temyiz isteminde bulunulması üzerine Yargıtay (Kapatılan) 23. Hukuk Dairesi'nin 25.02.2020 tarihli ilamıyla, mahkemece davacının kooperatife aidat borcu bulunup bulunmadığının araştırılıp davacının yükümlülüklerini yerine getirip getirmediğinin tespit edilmesi gerektiği gerekçesiyle kararın bozulmasına karar verilmiştir.
2. Mahkemenin 18.10.2022 tarihli kararıyla; bozmaya uyularak, kooperatif ihraç kararından sonra davacının babası tarafından kooperatife sunulan senetlerin davalı kooperatif tarafından kabul edildiği gibi, davacı tarafından yapılan üyelik aidatlarının da davalı kooperatif tarafından kabul edildiği ve 23.09.1989 tarihli noter huzurunda yapılan çekilişe davacının da dahil edildiği bu durumda davacının kooperatife üyeliğinin devam ettiğini davalı tarafça da zımnen kabul edildiğinin anlaşıldığı, kooperatif yönetimi yönünden üyeliğinin iptal edildiği iddiası karşısında noter huzurunda yapılan kur’a çekilişine katılmasının sağlanmasının da tek başına davacının üyeliğinin devam ettiğinin gösterdiği, kooperatifin sadece ismi değiştiğinden husumet itirazlarının yerinde olmadığı gerekçesiyle asıl davanın kabulüne, her ne kadar kooperatif kayıtlarında 20.01.2001 tarihli raporda tüm borçların ödenmiş olduğuna dair bir tespit olsa da davacının kooperatiften bu belirleme yapılırken ihraç edilmiş olması gözetildiğinde davacının ödemeleri yaptığını ispatlayamadığı gerekçesiyle, birleşen davanın reddine karar verilmiştir.
Mahkemenin 18.10.2022 tarihli kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri tarafından temyiz isteminde bulunulması üzerine Dairemizin 03.07.2024 tarihli ilamıyla, davacının 20.01.2001 tarihinde borcu olmadığının tespit edildiği, 23.09.1989 tarihli noter huzurunda yapılan çekilişe davacının da katılarak yapılan kura çekimi sonucu taşınmazın davacıya isabet ettiği, davacının en son aidat ödemesinin 1992 tarihinde yapıldığı ve bu süreden dava tarihine kadar uzun süre davacıdan aidat talep edilmediği gözetilerek birleşen davanın kabulüne karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle kararın bozulmasına karar verilmiştir.
3. Mahkemenin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; bozmaya uyularak, asıl davanın bozma öncesi kesinleştiği gerekçesiyle karar verilmesine yer olmadığına, davacının 20.01.2001 tarihinde borcu olmadığının tespit edildiği, 23.09.1989 tarihli noter huzurunda yapılan çekilişe davacının da katılarak yapılan kura çekimi sonucu taşınmazın davacıya isabet ettiği, davacının en son aidat ödemesinin 1992 tarihinde yapıldığı ve bu süreden dava tarihine kadar uzun süre davacıdan aidat talep edilmediği dikkate alındığında davacının kooperatife bir borcunun bulunmadığı ve birleşen davaya konu edilen kendisine isabet eden taşınmazı iktisap ettiği gerekçesiyle birleşen davanın kabulüne karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde; üyelikten ihraç kararının doğru olduğunu, davacı ... .... babası... tarafından 24... tarihinde kızının kooperatife karşı borçlarını ödeyeceğine ilişkin senetler sunduğunu fakat bu senetlerin tahsil edilemediğini, davacının kooperatife borcu olduğunu beyan etmektedir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre dava, asıl dava kooperatif üyelik tespiti istemine, birleşen dava, kooperatif üyeliğine dayalı tapu iptal ve tescil istemine ilişkindir.
Mahkemelerin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun'un 427 nci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen Mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VII. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davalı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz edene yükletilmesine,
Kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere,
14.01.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!