Anahtar kelimeler: Çorlu Tekirdağ Saatte Gününün İstemli Geldi Başlanarak Davetiye Günde Dinlenerek
6. Hukuk Dairesi         █████████ E.  ,  ████████ K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : Tekirdağ Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi

SAYISI
: ████████ E., ████████ K.
İLK DERECE MAHKEMESİ
: Çorlu 1. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI
: ████████ E., ████████ K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından duruşma istemli temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 13.01.2026 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir.
Belli edilen günde davacı vekili Avukat ....... geldi. Tebligata rağmen karşı taraftan gelen olmadığı anlaşılmakla, duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatın sözlü açıklaması dinlenildikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için uygun görülen saatte Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davacı yüklenici ile davalı arsa sahibi arasında 19.12.2017 tarihinde arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi düzenlendiğini, davacı yüklenicinin sözleşmeyi daha sonra dava dışı başka bir kişiye devrettiğini ve bu kişi tarafından yapı ruhsatının alındığını, ancak bir anlaşmazlık nedeniyle devir sözleşmesinin feshedildiğini, davacının yeniden işi üstlendiğini, fakat yapı müteahhidi değişmiş olduğundan işe devam edilebilmesi için yeniden yapı ruhsatı alınması gerektiğini, davalının gönderilen ihtarnameye rağmen, bir takım haksız ek taleplerde bulunarak, ruhsat alınması için gerekli vekaleti vermediğini ve inşaat yapılacak arsayı teslim etmediğini ileri sürerek, sözleşmenin aynen ifası kapsamında, davalının sözleşmeye konu arsayı teslim etmesi ve yapı ruhsatı alınması için vekalet vermesi konusunda karar tesis edilmesini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; inşaatın sözleşmede belirlen süre dolmuş olmasına rağmen teslim edilmediğini, ayrıca sözleşmeye göre müvekkiline ödenmesi gereken nakit tutarın tamamının ödenmediğini, sonradan düzenlenen tadil sözleşmesi ile müvekkili aldatılarak zemin kattaki dairelerin verilmesinin kararlaştırıldığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesinde davalı arsa sahibine iki adet daire verilmesi yanında ayrıca nakdi ödeme yapılmasının kararlaştırıldığı, davacı yüklenicinin bu ödemenin tamamını yaptığını ispat edemediği, yine sözleşmeden itibaren 6 ay içinde inşaat ruhsatı alınması ve ruhsattan itibaren de 15 ay içinde anahtar teslimi olarak işin teslimi gerektiği halde, davacının bu husustaki edimini de yerine getirmediği, taraflar arasındaki güven ilişkisinin zedelendiği, inşaatın devamına olanak kalmadığı, bu koşullarda sözleşmenin aynen ifasına karar verilemeyeceği gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde, davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile yapı ruhsatının sözleşmede belirlenen sürede alınmadığı, yüklenicinin nakdi ödeme yükümlülüğünü yerine getirmediği ve herhangi bir inşaat faaliyetinde bulunmadığı gerekçesiyle, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde;
Davalı arsa sahibinin yapı ruhsatı yenilenmesi yapılması için gerekli vekaleti vermediğini, sözleşmeden kaynaklanan edimlerini yerine getirmediğini, sözleşmeye aykırı olarak ek 50.000,00 TL para talep ettiğini, alınan yapı ruhsatının iki yıl içinde inşaata başlanmadığından geçersiz hale geldiğini, edimi ifa yükümlülüğünün öncelikle davalı arsa sahibinin üzerinde olduğunu, yapı ruhsatı alınmadan yüklenicinin nakdi ödeme yükümlülüğü bulunmadığını, dosyada dinlenen tanıkların davacının haklılığını ortaya koyduğunu, arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi halen ayakta olduğuna göre, aynen ifaya karar verilmesi gerektiğini beyan etmektedir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesinin aynen ifası, bu kapsamda sözleşmeye konu arsanın teslimi ve vekalet verilmesi istemlerine ilişkindir.
Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA,
Dairemizdeki duruşmada vekille temsil olunmadığından davalı yararına duruşma vekalet ücreti takdir edilmesine yer olmadığına,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
13.01.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!