Anahtar kelimeler: Esaskarar Birçok Yapmaya Ödemediğini İhtar Yazildiği Zamanında Katip İlişki Ödemesi

T.C. ANKARA 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: ████████ Esas - ████████
TÜRK MİLLETİ ADINA YARGILAMA YAPMAYA VE HÜKÜM VERMEYE YETKİLİT.C.ANKARA11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİKARARESAS NO
: ████████KARAR NO
: ████████HAKİM
:...KATİP
:...DAVACI
:...VEKİLİ
: Av. ...DAVALI
: ...VEKİLİ
: Av. ...DAVA
: İtirazın İptali ( Kira Sözleşmesinden Kaynaklanan)DAVA TARİHİ
: █████/2025KARAR TARİHİ
: █████/2026GEREKÇELİ KARARINYAZILDIĞI TARİH
: █████/2026Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali davasının yapılan açık yargılaması sonunda,GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:DAVACININ TALEBİ
: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili şirket ile davalı şirket arasında ticari ilişki bulunduğunu, bu ticari ilişki kapsamında davalı taraf aldığı hizmet kapsamında ödemesi gereken borçlarını tam ve zamanında ödemediğini, davalı tarafın müvekkili tarafından birçok kez sözlü ve yazılı olarak ihtar edilmesine rağmen herhangi bir ödeme yapmadığını, müvekkili tarafından davalı aleyhine ... Esas sayılı dosyası ile ilamsız genel haciz yoluyla icra takibi başlatıldığını, davalı vekilinin, 21.07.2025 tarihli dilekçesiyle takibe borca, imzaya, faize ve tüm fer’ilerine genel ve soyut ifadelerle itiraz ettiği, herhangi bir belge veya somut gerekçe sunmadığını, bu itirazın haksız, dayanaksız ve sırf takibi durdurma amacıyla yapıldığını, davalı tarafından süresi içerisinde yapılan itiraz neticesinde takibin durdurulduğunu, icra takibine konu olan alacağın, fatura alacağından kaynaklanan likit bir alacak olup borçlunun faturalardan kaynaklı alacağa yapmış olduğu itirazın haksız ve kötü niyetli olduğunu, davanın kabulüne, davalının ... Esas sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazın iptalini, takibin devamına karar verilmesini talep etmiştir.DAVALININ CEVABI
: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davanın süresinde açılmadığını, hak düşürücü süre ve zamanaşımı itirazları olduğunu, davanın haksız ve kötü niyetli olduğunu, davacı yanca davaya konu takip talebi ekinde cari hesap ekstresi olduğu ve davalı müvekkilinin davacı şirkete bakiye 84.400 TL borcu olduğu iddia edilmişse de tek başına cari hesap ekstresi adı altında düzenlenen iddia olunan borcun varlığına ilişkin belgenin varlığının borcun mevcudiyetine delalet etmediğini, taraflar arasında cari hesap sözleşmesi de kurulmadığını, müvekkili şirketin davacı şirkete böyle bir borcunun olmadığını, davacının tek taraflı kayıtlarından oluşan ve müvekkili şirketin imzası bulunmayan belgeyi kabul etmediğini, takibe konulan cari hesap ekstresi içeriğindeki faturaların doğru olduğunu ve fatura konusu hizmet ve işlerin yerine getirildiğini iddia etmişse de müvekkili davacıdan fatura edilen hizmetleri almadığını, bahse konu hizmetin yerine getirilmediğini, müvekkilinin, davacıdan öncesinde sadece bir defa davacıdan transfer hizmeti aldığını, müvekkili şirketin davacıdan başka bir transfer hizmeti almadığını, ... Esas sayılı dosyası ile başlatılan takibin haksız ve dayanaksız olmakla itirazın iptali davasının reddini talep etmiştir.DELİLLER VE DEĞERLENDİRME
:Dava; İtirazın İptali istemine ilişkindir.6102 sayılı TTK'nun 4. maddesine göre bir davanın ticari dava sayılabilmesi için ya uyuşmazlık konusu iş tarafların her ikisinin birden ticari işletmesiyle ilgili olmalı ya da tarafların tacir olup olmadıklarına veya işin tarafların ticari işletmesiyle ilgili olup olmamasına bakılmaksızın Türk Ticaret Kanunu veya diğer kanunlarda o davaya Asliye Ticaret Mahkemesi'nin bakacağı yönünde düzenleme olmalıdır.6335 sayılı Kanun'un 2. maddesi ile değişik 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 5. maddesi uyarınca ticari davalar Asliye Ticaret Mahkemelerince görülerek karara bağlanır. Diğer taraftan aynı düzenleme gereğince, Asliye Ticaret Mahkemeleri ile diğer Hukuk Mahkemeleri arasındaki ilişki, 6762 sayılı Türk Ticaret Kanunu’ndan ve 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 6335 sayılı Kanunla yapılan değişiklikten önceki halinden farklı olarak iş bölümü ilişkisi değil, görev ilişkisidir. Göreve ilişkin düzenlemeler, 6100 sayılı Hukuk Muhakemesi Kanunu'nun 1. maddesi uyarınca kamu düzenine ilişkin olduğundan mahkemelerce yargılamanın her aşamasında re'sen incelenir.6100 sayılı HMK'nın 4. maddesinde Sulh Hukuk Mahkemelerinin bakmakla görevli olduğu davalar düzenlenilmiş olup “ç” bendi, “Bu Kanun ile diğer kanunların, sulh hukuk mahkemesi veya sulh hukuk hâkimini görevlendirdiği davaları, görürler.” hükmünü, 634 sayılı Kat Mülkiyeti Kanunu'nun Ek 1. maddesi ise “Bu Kanunun uygulanmasından doğacak her türlü anlaşmazlık sulh mahkemelerinde çözümlenir.” hükmünü içermektedir.6100 sayılı HMk 'nun 4/1-a maddesine göre " .....Kira ilişkisinden doğan alacak davaları davalarıda dahil olmak üzere , kira ilişkisinden doğan tüm uyuşmazlıkları konu alan davalar ile bu davalara karşı açılan davalarda" Sulh Hukuk mahkemesi görevlidir.6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 299. maddesinde; " Kira sözleşmesi, kiraya verenin bir şeyin kullanılmasını veya kullanmayla birlikte ondan yararlanılmasını kiracıya bırakmayı, kiracının da buna karşılık kararlaştırılan kira bedelini ödemeyi üstlendiği sözleşmedir." şeklinde tanımlanmıştır.Somut uyuşmazlıkta; davaya konu alacağın araç kiralama sözleşmesinden kaynaklandığı ve taraflar arasında kira ilişkisi bulunduğu görülmektedir. Kira sözleşmesinin ticari nitelikte bulunması görevli mahkemenin sulh hukuk mahkemeleri olmasını değiştirmeyecektir. Çünkü yukarıda değinilen yasa metninde kira ilişkisinden doğan tüm uyuşmazlıkların sulh hukuk mahkemesinde görülmesi emredici olarak öngörülmüştür. 6100 sayılı HMK'nın 114/1-c maddesi uyarınca mahkemenin görevli olması bir dava şartıdır ve aynı yasanın 115/1. Maddesi uyarınca mahkeme dava şartlarının mevcut olup olmadığını davanın her aşamasında kendiliğinden araştırır. HMK'nın 115/2. Maddesi uyarınca da dava şartı noksanlığı tespit edilirse davanın usulden reddine karar verilir. Mahkememizin görevli olmadığı anlaşılmakla davanın usulden reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki hüküm kurulmuştur.HÜKÜM
: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;Mahkememizin görevsizliği nedeniyle davanın USULDEN REDDİNE,Görevli mahkemenin ... Sulh Hukuk Mahkemeleri olduğuna,6100 sayılı HMK m.20 uyarınca kararın kesinleşmesinden itibaren iki hafta içinde taraflardan birinin talebi halinde dosyanın görevli mahkemeye gönderilmesine,Yargılama giderlerinin görevli mahkeme tarafından hüküm altına alınmasına,Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı davalı tarafın yokluğunda HMK'nun 341 ve devamı maddeleri gereğince kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içinde Mahkememize ... Bölge Adliye Mahkemesi ilgili Hukuk Dairesine gönderilmek üzere verilecek dilekçe ile istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.█████/2026Katip ...e-imzaHakim ...e-imza