Anahtar kelimeler: Masaya Aşımına Müflis Kaydettirdiği Erdiğini Muaccel Kefil Devri Gerçekten Cetveline

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi
SAYISI
: ████████ E., █████████ K.İLK DERECE MAHKEMESİ
: İstanbul Anadolu 2. Asliye Ticaret MahkemesiSAYISI
: ████████ E., █████████ K.Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü.I. DAVADavacı vekili; davalının müflis şirketten olan alacaklarının kefil ödemesi ve taşınmazların devri suretiyle yapılan protokol gereği sona erdiğini, davalının sıra cetveline kaydettirdiği alacaklarının gerçekten var olmadığını, muaccel olmadığını, zaman aşımına uğradığını, bu alacaklara hukuka aykırı şekilde faiz işletilerek fazla miktarda alacağın masaya kaydedildiğini ileri sürerek 4. sırada kaydedilen 45.838.858,70 TL davalı alacağının terkini ile İİK'nın 235/3. maddesi gereğince bu alacağa tahsis edilen bedelin dava masrafları da dahil olmak üzere sıraya bakılmaksızın alacağı nispetinde itiraz eden müvekkiline ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.II. CEVAPDavalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının müflis şirket adına usulsüzlükleri ileri süremeyeceğini, müflis şirketle iki ayrı finansal kiralama sözleşmesi yapıldığını, bu sözleşmelerden kaynaklanan borçların iflas tarihi itibariyle halen devam ettiğini, müvekkili ticari kayıt ve belgelerinin bilirkişi tarafından incelendiğinde bu durumun ortaya çıkacağını belirterek davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIİlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı, davalının alacağının kalmadığını iddia ettiğinden ispat yükünün bu sebeple davacıda olduğu, delilleri arasında bilirkişi incelemesine dayanan ve duruşmada da inceleme yapılmasını talep eden davacıya davanın niteliği itibariyle özel ve teknik bilgiyi gerektirdiğinden dava dışı müflise ve davalıya ait ticari defter ve dayanaklarının incelenmesi için HMK'nın 283. maddesi gereğince Adalet Bakanlığı'nda çıkartılıp güncellenen tarife gözetilerek bilirkişilerin sarf edeceği emek ve mesaiyle orantılı ve dosya kapsamına uygun bilirkişi ücreti tespit ve taktir edilerek bu miktar giderin yatırılması konusunda kanuna uygun süreler verildiği, kesin süre içinde bilirkişi ücretinin yatırılmaması halinde HMK Yönetmeliği'nin 45/3 maddesi gereğince bu delilinden vazgeçmiş sayılacağı ihtarının yapıldığı, ancak davacı tarafından süresinde bilirkişi ücretinin yatırılmadığı, 15.12.2021 tarihli duruşmada davacı vekili tarafından müvekkili tarafından kendisine ödeme yapıldığı belirtilerek yeniden bilirkişi incelemesi yapılmasının talep edildiği, ancak davacının bilirkişi delilinden vazgeçtiği ve dosya kapsamı itibariyle davasını kanıtlayamadığı gerekçesiyle kanıtlanamayan davanın reddine karar verilmiştir.IV. İSTİNAFİlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.V. TEMYİZA. Temyiz SebepleriDavacı vekili temyiz dilekçesinde; yerel mahkemeden dava dilekçesinde ileri sürdükleri iddialara ilişkin belgelerin toplanması ve incelenmesi için İflas dosyasına müzekkere yazılması talep edilmesine rağmen müzekkerenin yazılmadığını, yargılamanın seyri açısından asli önem teşkil eden bu belgelerin incelenmeden mahkeme tarafından haklı davanın reddine karar verilmesinin hukuka aykırı olduğunu, dava dosyasına finansal kiralama sözleşmesine ilişkin tüm evrakların sunulduğunu, davalı şirketin borcun tahsil edildiğine ilişkin beyanlarının dosya içeriğinde mevcut olduğunu, taşınmazın satış bedelinin borçtan mahsup edilmediğine ilişkin iddialarının dinlenmediğini, bu hususlarda müzekkere yazılıp inceleme yapılması taleplerinin mahkemece dikkate alınmadığını, iflas dairesinden taşınmaz satışına ilişkin belgelerin istenmesi ile borcun ödendiğini gösterir belge ve evrakların sunulması sonrasında dosyanın bilirkişiye tevdi edilmesi için süre verilmesi taleplerinin hukuka aykırı olarak reddedildiğini, davalı şirketin ikrarına ve yukarıda ifade edilen taleplerine rağmen davanın reddine dair kararın gerekli ve yeterli inceleme yapılmadan karar verildiğini beyan etmektedir.B. Değerlendirme ve GerekçeUyuşmazlık, iflas sıra cetvelinde kayıt terkin istemine ilişkindir.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.VI. KARARAçıklanan sebeplerle;Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370/1. maddesi hükmü uyarınca ONANMASINA,Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz edene yükletilmesine,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,14.01.2026 tarihinde oy birliği ile karar verildi.