Anahtar kelimeler: Fekkine Misli Olunanın Açtığını İpoteğin İpotek Satışı Cetveline Bedelli Tasarrufun
6. Hukuk Dairesi         █████████ E.  ,  ████████ K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi

SAYISI
: █████████ E., █████████ K.
İLK DERECE MAHKEMESİ
: İzmir 7. İcra Hukuk Mahkemesi
SAYISI
: ████████ E., ████████ K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı şikayet olunan vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü.
I. ŞİKAYET
Şikayetçi vekili; sıra cetveline konu taşınmaz üzerine müvekkili banka lehine 1.000.000,00 TL bedelli birinci derece ipotek tesis edildiğini, şikayet olunanın satışı yapılan taşınmaz hakkında tasarrufun iptali davası açtığını, taşınmazın gerçek değeri ile satış değeri arasında misli fark olduğu gerekçesiyle tasarrufun iptaline karar verildiğini, davada ipoteğin fekkine ise karar verilmediğini, ayrıca tapu takyidatına bakıldığında tasarrufun iptaline ilişkin ihtiyati haciz şerhi 03.02.2023 tarihinde konulduğunu, müvekkilinin ipoteğinin 18.12.2019 tarihli olduğunu, ipoteğin, tasarrufun iptali davasına konu ihtiyati hacizden önce tarihli olduğunu, müvekkilinin alacağının birinci sırada olması gerektiğini ileri sürerek sıra cetvelinin iptaline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Şikayet olunan vekili; taşınmaz ... Teknik şirketi adına kayıtlı iken şikayetçi banka tarafından ipotek tesis edildiğini, yani ipotek verenin ... Teknik Şirketi olduğunu, müvekkili banka borçlusu ... olmadığını, 25.01.2023 tarihinde tasarrufun iptali davası ikame edildiğini ve 03.02.2023 tarihinde taşınmazın kaydı üzerine ihtiyati haciz şerhi işlendiğini, kuvvetle muhtemel taşınmaz ipotekle yüklü ve muvazaalı devredilince şikayetçi banka tarafından da 17.05.2022 tarihinde ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile takibi başlatıldığını, İİK'nın 283. maddesine göre hacizde iptal davasını kazanan alacaklının tasarruf konusu malı borçluya aitmiş gibi haciz ve satışını isteyebileceğini, devirden sonra işlenen ipoteğin tasarrufun iptali davasını açan alacaklıya karşı hüküm ifade etmeyeceğini, davayı kazanmış müvekkili alacaklıya karşı önceliğinin bulunmayacağını, verilen kararın kesinleştiğini, kesinleşen mahkeme ilamı doğrultusunda da sıra cetveli düzenlendiğini savunarak şikayetin reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile tasarrufun iptali davasına konu taşınmazı devralan borçlu ... Teknik Şirketi alacaklıları tarafından uygulanan haczin, iptal edilmiş tasarruf oranında davayı kazanmış olan alacaklıya karşı önceliğinin bulunmadığı, bu durumda şikayetçinin, tasarrufu iptal ettiren şikayet olunana karşı önceliğinin olmadığı, sıra cetvelinde paranın şikayet olunana birinci sırada ödenmesinin usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle şikayetin reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde şikayetçi vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; şikayetçi bankanın tapuya güvenerek tesis ettiği önceki tarihli ipotek hakkının TMK'nın 1023. maddesi ve İİK'nın 282/son cümlesine istinaden korunması ve sıra cetvelinde ilk sırada pay ayrılması gerektiği gerekçesiyle şikayetçi vekilinin istinaf başvurusunun kabulüyle yeniden karar verilmek suretiyle şikayetin kabulüne karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Şikayet olunan vekili temyiz dilekçesinde özetle; taşınmaz ... Teknik Şirketi adına kayıtlı iken şikayetçi banka tarafından ipotek tesis edildiğini, yani ipotek verenin ... Teknik Şirketi olduğunu, müvekkili banka borçlusu ... olmadığını, 25.01.2023 tarihinde tasarrufun iptali davası ikame edildiğini ve 03.02.2023 tarihinde taşınmazın kaydı üzerine ihtiyati haciz şerhi işlendiğini, kuvvetle muhtemel taşınmaz ipotekle yüklü ve muvazaalı devredilince şikayetçi Banka tarafından da 17.05.2022 tarihinde ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile takibi başlatıldığını, İİK'nın 283. maddesine göre hacizde iptal davasını kazanan alacaklının tasarruf konusu malı borçluya aitmiş gibi haciz ve satışını isteyebileceğini, devirden sonra işlenen ipoteğim tasarrufun iptali davasını açan alacaklıya karşı hüküm ifade etmeyeceğini, davayı kazanmış müvekkili alacaklıya karşı önceliğinin bulunmayacağını beyan etmektedir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Şikayet, sıra cetvelinin iptali istemine ilişkindir.
İİK’nun 283. maddesi ‘Davacı, iptal davası sabit olduğu takdirde, bu davaya konu teşkil eden mal üzerinde cebri icra yolu ile, hakkını almak yetkisini elde eder ve davanın konusu taşınmazsa, davalı üçüncü şahıs üzerindeki kaydın tashihine mahal olmadan o taşınmazın haciz ve satışını istiyebilir. İptal davası, üçüncü şahsın elinden çıkarmış olduğu mallar yerine geçen değere taallük ediyorsa, bu değerler nispetinde üçüncü şahıs nakden tazmine (Davacının alacağından fazla olmamak üzere) mahküm edilir.’ şeklindedir.
Tasarrufun iptali davasının amacı borçlunun henüz tasarruf yetkisinin kısıtlanmamış olduğu bir dönemde yaptığı tasarruflarla mal varlığından uzaklaştırdığı mallardan, bunlar sanki borçluya aitmiş gibi, alacaklıların tatmin edilmesini sağlamaktır. (KURU, B. İcra ve İflâs Hukuku El Kitabı, 2.b., Ankara 2013, s.1397). Bu nedenle tasarrufun iptali davası sırasında konulan ihtiyati haczin tarihi daha sonra olsa bile, davayı kazanan alacaklı, sonraki malikin haciz koydurmuş alacaklılarından daha önce tatmin edilmelidir; zira iptal edilen tasarrufun artık davacıya karşı ileri sürülmesi mümkün değildir. Eldeki davada taşınmazı devralan borçlu ... Teknik Şirketi alacaklısı olan şikayetçi tarafından uygulanan ipoteğin, iptal edilmiş tasarruf oranında davayı kazanmış olan şikayet olunan alacaklıya karşı önceliği bulunmamaktadır.
Bu durumda Bölge Adliye Mahkemesince; şikayetçinin, tasarrufu iptal ettiren alacaklı şikayet olunana karşı önceliğinin olmadığı, sıra cetvelinde paranın şikayet olunana tasarrufun iptali oranında birinci sırada ödenmesinin usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle şikayetin reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde ilgilisine iadesine,
Dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
14.01.2026 tarihinde oy çokluğuyla karar verildi.
MUHALEFET ŞERHİ
İptale tabi tasarrufların konusu olan mallar hakkında davacının talebi üzerine ihtiyati haciz kararı verebilir. İptal davasında verilen ihtiyati haciz sonrasında davanın kabulüne karar verilmesi halinde, ihtiyati haciz kendiliğinden kesin hacze dönüşür. Alacaklı verilen ilamı daha önce başlattığı icra takip dosyasına ibraz ederek icra işlemlerine devam eder. Kesin hacze dönüşen ihtiyati haciz kararı ve İİK’nın 100. maddesindeki şartların gerçekleşmesi halinde, anılan ihtiyati haciz diğer hacizlere iştirak edebilir. Özetle, tasarrufun iptali davasında verilen ihtiyati haczin diğer hacizlere iştirak edebilmesi için; davacının tasarrufun iptali davasını kazanması, ihtiyati haciz kararının fiilen uygulanmış olması ve İİK’nın 100. maddesinde belirtilen hacze iştirak koşullarının mevcut olması gerekir.
Tasarrufun iptali davasının konusu taşınmaz ise, bu taşınmazla ilgili iptal davasından önce ipotek kurulması ve "tapuya güven ilkesi" gereğince ipotek lehtarının kötüniyetli olduğunun ispatlanamaması halinde, TMK'nın 1023. maddesine ve İİK nın 282/son cümlesine istinadan iptal davasının iyiniyetli üçüncü kişilerin haklarını etkilemeyeceği kabul edilmelidir. Dolayısıyla sıra cetvelinde iptal davasından önce kurulan ve lehtarı iyiniyetli olan ipotek alacaklısına öncelik hakkı verilmesi gerekir.
İİK’nın 283/1. fıkrasında tasarrufun iptali davasının etkisini “Davacı, iptal davası sabit olduğu takdirde, bu davaya konu teşkil eden mal üzerinde cebri icra yolu ile, hakkını almak yetkisini elde eder ve davanın konusu taşınmazsa, davalı üçüncü şahıs üzerindeki kaydın tashihine mahal olmadan o taşınmazın haciz ve satışını isteyebilir” şeklinde ifade etmiştir. Dikkat edilirse bu hükümde, iptale konu malın, mülkiyeti üçüncü kişi üzerinde bırakılarak davacıya sadece haciz ve satış isteme yetkisi verilmektedir. Düzenlenecek sıra cetvelinde, davacıya, iptale konu mal üzerinde üçüncü kişinin alacaklıları tarafından iyiniyetle konulan hacizler yahut üçüncü kişinin alacaklıları lehine tesis edilen ipoteklerin önüne geçeceğine dair bir düzenleme Kanunda yer almamaktadır.
Hacze iştirak edebilmek için İİK’nın 100. ve 268. maddedeki koşulların mevcut olması gerekir. Kanun koyucu iptal davasında davacının açtığı davadan netice alabilmesi için İİK m.281 de ayrıca “ihtiyati haciz” talep etme imkânı tanımıştır. Öte yandan sıra cetvelinde öncelikli olarak yer alabilmek için Kanunda alacağın açıkça öncelikli olduğunun belirtilmesi gerekir. Bu nedenle tasarrufun iptali davası açılması ve kazanılması (17.HD.24.01.2017.T.█████████) dava konusu taşınır/taşınmazı borçludan devralmış olan üçüncü kişinin iyiniyetli alacaklıları tarafından mal üzerine konulmuş hacze veya tesis edilen ipoteğe öncelik hakkı doğurmaz.
Tasarrufun iptali davasında davacı-alacaklının İİK’nın 268. ve 281. madde hükümlerindeki düzenlemeler kapsamında hacze iştirak etmesi mümkün olmaz ise bu kez elindeki kesin aciz vesikası, ilam, resmi senet veya resmi kurumların verdiği belgelere dayanarak İİK’nın 100. madde hükmü kapsamında hacze iştiraki gündeme gelecektir. Anılan koşulların bulunmaması halinde, tasarrufun iptali davası açılması ve kabul edilmesi, dava konusu mal üzerine, ancak haciz konulmamış veya ipotek tesis edilmemiş olması halinde davacıya malı satarak alacağını tahsil etme imkanı verecektir.
Somut olayda; dava konusu 268 44... nolu parsel borçlu ......... adına kayıtlıyken 10.12.2009 tarihinde ... Teknik Ltd. Şti’ye satılmış, ... Teknik adına kayıtlı iken 19.12.2019 tarihinde davacı banka lehine ipotek tesis edildiği anlaşılmıştır. Davalı banka 25.01.2023 tarihinde taşınmazın ... Teknik’e satılmasının muvazaalı olduğunu belirterek tasarrufun iptali davası açmış ve 03.02.2023 tarihinde tapu kaydına ihtiyati haciz şerhi konulmuştur. İpotek alacaklısı ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla yaptığı takip sonucunda taşınmaz satılmış ve 06.02.2024 tarihinde düzenlenen sıra cetvelinde para garameten paylaşılmıştır. Şikayetçi-ipotek alacaklısının istinaf istemi kabul edilerek, sıra cetvelinde öncelik hakkının önceki tarihli olan ipotek lehtarına ait olması gerektiği belirtilerek sıra cetvelinin iptaline karar vermiştir. Şikayet olunan temyiz isteminde bulunmuştur. Yukarıdaki açıklamalarımıza uygun olan Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanması gerekirken kararın bozulmasına dair Sayın çoğunluğun kararına muhalifiz.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!