Anahtar kelimeler: Inın Danışmanlık Danışmana Yapmadığını Ödeneceğinin Bedelli İşleri İzmir Kesinlik Şartı

MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi
SAYISI
: ████████ E., █████████ K.İLK DERECE MAHKEMESİ
: İzmir 3. Asliye Ticaret MahkemesiSAYISI
: ████████ E., ████████ K.Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü.I. DAVADavacı vekili; taraflar arasında 27.11.2019 tarihinde 100.000,00 TL bedelli danışmanlık hizmet sözleşmesi imzalandığını, müvekkilinin sözleşmenin 1,2,3,10,11,12, 13... .'üncü fıkralarında sayılan işleri tamamladığını, sözleşmenin 4/a maddesinde sözleşme bedelinin %40' ının sözleşme imzalanması ile birlikte danışmana ödeneceğinin hüküm altına alındığını, ancak davalının ödeme yapmadığını yükümlülüklerini yerine getirmediğini, sözleşmenin 11. maddesinde taraflardan birinin sözleşmede yazılı hak ve yükümlülüklerini yerine getirmemesi halinde sözleşmenin toplam bedelinin halihazırda ödenmeyen kısmının %80'ini karşı tarafa ödeyeceğinin hüküm altına alındığını, cezai şart hükmü gereğince müvekkiline ödeme yapılması gerektiğini ileri sürerek fazlaya ilişkin hakları saklı tutarak 20.000,00 TL tazminatın 14.01.2020 tarihinden itibaren işleyecek ticari temerrüt faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiş, ıslah dilekçesi ile talebini 80.000,00 TL'ye artırmıştır.II. CEVAPDavalı vekili; sözleşmede yer alan imzanın .... isimli şahsa ait olduğunu, .........'ün ise hiçbir dönemde müvekkili şirket yetkilisi olmadığını, kendisinin hiçbir dönemde de müvekkili şirkette çalışması bulunmadığını, davacı tarafın, müvekkili şirkete herhangi bir hizmet vermediğini ve hiçbir dönemde de müvekkili şirkete davacı şirket tarafından bir danışmanlık sağlanmadığını, müvekkili şirkete davacı tarafından hiçbir dönemde herhangi bir fatura kesilmediğini, aralarında herhangi bir cari hesap bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIİlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı şirkete dava konusu sözleşmedeki imzaya ilişkin beyanda bulunmak üzere isticvap davetiyesi çıkarıldığı, isticvap davetiyesinin davalı şirkete e-tebligat yoluyla 18.01.2021 tarihinde tebliğ edildiği, davalı şirket yetkilisinin isticvap davetiyesinde belirtilen hususlara ilişkin bir beyanda bulunmadığı, bu sebeplerle davacı tarafça dava dilekçesi ekinde sunulan sözleşmenin davalı tarafça imzalandığı kabul edilerek yargılamaya devam olunduğu, sözleşmesinin 11. maddesinde taraflardan birinin sözleşmede yazılı hak ve yükümlülüklerini yerine getirmemesi halinde sözleşmenin toplam bedelinin hali hazırda ödenmeyen kısmının %80'inin karşı tarafa ödemesi gerektiğinin hüküm altına alındığı, davalı tarafça sözleşme nedeni ile davacı tarafa hiç bir ödeme yapılmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.IV. İSTİNAFİlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.V. TEMYİZA. Temyiz SebepleriDavalı vekili temyiz dilekçesinde; sözleşmede yer alan imzanın... isimli şahsa ait olduğunu, ...'ün ise hiçbir dönemde müvekkili şirket yetkilisi olmadığını, kendisinin hiçbir dönemde de müvekkili şirkette çalışması bulunmadığını, davacı tarafın, müvekkili şirkete herhangi bir hizmet vermediğini ve hiçbir dönemde de müvekkili şirkete davacı şirket tarafından bir danışmanlık sağlanmadığını, müvekkili şirkete davacı tarafından hiçbir dönemde herhangi bir fatura kesilmediğini, aralarında herhangi bir cari hesap bulunmadığını beyan etmektedir.B. Değerlendirme ve GerekçeUyuşmazlık, hizmet sözleşmesinden kaynaklı cezai şart alacağı istemine ilişkindir.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.VI. KARARAçıklanan sebeplerle;Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370/1. maddesi hükmü uyarınca ONANMASINA,Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz edene yükletilmesine,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,14.01.2026 tarihinde oy birliği ile karar verildi.