Anahtar kelimeler: Otoyolu Sarıyeristanbul Kuzey Marmara Kimyasal Tır Cismani Otobüs Mevkii İstikameti

T.C. BAKIRKÖY 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO
: ████████
KARAR NO
: ████████
DAVA
: Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)
DAVA TARİHİ
: █████/2024
KARAR TARİHİ
: █████/2026
KARARIN YAZILDIĞI TARİH
: █████/2026
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
DAVA;
Davacı vekili tarafından davalı aleyhine açılan iş bu davanın dava dilekçesinde özetle; müvekkili ..... 'in 31.07.2022 tarihinde sürücüsünün ....... olduğu ........ plakalı araçta seyir halinde iken bir kaza meydana geldiğini, işbu kazaya dahil olan diğer araçlar; ....... Sigorta A.Ş. 'de sigortalı olarak görünen ....... plakalı araç ile ....... plakalı yolcu otobüs olduğunu, kazanın gerçekleştiği mevkii Kuzey Marmara Otoyolu Tehlikeli Kimyasal Tır Park Yolu Ankara istikameti Sarıyer/İstanbul olduğunu, müvekkilinin, meydana gelen kazada ağır derecede yaralandığını beyanla trafik kazasında meydana gelen bedensel zarar nedeniyle, şimdilik 10.000 TL maddi tazminat (6100 sayılı Kanunun 107. maddesine göre talep arttırım hakları saklı kalmak kaydıyla) ve 500.000 TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işletilecek faizi ile birlikte davalılardan tahsilini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya tahmiline karar verilmesini talep ve dava ettiği görülmüştür.
CEVAP;
Davalı ....... Sigorta Anonim Şirketi tarafından sunulan cevap dilekçesinde özetle; ....... plakalı aracın müvekkili şirket nezdinde, ..... no.lu █████/2022 █████/2023 vadeli Zorunlu Mali Mesuliyet Sigorta Poliçesi bulunduğunu, poliçede kaza tarihi itibariyle kişi başı 500.000 TL teminat ile sınırlı olduğunu, buna ek olarak, ....... plaka sayılı aracın müvekkili şirket nezdinde .... nolu , : █████/2022 - █████/2023 vadeli Kasko Poliçesi ile sigortalı olduğunu, müvekkilinin poliçede yer alan İhtiyari Mali Mesuliyet teminatı sebebiyle sorumluluğunun sigortalı araç sürücüsünün kusur oranı ve poliçe limiti ile sınırlı olduğunu, manevi tazminat talepleri yönünden bedeni ve maddi ayrımı yapılmaksızın (kombine) yıllık azami 250.000 TL ile sınırlı olmak üzere teminat kapsamına dahil edildiğini, ancak bu tutarın her halükarda, kişi başı bedeni zarar tutarının % 50'sini aşamayacağını, müvekkilinin tüm sorumlulukları eksiksiz olarak yerine getirdiğini, ödeme tarihi itibariyle güncel ödeme yapılıp yapılmadığının tespit edilmesini talep etiklerini, sigortalı araç sürücüsünün kazanın meydana gelmesinde kusurunun bulunup bulunmadığı, var ise kusur oranının Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesince belirlenmesi gerektiğini, kaza ile maluliyet arasındaki illiyet bağının bulunup bulunmadığının ve maluliyet oranının belirlenmesi hususunun Adli Tıp Kurumu ..... İhtisas Dairesi tarafından yapılacak değerlendirme ile tespit edilmesi gerektiğini, davacı tarafından sunulan maluliyet raporu müvekkil şirket tarafından yapılan medikal değerlendirmesinde davacının iyileşme süreci sebebiyle ilgili oranın uygun bulunmadığını, işbu sebeple davacı tarafından tek taraflı sunulan delillerle hazırlanan, güvenilirliği bulunmayan, denetime elverişsiz maluliyet raporunun hükme esas teşkil edemeyeceğini, zarar hesabı için seçilecek bilirkişinin aktüerler siciline kayıtlı kişilerden olması gerektiğini, davaya konu geçici iş göremezlik zararı, bakıcı gideri zararı ve tedavi giderine ilişkin zararlar poliçe teminatı kapsamı dışında olup, Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığının sorumluluğunda olduğunu, ddavacıların talep ettiği manevi tazminat miktarı sebepsiz zenginleşme teşkil edecek nitelikte olduğunu, sebepsiz zenginleşmeye sebebiyet vermemek adına davacının kaza dolayısıyla Sosyal Güvenlik Kurumundan herhangi bir ödeme alıp almadığının tespitinin gerektiğini, tazminattan indirim gerektiren hususlarda araştırma yapılması gerektiğini, müvekkilinin temerrüde düşmediğini, açıklanan sebeplerle açılan davanın reddini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini iddia ve talep ettiği görülmüştür.
Davalı .... Sigorta A.Ş. (.... Sigorta A.Ş.'yi birleşme yolu ile devralan ..... Sigorta A.Ş. adına) tarafından sunulan cevap dilekçesinde özetle; müvekkili ....... Sigorta A.Ş nezdinde ZMMS poliçesi, ....... Sigorta A.Ş nezdinde Kasko poliçesi düzenlendiğini, ....... Sigorta A.Ş.’nin ....... Sigorta A.Ş bünyesinde birleştiğini, ZMMS poliçesi kapsamında hasar ödeme tarihi itibarı ile hesaplama yapılması halinde müvekkili sigorta şirketinin ödemesi gereken bakiye tazminatının bulunmadığının anlaşılacağını, davacının maluliyet oranının Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik'e göre belirlenmesi için dosyanın adli tıp kurumu ..... İhtisas dairesi’ne gönderilmesi gerektiğini, sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranında tazminat ödemesi yapmakla yükümlü olduklarını, dava konusu kaza nedeniyle tazminat hesabı yapılmasına karar verilmesi halinde hesaplamanın, sigorta aktüerleri yönetmeliği uyarınca hazine müsteşarlığınca yetkilendirilen aktüerler listesine kayıtlı, lisanslı aktüerler tarafından ve TRH 2010 ulusal mortalite tablosunda yer alan verilere göre yapılması gerektiğini, kabul anlamına gelmemek kaydıyla, dava konusu trafik kazasında hatır taşıması olduğundan her halde hesaplanacak tazminata yerleşik yargıtay içtihatları uyarınca hatır indirimi uygulanması gerektiğini, davacının dava konusu kaza nedeniyle elde ettiği gelir ve tazminatların mahsubu gerektiğini, her durumda, müvekkil şirketin sorumluluğu poliçede belirtilen limit ile sınırlı olduğunu, dava dilekçesinde talep edilen tedavi giderleri ile geçici iş göremezlik ve geçici bakıcı gideri talepleri ZMMS poliçesi kapsamı dışında kaldığından her halde bu talepler yönünden davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, dava konusu kaza nedeniyle birden fazla kişinin zarar görmüş olması halinde teminatın paylaştırılması gerektiğini, belirlenecek kusur ve maluliyet oranları göz önüne alındığında kasko poliçesi kapsamında talep edilen 500.000,00-TL manevi tazminat miktarının fahiş olup reddi gerektiğini, davayı kabul anlamına gelmemek kaydıyla, dava konusu tazminat “ancak dava tarihinden itibaren” işleyecek “yasal faiz” ile birlikte talep edilebileceğini, açıklanan sebeplerle açılan davanın reddini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini iddia ve talep ettiği görülmüştür.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE;
Dava, ........, ......., ....... plakalı araçlar arasında █████/2022 tarihinde meydana gelen maddi hasarlı ve yaralamalı trafik kazasında davalıların sürücüsü, ZMMS ve KASKO poliçesi kapsamında sigortacısı olduğu ....... plakalı araç sürücüsünün asli kusurlu, ........ plakalı araç sürücüsünün tali kusurlu olduğu iddiası ile davacı tarafın işbu kaza nedeniyle uğramış olduğunu belirttiği geçici-kalıcı iş göremezlik, tedavi bedeline ilişkin maddi tazminat ile manevi tazminatın tahsili istemine ilişkindir.
Davacı tarafın dava dilekçesinde maddi tazminat talebine ilişkin açıklamalarda bulunduğu ancak dava dilekçesinin netice-i talep kısmında yalnızca 10.000,00 TL maddi tazminat isteminde bulunmakla yetindiği ve taleplerinin açık olmadığı anlaşılmakla bu hususta eksiklerin giderilmesi amacıyla davacı tarafa kesin süre verilmiş, kesin süre içerisinde sunulan dilekçede; tedavi giderleri 1.000,00 TL, ekonomik geleceğin sarsılmasından doğan tazminat 1.000,00 TL, Sürekli iş göremezlik tazminatı 5.000,00 TL, Kazanç kaybından kaynaklı tazminat 3.000,00 TL olmak üzere toplamda (6100 sayılı Kanunun 107. maddesine göre talep arttırım hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik) 10.000,00 TL maddi tazminat taleplerinin mevcut olduğunu bildirdiği görülmüştür.
Gerçek kişi tarafların sosyal ve ekonomik durum araştırma yapılmış, araç tescil kayıtları, kaza tutanağı, davacının hastane kayıtları, SGK kayıtları, ceza dosyası ile tarafların dayandıkları tüm kayıtlar ilgili yerlerden celp edilerek dosya arasına alınmıştır.
818 sayılı Borçlar Kanunun haksız fiili düzenleyen 41. maddesi: "Gerek kasten ihmal ve teseyyüp yahut tedbirsizlik haksız bir suretle diğer kimseye bir zarar ika eden şahıs, o zararın tazminine mecburdur.." şeklindedir. Bu maddenin karşılığı 6098 Sayılı Türk Borçlar kanunun 49. Maddesidir. Bu madde hükmü ise şu şekildedir. “Kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür” Buna göre bir kişi kusurlu ve hukuka aykırı bir eylemle (kasten, ihmal ederek, tedbirsiz davranarak) bir başkasını zarara uğratırsa zarar tazmini ile yükümlüdür. Zararın türü maddi ve manevi olabilir.
6098 Sayılı Yeni Türk Borçlar Kanununun 54. maddesi ise bedensel zararların kapsamını şu şekilde tayin etmiştir.
“Bedensel zararlar özellikle şunlardır
:
1. Tedavi giderleri.
2. Kazanç kaybı.
3. Çalışma gücünün azalmasından ya da yitirilmesinden doğan kayıplar.
4. Ekonomik geleceğin sarsılmasından doğan kayıplar."
-Yukarıdaki yasa maddelerinden de görüleceği üzere; trafik kazası sonucu şayet ölüm meydana gelmişse defin ve cenaze masrafları ile vefat eden mağdurun desteğinden yoksun kalan yakınlarının talep edebileceği destek yoksun kalma tazminatı talep edilebilecek zarar kalemlerini oluşturur. Trafik kazası sonucu yaralanma halinde ise tedavi giderleri, tedavi sırasında çalışılamayan günlere ilişkin zararlar, kalıcı bir maluliyet varsa, kalıcı maluliyetin getirdiği maddi gelir kaybı en önemli maddi tazminat kalemleridir. Ölümü halinde ise defin cenaze masrafları ve vefat eden mağdurun desteğinden yoksun kalan yakınlarının zarar talep edebilecek tazminat kalemleridir. Trafik kazasında mağdur olan kişinin kaza sırasında araç kullanıyor olması halinde aracında yada başka bir eşyasında kaza sebebi ile zarar meydana gelmişse bunlarda talep edebilecek tazminat kalemleri arasında sayılacaktır.
Trafik kazasından kaynaklanan tazminat davalarında, zarar veren taraf, kusuru oranında, gerçek zarardan sorumlu olur.
Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası'nın; motorlu bir aracın işletilmesi sırasında, bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına neden olması halinde, o aracı işletenin zarara uğrayan 3. kişilere karşı olan sorumluluğunu belli limitler dahilinde karşılamayı amaçlayan ve yasaca yapılması zorunlu kılınan bir zarar sigortası türü olduğu anlaşılmaktadır.
Karayolları Trafik Kanunu'nun 88. Maddesinde ise “Bir motorlu aracın katıldığı bir kazada, bir üçüncü kişinin uğradığı zarardan dolayı, birden fazla kişi tazminatla yükümlü bulunuyorsa, bunlar müteselsil olarak sorumlu tutulur.” düzenlemesi ile motorlu araçların işletilmesi neticesi üçüncü kişinin zarar görmesi durumunda o aracın işleteni, aracın sürücüsü ve varsa teşebbüs sahibinin müştereken ve müteselsilen sorumlu olduğu ayrıca birden fazla kişinin zararı tazminat ile yükümlü olması durumunda zarar görene karşı müteselsil sorumlu oldukları belirtmiştir. Bu haliyle Karayolları Trafik Kanunu, trafik kazaları neticesi doğacak zarar sorumluluğunda müteselsillik esasını benimsemiştir.
Yine TBK 61. Maddesinde “Birden çok kişi birlikte bir zarara sebebiyet verdikleri veya aynı zarardan çeşitli sebeplerden dolayı sorumlu oldukları takdirde, haklarında müteselsil sorumluluğa ilişkin hükümler uygulanır.” demekle birden çok kişi aynı zarardan aynı sebeple yada çeşitli sebeplerden dolayı sorumlu olabileceği vurgulanmıştır. Bu durum iki veya daha çok kişinin şahsında sorumluluğun ya da herhangi bir tazminat yükümlülüğün şartlarının gerçekleşmesi halinde söz konusu olur. İşte bu tür durumlarda sorumlular hakkında müteselsil sorumluluk hükümleri uygulanacaktır.
Sigortacının sorumluluğu, izah edilen sorumluluk esasları dahilinde işletilen aracın işleteninin veya işletenin kusurundan sorumlu olduğu sürücünün kusurlarından kaynaklanan zararlarla sınırlıdır. Bu noktada aracın işleteninin veya sürücüsünün kusur durumunun incelenmesi gerekmektedir.
Mahkememizin dava konusu kazadaki kusur durumunun belirlenmesi amacıyla İstanbul Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi'ne gönderilmiş olup düzenlenen █████/2025 tarihli raporda özetle; dosyada mevcut tüm ifadeler, dava dilekçesi, bilirkişi raporu, kaza sonrası olay yerine ait fotoğrafları ve olay anına ait video görüntüsünün bulunduğu flash bellek, trafik kaza tespit tutanağı ve krokisi ile birlikte tüm dosya kapsamındaki mevcut diğer belgeler incelendiğinde kazanın olay kısmında açıklandığı biçimde gerçekleştiği anlaşılmış, olay anı videosundaki araç hareketleri ve mahalde bulunan tabeladan dolayı mahalde duran ....... plakalı otomobilin kaza esnasında dörtlü ikaz ışıklarının yanıp yanmadığı tespit edilememiş olup takdiri Mahkemeye ait olmak üzere; 1.durumda; kaza öncesinde ....... plakalı otomobilin dörtlü ikaz ışıklarının yandığı hususunun kabulü halinde, davalı sürücü ..... idaresindeki otomobil ile gündüz vakti seyir halinde iken olay mahalline geldiğinde aracında oluşan arıza nedeniyle dörtlü ikaz ışıkları yanar vaziyette duraklamak zorunda kaldıktan sonra gerisinden seyir halinde olan diğer davalı sürücünün idaresindeki otomobil ile idaresindeki araca arkadan çarpması sonucu meydana gelen olayda, atfı kabil kusuru bulunmadığı, davacı taraf sürücü ....... idaresindeki otomobil ile gündüz vakti görüşün açık olduğu otoyolda seyir halinde iken yola gereken dikkatini verip seyrini görüş alanını kontrol altında bulundurarak tedbirli bir şekilde sürdürmesi ve ön ilerisinde araç arızasından dolayı dörtlü ikaz lambaları yanık vaziyette duraklamak zorunda olan diğer davalı sürücü idaresindeki araca karşı zamanında etkin tedbir alması gerekirken bahsedilen bu hususlara riayet etmediği, olay mahalline geldiğinde ön ilerisinde dörtlü ikaz ışıkları açık vaziyette duraklamak zorunda olan otomobile arkadan çarpması sonucu meydana gelen olayda, asli kusurlu olduğu, sürücü ....... idaresindeki otobüs ile seyir halinde iken sağ önündeki şeritte meydana gelen kaza akabinde savrulan araçlara çarpması sonucu meydana gelen olayda, olayın oluş şekli ve mahal özellikleri dikkate alındığında atfı kabil kusuru bulunmadığı, 2. durumda; kaza öncesinde ....... plakalı otomobilin dörtlü ikaz ışıklarının yanmadığı hususunun kabulü halinde, davalı sürücü ..... idaresindeki otomobil ile otoyolda seyir halinde iken olay mahalline geldiğinde aracında oluşan arıza nedeniyle duraklamak zorunda kalmadan önce gerisinden seyir halinde olan sürücülerin uyarılması, bir tehlike ortamının varlığını önceden görüp zamanında tedbir almaları açısından dörtlü ikaz ışıklarını faal duruma getirmesi gerekirken bahsedilen bu hususa riayet etmediği, dörtlü ikaz ışıkları açık olmaksızın mahalde durakladığı sırada meydana gelen kazada, asli kusurlu olduğu, davacı taraf sürücüsü ....... idaresindeki otomobil ile gündüz vakti görüşün açık olduğu otoyolda seyir halinde iken yola gereken dikkatini verip seyrini görüş alanını kontrol altında bulundurarak tedbirli bir şekilde sürdürmesi ve ön ilerisinde araç arızasından dolayı duraklamak zorunda olan diğer davalı sürücü idaresindeki araca karşı zamanında etkin tedbir alması gerekirken bahsedilen bu hususlara riayet etmediği, ön ilerisinde duran araca önünde seyir halinde iken şerit değiştirme manevrası ile tedbir alan başka araç olmasına ve görüşün açık olmasına rağmen tedbir almaksızın arkadan çarpması sonucu meydana gelen olayda, asli kusurlu olduğu, sürücü ....... idaresindeki otobüs ile seyir halinde iken sağ önündeki şeritte meydana gelen kaza akabinde savrulan araçlara çarpması sonucu meydana gelen olayda, olayın oluş şekli ve mahal özellikleri dikkate alındığında atfı kabil kusuru bulunmadığı görüş ve kanaatinin bildirildiği görülmüştür.
Mahkememiz dosyası varsa dava konusu trafik kazası nedeniyle varsa iş göremezlik oranının tespiti için İstanbul Adli Tıp Kurumu ..... İhtisas Dairesi'ne gönderilmiş, düzenlenen █████/2024 tarihli raporda özetle; davacı ....’in █████/2022 tarihinde geçirmiş olduğu trafik kazasına bağlı olayla illiyetli yaralanması, kaza tarihinde yürürlükte olan 20.02.2019 tarihli 30692 sayılı Resmi Gazetede Yayınlanan Erişkinler için Engellilik Değerlendirmesi Hakkındaki Yönetmeliğe göre değerlendirildiğinde; Kas-İskelet Sistemi, Üst Ekstremiteye ait sorunlar, omuz eklemi hareket kısıtlılığı, Şekil 2.11’ göre %4 olup, Tablo 2.3’e göre %2, Kas-İskelet Sistemi, Lomber omurganın özürlülük oranları, Tablo 1.1 Kategori IV’e göre özür oranı %23,Balthazard formülüne göre; %24,54, kişinin tüm vücut engellilik oranının %25 (yüzdeyirmibeş) olduğu, iyileşme (iş göremezlik) süresinin olay tarihinden itibaren 9 (dokuz) aya kadar uzayabileceği görüş ve kanaatinin bildirildiği görülmüştür.
Mahkememiz dosyası düzenlenen kusur ve iş göremezlik raporları ile tarafların gelir durumu ve yaşları nazara alınarak iş göremezlik iş göremezlik tazminatı ve tedavi giderleri yönünden davacının talep edebileceği maddi tazminat miktarının hesaplanması amacıyla aktüerya ve doktor bilirkişiye tevdi edilmiş, düzenlenen █████/2025 tarihli raporda özetle; ATK Trafik İhtisas Dairesinin 06.05.2025 tarihli raporunda tarafların kusur durumlarının 2 seçenekli olarak belirlendiği, davacının maddi zararını müşterek ve müteselsil sorumluluk esasına göre talep ettiği; hal böyle olunca heyetimize maddi zararlar yönünden davalıların sorumluğunun da 2 seçenekli olarak değerlendirildiği ve buna göre; davacının talep edebileceği geçici iş göremezlik maddi zararının 61.528,95 TL olduğu, davacının geçici iş göremezlik maddi zararı için 1. Seçenekte davalı ...... kusursuz olduğundan davalı ...... ve ....... Sigorta A.Ş.’nın sorumluluğuna gidilemeyeceği; davacının tedavi gideri maddi zararı için 2. Seçenekte ve müşterek-müteselsil sorumluluk esasına göre tüm davalıların sorumluluğuna gidilebileceği, davacının talep edebileceği sürekli iş göremezlik maddi zararının 2.351.624,65 TL olduğu; davacının sürekli iş göremezlik maddi zararı için 1. Seçenekte davalı ....... kusursuz olduğundan davalı ....... ve ....... Sigorta A.Ş.’nın sorumluluğuna gidilemeyeceği; 2. Seçenekte ve müşterek-müteselsil sorumluluk esasına göre davacının sürekli iş göremezlik maddi zararı için 855.467,00 TL kadar ZMSS poliçesi kapsamında ve 1.000.000,00 TL kadar İMM poliçesi kapsamında davalı ....... Sigorta A.Ş.’nin sorumluluğuna gidilebileceği; 649.111,78 TL kadar ZMSS poliçesi kapsamında ve 1.351.624,65 TL kadar İMM poliçesi kapsamında davalı ...... Sigorta A.Ş.’nin sorumluluğuna gidilebileceği, davacının talep edebileceği tedavi gideri maddi zararının 6.300,00 TL olduğu, davacının tedavi gideri maddi zararı için 1. Seçenekte davalı ....... kusursuz olduğundan davalı ....... ve ....... Sigorta A.Ş.’nın sorumluluğuna gidilemeyeceği; davacının tedavi gideri, maddi zararı için 2. Seçenekte ve müşterek-müteselsil sorumluluk esasına göre tüm davalıların sorumluluğuna gidilebileceği, temerrüt başlangıcının davalı ....... Sigorta A.Ş. yönünden 30.11.2023 tarihi; davalı ....... Sigorta A.Ş. yönünden 21.04.2023 tarihi; davalı ....... yönünden 31.07.2022 kaza tarihi ve faiz nev’inin yasal faiz olduğu görüş ve kanaatinin bildirildiği görülmüştür.
Mahkememiz dosyası daha önce rapor veren bilirkişi heyetine tevdi edilerek
tarafların hukuki nitelikte olmayan itirazlarının değerlendirilerek ek rapor düzenlenmesi istenmiş, düzenlenen █████/2025 tarihli ek raporda özetle; ATK Trafik İhtisas Dairesinin 06.05.2025 tarihli raporunda tarafların kusur durumlarının 2 seçenekli olarak belirlendiği, davacının maddi zararını müşterek ve müteselsil sorumluluk esasına göre talep ettiği; hal böyle olunca heyetimize maddi zararlar yönünden davalıların sorumluğunun da 2 seçenekli olarak değerlendirildiği ve buna göre; davacının talep edebileceği geçici iş göremezlik maddi zararının 61.528,95 TL olduğu; davacının geçici iş göremezlik maddi zararı için ATK Trafik İhtisas Dairesince bildirilen 1. durumda davalı ....... kusursuz olduğundan davalı ....... ve ....... Sigorta A.Ş.’nın sorumluluğuna gidilemeyeceği; davacının geçici iş göremezlik maddi zararı için ATK Trafik İhtisas Dairesince bildirilen 2. durumda ve müşterek-müteselsil sorumluluk esasına göre tüm davalıların sorumluluğuna gidilebileceği, Mahkemece tarafların kısmi kusur sorumluğuna göre hüküm kurulması halinde; davacının geçici iş göremezlik maddi zararının (61.528,95 TL x %50 kusur) = 30.764,47 TL’nı davalı ....... ve ....... Sigorta A.Ş.’nden ve (61.528,95 TL x %50 kusur) = 30.764,47 TL’nı ....... Sigorta A.Ş.’nden talep edebileceği, davacının talep edebileceği sürekli iş göremezlik maddi zararının 2.323.609,60 TL olduğu; davacının sürekli iş göremezlik maddi zararı için ATK Trafik İhtisas Dairesince bildirilen 1. durumda davalı ....... kusursuz olduğundan davalı ....... ve ....... Sigorta A.Ş.’nın sorumluluğuna gidilemeyeceği; ATK Trafik İhtisas Dairesince bildirilen 2. durumda ve müşterek-müteselsil sorumluluk esasına göre davacının sürekli iş göremezlik maddi zararı için 855.467,00 TL kadar ZMSS poliçesi kapsamında ve 1.000.000,00 TL kadar İMM poliçesi kapsamında davalı ....... Sigorta A.Ş.’nin sorumluluğuna gidilebileceği; 649.111,78 TL kadar ZMSS poliçesi kapsamında ve 2.323.609,60 TL kadar İMM poliçesi kapsamında davalı ..... Sigorta A.Ş.’nin sorumluluğuna gidilebileceği, kısmi kusur sorumluğuna göre hüküm kurulması halinde; davacının sürekli iş göremezlik maddi zararının (3.028.862,85 TL x %50 kusur - 502.154,69 TL) = 1.012.276,74 TL’nı davalı ....... ve ....... Sigorta A.Ş.’nden ve (3.028.862,85 TL x %50 kusur - 203.098,56 TL) = 1.311.332,87 TL’nı davalı ....... Sigorta A.Ş.’nden talep edebileceği, davacının talep edebileceği tedavi gideri maddi zararının 6.300,00 TL olduğu, davacının tedavi gideri maddi zararı için ATK tarafından bildirilen 1. durumda davalı ....... kusursuz olduğundan davalı ....... ve ....... Sigorta A.Ş.’nın sorumluluğuna gidilemeyeceği; davacının tedavi gideri maddi zararı için ATK tarafından bildirilen 2. durumda ve müşterek-müteselsil sorumluluk esasına göre tüm davalıların sorumluluğuna gidilebileceği, Mahkemece tarafların kısmi kusur sorumluğuna göre hüküm kurulması halinde; davacının tedavi gideri maddi zararının (6.300,00 TL x %50 kusur) = 3.150,00 TL’nı davalı ....... ve ....... Sigorta A.Ş.’nden ve (6.300,00 TL x %50 kusur) = 3.150,00 TL’nı ....... Sigorta A.Ş.’nden talep edebileceği, hem ....... Sigorta A.Ş. hem de ....... Sigorta A.Ş tarafından düzenlenen Kasko poliçelerinin her ikisinin de İMM teminatları içerisinde 250.000.00 TL ile sınırlı olarak manevi tazminat teminatının bulunduğu, temerrüt başlangıcının davalı ....... Sigorta A.Ş. yönünden 29.11.2023 tarihi; davalı ....... Sigorta A.Ş. yönünden 21.04.2023 tarihi; davalı ....... yönünden 31.07.2022 kaza tarihi ve faiz nev’inin yasal faiz olduğu görüş ve kanaatinin bildirildiği görülmüştür.
Mahkememizce alınan raporlar dosya kapsamına uygun, denetime elverişli ve kanaat verici bulunmuştur.
Alınan raporlar ile tarafların iddia ve beyanlarına göre Mahkememizce kusura ilişkin yapılan incelemede; düzenlenen kusur raporların taraf beyanları ve kazayı gösteren kamera kayıtlarına göre düzenlendiği görülmektedir. █████/2022 günü sürücü .......'nun sevk ve idaresindeki ....... plakalı otomobil ile İstanbul Ankara istikametine doğru sağdan ikinci şerit üzerinde seyirle geldiği olay mahallinde yavaşlayarak durduktan sonra idaresindeki otomobilin arka kısımlarına, gerisinden aynı yönden aynı şerit üzerinde seyir halinde olan sürücü ....... sevk ve idaresindeki ........ plakalı otomobilin ön kısımları ile çarpması akabinde savrulan iki araca da geriden aynı yönden sağdan üçüncü şerit üzerinden seyirle gelen sürücü ....... sevk ve idaresindeki ....... plakalı otobüs ile çarpması sonucu dava konusu kazanın gerçekleştiği ve yine dava konusu kazada davacının ........ plakalı araçta yolcu olarak bulunduğu sabittir.
Bu kapsamda davacının sevk ve idaresindeki ..... plakalı aracın seyir halinde yol almakta iken yavaşladığı ve durduğu konusunda bir ihtilaf bulunmamaktadır. Akabinde ....... sevk ve idaresinde bulunan ........ plakalı aracın arkadan gelerek çarpması sonucu her iki aracın savrulduğu görülmektedir. Davaya taraf olmayan ....... plakalı aracın ise önde yer alan ..... ve ........ plakalı araçlara çarptığı görülmektedir.
Bu haliyle kazanın gerçekleşmesinde otobüs ile seyir halinde bulunan ....... plakalı aracın kazadan kaçınma imkanının bulunmadığı, sağ ön şeridinde gerçekleşen kaza akabinde savrulan araçlara vurmaktan kaçınamayacağı görülmekle kusursuz olduğu Mahkememizce kabul edilmiştir.
Yukarıda yer verilen kazanın oluş şekli nazara alındığında, raporda da belirtildiği kusur tespiti yönünden; ....... plakalı araç sürücüsü davalı .......'nın yavaşlama ve durma akabinde sürücülerin uyarılması, arkadan gelenlerin gerekli önlemleri alması amacıyla dörtlü ikaz ışıklarını açık vaziyette bulunup bulunmadığının tespiti gerekmektedir.
Adli Tıp Kurumu tarafından düzenlenen rapor kamera kayıtları izlenerek düzenlenmesine rağmen araç hareketleri ve tabelalarının dolayı dörtlü ikaz ışıklarının tespitine olanak vermediği görülmektedir. Mahkememizce kazaya ilişkin soruşturma dosyası celp edilerek incelenmiş, ilgili soruşturmada kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiği görülmüştür.
Soruşturma aşamasında kusura ilişkin alınan raporun incelenmesinde, ilgili raporda kaza görüntülerinin incelenerek raporun düzenlendiği, ....... plaka sayılı otomobil sürücüsü .......'nun Zorunlu Hallerde Gerekli Önlemleri Almadan Duraklamak Veya Park Etmek kuralını ihlal ettiğinden kusur atfedildiği, ........ Plaka sayılı otomobil sürücüsü .......'a ise hızını; aracın yük ve teknik özellikleriyle yol, hava ve trafik durumunun gerektirdiği şartlara uydurmamak kuralını ihlal ettiğinden kusur atfedildiği, otobüsü şoförü .......'ye ise herhangi bir kusur atfedilmediği, yapılan incelemede ....... plakalı aracın dörtlü ikaz ışıklarını yaktığına ilişkin bir bulguya rastlanmadığı görülmektedir.
Soruşturma dosyasının incelenmesinde ........ ve ....... plakalı araçta yer alan yolcuların tanık ve müşteki sıfatıyla ifadelerinin alındığı, ....... otomobil sürücüsü davalı ....... ve aynı araçta yer alan ..... isimli yolcu dışında duran aracın dörtlü ikaz lambalarını açtığına ilişkin beyanın bulunmadığı, kazayı gören diğer kişiler tarafından aksi yönlerde beyanda bulunulduğu görülmektedir.
Bu haliyle Mahkememizce yapılan değerlendirmede dava konusu kazanın Adli Tıp Kurumu raporunda yer verildiği şekliyle gerçekleştiği, ancak davalı .......'nun aracın seyir halinde iken yavaşlayıp durması akabinde dörtlülerine yakmadığının kabulü gerektiği, bu nedenle geriden gelen sürücülerin uyarılması, tehlike ortamının varlığının tespiti amacıyla tedbir almayarak kazanın gerçekleşmesinde kusurlu olduğu, ........ plakalı araç sürücüsünün ise kendinden önce olay yerinden geçen aracın gerekli önlemleri alıp seyir değiştirerek kazadan kaçınmasına rağmen, gündüz vakti görüşün açık olduğu bir yolda tedbirli ve güvenli şekilde sürdürmek yerine ön tarafta bulunan araç arızasından kaynaklı duran araca çarptığı, etkin tedbir alması gerekirken bunu gerçekleştirmediği, şerit değiştirmek için zaman ve manevra alanı bulunmasına rağmen bunu gerçekleştirmediği ve bu nedenle kusurlu olduğu görülmektedir.
Bu haliyle Adli Tıp raporunda alternatifli olaran belirlenen kusur oranlarının, kazanın yukarıda yer verilen oluş şekline ve hakkaniyete uygun olduğu ( %50 - %50 ) Mahkememizce kabul edilmiş ve bu doğrultuda değerlendirme yapılmıştır.
Dosyada mevcut tüm tedavi evraklarının incelenmesi neticesinde Adli Tıp Kurumu ..... İhtisas Daresi tarafından düzenlenen rapor ile sabit olduğu üzere; davacı tarafın dava konusu kaza nedeniyle tüm Vücut Engellilik Oranının %25 olduğu, iyileşme süresinin kaza tarihinden itibaren 9 aya kadar uzayabileceği sabittir.
Bu kapsamda düzenlenen iş göremezlik raporunda Adli Tıp Kurumu tarafından yer verilen tespitlerin yasal mevzuata ve olayın oluş şekline uygun olduğu Mahkememizce kabul edilmiştir.
Kusur oranlarına ve Adli Tıp Kurumu tarafından belirlenen iş göremezlik oranlarına göre aktüerya-doktor bilirkişi tarafından düzenlenen raporlar ile davacının gelir durumu, yaşı ve sigorta şirketleri tarafından ödenen bedellerin güncellenmesi akabinde düşülmesi sonucu, davacı tarafın talep edebileceği 2.323.609,60 TL kalıcı iş göremezlik, 61.528,95-TL geçici iş göremezlik, 6.300,00 TL tedavi giderinin mevcut olduğu görülmektedir.
Somut olayda davacı tarafın ........ plakalı araçta yolcu konumunda iken işbu kazanın gerçekleştiği, kazanın gerçekleşmesinde kazaya karışan ........ ve ....... plakalı araçların eşit oradan kusurlu oldukları, ........ plakalı aracın sürücüsünün davalı ....... olması nedeniyle davalının sürücü sıfatıyla belirlenen tazminatlardan sorumlu olduğu, davalı ....... Sigorta'nın ise ........ plakalı aracın ZMMS ve İMM kapsamında sigortacısı olması nedeniyle belirlenen tazminat miktarlarından sorumlu olduğu, davalı ....... Sigorta'nın ise ....... plakalı aracın ZMMS ve İMM kapsamında sigortacısı olması belirlenen tazminat miktarlarından sorumlu olduğu görülmektedir.
Bu haliyle ........ ve ....... plakalı araçların kazanın gerçekleşmesinde eşit oranda kusurlu oldukları, sigortacıların ise bakiye teminat limiti ile sınırlı kalmak ve yine sigortalısının kusur oranı ile sınırlı kalmak üzere tazminattan sorumlu oldukları, düzenlenen raporda sigorta şirketleri tarafından ödenen bedellerin güncellenerek düşüldüğü, teminat limitlerinin buna göre belirlendiği, bu kapsamda geçici iş göremezlik tazminatının 30.764,47 TL’sinden davalı ....... ve ....... Sigorta A.Ş.’nin, bakiye 30.764,47 TL’sinden ....... Sigorta A.Ş.’nin, kalıcı iş göremezlik tazminatının 1.012.276,74 TL’sinden davalı ....... ve ....... Sigorta A.Ş.’nin, bakiye 1.311.332,87 TL’sinden davalı ....... Sigorta A.Ş.’nin, tedavi giderine ilişkin bedelin 3.150,00 TL’sinden davalı ..... ve ....... Sigorta A.Ş.’nin bakiye 3.150,00 TL’sinden davalı ....... Sigorta A.Ş.’nin sorumlu olduğu, sigorta şirketlerinin ZMMS Genel Şartları hükümleri gereğince, araç malikinin ve işletenin kusuru nedeniyle haksız fiil, Karayolları Trafik Kanunu hükümleri kapsamında dava konusu maddi tazminat miktarlarından sorumlu olduğu Mahkememizce kabul edilmiş, maddi tazminat taleplerinin talep arttırım dilekçesi kapsamında, ticari faiz dışındaki talepler yönünden kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Davacının manevi tazminat talebi yönünden yapılan değerlendirmede; Türk Borçlar Kanunu'nun 49. maddesi gereğince kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren bu zararı gidermekle yükümlüdür. Aynı Kanunun 56. maddesine göre bedensel bütünlüğün zedelenmesi durumunda zarara uğrayana hakim bir miktar manevi tazminat verir. Yine aynı Kanunun 58. maddesine göre kişilik hakları hukuka aykırı olarak saldırıya uğrayan kimse manevi tazminata hükmedilmesini isteyebilir.
Davaya konu manevi tazminat, 22.06.1966 tarih ve 7/7 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı’nda da açıklandığı üzere, ne bir ceza ne de gerçek anlamda bir tazminattır. Zarar uğrayanın manevi ısdırabını bir nebze dindiren, ruhsal tahribatını onaran bir araçtır. Manevi tazminat zenginleşme aracı olmamakla beraber, bu yöndeki talep hakkındaki hüküm kurulurken olay sebebiyle duyulan acı ve elemin kısmen de olsa giderilmesi amaçlanmalı ve bu sebeple tarafların sosyal ve ekonomik durumları ile birlikte olayın meydana geliş şekli de gözönünde tutularak, hak ve nesafet kuralları çerçevesinde bir sonuca varılmalıdır. Zira, TMK.'nun 4. maddesinde, kanunun takdir hakkı verdiği hallerde hakimin hak ve nesafete göre hükmedeceği öngörülmüştür.
Somut olayda davacı tarafın manevi tazminat talebi dava konusu trafik kazası nedeniyle uğramış olduğu bedeni zarara ve sonrasında gerçekleşen ıstıraba dayanmaktadır. Alınan raporlar ve mevcut belgeler ile de sabit olduğu üzere davalı araç sürücüsünün ve davacının yolcu olarak bulunduğu aracın araç sürücüsün asli kusurlu davranışlarıyla dava konusu kazanın meydana geldiği sabittir. Buna göre davaya konu olayda davalı araç sürücüsü ile araç malikinin haksız fiil hükümlerine göre davacılara karşı sorumlu olduğunun kabulü gerekmektedir. Bunun yanında davalı sigorta şirketlerinin İMM teminatlarında 250.000,00 TL ile sınırlı kalmak kaydıyla manevi tazminatlardan sorumlu olduklarının belirlendiği görülmektedir.
Mahkememizce manevi tazminatın belirlenmesinde davacı yanın maddi gücü, davalı tarafın maddi durumu, davacıların uğramış olduğu zararın niteliği ve davaya konu trafik kazasında kusur oranları göz önüne alınarak tazminat miktarının tespiti cihetine gidilmiştir. Bir tarafın zenginleştirilip diğer tarafın fakirleştirilmemesi gerektiği hususu nazara alınmış, bunun yanında manevi tazminatın caydırıcı ve cezalandırıcı boyutunun da olduğu göz önünde tutulmuş, bütün bunlar toplu halde biri diğerine üstün tutulmaksızın tüm ilkeler birlikte değerlendirilmek suretiyle manevi tazminatın hüküm kısmında belirtildiği şekilde takdir edilmesi uygun görülmüştür. Bu bağlamda davacı yanın manevi tazminat talepleri yerinde olduğundan manevi tazminat talebinin miktar yönünden kısmen kabulüne ancak haksız fiil hükümleri kapsamında talep edebilecek faiz cinsi yasal faiz olduğundan bu doğrultuda karar verilmesi gerekmiştir.
Anayasa Mahkemesi █████/2024 tarihinde E..... numaralı dosyada, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 326. maddesinin (2) numaralı fıkrasının “manevi tazminat davaları” yönünden Anayasa’ya aykırı olduğuna ve iptaline, iptal hükmünün kararın Resmî Gazete’de yayımlanmasından başlayarak dokuz ay sonra yürürlüğe girmesine karar vermiştir. Yine kararın gerekçesinde ise; "Bu itibarla miktar belirtmek suretiyle manevi tazminat davasını açacak kişinin hâkimin hükmedeceği tazminat tutarını, başka bir ifadeyle davanın sonunda talebinin hangi oranda haklı bulunacağını öngörebilmesinin mümkün olmadığı ve tazminat miktarının hâkimin takdirine göre belirlendiği davalara ilişkin yargılama giderleri bakımından herhangi bir özel düzenlemenin de bulunmadığı gözetildiğinde kuralla mahkemeye erişim hakkına getirilen sınırlamanın “manevi tazminat davaları” yönünden kanunilik şartını sağlamadığı sonucuna ulaşılmıştır." hususlarına yer verilmiştir.
Mahkememizce davacı yanın maddi gücü, davalı tarafın maddi durumu, davacıların uğramış olduğu zararın niteliği ve davaya konu trafik kazasında kusur oranları nazara alınarak manevi tazminat belirlenmiş, Anayasa Mahkemesi iptal kararında belirtildiği şekilde davanın sonundaki haklılık durumu da nazara alınarak takdiren belirlenen manevi tazminat yönünden davacı aleyhine yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedilmemiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM
: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere:
1-Davacı tarafın maddi tazminat talebinin KISMEN KABULÜ ile;
-Sabit olan 2.323.609,60 TL kalıcı iş göremezlik, 61.528,95 TL geçici iş göremezlik, 6.300,00 TL tedavi giderine ilişkin maddi tazminatın, davalı ....... Sigorta A.Ş. yönünden █████/2023, davalı ....... Sigorta A.Ş. Yönünden █████/2023, diğer davalı yönünden █████/2022 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,
-İşbu geçici iş göremezlik tazminatının 30.764,47 TL’sinden davalı ....... ve ....... Sigorta A.Ş.’nin, bakiye 30.764,47 TL’sinden ....... Sigorta A.Ş.’nin sorumlu olmasına,
-İşbu kalıcı iş göremezlik tazminatının 1.012.276,74 TL’sinden davalı ....... ve ....... Sigorta A.Ş.’nin, bakiye 1.311.332,87 TL’sinden davalı ....... Sigorta A.Ş.’nin sorumlu olmasına,
-İşbu tedavi giderine ilişkin bedelin 3.150,00 TL’sinden davalı ..... ve ....... Sigorta A.Ş.’nin bakiye 3.150,00 TL’sinden davalı ....... Sigorta A.Ş.’nin sorumlu olmasına,
-Fazlaya ilişkin maddi tazminat talebinin reddine,
2-Davacının manevi tazminat talebinin KISMEN KABULÜ İLE;
-200.000,00 TL manevi tazminatın davalı ....... Sigorta A.Ş. yönünden █████/2023, davalı ....... Sigorta A.Ş. Yönünden █████/2023, diğer davalı yönünden █████/2022 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak ile davacıya verilmesine,
-Fazlaya ilişkin manevi tazminat isteminin reddine,
3-Maddi tazminat talebi yönünden Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 163.359,17-TL karar ve ilam harcından davacı tarafından yatırılan 1.741,91-TL peşin harç ile 41.000,00-TL tamamlama harcı olmak üzere toplam 42.741,91-TL harcın mahsubu ile bakiye 120.617,26-TL harcın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile hazineye irat kaydına,
4-Maddi tazminat talebi yönünden davacı tarafça peşin harç ve tamamlama harcı olarak yatırılan toplam 42.741,91-TL harcın davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, ( Davalı ....... Sigorta Anonim Şirketi'nin 18.698,46 TL, davalı ....... Sigorta Anonim Şirketi'nin 24.043,45 TL ile sınırlı olmak kaydı ile )
5-Manevi tazminat talebi yönünden Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 13.662,00-TL karar ve ilam harcının davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak hazineye irat kaydına,
6-Kabul edilen maddi tazminat miktarı yönünden davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi' ne göre hesap edilen 352.801,40- TL vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, ( Davalı ....... Sigorta Anonim Şirketi'nin 154.341,29 TL, davalı ....... Sigorta Anonim Şirketi'nin 198.460,10 TL ile sınırlı olmak kaydı ile )
7-Reddine karar verilen maddi tazminat miktarı yönünden bir kısım davalılar kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi' ne göre hesap edilen 1.000,00- TL tek vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılar ....... Sigorta Anonim Şirketi ve ....... Sigorta Anonim Şirketi'ne verilmesine,
8-Kabul edilen manevi tazminat miktarı yönünden davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi' ne göre hesap edilen 45.000,00-TL tek vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine
9-Reddine karar verilen manevi tazminat miktarı yönünden Anayasa Mahkemesi'nin █████/2024 tarihli ███████ esas sayılı kararı nazara alınarak vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
10-Yargılama süresince davacı tarafça sarf edilen 427,60 TL başvurma harcı, 10.800,00-TL ATK fatura bedeli, 24.000,00-TL bilirkişi ücreti, 4.426,00-TL tebligat ve posta ücreti olmak üzere toplam 39.653,60-TL yargılama giderinin davanın kabul/red oranına (%99,95) göre hesaplanan 39.637,03-TL’sinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, bakiyesinin davacı üzerinde bırakılmasına, ( Davalı ....... Sigorta Anonim Şirketi'nin 17.340,15 TL, davalı ....... Sigorta Anonim Şirketi'nin 22.296,87 TL ile sınırlı olmak kaydı ile )
11-Davalılar tarafından sarf edilen yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
12-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-11-13.maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca İstanbul Arabuluculuk Bürosu'nun ..... numaralı arabuluculuk dosyasında suç üstü ödeneğinden karşılanarak ödenen 3.800,00 TL'nin davanın maddi tazminat talebi yönünden kabul red oranına (%99,95) göre hesap edilen 3.798,10 TL'sinin davalılar ....... Sigorta Anonim Şirketi ve ....... Sigorta Anonim Şirketi'nden, 1,90 TL'sinin davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
13-Bakiye gider/delil avansının karar kesinleştiğinde ilgili tarafa derhal iadesine,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı tarafın yokluğunda yapılan yargılama neticesinde kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içerisinde mahkememize müracaatla İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi istinaf yolu açık olmak üzere oybirliğiyle verilen karar açıkça okunup, anlatıldı.
█████/2026
Başkan .....
¸e-imzalıdır
Üye ....
¸e-imzalıdır
Üye ....
¸e-imzalıdır
Katip ....
¸e-imzalıdır

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!