Anahtar kelimeler: Özetleaş Aydın Aydin Abone Yazim Menfi İzmir Yoluyla İstem Daire

T.C.
İZMİR
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
13. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO
: █████████
KARAR NO
: ████████
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ
: AYDIN ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO
: ████████
KARAR NO
: ████████
DAVA TARİHİ
: █████/2023
KARAR TARİHİ
: █████/2024
DAVANIN KONUSU
: Menfi Tespit (Abone Sözleşmesi)
DAİRE KARAR TARİHİ
: █████/2026
KARAR YAZIM TARİHİ
: █████/2026
Aydın Asliye Ticaret Mahkemesi'nin █████/2024 Tarih ve ████████ Esas ████████ Karar sayılı kararının, istinaf başvurusu yoluyla incelenmesinin davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, dairemize gönderilen dosya incelendi, dosya içeriğine göre incelemenin duruşmasız olarak yapılması uygun görülmekle, gereği konuşulup düşünüldü.
İSTEM
:
Davacı avukatı tarafından verilen dava dilekçesinde özetle;.....A.Ş aleyhine Aydın İcra Dairesi ██████████ E. Sayılı dosyası ile davalı .... A.Ş. tarafından icra takibi başlatıldığını, davacı ile hiçbir bağı olmayan borç ile ilgili olarak başlatılan icra takibinin iptali için sözkonusu davayı açmak durumunda kaldıklarını, şirketin takip konusu borcun kaynağı olan taşınmazı....'a kiraladığını, daha sonra kiracı ....'ın kira sözleşmesine uygun davranmadığını, kiracının sorumluluklarını yerine getirmediğini, cebir ve şiddetle taşınmazı ele geçirdiğini, bunun üzerine davacının gerekli yerlere suç duyurusunda bulunduğunu ancak taşınmazından 2022 yılına kadar tahliye ettiremediğini, takip konusu borç ile ilgili olarak; sözü edilen alacağın kaçak elektrik kullanımından kaynaklandığını kaçak elektrik kullanıldığı söylenen taşınmaz ilgili tarihlerde kiracı sıfatı ile taşınmaza yerleşen lakin cebir ve şiddetle taşınmazı elinde tutan şahsın elinde bulunduğunu, davalı tarafa 02.01.2019 tarihli ihtarname ile acil olarak enerji kullanımının durdurulmasını, elektriğin kapatılmasını kapatılmış ise kaçak elektrik kontrolünün yapılmasını talep ettiklerini ancak taleplerinin dikkate alınmadığını, davalı şirket tarafından kaçak kontrolü amacıyla 25.06.2019 tarihinde kontrol için gelindiğini ve elektriğin kesik sayacın sökük olduğunun tespit edildiğini belirterek, davacı aleyhine açılan icra takibinin yatırılan teminat karşılığında tedbiren durdurulması ile icra takibinin iptalini talep ve dava etmiştir.
YANIT
:
Davalı avukatı tarafından verilen yanıt dilekçesinde özetle; davacı yan tarafından zorunlu arabuluculuğa başvurulmadan dava açıldığından davanın esasına geçilmeden usulden reddi gerektiğini ayrıca davaya konu uyuşmazlıkta Denizli Mahkemelerinin yetkili olduğunu belirtmiş esasa ilişkin beyanlarında ise davacı tarafın kaçak elektrik tespitinin hatalı yapıldığını iddia etmekte ise de müvekkili şirket personelleri tarafından tutulan tutanağın EPTHY'ne uygun olarak tutulduğunu, davacı yanın abone olduğu ilgili adreste kaçak elektrik kullanıldığı; tutanak, sayaç inceleme raporları ve ölçümlerle sabit hale geldiğini, davacı yanın abone olduğu adreste yapılan kontrolde "..kesik enerjiyi açmak suretiyle.." denilmek suretiyle kaçak elektrik kullanımı yapıldığı tespit edilerek Kaçak Elektrik Tespit Tutanağının düzenlendiğini, Yargıtayın yerleşmiş içtihatları ile bilindiği üzere "Kaçak elektrik tespit tutanakları, aksi sabit oluncaya kadar muteber belge olduğunu, davacı tarafın dilekçesinde kaçak elektrik kullanım tespit tutanağının aksini ispat eden hiçbir somut delil ileri süremediğini, kendisinin fiili kullanıcı olmadığı hususu haricinde soyut iddialar ile yetindiğini, dolayısıyla kaçak elektrik tespit tutanağı ile davacının kaçak elektrik kullandığının sabitlenmiş olduğunu, resmi belgelerden sayılan işbu tutanağın aksi yine yazılı delillerle ispatlanabileceğini belirterek davacı yanın hukuki dayanaktan yoksun, haksız ve mevzuata aykırı ikame ettiği davanın reddini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
:
Mahkemece;davacı yan borcun kaynağı olan taşınmazı ....'a kiraladığını, daha sonra kiracı ....'ın kira sözleşmesine uygun davranmadığını, kiracının sorumluluklarını yerine getirmediğini, cebir ve şiddetle taşınmazı ele geçirdiğini, gerekli yerlere suç duyurusunda bulunduğunu, ancak taşınmazından 2022 yılına kadar tahliye ettiremediğini, takip konusu borç ile ilgili olarak sözü edilen alacağın kaçak elektrik kullanımından kaynaklandığını, kaçak elektrik kullanıldığı söylenen taşınmazın ilgili tarihlerde kiracı sıfatı ile taşınmaza yerleşen lakin cebir ve şiddetle taşınmazı elinde tutan şahsın elinde bulunduğunu beyan etmiş ise de davacının sözleşme ilişkisinden dolayı davalıya karşı sorumlu olduğu kanaatine varılmıştır. Dosya kapsamındaki bilirkişi raporu ile "davacıya (... . A.Ş.) düzenlenen tahsilatı gerçekleştirilmediği iddia edilen faturaların asıl alacak ve ferileri itibariyle hesap edildiğinde davacının davalıya olan toplam borcunun 47.452,55 TL(Kırk Yedi Bin Dört Yüz Elli İki Lira Elli Beş Kuruş) olduğu" tespit edilmekle davanın reddine dair karar verilmiştir.
İSTİNAF TALEBİNDE BULUNAN
:
Davacı vekili istinaf talebinde bulunmuştur.
İSTİNAF NEDENLERİ
:
Davacı avukatı tarafından verilen istinaf kanun yoluna başvuru dilekçesinde özetle;
-davalı ile şirket arasında yapılmış bir sözleşme olmadığını ve davalının cevabında bunun açık bir şekilde ortaya konduğunu,
- .... kaçak elektrik kullanımını kasıtlı olarak yaptığını, davalı tarafın kontrol için gelmiş olduğu 25.06.2019 tarihinde sayacın sökük elektriğin kesik olduğu imza altına alındığını, davalı tarafça yapılan kontrol esnasında ve daha öncesinde tadilatın devam ettiğini,
- davalı kuruma yapılan ihtarlara ve yazılara rağmen gerekli işlemlerin yapılmaması sonucunda kurumun kendi kusurundan kaynaklanan kaçak elektrik kullanımının faturasının tarafımıza kesilmesinin kötü niyet göstergesi olduğunu belirterek kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
GEREKÇE
:
Dava, davalı tarafından tahahhuk ettirilen kaçak bedelinin davacıdan tahsiline ilişkin başlatılmış olan icra takibi nedeniyle takipten kaynaklı menfi tespit davasıdır.
Yerel mahkemece davanın reddine karar verilmiş, karara karşı davacı istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.
Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; Davalı .... A.ş tarafından görevlendirilen iki görevli tarafından olay mahallinde araştırma ve inceleme yapıldığı; Sayaçtan geçmek suretiyle abonesiz elektrik kullanıldığı ve inceleme neticesinde 10.06.2019 tarihli kaçak tutanağı tanzim edildiği sonrasında abone kablosunun iptal edildiği; Bununla birlikte; Davacı, borcun kaynağı olan taşınmazı ....'a kiraladığını, daha sonra kiracı ....'ın kira sözleşmesine uygun davranmadığını, kiracının sorumluluklarını yerine getirmediğini, cebir ve şiddetle taşınmazı ele geçirdiğini, gerekli yerlere suç duyurusunda bulunduğunu ancak taşınmazından 2022 yılına kadar tahliye ettiremediğini, takip konusu borç ile ilgili olarak sözü edilen alacağın kaçak elektrik kullanımından kaynaklandığını, kaçak elektrik kullanıldığı söylenen taşınmazın ilgili tarihlerde kiracı sıfatı ile taşınmaza yerleşen lakin cebir ve şiddetle taşınmazı elinde tutan şahsın elinde bulunduğunu beyan etmiş ise de; Davalının aynı zamanda abonelik sözleşmesinin tarafı olduğu, Yargıtay 3. HD'nin █████████ Esas ve █████████ Karar sayılı kararında da belirtildiği üzere abonelik sözleşmesini imzalayan abonenin sözleşme sona erinceye kadar tahakkuk edecek olan tüketim bedelinden dağıtım yapan kuruma karşı sözleşme gereği sorumlu olduğu; Burada kullanımın normal ya da kaçak kullanım olmasının da sonuca etkisi bulunmadığı; Buna göre, fiili kullanıcıya karşı rücu hakkı mevcut olan abonenin, sözleşmesi iptal edilmediği sürece kullanım bedelinden dolayı fiili kullanıcı ile beraber müteselsil sorumluluğunun devam edeceğinin de kuşkusuz olduğu; Kaldı ki, davalının mülk sahibi olduğu ve aboneliğinin halen devam ettiği dikkate alındığında bu abonelikte tahakkuk ettirilen kaçak elektrik faturasından abonelik sözleşmesinin tarafı sıfatıyla sorumlu olduğu; Bu haliyle, mahkemece yargılama sırasında alınan bilirkişi raporuyla davacının davalıya olan toplam borcunun 47.452,55 TL olduğu tespit edilmekle ,davanın reddine dair karar usul ve yasaya uygun olduğundan yukarıda belirtilen nedenlerle davacı tarafça bildirilen tüm istinaf taleplerinin 6100 sayılı Hmk 353-1-b-1 maddesi uyarınca reddi gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM
:Yukarıda açıklanan nedenlerle:
Aydın Asliye Ticaret Mahkemesi'nin █████/2024 Tarih ve ████████ Esas ████████ Karar sayılı kararı usul ve yasaya uygun olmakla davacı vekilinin istinaf isteminin 6100 sayılı HMK 353/(1)-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,
İstinaf talebinde bulunan davacı tarafından alınması gereken 732,00 TL istinaf karar harcından davacı tarafından yatırılan 427,60 TL'nin mahsubu ile kalan 304,40 TL'nin davacıdan alınarak Hazineye irat kaydına,
İstinaf yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına,
İlişkin, dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK 362/1-a maddesi uyarınca miktar itibariyle kesin olmak üzere 30.04.2026 tarihinde oy birliği ile karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!