Anahtar kelimeler: Bam Alındıktan Esaskarar Görüşleri Başkan Yazim Konya Katip Layihalar Menfi

T.C. KONYA BAM 6. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: ... - ...
T.C.KONYABÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ6. HUKUK DAİRESİDOSYA NO
: ...KARAR NO
: ...T Ü R K M İ L L E T İ A D I N Aİ S T İ N A F K A R A R IBAŞKAN
: ..... (...)ÜYE
: ..... (...)ÜYE
: ..... (...)KATİP
: ..... (...)İNCELENEN KARARINMAHKEMESİ
: Konya .... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİTARİHİ
: █████/2025NUMARASI
: ... Esas- ... KararİSTİNAF EDEN DAVACI
: ........VEKİLLERİ
: Av..... Av.....DAVALI
: ........VEKİLİ
: Av.....DAVA
: Menfi TespitİSTİNAF KARARININKARAR TARİHİ
: █████/2026YAZIM TARİHİ
: █████/2026Taraflar arasında görülen davada Konya .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas-... Karar sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içerisinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten ve üye hakimin görüşleri alındıktan sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:DAVA
:Davacı vekili, müvekkili şirketin enerji sektöründe faaliyet gösterdiğini, ürettiği elektriği davalı şirketin kurulu tesisleri üzerinden geçirerek devlete sattığını, müvekkilinin, davalı şirketin tesislerini kullanması nedeniyle davalıya bedel ödediğini, davalı şirketin son dönemde yaptığı uygulamalarla 2018 yılı öncesinde devreye alınan güneş enerji santrallerinin (GES) dağıtım bedeli katkı payını haber vermeksizin fahiş oranda yükselttiğini, bu nedenle müvekkilinin projelerinin kredilendirilmesinde büyük zorluklar yaşadığını, davalı şirketin piyasadaki hakim durumunu kötüye kullandığını ileri sürerek, davanın kabulü ile davalının müvekkili şirketten talep ettiği şimdilik 1.000,00 TL tutarında dağıtım bedeli katkı payı borcunun olmadığının, davalının dağıtım bedeli katkı payında yaptığı artışın yasalara ve sözleşmeye uygun olup olmadığının, günün ekonomik koşulları ve diğer hususlar dikkate alınarak adil bir dağıtım bedeli katkı payı miktarının ne kadar olması gerektiğinin ve bu kapsamda davacının davalıya fazla ödeme yapıp yapmadığı ile yapmış ise bunun miktarının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.CEVAP
: Davalı vekili, tarifelerin ........ tarafından belirlenmekte olup idari birer işlem niteliğinde olduğunu, şirketin tarifeleri uygulamama yönünde bir taktir yetkisi bulunmadığını, davada idari düzenleme sebebiyle oluştuğu iddia edilen farkın talep edildiğini, bu nedenle davada idari yargının görevli olduğunu, davanın menfi tespit değil istirdat talebine ilişkin olduğunu, dava şartı olan arabuluculuk sürecinin işletilmediğini, davacı tarafından dava şartı sağlanmadan dava açıldığını, davacının görevli tedarik şirketine itiraz etmeden doğrudan dava açmasının mümkün olmadığını, davanın ........ tarafından onaylanan tarifeye dayalı olarak yapılan faturalandırmalara karşı açılmış olduğundan husumetin ........'ya yöneltilmesi gerektiğini, davacının kendisinin ne miktarda üretim yaptığını ve buna isabet eden dağıtım bedelini bilebilecek durumda olduğunu, bu nedenle belirsiz alacak davası açılmasının mümkün olmadığını, davacının hangi tarihten başlayarak talepte bulunduğunun dava dilekçesinde gösterilmediğini, mahkemenin ........'nın yerine geçerek dağıtım bedeli katkı yapı belirleyemeyeceğini, davacının taleplerinin zamanışımına uğradığını savunarak, davanın reddini istemiştir.İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
: Mahkemece, "...Dava; Menfi Tespit davasıdır.Tüm dosya kapsamı ve deliller birlikte değerlendirildiğinde; davacı vekili davalı aleyhine Menfi Tespit davası açmıştır.Davalı yanın yasal düzenleme, yönetmelik, kurul kararlarının uygulanması neticesinde fazla bir ödemenin alacağının olmadığı anlaşılmakla tespite yönelik taleplerinin de reddine karar vermek gerekmiştir.TMK 1/3. Maddesinde; "Hâkim, karar verirken bilimsel görüşlerden ve yargı kararlarından yararlanır."Anayasa'nın 138/1. Maddesinde; " Hakimler, görevlerinde bağımsızdırlar; Anayasaya, kanuna ve hukuka uygun olarak vicdanı kanaatlerine göre hüküm verirler." şeklinde düzenlemeler olduğu,Somut olayımızda; tüm dosya kapsamı, dosyadaki tüm bilgi - belgeler, tüm deliller, alınan bilirkişi rapor/ları, tarafların iddia - savunmaları, yukarıda yapılan açıklamalar, bir bütün halinde değerlendirildiğinde, Mahkememizce benimsenen hükme esas alınan bilirkişi raporunun denetime elverişli olduğu sonuç ve kanaatine varılarak, TMK 1/3 ve 6100 Sayılı HMK 297. Maddesi kapsamında Anayasa'nın 138/1 maddesi atfı ile Davacının, davalı aleyhine açtığı; Dağıtım bedeline yönelik borçlu olmadığı yönündeki talebin reddine, davacının, davalı aleyhine talep etmiş olduğu tespite yönelik taleplerinin de ayrı ayrı reddine...." gerekçesiyle, davacının, davalı aleyhine açtığı dağıtım bedeline yönelik borçlu olmadığı yönündeki talebin reddine, davacının, davalı aleyhine talep etmiş olduğu tespite yönelik taleplerinin de ayrı ayrı reddine karar verilmiştir.İSTİNAF SEBEPLERİ
:Davacı vekili, lisanslı ve lisanssız elektrik üreticilerinin aynı iletim ve dağıtım haklarını kullanmaları ve bu nedenle lisanslı ya da lisanssız olmalarının dağıtım ve iletim sistemi üzerinde farklı bir maliyet getirmediği açık iken farklı şekilde dağıtım bedeli fiyatlandırılmasına tabi olmalarının kabul edilemeyeceğini, lisanslı ve lisanssız elektrik üreticilerinin aynı iletim ve dağıtım hatlarını kullanmaları ve bu nedenle lisanslı ya da lisanssız olmalarının dağıtım ve iletim sistemi üzerinde farklı bir maliyet getirmediği açık iken farklı şekilde dağıtım bedeli fiyatlandırılmasına tabi olmalarının kabul edilemeyeceğini, davalının katkı payında yaptığı artışın yasalara ve sözleşmeye uygun olmadığını, davalının ........ tarifesinin arkasına saklanarak müvekkil şirket ile arasındaki sözleşmeye aykırı haksız talebini meşrulaştırmaya çalıştığını, dağıtım şirketleri tarafından dağıtım sistemi kullanıcılarına uygulanmak üzere, ........ tarafından uygulama tarihi belirtilmek üzere onaylanan uygulama bazlı tarifelerde müvekkil gibi lisansız elektrik üretimi yapan GES lerin gerçek ve tüzel kişilere uygulanacak elektrik enerji satış tarifesi bulunmadığını, dolayısıyla mahkemenin değerlendirmesinin hatalı olduğunu, bilirkişi raporunun yetersiz olup, bu husustaki itirazlarının dikkate alınmadığını ileri sürerek, mahkeme kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
:Dava, taraflar arasında akdedilen sözleşmeden kaynaklı davacının davalıya dağıtım bedeli katkı payı borcunun bulunmadığının tespiti ile muarazanın giderilmesi istemine ilişkindir.İstinaf incelemesi HMK 355. madde gereğince istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebeplerle ve re'sen kamu düzenine aykırılık yönünden sınırlı olarak yapılmıştır.Mahkemece daha önce verilen kararın Dairemizin ... E-... K. sayılı ilamı ile ''....Davacının bir davayı açmakta hukuki yararının bulunması gerekir. Buna hukuki korunma ihtiyacı da denir. Davacının dava açmaktaki hukuki yararının korunmaya değer bir yarar olması ve hukuki yararın dava açıldığı anda var olması gerekmektedir. Hukuki yarar, dava şartı olup, yargılamanın her aşamasında ve re’sen nazara alınmalıdır.Mahkemece, yazılı gerekçe ile davanın hukuki yarar yokluğundan reddine karar verilmiş ise de, davacının taraflar arasında akdedilen sözleşme kapsamında, meydana gelen muarazanın giderilmesini istemekte ve bu itibarla, işbu davayı açmakta hukuki yararının bulunduğu nazara alınarak, işin esasının incelenmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirmeye dayalı, yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmediğinden, davacı vekilinin istinaf talebinin kabulü ile, HMK'nın 353/1.a.4 maddesi gereğince ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, dava dosyasının taraflar arasındaki ihtilaf ile ilgili esasa ilişkin delillerin toplanması ve değerlendirilmesi sonucunda karar verilmek üzere ilk derece mahkemesine gönderilmesine....'' gerekçesiyle, kaldırılmasına karar verilmiştir.Dairemiz kaldırma kararı sonrası mahkemece bilirkişi incelemesi yaptırılmış ve yazılı şekilde davanın reddine karar verilmiştir.Dairemizce yapılan inceleme sonucunda; Dosyadaki belgelere, kararın dayandığı delillere, duruşma sürecini yansıtan tutanaklara ve gerekçe içeriğine göre, mahkemece taraflar arasındaki uyuşmazlığın somut olayın özelliklerine uygun olarak belirlendiği, yargılamanın Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nda belirtilen usullere uygun olarak yürütüldüğü, taraflarca gösterilen hükme etki edecek delillerin usulüne uygun olarak toplandığı, toplanan delillere ve özellikle Dairemizce usul ve yasaya uygun görülen bilirkişi raporuna göre taraflar arasında imzalanan "Lisanssız Elektrik Üreticileri İçin Dağıtım Kullanım Anlaşması" sözleşmesinde dağıtım sistem kullanım bedeli birim fiyatı ile ilgili bir düzenleme bulunmadığı, anlaşma ile mevzuat ve mevzuat değişikliklerinin geçerli olduğunun kabul edildiği, Lisanslı ve Lisanssız GES'lerde üretilen enerji bedellerinin ........ tarafından belirlendiği, davalı şirketin enerji fiyatını belirleme yetkisinin bulunmadığı, sadece ........'nın belirlediği birim fiyatlar üzerinden fatura tahakkuk etme yetkisinin bulunduğu, ........'nın ilgili kararları gereği Lisanslı ve Lisanssız GES'lerin ürettiği enerji bedellerinin birim fiyatlarının farklı olduğu, ........'nın bu kararlarına karşı yapılan iptal başvurularının Danıştay tarafından reddedildiği, ........ kararlarını uygulamakla yükümlü olan davalının yapmış olduğu faturalandırma işlemlerinde fazladan yapılmış tahakkukun bulunmadığı, genel işlem koşuluna aykırılığın da bulunmadığı, açıklanan nedenlerle davacı vekilinin ileri sürdüğü istinaf nedenlerinin yerinde olmadığı, mahkemece delillerin takdirinde ve yasa kurallarının olaya uygulanmasında bir isabetsizlik görülmediği, davanın reddine ilişkin kararda kamu düzenine aykırı herhangi bir husus bulunmadığı, kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından, davacı vekilinin istinaf başvuru talebinin HMK'nın 353/1.b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerektiği sonuç ve kanaatiyle aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.HÜKÜM
: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1-Davacı vekilinin istinaf başvuru talebinin ESASTAN REDDİNE,2-Alınması gereken 732,00 TL harçtan, peşin alınan 615,40 TL harcın mahsubu ile bakiye 116,60 TL karar ve ilam harcının davacıdan tahsili ile Hazineye irad kaydına,3-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından ücret-i vekalet ile ilgili hüküm kurulmasına yer olmadığına,4-İstinafa başvuran davacı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,5-Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 359/4. maddesi gereğince kararın tebliği işlemlerinin Dairemiz tarafından yapılmasına,6-Kararın temyiz edilmeden kesinleşmesi halinde dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda verilen kararın HMK'nın 361/1 maddesi gereğince taraflara tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Dairemize, temyiz edenin bulunduğu yer Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesine veya İlk Derece Mahkemesine verilecek dilekçe ile temyiz kanun yoluna başvurma talebinde bulunulabileceğine █████/2026 tarihinde oybirliği ile karar verildi.Başkan ...e-imzalıdırÜye ...e-imzalıdırÜye ...e-imzalıdırKatip ...e-imzalıdır.....